bugün
- kolye115
- var olmak için ne yaptınız12
- lale8
- brezilya7
- gül7
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver8
- sevgili nedir7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- fil8
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- kaplan17
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- aslan15
- nick vermeden bir yazara seslen9
- elma5
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı4
- amerika birleşik devletleri6
- yaşlanınca yalnız kalmamak için evlenmek3
- evi ev yapan şeyler14
- zebra7
- yağmur yağdığında çırıl çıplak sokağa çıkmak3
- gece 23 30 da son ses müzik çalan komşu3
- sarı teker kim sorunsalı8
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- odanız sade mi olsun yaratıcı mı4
- ankara8
- ona bir şey söyle10
- gece 00 00 da sözlüğün kapısını kilitlemek2
- fatoş seğmen2
- timsah9
- bileklik19
- yağmurlu gecelerde yapılması zevk veren şeyler3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı4
- futbol18
- papatya5
- fenerbahçe18
- nervio'nun arkadaşının eline asık olmak5
- almanya10
- fransa5
- asla evlenilmeyecek erkekler2
- bugün sözlüğün sakin olması4
- galatasaray19
- anadolu çomarları7
- jeffrey epstein6
- queen ravenna'nın kutsal büyücülük kitabı3
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip7
- yalnızlık ömür boyu4
Kuran'da ''göğüsleri tomurcuklanmış'' kelimesi uzaktan yakından hiç bir ayetin orjinalinde geçmez.
32. Bahçeler ve üzüm bağları vardır.
33. Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
34. Ve içki dolu kâse(ler) . (Nebe Suresi)
ilgili ayette geçen kelimelere bakalım:
Nebe Suresi 32’de bahçeler, üzüm asmaları geçiyor. 33’teki kevâib ise, o asmalarla ilgili bir kelimedir. Kevâib kelimesi, ka'be kelimesinin çoğuludur.
Ka'be, "dane" demektir. Kevaib, daneler demektir. Kaliteli manası da vardır.
“Ka’be”nin üzüm danesi anlamına geldiğini anadili Arapça olan herkes bilir. Ka’be kelimesinin başka bir çoğulu olan "unkûd" kelimesidir. O da salkım demektir.
Ayette geçen diğer kelime ise "etrâben" kelimesidir. Bunun manası da "denk"tir.
Ayette ne “dilber”, ne “göğüs”, ne de “tomurcuklanma” vardır. Etraben sıfattır. ayette geçmeyen "kız"ı değil, ayette geçen kevaib'i yani "daneler"i tanımlar.
Arapça’da “kevaıbe” ve “etrab” kelimeleri dişilik ifade etmez. Manası da "birbirine denk kaliteli danelerdir."
ilk başta eklediğim geleneksel meali tekrar okuyun lütfen. Bağdaki üzümden bahsederken birden göğsü tomurcuklanmış kızlardan bahsediyor. Ardından içi dolu kadehlerden söz ediyor. Hiç bir mantık örgüsü yok.
Bu ayet, erkek despotluğunun egemen olduğu yozlaşma döneminde ayetlerin, erkekler yönünde nasıl çarpıtıldığının en sade ve açık delilidir. itiraz götürmez bir gerçektir. Ayetin bütünlük arz eden doğru çevirisi şöyledir:
31- Bahçeler ve üzüm bağları vardır.
32- Asmalardan devşirilen daneler ki her biri ötekine denktir
33- Ve üzümlerden yapılıp dolu dolu kadehlerde sunulan içecekler
Bu üç ayetin üçü de bahçeleri, meyveleri ve içecekleri anlatıyor. Son derece uyumlu bir bütünlük içinde. Araya sokuşturulan yaşıt (kızlar) ise bahçelerin, asmaların ve içki kadehlerinin uyumunu ve bütünlüğünü bozan zorlama bir açıklamadır. (Prof. Dr. Mehmet Okuyan)
32. Bahçeler ve üzüm bağları vardır.
33. Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
34. Ve içki dolu kâse(ler) . (Nebe Suresi)
ilgili ayette geçen kelimelere bakalım:
Nebe Suresi 32’de bahçeler, üzüm asmaları geçiyor. 33’teki kevâib ise, o asmalarla ilgili bir kelimedir. Kevâib kelimesi, ka'be kelimesinin çoğuludur.
Ka'be, "dane" demektir. Kevaib, daneler demektir. Kaliteli manası da vardır.
“Ka’be”nin üzüm danesi anlamına geldiğini anadili Arapça olan herkes bilir. Ka’be kelimesinin başka bir çoğulu olan "unkûd" kelimesidir. O da salkım demektir.
Ayette geçen diğer kelime ise "etrâben" kelimesidir. Bunun manası da "denk"tir.
Ayette ne “dilber”, ne “göğüs”, ne de “tomurcuklanma” vardır. Etraben sıfattır. ayette geçmeyen "kız"ı değil, ayette geçen kevaib'i yani "daneler"i tanımlar.
Arapça’da “kevaıbe” ve “etrab” kelimeleri dişilik ifade etmez. Manası da "birbirine denk kaliteli danelerdir."
ilk başta eklediğim geleneksel meali tekrar okuyun lütfen. Bağdaki üzümden bahsederken birden göğsü tomurcuklanmış kızlardan bahsediyor. Ardından içi dolu kadehlerden söz ediyor. Hiç bir mantık örgüsü yok.
Bu ayet, erkek despotluğunun egemen olduğu yozlaşma döneminde ayetlerin, erkekler yönünde nasıl çarpıtıldığının en sade ve açık delilidir. itiraz götürmez bir gerçektir. Ayetin bütünlük arz eden doğru çevirisi şöyledir:
31- Bahçeler ve üzüm bağları vardır.
32- Asmalardan devşirilen daneler ki her biri ötekine denktir
33- Ve üzümlerden yapılıp dolu dolu kadehlerde sunulan içecekler
Bu üç ayetin üçü de bahçeleri, meyveleri ve içecekleri anlatıyor. Son derece uyumlu bir bütünlük içinde. Araya sokuşturulan yaşıt (kızlar) ise bahçelerin, asmaların ve içki kadehlerinin uyumunu ve bütünlüğünü bozan zorlama bir açıklamadır. (Prof. Dr. Mehmet Okuyan)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar