bugün
- buddy dude22
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- yapay zeka asistanlarının samimiyet seviyesi4
- tunus3
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek10
- deliliğin tedavisi7
- en son ne aldınız2
- 2026 dünya kupası5
- gocu29
- iran milli takımı'na los angeles ta protesto2
- karşı cinste hayran olunan özellik10
- evlenmeyi başaramamış kadın12
- milli maçı izlemeyen erkek22
- 15 haziran 2026 fildişi sahili ekvador maçı2
- 14 haziran 2026 almanya curaçao maçı10
- kızları etkileme taktikleri4
- zeki ve bilge insanların dövme yaptırmaması2
- uğurcan çakır2
- deyyus u ekber5
- barış alper yılmaz2
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı4
- sevgili olmayalım ama arkadaş kalalım saçmalığı3
- avustralya10
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı4
- ona bir şey söyle14
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi4
- şirine hangi şirinle evlenirdi sorunsalı8
- sevgilisine ayı diyen kız6
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi9
- türkiye13
- sueda uluca5
- bardağı taşıran son damla7
- avradı olmayana ne tavsiye edersiniz6
- mantı abartılmış balon bir yemektir7
- kadınlar neyden hoşlanır10
- ayak fetişistiyim ve bununla gurur duyuyorum5
- 14 haziran 2026 maden işçilerine silahlı saldırı5
- chp'nin hali ne olacak58
- güzel kızların isimleri3
- vincenzo montella9
- arda güler7
- sözlüğün amacı3
- en iyi antidepresan19
- selenoid valfin ne olduğunu bilen kız3
- iremga ve mokv'yi özlemek4
- ayak yalamamış erkek kalmaması5
- rad suresi 2 ayet2
- tarihte yaşamış birini ölesiye savunmak5
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak16
- elmas bey birader bay bey biraderdir4
13 yaşındayım, babaanneme gittim ve "artık müslüman değilim, hiçbir dine AiT DEĞiLiM." DEDiM.
sARDI BENi, "0LSUN GIZANIM, ALLAH SENi YiNE DE KORUYACAK." DEDi.
öYLE GÜZEL SARMIŞ, ÖYLE GÜZEL SARMALAMIŞ Ki, HALA SICAKLIĞI ÜZERiMDE...
bABAANNEM...
BÜTÜN BABAANNELER GÜZELDiR, iYiDiR, HARiKADIR DA, emine babaanne bambaşkaydı...
Soğukluğu, kafadan 100 (yüz) kilometreden hissedilirdi; elini öpmeye, kıç sıkardı; öptürürdü de...
öylesine...
sonra, gider elini yıkardı.
Veya abdest mi alırdı, bilemem hala.
Ona dinsiz olduğumu söylediğim gece, sonsuz uyanıklığında
(hiç uyuyamazdı.-ve "rabbim böyle eyledi, güzel eyledi." derdi. Bir kere şikayet ettiğini duyamadım.),
"sana da dua okudum." dedi.
Kızdım, "bir daha dualarına, beni katma babaanne." dedim.
"Yüreğim katıyor oğulum. " dedi.
O oğulum demesini, çok yıllar sonra kavradım.
Babaannem, türkçe okuma yazmayı 1973 yılında, 51 yaşındayken öğrenmişti.
Azme bakar mısınız?
1985 yılında bana, G. G. Marquez'in "Yüz Yıllık Yalnızlığı"nı okutmuştu.
"Sen iyi okuyorsun oğulum,, diksiyona özen vererek okuyorsun oğulum."diyerek...
Bittiğinde, "bu mudur?" demişti?
Haklıydı.
Babaannemin anlattığı hikayelerin (yaşanmış gerçekliklerin) yanında, o kadar sönüktü ki, Marquez'in anlattıkları...
Şu sözü hiç unutamayacağım, "Görürsen söyle o nobelciler'e, sana anlattığım tek hikayeyi dinlesinler."
(sanki her gün isveç kraliyet Akedemesi'nin nobel seçici kurul üyeleriyle oturup kalkıyorum ya.)
Tamam babaanne.
Anlatacağım.
Nuh'u anlatacağım, senin bana anlattığın gibi.
Deryayı (Babaannemin denizi yoktu.)...
Gemiyi...
Gemiye sıçıp, iflah olamayanları.
Sonra gelip, gemiden şifa dileyenleri...
Peki Emine'm tüm vasiyetlerini yerine getireceğim.
Çok özledim seni.
Gelsene.
Sen gelme, büyüksün; ben sana geleyim.
Yine sar ama sıcacık...
Bir daha olmayacak değil mi babaanne? Biliyorum olmayacak... Olsun... Hala umut ediyorum.
sARDI BENi, "0LSUN GIZANIM, ALLAH SENi YiNE DE KORUYACAK." DEDi.
öYLE GÜZEL SARMIŞ, ÖYLE GÜZEL SARMALAMIŞ Ki, HALA SICAKLIĞI ÜZERiMDE...
bABAANNEM...
BÜTÜN BABAANNELER GÜZELDiR, iYiDiR, HARiKADIR DA, emine babaanne bambaşkaydı...
Soğukluğu, kafadan 100 (yüz) kilometreden hissedilirdi; elini öpmeye, kıç sıkardı; öptürürdü de...
öylesine...
sonra, gider elini yıkardı.
Veya abdest mi alırdı, bilemem hala.
Ona dinsiz olduğumu söylediğim gece, sonsuz uyanıklığında
(hiç uyuyamazdı.-ve "rabbim böyle eyledi, güzel eyledi." derdi. Bir kere şikayet ettiğini duyamadım.),
"sana da dua okudum." dedi.
Kızdım, "bir daha dualarına, beni katma babaanne." dedim.
"Yüreğim katıyor oğulum. " dedi.
O oğulum demesini, çok yıllar sonra kavradım.
Babaannem, türkçe okuma yazmayı 1973 yılında, 51 yaşındayken öğrenmişti.
Azme bakar mısınız?
1985 yılında bana, G. G. Marquez'in "Yüz Yıllık Yalnızlığı"nı okutmuştu.
"Sen iyi okuyorsun oğulum,, diksiyona özen vererek okuyorsun oğulum."diyerek...
Bittiğinde, "bu mudur?" demişti?
Haklıydı.
Babaannemin anlattığı hikayelerin (yaşanmış gerçekliklerin) yanında, o kadar sönüktü ki, Marquez'in anlattıkları...
Şu sözü hiç unutamayacağım, "Görürsen söyle o nobelciler'e, sana anlattığım tek hikayeyi dinlesinler."
(sanki her gün isveç kraliyet Akedemesi'nin nobel seçici kurul üyeleriyle oturup kalkıyorum ya.)
Tamam babaanne.
Anlatacağım.
Nuh'u anlatacağım, senin bana anlattığın gibi.
Deryayı (Babaannemin denizi yoktu.)...
Gemiyi...
Gemiye sıçıp, iflah olamayanları.
Sonra gelip, gemiden şifa dileyenleri...
Peki Emine'm tüm vasiyetlerini yerine getireceğim.
Çok özledim seni.
Gelsene.
Sen gelme, büyüksün; ben sana geleyim.
Yine sar ama sıcacık...
Bir daha olmayacak değil mi babaanne? Biliyorum olmayacak... Olsun... Hala umut ediyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar