bugün
- laik teyzelerin fenotipi11
- tayyip erdoğan'a oy vermeye karar vermek4
- velvet gel sana bir kahve ısmarlayayım6
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım15
- gürcistan5
- hukuk okuyan tiplerin biraz ezik olması9
- kadınların şiirden anlamaması6
- sözlüğün en güzel kız yazarı8
- oy kullanmamak2
- bir seri katilin tarzını taklit eden katil6
- 1948 arap israil savaşı12
- kimsenin kılığına kıyafetine karışmamak4
- islam barış dinidir11
- sözlük kızlarının boş teneke olması3
- galericiler battı mutlu musunuz5
- hande erçel'in giydiği beyaz elbise3
- mason greenwood4
- sürekli peki neyse diyen kız5
- temas bağımlılığı5
- gocusuz sözlük2
- yazarların favori oyun karakteri15
- bel soğukluğu2
- güneşli havada şemsiye kullanan insan2
- sözlük kızlarının babaları6
- sözlük kızları gitsin rus kızları gelsin2
- sabah ezanı okunurken köpeklerin havlaması6
- palamut3
- bodrum3
- dünya da kimse işe gitmezse kapitalist sistem3
- caddebostan6
- türkler kürtler ve araplar kardeştir2
- flört kelimesinin son zamanlarda sık kullanılması3
- pazar sabahı kapının önüne bırakılan kesik kafa2
- ellerim bos gonlum hos7
- geekyapar2
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı19
- dedeler sofrası2
- clemence baptista6
- kars kaşarı vs izmir kaşarı2
- sabahları nefret edilen şeyler8
- osuruktan şiirler89
- abur öldü mü lan5
- laik teyze5
- 23 ağustos 2026 göztepe gençlerbirliği maçı3
- futbol14
- avram galanti2
- urfa dürüm2
- adalet birlik ve beraberlik partisi2
- sözlüğe karı kız düşürme amacıyla gelen insan3
- meriçlik2
Haziran sayısını okudum, yani tamamı olmasa da büyük oranda okudum.
Bu aldığım ikinci sayısı, diğeri daha mı güzeldi ne.
Neyse gelelim naçizane haziran sayısı eleştirisine,
Kapağa Frida kahlo yu koyarak her ne kadar popüler kültürden farklı bir yola sapmadılarsa da bu sanatçıya duyduğum saygıdan ötürü bir şey diyemiyorum hatta keşke tek sayfa değil de daha geniş yer verilseydi.
Ot sözlük diye bir kısım oluşturmuşlar, çeşitli yazarların kendi tanımlamaları üzerine bana biraz basit geldi bir kaç geniş tanımlama olsa yeterliydi böyle sanal alemde kullanılmaya hazır aforizmalar gibi olmuş.
Kitap tanıtımlarına geniş yer verilmiş, emeğe saygı gereği sözümüz yok faydalı bir uğraş fakat çok da incelemeden diğer sayfalara geçiş yapıyoruz.
Teoman ın babasının anısına kaleme aldığı bir yazı, göz Kalemi başlıklı bir anı- hikaye okunabilir güzel yazılar.
En beğendiğim hikaye ise "yeşilmişik" oldu benim diyebilirim, yazarı kemal varol..
Silah ve silah Satıcıları mevzuyla ilgili yazıya ise bir anlam veremedim.
Kalben ile yapılan anket ne allasen.
Ortaokulda zorla yazdırdığımız Hatıralar kadar basit sorular.
Gelelim kanımca en sığ olan yazıya,
"ODTÜ de bir efsane kasa"
Hikayenin akışına diyecek söz yok, fakat eşiyle nasıl tanıştığını anlatan bir adamdan başka bir şey göremedim ben bu yazıda.
Bir akraba vasıtasıyla alınan araba ve müstakbel eşle tanışma yaşlı amca/teyzelerin anlattığı eski anıları anımsatıyor.
Ki bence yersiz bu, Sait Faik i ve bir hişt sesiyle yazdığı öyküyü düşününce kendimizden yersiz yere çok da bahsetmeden başlıkta geçen efsane kasaya eğilmek ve hikayeye çokça onun üzerinden devam etmek daha yerinde olacaktı.
"N'apçaz şimdi" ile Ali lidar.
Abi anı güzel anlamlı da biraz fazla kendini övmüşsün gibi geldi.
Bakmakla görmek arasındaki farkı anlatmak için gereken enerjiyi kendine aktarmışsın hikayede resmen.
Son olarak Son sayfadaki yazıya, Louis Ferdinand Celine den alınan yazıya ise bayıldım.
Arada Son derece hoş yazılar olsa da sayıyı Genel olarak sığ buldum diyebilirim.
Sayfalar biraz daha özenle hazırlananilir yazılar biraz da yoğun olabilirdi.
Bu şekilde 18-25 yaş arası gençlere hitap ettiğiniz çok belli oluyor.
Üniversite gençliği ise sadece hedef kitleniz bir şey diyemem ama biraz daha kalite arzuluyoruz.
daha fazla "okumak" adına.
Unutmadan benim için bu dergiyi boşu boşuna aldım düşüncesine engel olan nazım Hikmet posteri için teşekkür ediyorum tabi ki o ayrı. *
Bu aldığım ikinci sayısı, diğeri daha mı güzeldi ne.
Neyse gelelim naçizane haziran sayısı eleştirisine,
Kapağa Frida kahlo yu koyarak her ne kadar popüler kültürden farklı bir yola sapmadılarsa da bu sanatçıya duyduğum saygıdan ötürü bir şey diyemiyorum hatta keşke tek sayfa değil de daha geniş yer verilseydi.
Ot sözlük diye bir kısım oluşturmuşlar, çeşitli yazarların kendi tanımlamaları üzerine bana biraz basit geldi bir kaç geniş tanımlama olsa yeterliydi böyle sanal alemde kullanılmaya hazır aforizmalar gibi olmuş.
Kitap tanıtımlarına geniş yer verilmiş, emeğe saygı gereği sözümüz yok faydalı bir uğraş fakat çok da incelemeden diğer sayfalara geçiş yapıyoruz.
Teoman ın babasının anısına kaleme aldığı bir yazı, göz Kalemi başlıklı bir anı- hikaye okunabilir güzel yazılar.
En beğendiğim hikaye ise "yeşilmişik" oldu benim diyebilirim, yazarı kemal varol..
Silah ve silah Satıcıları mevzuyla ilgili yazıya ise bir anlam veremedim.
Kalben ile yapılan anket ne allasen.
Ortaokulda zorla yazdırdığımız Hatıralar kadar basit sorular.
Gelelim kanımca en sığ olan yazıya,
"ODTÜ de bir efsane kasa"
Hikayenin akışına diyecek söz yok, fakat eşiyle nasıl tanıştığını anlatan bir adamdan başka bir şey göremedim ben bu yazıda.
Bir akraba vasıtasıyla alınan araba ve müstakbel eşle tanışma yaşlı amca/teyzelerin anlattığı eski anıları anımsatıyor.
Ki bence yersiz bu, Sait Faik i ve bir hişt sesiyle yazdığı öyküyü düşününce kendimizden yersiz yere çok da bahsetmeden başlıkta geçen efsane kasaya eğilmek ve hikayeye çokça onun üzerinden devam etmek daha yerinde olacaktı.
"N'apçaz şimdi" ile Ali lidar.
Abi anı güzel anlamlı da biraz fazla kendini övmüşsün gibi geldi.
Bakmakla görmek arasındaki farkı anlatmak için gereken enerjiyi kendine aktarmışsın hikayede resmen.
Son olarak Son sayfadaki yazıya, Louis Ferdinand Celine den alınan yazıya ise bayıldım.
Arada Son derece hoş yazılar olsa da sayıyı Genel olarak sığ buldum diyebilirim.
Sayfalar biraz daha özenle hazırlananilir yazılar biraz da yoğun olabilirdi.
Bu şekilde 18-25 yaş arası gençlere hitap ettiğiniz çok belli oluyor.
Üniversite gençliği ise sadece hedef kitleniz bir şey diyemem ama biraz daha kalite arzuluyoruz.
daha fazla "okumak" adına.
Unutmadan benim için bu dergiyi boşu boşuna aldım düşüncesine engel olan nazım Hikmet posteri için teşekkür ediyorum tabi ki o ayrı. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar