bugün
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı45
- x de çinliler ve türklerin kavgası12
- kimsenin memleket takımı tutmaması6
- sözlükteki fenerbahçeliler5
- benim bileğim yamuk mu10
- ısparta da gece hayatı14
- sözlük erkeklerinin bicepsleri80
- modacı erkeklerin top olması7
- vücut geliştirme ve eşcinsellik8
- erzurum vs sivas6
- eski sevgiliyle tinder da eşleşmek3
- ya aşkım senin neden bicepslerin yok diyen kız10
- işçileri köle gibi çalıştıran türk patronlar7
- bir tırcı sevmek6
- sevgili adayını önce traveler'a göstermek5
- düşün ki o bunu okuyor6
- akplisin yani27
- duanın bir şeye yaramaması28
- fotosu yarım saatte 1500 beğeni alan kız2
- anın görüntüsü23
- hiç uçağa binmemek7
- ismail arı3
- hiçbir şey yapmak istemediğinizde ne yapıyorsunuz3
- erecto bey birader birader beydir4
- avrupa fatihi galatasaray2
- terlikle döven anne14
- pıttığını diktiren sözlük yazarı3
- samsun gece hayatı3
- reddedilince öldürmek3
- bicepsiz fakir erkek6
- ibrahim tatlıses'in 24 yaşında sünnet olması2
- türkiye de israilli kadına saldıran yobazlar6
- nişanlının gay çıkması3
- uzaylılar futbol takımı tutuyorlar mı2
- sudekiray3
- kahraman tazeoğlu ahmet batman okuyan tip2
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey6
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- true nerede3
- marsupilami2
- çok eşlilik büyük bir sapıklıktır7
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- fon vurgunu52
- nusret3
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri9
- arkadaşların evlenip çocuk sahibi olması3
- lille osc2
- fenerbahçe19
- fon mağduru 500 bin insan napacak3
J. S. Bach (1685-1750) hayatının ılk piyanosunu 1730'da görmüş. Bach bu piyanoyu beğenmemiş, tiz tonları zayıf bulmuş, piyano henüz yeni bir icatmış. Bach, çalınmaya değer ilk piyanoyu ancak 1747'de, ölümünden sadece 3 yıl önce tecrübe edebilmiş. Bach'ın bütün hayatı org ve klavsen ile geçmiş, bu durum O'nun tüm zamanların en büyüklerinden biri olmasına engel olmamış.
Bu arada piyano dediğimiz şey 20yy başına kadar evrilmeye devam etmiş, anlayacağınız ne Mozart ne de Beethoven bugün bildiğimiz anlamda piyanoyu hiç görmemişler.
Bütün bunları neden anlatıyorum :
Akustik piyano gibi yar bağdat gibi diyar olmaz düsturuyla akustik piyanoyu kutsayan, dıjıtal piyanoyu itin g..üne sokan bir anlayış hakim bazı romantiklerde. Bunlar sanıyorlarki piyano 1 milyon yıldır var olan ve hiç değişmeyen, çoktan mükemmele ermiş daha iyisi yapılamayan bir icat. Hatta bunlara göre pıyano sadece bir icat değil referans bir standart, neredeyse metre kilo vs gibi değişmez ölçü birimi.
Piyano tanım itibarıyla her tuşun farklı nota verdiği diskrit bir alet zaten. Piyanoyu kullanıcı açısından analog yapan tek şey her bir tuşa basış hızının çıkan sesin niceliğini değiştiriyor olması, başka hiçbir parametresi yok. Gitar olsa tele nasıl dokunduğun, keman olsa yayı nasıl tuttuğun veya flüt olsa nefesini nasıl verdiğin gibi sonsuz parametre vardı işin içinde. Bu açıdan piyano dijitize edilmesi en kolay enstruman, ki gümüzde bayağı başarılı örnekleri var.
Bir de insan parmağının piyano tuşuyla etkileşimi var, parmağa en yüksek hassasiyeti verecek hissiyatı sağlaması gibi. Bunu herkes akustik piyanoya ne kadar benzediğiyle karşılaştırıyor ama gözardı edilen şey akustik piyanonun tuşesinin mükemmel olmayabileceği, zira akustik piyano mekanik bir düzenek sonuçta bir ağırlığın (çekicin) tele vurması gerekiyor. Dijital piyanonun böyle bir zorunluluğu yok insan parmağına, insan sinir sistemine en uygun tepkiyi verecek şekilde, herhangibiir mekanik kısıtlama olmadan tasarlanabilir. Bu gerçeği bir kenara koyarsak, yani olayı sadece akustik piyanonun tuşesine benzemesi açısından değerlendirsek bile, orta karar dijital piyanoların tuşesini bile akustik piyanolardan ayırd etmek zor.
Akustik piyanonun kuyruklu olanıyla konsol olanı arasında ciddi mekanik farklılık var, yani tuşeleri farklı, aslına bakarsanız aynı tip, aynı marka piyanoların bile arasında tuşe farkı var, hangisine göre yapacağız bu tuşenin benzemesi değerlendirmesini tartışmak gerekir. neyse şimdilik girmeyelim o kadarına......
Enstrumanın sesi itibarıyla şimdilik "blind test"ten geçmez, bir farklılık var ,ama farklı olması kötü olduğu anlamına gelmiyor.
Sonuçta başa dönersek piyano bazılarının sandığı gibi sabit bir enstruman değil, evrimine devam ediyor ve tahminim 10-20 yıl içinde piyanonun geleceği dijital olacak. Herşeye rağmen akustik ölmeyecek, nasıl ki mekanik saatler hala var, fotograf filmi hala kullanılıyor, sitil tarz, takdir edilesi mekanik işçiliğe tapınma fetişi vs. gibi sebeplerle yaşamaya devam edecek, ama sadece o kadar işte.
Yarın öbürgün birileri konserde grand piyano kasasına gızlediği dijital ile performansını gerçekleştirdikten sonra kasanın içindekini gösterip salondaki akustik püristlerinin yüzünü kızartırsa hiç şaşırmam.
Bu arada piyano dediğimiz şey 20yy başına kadar evrilmeye devam etmiş, anlayacağınız ne Mozart ne de Beethoven bugün bildiğimiz anlamda piyanoyu hiç görmemişler.
Bütün bunları neden anlatıyorum :
Akustik piyano gibi yar bağdat gibi diyar olmaz düsturuyla akustik piyanoyu kutsayan, dıjıtal piyanoyu itin g..üne sokan bir anlayış hakim bazı romantiklerde. Bunlar sanıyorlarki piyano 1 milyon yıldır var olan ve hiç değişmeyen, çoktan mükemmele ermiş daha iyisi yapılamayan bir icat. Hatta bunlara göre pıyano sadece bir icat değil referans bir standart, neredeyse metre kilo vs gibi değişmez ölçü birimi.
Piyano tanım itibarıyla her tuşun farklı nota verdiği diskrit bir alet zaten. Piyanoyu kullanıcı açısından analog yapan tek şey her bir tuşa basış hızının çıkan sesin niceliğini değiştiriyor olması, başka hiçbir parametresi yok. Gitar olsa tele nasıl dokunduğun, keman olsa yayı nasıl tuttuğun veya flüt olsa nefesini nasıl verdiğin gibi sonsuz parametre vardı işin içinde. Bu açıdan piyano dijitize edilmesi en kolay enstruman, ki gümüzde bayağı başarılı örnekleri var.
Bir de insan parmağının piyano tuşuyla etkileşimi var, parmağa en yüksek hassasiyeti verecek hissiyatı sağlaması gibi. Bunu herkes akustik piyanoya ne kadar benzediğiyle karşılaştırıyor ama gözardı edilen şey akustik piyanonun tuşesinin mükemmel olmayabileceği, zira akustik piyano mekanik bir düzenek sonuçta bir ağırlığın (çekicin) tele vurması gerekiyor. Dijital piyanonun böyle bir zorunluluğu yok insan parmağına, insan sinir sistemine en uygun tepkiyi verecek şekilde, herhangibiir mekanik kısıtlama olmadan tasarlanabilir. Bu gerçeği bir kenara koyarsak, yani olayı sadece akustik piyanonun tuşesine benzemesi açısından değerlendirsek bile, orta karar dijital piyanoların tuşesini bile akustik piyanolardan ayırd etmek zor.
Akustik piyanonun kuyruklu olanıyla konsol olanı arasında ciddi mekanik farklılık var, yani tuşeleri farklı, aslına bakarsanız aynı tip, aynı marka piyanoların bile arasında tuşe farkı var, hangisine göre yapacağız bu tuşenin benzemesi değerlendirmesini tartışmak gerekir. neyse şimdilik girmeyelim o kadarına......
Enstrumanın sesi itibarıyla şimdilik "blind test"ten geçmez, bir farklılık var ,ama farklı olması kötü olduğu anlamına gelmiyor.
Sonuçta başa dönersek piyano bazılarının sandığı gibi sabit bir enstruman değil, evrimine devam ediyor ve tahminim 10-20 yıl içinde piyanonun geleceği dijital olacak. Herşeye rağmen akustik ölmeyecek, nasıl ki mekanik saatler hala var, fotograf filmi hala kullanılıyor, sitil tarz, takdir edilesi mekanik işçiliğe tapınma fetişi vs. gibi sebeplerle yaşamaya devam edecek, ama sadece o kadar işte.
Yarın öbürgün birileri konserde grand piyano kasasına gızlediği dijital ile performansını gerçekleştirdikten sonra kasanın içindekini gösterip salondaki akustik püristlerinin yüzünü kızartırsa hiç şaşırmam.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar