bugün
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- yazarların sabahın 6 sında ayakta olma nedenleri3
- dating uygulamasında eşleşme algoritması2
- rks skyjet2
- fake yazar anlama kılavuzu6
- fon dolandırıcılığı haberlerine kısıtlama3
- özgün müzik seven yazarlar2
- eski sevgilisine dönenlerden tavsiyeler10
- antalya da caretta yavrularının denizle buluşması2
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri17
- müslüman ülkelerde ahlaksızlık neden yaygın9
- kızla buluşmaya yanında erkek getiren erkek6
- arkadaşlar bdsm bitti ise ben gidiyorum8
- çok uykum var sözlük6
- bir bela geliyor9
- sabahları sevilen şeyler11
- izmir'in mis gibi kokması10
- dudak dolgusu yaptıran kadınların ördeğe dönüşmesi10
- fransada büyük iç savaş çıkarsa olacaklar7
- mezut barzani nin yahudi olması18
- devlet2
- salat namaz değildir12
- denize düşsen nervio'ya mı sarılırsın bik bik'e mi8
- bir gün herkes ak partili olacak14
- kaslı erkeklerin çükü kısa olur6
- gece arabayla giderken dinlenilecek şarkılar2
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- çocuğa israil diye isim koymak17
- eski sevgiliye dönmek mantıklı mı sorunsalı6
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı17
- özelden alet fotosu atan erkek yazar7
- akp nin izmir i ele gecirme politikasi4
- meksika açmazı macerası15
- aslan burcu erkeği aslan burcu kadını ilişkisi6
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok11
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi14
- enayimiknatisi9
- ucan tekme atan hipopotam28
- anın görüntüsü31
- bu durumda ne yapardınız9
- izmire ilk hizmetin 30 sene sonra ulaşması9
- kuran allah kelamı olarak ezeli mi6
- iltica38
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen19
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi33
- ak partinin chp'ye diz çöktürmesi11
- cesete hakaret13
- televole kültürünün dilimize kazandırdığı terimler9
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet21
- 7 ekim 2026 cemil tugay'ın akp'ye katılması10
Haziran sayısını okudum, yani tamamı olmasa da büyük oranda okudum.
Bu aldığım ikinci sayısı, diğeri daha mı güzeldi ne.
Neyse gelelim naçizane haziran sayısı eleştirisine,
Kapağa Frida kahlo yu koyarak her ne kadar popüler kültürden farklı bir yola sapmadılarsa da bu sanatçıya duyduğum saygıdan ötürü bir şey diyemiyorum hatta keşke tek sayfa değil de daha geniş yer verilseydi.
Ot sözlük diye bir kısım oluşturmuşlar, çeşitli yazarların kendi tanımlamaları üzerine bana biraz basit geldi bir kaç geniş tanımlama olsa yeterliydi böyle sanal alemde kullanılmaya hazır aforizmalar gibi olmuş.
Kitap tanıtımlarına geniş yer verilmiş, emeğe saygı gereği sözümüz yok faydalı bir uğraş fakat çok da incelemeden diğer sayfalara geçiş yapıyoruz.
Teoman ın babasının anısına kaleme aldığı bir yazı, göz Kalemi başlıklı bir anı- hikaye okunabilir güzel yazılar.
En beğendiğim hikaye ise "yeşilmişik" oldu benim diyebilirim, yazarı kemal varol..
Silah ve silah Satıcıları mevzuyla ilgili yazıya ise bir anlam veremedim.
Kalben ile yapılan anket ne allasen.
Ortaokulda zorla yazdırdığımız Hatıralar kadar basit sorular.
Gelelim kanımca en sığ olan yazıya,
"ODTÜ de bir efsane kasa"
Hikayenin akışına diyecek söz yok, fakat eşiyle nasıl tanıştığını anlatan bir adamdan başka bir şey göremedim ben bu yazıda.
Bir akraba vasıtasıyla alınan araba ve müstakbel eşle tanışma yaşlı amca/teyzelerin anlattığı eski anıları anımsatıyor.
Ki bence yersiz bu, Sait Faik i ve bir hişt sesiyle yazdığı öyküyü düşününce kendimizden yersiz yere çok da bahsetmeden başlıkta geçen efsane kasaya eğilmek ve hikayeye çokça onun üzerinden devam etmek daha yerinde olacaktı.
"N'apçaz şimdi" ile Ali lidar.
Abi anı güzel anlamlı da biraz fazla kendini övmüşsün gibi geldi.
Bakmakla görmek arasındaki farkı anlatmak için gereken enerjiyi kendine aktarmışsın hikayede resmen.
Son olarak Son sayfadaki yazıya, Louis Ferdinand Celine den alınan yazıya ise bayıldım.
Arada Son derece hoş yazılar olsa da sayıyı Genel olarak sığ buldum diyebilirim.
Sayfalar biraz daha özenle hazırlananilir yazılar biraz da yoğun olabilirdi.
Bu şekilde 18-25 yaş arası gençlere hitap ettiğiniz çok belli oluyor.
Üniversite gençliği ise sadece hedef kitleniz bir şey diyemem ama biraz daha kalite arzuluyoruz.
daha fazla "okumak" adına.
Unutmadan benim için bu dergiyi boşu boşuna aldım düşüncesine engel olan nazım Hikmet posteri için teşekkür ediyorum tabi ki o ayrı. *
Bu aldığım ikinci sayısı, diğeri daha mı güzeldi ne.
Neyse gelelim naçizane haziran sayısı eleştirisine,
Kapağa Frida kahlo yu koyarak her ne kadar popüler kültürden farklı bir yola sapmadılarsa da bu sanatçıya duyduğum saygıdan ötürü bir şey diyemiyorum hatta keşke tek sayfa değil de daha geniş yer verilseydi.
Ot sözlük diye bir kısım oluşturmuşlar, çeşitli yazarların kendi tanımlamaları üzerine bana biraz basit geldi bir kaç geniş tanımlama olsa yeterliydi böyle sanal alemde kullanılmaya hazır aforizmalar gibi olmuş.
Kitap tanıtımlarına geniş yer verilmiş, emeğe saygı gereği sözümüz yok faydalı bir uğraş fakat çok da incelemeden diğer sayfalara geçiş yapıyoruz.
Teoman ın babasının anısına kaleme aldığı bir yazı, göz Kalemi başlıklı bir anı- hikaye okunabilir güzel yazılar.
En beğendiğim hikaye ise "yeşilmişik" oldu benim diyebilirim, yazarı kemal varol..
Silah ve silah Satıcıları mevzuyla ilgili yazıya ise bir anlam veremedim.
Kalben ile yapılan anket ne allasen.
Ortaokulda zorla yazdırdığımız Hatıralar kadar basit sorular.
Gelelim kanımca en sığ olan yazıya,
"ODTÜ de bir efsane kasa"
Hikayenin akışına diyecek söz yok, fakat eşiyle nasıl tanıştığını anlatan bir adamdan başka bir şey göremedim ben bu yazıda.
Bir akraba vasıtasıyla alınan araba ve müstakbel eşle tanışma yaşlı amca/teyzelerin anlattığı eski anıları anımsatıyor.
Ki bence yersiz bu, Sait Faik i ve bir hişt sesiyle yazdığı öyküyü düşününce kendimizden yersiz yere çok da bahsetmeden başlıkta geçen efsane kasaya eğilmek ve hikayeye çokça onun üzerinden devam etmek daha yerinde olacaktı.
"N'apçaz şimdi" ile Ali lidar.
Abi anı güzel anlamlı da biraz fazla kendini övmüşsün gibi geldi.
Bakmakla görmek arasındaki farkı anlatmak için gereken enerjiyi kendine aktarmışsın hikayede resmen.
Son olarak Son sayfadaki yazıya, Louis Ferdinand Celine den alınan yazıya ise bayıldım.
Arada Son derece hoş yazılar olsa da sayıyı Genel olarak sığ buldum diyebilirim.
Sayfalar biraz daha özenle hazırlananilir yazılar biraz da yoğun olabilirdi.
Bu şekilde 18-25 yaş arası gençlere hitap ettiğiniz çok belli oluyor.
Üniversite gençliği ise sadece hedef kitleniz bir şey diyemem ama biraz daha kalite arzuluyoruz.
daha fazla "okumak" adına.
Unutmadan benim için bu dergiyi boşu boşuna aldım düşüncesine engel olan nazım Hikmet posteri için teşekkür ediyorum tabi ki o ayrı. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar