bugün
- ateistlerin nursuz olması8
- yurtdışında arap mısın diye sorulması12
- üstteki yazara bir hayat tavsiyesi bırak9
- haluk levent'e bile devletten daha çok güvenmek10
- belinde kelebek dövmesi olan yazarlar12
- yurtdışında hintli misin diye sorulması9
- karışık kızartma10
- yavudi yuzır8
- sözlükte başın belaya girmesi3
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek7
- iyi sevişen erkeğe aşık olunur mu10
- uludağ sözlük bitti mi8
- arkadaşlar bu nedir8
- haluk levent in tutuklanması8
- anaya küfür eden densiz2
- 33 yaşında işsiz ve hala aile evinde yaşamak4
- kaş aldırmaya kuaföre giden kız2
- karpuza limon sıkıp yemek4
- 16 temmuz 2026 gece selası9
- bulgara gitmek8
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak9
- sözlükteki fenerbahçeliler2
- dövmem var açtım bak kıyafeti6
- sözlükteki galatasaraylılar2
- abdullah2
- türkiye'nin kuzey kore'ye dönüşmesi2
- erdoğan olmasa türkiye bölünür2
- mide küçülmesi3
- 15 temmuz 2026 ingiltere arjantin maçı37
- yumurta yememek5
- birazdan bira içecek olmam4
- kürtlerin tekelinde olan meslekler5
- boş beleş sözlük yazarı3
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı7
- sizce ben velvete anadan üryan fotimi atmışmıdırım13
- çekirge istilası4
- 31 yıl hapis cezalısı manavgat ta yakalandı3
- babayla koridorda karşılaşmak5
- anfibir komando5
- ahbap10
- ekşi sözlük4
- kendinden sıkılmak2
- tek gözle entry yazmak3
- güne bir tespit bırak8
- küçükken suya buvu dermişim diyen kezo3
- recep tayyip erdoğan6
- sebze suyu3
- omaç2
- kahpe dölün soyu5
- arkadaşlar kaliteli entry girin4
Kuran'da ''göğüsleri tomurcuklanmış'' kelimesi uzaktan yakından hiç bir ayetin orjinalinde geçmez.
32. Bahçeler ve üzüm bağları vardır.
33. Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
34. Ve içki dolu kâse(ler) . (Nebe Suresi)
ilgili ayette geçen kelimelere bakalım:
Nebe Suresi 32’de bahçeler, üzüm asmaları geçiyor. 33’teki kevâib ise, o asmalarla ilgili bir kelimedir. Kevâib kelimesi, ka'be kelimesinin çoğuludur.
Ka'be, "dane" demektir. Kevaib, daneler demektir. Kaliteli manası da vardır.
“Ka’be”nin üzüm danesi anlamına geldiğini anadili Arapça olan herkes bilir. Ka’be kelimesinin başka bir çoğulu olan "unkûd" kelimesidir. O da salkım demektir.
Ayette geçen diğer kelime ise "etrâben" kelimesidir. Bunun manası da "denk"tir.
Ayette ne “dilber”, ne “göğüs”, ne de “tomurcuklanma” vardır. Etraben sıfattır. ayette geçmeyen "kız"ı değil, ayette geçen kevaib'i yani "daneler"i tanımlar.
Arapça’da “kevaıbe” ve “etrab” kelimeleri dişilik ifade etmez. Manası da "birbirine denk kaliteli danelerdir."
ilk başta eklediğim geleneksel meali tekrar okuyun lütfen. Bağdaki üzümden bahsederken birden göğsü tomurcuklanmış kızlardan bahsediyor. Ardından içi dolu kadehlerden söz ediyor. Hiç bir mantık örgüsü yok.
Bu ayet, erkek despotluğunun egemen olduğu yozlaşma döneminde ayetlerin, erkekler yönünde nasıl çarpıtıldığının en sade ve açık delilidir. itiraz götürmez bir gerçektir. Ayetin bütünlük arz eden doğru çevirisi şöyledir:
31- Bahçeler ve üzüm bağları vardır.
32- Asmalardan devşirilen daneler ki her biri ötekine denktir
33- Ve üzümlerden yapılıp dolu dolu kadehlerde sunulan içecekler
Bu üç ayetin üçü de bahçeleri, meyveleri ve içecekleri anlatıyor. Son derece uyumlu bir bütünlük içinde. Araya sokuşturulan yaşıt (kızlar) ise bahçelerin, asmaların ve içki kadehlerinin uyumunu ve bütünlüğünü bozan zorlama bir açıklamadır. (Prof. Dr. Mehmet Okuyan)
32. Bahçeler ve üzüm bağları vardır.
33. Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
34. Ve içki dolu kâse(ler) . (Nebe Suresi)
ilgili ayette geçen kelimelere bakalım:
Nebe Suresi 32’de bahçeler, üzüm asmaları geçiyor. 33’teki kevâib ise, o asmalarla ilgili bir kelimedir. Kevâib kelimesi, ka'be kelimesinin çoğuludur.
Ka'be, "dane" demektir. Kevaib, daneler demektir. Kaliteli manası da vardır.
“Ka’be”nin üzüm danesi anlamına geldiğini anadili Arapça olan herkes bilir. Ka’be kelimesinin başka bir çoğulu olan "unkûd" kelimesidir. O da salkım demektir.
Ayette geçen diğer kelime ise "etrâben" kelimesidir. Bunun manası da "denk"tir.
Ayette ne “dilber”, ne “göğüs”, ne de “tomurcuklanma” vardır. Etraben sıfattır. ayette geçmeyen "kız"ı değil, ayette geçen kevaib'i yani "daneler"i tanımlar.
Arapça’da “kevaıbe” ve “etrab” kelimeleri dişilik ifade etmez. Manası da "birbirine denk kaliteli danelerdir."
ilk başta eklediğim geleneksel meali tekrar okuyun lütfen. Bağdaki üzümden bahsederken birden göğsü tomurcuklanmış kızlardan bahsediyor. Ardından içi dolu kadehlerden söz ediyor. Hiç bir mantık örgüsü yok.
Bu ayet, erkek despotluğunun egemen olduğu yozlaşma döneminde ayetlerin, erkekler yönünde nasıl çarpıtıldığının en sade ve açık delilidir. itiraz götürmez bir gerçektir. Ayetin bütünlük arz eden doğru çevirisi şöyledir:
31- Bahçeler ve üzüm bağları vardır.
32- Asmalardan devşirilen daneler ki her biri ötekine denktir
33- Ve üzümlerden yapılıp dolu dolu kadehlerde sunulan içecekler
Bu üç ayetin üçü de bahçeleri, meyveleri ve içecekleri anlatıyor. Son derece uyumlu bir bütünlük içinde. Araya sokuşturulan yaşıt (kızlar) ise bahçelerin, asmaların ve içki kadehlerinin uyumunu ve bütünlüğünü bozan zorlama bir açıklamadır. (Prof. Dr. Mehmet Okuyan)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar