bugün
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı22
- yazarların özlediği şeyler8
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- genç yaşta ölen ünlüler5
- beyazsemsiyeliyabanci13
- dilan polatın instagramına erişim engeli5
- penis yüzüğü9
- bot yazarlar3
- kadınları erkeklerden soğutan nedenler3
- iyi ki sivaslı olmamak4
- küçük memedeki hayat doluluk9
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara8
- 50 bin dolara götünü açarak çarşıda koşar mısın7
- mesai saatleri dışında öğretmenden iş beklemek2
- buddy dude18
- türk pornoları18
- euphoria isimli lezbiyen dizisinin çok izlenmesi3
- kolye10
- uysaljakoben28
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması11
- fenerbahçe6
- yeşil gözlerinden sen sorumlusun2
- neden intihar etmiyorsun5
- marjane satrapi2
- 2026 2027 şampiyonlar ligi şampiyonu2
- 6 haziran 19262
- sözlüğün en kötü yazarları13
- türkiye15
- kendi başlığını uplamak2
- 34 yaşında olmak3
- takıntılı biri olmak3
- 7 haziran 2026 venezuela türkiye maçı8
- brad pitt'in son hali3
- gocu40
- mehir2
- uludağ sözlük tımarhanesi4
- kadınını meleğim diye seven erkek4
- araba ön camına güneşte ne konulur8
- kadınları itici yapan detaylar12
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- ne zaman adam oluruz4
- gelişin yaşamak kadar güzel bana4
- botların sözlük sessizleşince gaza gelmesi2
- bulaşık yıkarken dinlenilen şarkılar2
- selime teyzenin 2 yıldır adalet araması2
- en saçma yiyecek isimleri6
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- halkın gelir düzeyinin yükselmesi3
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- gece sözlükte oluşan elit ortam4
J. S. Bach (1685-1750) hayatının ılk piyanosunu 1730'da görmüş. Bach bu piyanoyu beğenmemiş, tiz tonları zayıf bulmuş, piyano henüz yeni bir icatmış. Bach, çalınmaya değer ilk piyanoyu ancak 1747'de, ölümünden sadece 3 yıl önce tecrübe edebilmiş. Bach'ın bütün hayatı org ve klavsen ile geçmiş, bu durum O'nun tüm zamanların en büyüklerinden biri olmasına engel olmamış.
Bu arada piyano dediğimiz şey 20yy başına kadar evrilmeye devam etmiş, anlayacağınız ne Mozart ne de Beethoven bugün bildiğimiz anlamda piyanoyu hiç görmemişler.
Bütün bunları neden anlatıyorum :
Akustik piyano gibi yar bağdat gibi diyar olmaz düsturuyla akustik piyanoyu kutsayan, dıjıtal piyanoyu itin g..üne sokan bir anlayış hakim bazı romantiklerde. Bunlar sanıyorlarki piyano 1 milyon yıldır var olan ve hiç değişmeyen, çoktan mükemmele ermiş daha iyisi yapılamayan bir icat. Hatta bunlara göre pıyano sadece bir icat değil referans bir standart, neredeyse metre kilo vs gibi değişmez ölçü birimi.
Piyano tanım itibarıyla her tuşun farklı nota verdiği diskrit bir alet zaten. Piyanoyu kullanıcı açısından analog yapan tek şey her bir tuşa basış hızının çıkan sesin niceliğini değiştiriyor olması, başka hiçbir parametresi yok. Gitar olsa tele nasıl dokunduğun, keman olsa yayı nasıl tuttuğun veya flüt olsa nefesini nasıl verdiğin gibi sonsuz parametre vardı işin içinde. Bu açıdan piyano dijitize edilmesi en kolay enstruman, ki gümüzde bayağı başarılı örnekleri var.
Bir de insan parmağının piyano tuşuyla etkileşimi var, parmağa en yüksek hassasiyeti verecek hissiyatı sağlaması gibi. Bunu herkes akustik piyanoya ne kadar benzediğiyle karşılaştırıyor ama gözardı edilen şey akustik piyanonun tuşesinin mükemmel olmayabileceği, zira akustik piyano mekanik bir düzenek sonuçta bir ağırlığın (çekicin) tele vurması gerekiyor. Dijital piyanonun böyle bir zorunluluğu yok insan parmağına, insan sinir sistemine en uygun tepkiyi verecek şekilde, herhangibiir mekanik kısıtlama olmadan tasarlanabilir. Bu gerçeği bir kenara koyarsak, yani olayı sadece akustik piyanonun tuşesine benzemesi açısından değerlendirsek bile, orta karar dijital piyanoların tuşesini bile akustik piyanolardan ayırd etmek zor.
Akustik piyanonun kuyruklu olanıyla konsol olanı arasında ciddi mekanik farklılık var, yani tuşeleri farklı, aslına bakarsanız aynı tip, aynı marka piyanoların bile arasında tuşe farkı var, hangisine göre yapacağız bu tuşenin benzemesi değerlendirmesini tartışmak gerekir. neyse şimdilik girmeyelim o kadarına......
Enstrumanın sesi itibarıyla şimdilik "blind test"ten geçmez, bir farklılık var ,ama farklı olması kötü olduğu anlamına gelmiyor.
Sonuçta başa dönersek piyano bazılarının sandığı gibi sabit bir enstruman değil, evrimine devam ediyor ve tahminim 10-20 yıl içinde piyanonun geleceği dijital olacak. Herşeye rağmen akustik ölmeyecek, nasıl ki mekanik saatler hala var, fotograf filmi hala kullanılıyor, sitil tarz, takdir edilesi mekanik işçiliğe tapınma fetişi vs. gibi sebeplerle yaşamaya devam edecek, ama sadece o kadar işte.
Yarın öbürgün birileri konserde grand piyano kasasına gızlediği dijital ile performansını gerçekleştirdikten sonra kasanın içindekini gösterip salondaki akustik püristlerinin yüzünü kızartırsa hiç şaşırmam.
Bu arada piyano dediğimiz şey 20yy başına kadar evrilmeye devam etmiş, anlayacağınız ne Mozart ne de Beethoven bugün bildiğimiz anlamda piyanoyu hiç görmemişler.
Bütün bunları neden anlatıyorum :
Akustik piyano gibi yar bağdat gibi diyar olmaz düsturuyla akustik piyanoyu kutsayan, dıjıtal piyanoyu itin g..üne sokan bir anlayış hakim bazı romantiklerde. Bunlar sanıyorlarki piyano 1 milyon yıldır var olan ve hiç değişmeyen, çoktan mükemmele ermiş daha iyisi yapılamayan bir icat. Hatta bunlara göre pıyano sadece bir icat değil referans bir standart, neredeyse metre kilo vs gibi değişmez ölçü birimi.
Piyano tanım itibarıyla her tuşun farklı nota verdiği diskrit bir alet zaten. Piyanoyu kullanıcı açısından analog yapan tek şey her bir tuşa basış hızının çıkan sesin niceliğini değiştiriyor olması, başka hiçbir parametresi yok. Gitar olsa tele nasıl dokunduğun, keman olsa yayı nasıl tuttuğun veya flüt olsa nefesini nasıl verdiğin gibi sonsuz parametre vardı işin içinde. Bu açıdan piyano dijitize edilmesi en kolay enstruman, ki gümüzde bayağı başarılı örnekleri var.
Bir de insan parmağının piyano tuşuyla etkileşimi var, parmağa en yüksek hassasiyeti verecek hissiyatı sağlaması gibi. Bunu herkes akustik piyanoya ne kadar benzediğiyle karşılaştırıyor ama gözardı edilen şey akustik piyanonun tuşesinin mükemmel olmayabileceği, zira akustik piyano mekanik bir düzenek sonuçta bir ağırlığın (çekicin) tele vurması gerekiyor. Dijital piyanonun böyle bir zorunluluğu yok insan parmağına, insan sinir sistemine en uygun tepkiyi verecek şekilde, herhangibiir mekanik kısıtlama olmadan tasarlanabilir. Bu gerçeği bir kenara koyarsak, yani olayı sadece akustik piyanonun tuşesine benzemesi açısından değerlendirsek bile, orta karar dijital piyanoların tuşesini bile akustik piyanolardan ayırd etmek zor.
Akustik piyanonun kuyruklu olanıyla konsol olanı arasında ciddi mekanik farklılık var, yani tuşeleri farklı, aslına bakarsanız aynı tip, aynı marka piyanoların bile arasında tuşe farkı var, hangisine göre yapacağız bu tuşenin benzemesi değerlendirmesini tartışmak gerekir. neyse şimdilik girmeyelim o kadarına......
Enstrumanın sesi itibarıyla şimdilik "blind test"ten geçmez, bir farklılık var ,ama farklı olması kötü olduğu anlamına gelmiyor.
Sonuçta başa dönersek piyano bazılarının sandığı gibi sabit bir enstruman değil, evrimine devam ediyor ve tahminim 10-20 yıl içinde piyanonun geleceği dijital olacak. Herşeye rağmen akustik ölmeyecek, nasıl ki mekanik saatler hala var, fotograf filmi hala kullanılıyor, sitil tarz, takdir edilesi mekanik işçiliğe tapınma fetişi vs. gibi sebeplerle yaşamaya devam edecek, ama sadece o kadar işte.
Yarın öbürgün birileri konserde grand piyano kasasına gızlediği dijital ile performansını gerçekleştirdikten sonra kasanın içindekini gösterip salondaki akustik püristlerinin yüzünü kızartırsa hiç şaşırmam.
güncel Önemli Başlıklar
