bugün
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz14
- çağla idi20
- flört etmeyi reddetmek2
- şiir yazan erkek16
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması17
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz14
- kadınları susturmanın en iyi yolu12
- aynı anda iki kişiye aşık olmak13
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri24
- yavaş araba kullanmanın daha tehlikeli olması9
- true neden sevilmiyor sorunsalı28
- modacıyım ayağına kız tavlayan sözlük yazarı10
- sevişmek istenen ünlüler10
- sözlüğe mesaj yazar gibi entry giren tipler10
- arkadaşlar özür dilerim11
- sözlükteki flört listem9
- çok bekar olan sözlük kızı9
- sarapci koala hatayi28
- özelden alet fotosu atan erkek yazar8
- beni linç ettiler abi8
- 0 0 728
- ne oldu bana6
- silvermist simko yagmurcu keraneci sarapci birliği7
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak9
- şu an dinlenen şarkıdan bir cümle7
- aklıma takılıyor5
- efsane albüm isimleri4
- doymuyorum diye bağıran komşu5
- yediğiniz en ağır dayak5
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır3
- ay takvimine göre konserve yapmak10
- viski kola15
- kız yeğen sahibi olmak5
- sözlük yazarlarının normal kombinleri12
- babaların sorduğu ilginç sorular10
- gta oyununun görevler bittikten sonra sıkması2
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz29
- beni kimsenin gözünde canlandıramaması5
- karşı cinse sorulan sorular8
- mazotun 100 lira olacağı tarih14
- hava soğudu ulan11
- sözlükte cilveleşen yazarlara eksi oy vermek6
- sosyalleşmenin zorlaşması12
- traveler vs iock6
- fusya semsiyeli yabanci7
- köylülere hakaret eden yazarlar5
- suya sabuna dokunmayan sanatçılar3
- gocu abi7
- zeynep kurubacak3
- uyumak isteyip de uyuyamak4
13 yaşındayım, babaanneme gittim ve "artık müslüman değilim, hiçbir dine AiT DEĞiLiM." DEDiM.
sARDI BENi, "0LSUN GIZANIM, ALLAH SENi YiNE DE KORUYACAK." DEDi.
öYLE GÜZEL SARMIŞ, ÖYLE GÜZEL SARMALAMIŞ Ki, HALA SICAKLIĞI ÜZERiMDE...
bABAANNEM...
BÜTÜN BABAANNELER GÜZELDiR, iYiDiR, HARiKADIR DA, emine babaanne bambaşkaydı...
Soğukluğu, kafadan 100 (yüz) kilometreden hissedilirdi; elini öpmeye, kıç sıkardı; öptürürdü de...
öylesine...
sonra, gider elini yıkardı.
Veya abdest mi alırdı, bilemem hala.
Ona dinsiz olduğumu söylediğim gece, sonsuz uyanıklığında
(hiç uyuyamazdı.-ve "rabbim böyle eyledi, güzel eyledi." derdi. Bir kere şikayet ettiğini duyamadım.),
"sana da dua okudum." dedi.
Kızdım, "bir daha dualarına, beni katma babaanne." dedim.
"Yüreğim katıyor oğulum. " dedi.
O oğulum demesini, çok yıllar sonra kavradım.
Babaannem, türkçe okuma yazmayı 1973 yılında, 51 yaşındayken öğrenmişti.
Azme bakar mısınız?
1985 yılında bana, G. G. Marquez'in "Yüz Yıllık Yalnızlığı"nı okutmuştu.
"Sen iyi okuyorsun oğulum,, diksiyona özen vererek okuyorsun oğulum."diyerek...
Bittiğinde, "bu mudur?" demişti?
Haklıydı.
Babaannemin anlattığı hikayelerin (yaşanmış gerçekliklerin) yanında, o kadar sönüktü ki, Marquez'in anlattıkları...
Şu sözü hiç unutamayacağım, "Görürsen söyle o nobelciler'e, sana anlattığım tek hikayeyi dinlesinler."
(sanki her gün isveç kraliyet Akedemesi'nin nobel seçici kurul üyeleriyle oturup kalkıyorum ya.)
Tamam babaanne.
Anlatacağım.
Nuh'u anlatacağım, senin bana anlattığın gibi.
Deryayı (Babaannemin denizi yoktu.)...
Gemiyi...
Gemiye sıçıp, iflah olamayanları.
Sonra gelip, gemiden şifa dileyenleri...
Peki Emine'm tüm vasiyetlerini yerine getireceğim.
Çok özledim seni.
Gelsene.
Sen gelme, büyüksün; ben sana geleyim.
Yine sar ama sıcacık...
Bir daha olmayacak değil mi babaanne? Biliyorum olmayacak... Olsun... Hala umut ediyorum.
sARDI BENi, "0LSUN GIZANIM, ALLAH SENi YiNE DE KORUYACAK." DEDi.
öYLE GÜZEL SARMIŞ, ÖYLE GÜZEL SARMALAMIŞ Ki, HALA SICAKLIĞI ÜZERiMDE...
bABAANNEM...
BÜTÜN BABAANNELER GÜZELDiR, iYiDiR, HARiKADIR DA, emine babaanne bambaşkaydı...
Soğukluğu, kafadan 100 (yüz) kilometreden hissedilirdi; elini öpmeye, kıç sıkardı; öptürürdü de...
öylesine...
sonra, gider elini yıkardı.
Veya abdest mi alırdı, bilemem hala.
Ona dinsiz olduğumu söylediğim gece, sonsuz uyanıklığında
(hiç uyuyamazdı.-ve "rabbim böyle eyledi, güzel eyledi." derdi. Bir kere şikayet ettiğini duyamadım.),
"sana da dua okudum." dedi.
Kızdım, "bir daha dualarına, beni katma babaanne." dedim.
"Yüreğim katıyor oğulum. " dedi.
O oğulum demesini, çok yıllar sonra kavradım.
Babaannem, türkçe okuma yazmayı 1973 yılında, 51 yaşındayken öğrenmişti.
Azme bakar mısınız?
1985 yılında bana, G. G. Marquez'in "Yüz Yıllık Yalnızlığı"nı okutmuştu.
"Sen iyi okuyorsun oğulum,, diksiyona özen vererek okuyorsun oğulum."diyerek...
Bittiğinde, "bu mudur?" demişti?
Haklıydı.
Babaannemin anlattığı hikayelerin (yaşanmış gerçekliklerin) yanında, o kadar sönüktü ki, Marquez'in anlattıkları...
Şu sözü hiç unutamayacağım, "Görürsen söyle o nobelciler'e, sana anlattığım tek hikayeyi dinlesinler."
(sanki her gün isveç kraliyet Akedemesi'nin nobel seçici kurul üyeleriyle oturup kalkıyorum ya.)
Tamam babaanne.
Anlatacağım.
Nuh'u anlatacağım, senin bana anlattığın gibi.
Deryayı (Babaannemin denizi yoktu.)...
Gemiyi...
Gemiye sıçıp, iflah olamayanları.
Sonra gelip, gemiden şifa dileyenleri...
Peki Emine'm tüm vasiyetlerini yerine getireceğim.
Çok özledim seni.
Gelsene.
Sen gelme, büyüksün; ben sana geleyim.
Yine sar ama sıcacık...
Bir daha olmayacak değil mi babaanne? Biliyorum olmayacak... Olsun... Hala umut ediyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar