bugün
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın12
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı13
- friedrich hegel la bi cay icek8
- özbek kadınlar9
- asgari ücretle geçinebilmek6
- uludağ itiraf8
- kıyamet için tarih ver4
- sarapci koala53
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik4
- sözlük whatsapp grupları9
- şarapçının mal varlığı7
- 0 0 7 ağabey3
- dayatılmış güzellik algısı6
- birader bey baydır4
- civcivler osurur mu5
- kpss 20264
- sözlük kavgası2
- dünyaya orman denir2
- yeni bir din kurmak5
- kaçak saray2
- deccal internetten çıkacak7
- ruhi çenet videolarına dokunmayan yahudi lobisi5
- rus kadınla evlenir misiniz4
- anın görüntüsü25
- kendi halinde efendi insan2
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı41
- dün gece ne oldu17
- sıcak havaların sona ermesi5
- terörsüz türkiye sürecine karşı çıkanlar3
- orta doğu'nun orta dünya gibi olması7
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay7
- yazarların otopsileri4
- ruhi çenet8
- yazmak isteyenin bir şekilde yazması2
- togg t6x6
- reis3
- cennetin de bu hayatta olması3
- yarın kpssye girecek yazarlar13
- enayimiknatisii36
- teoman'ın 26 yıl önce oynadığı reklam2
- ekşi sözlük11
- gocu bak bi5
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- 06 eylül 2026 antalya da orman yangını2
- gocu51
- ismail kartal10
- hangi renksiniz17
- insan olmaya ceyrek kala26
- fenerbahçe12
- ismet kalk çay koy kanka3
J. S. Bach (1685-1750) hayatının ılk piyanosunu 1730'da görmüş. Bach bu piyanoyu beğenmemiş, tiz tonları zayıf bulmuş, piyano henüz yeni bir icatmış. Bach, çalınmaya değer ilk piyanoyu ancak 1747'de, ölümünden sadece 3 yıl önce tecrübe edebilmiş. Bach'ın bütün hayatı org ve klavsen ile geçmiş, bu durum O'nun tüm zamanların en büyüklerinden biri olmasına engel olmamış.
Bu arada piyano dediğimiz şey 20yy başına kadar evrilmeye devam etmiş, anlayacağınız ne Mozart ne de Beethoven bugün bildiğimiz anlamda piyanoyu hiç görmemişler.
Bütün bunları neden anlatıyorum :
Akustik piyano gibi yar bağdat gibi diyar olmaz düsturuyla akustik piyanoyu kutsayan, dıjıtal piyanoyu itin g..üne sokan bir anlayış hakim bazı romantiklerde. Bunlar sanıyorlarki piyano 1 milyon yıldır var olan ve hiç değişmeyen, çoktan mükemmele ermiş daha iyisi yapılamayan bir icat. Hatta bunlara göre pıyano sadece bir icat değil referans bir standart, neredeyse metre kilo vs gibi değişmez ölçü birimi.
Piyano tanım itibarıyla her tuşun farklı nota verdiği diskrit bir alet zaten. Piyanoyu kullanıcı açısından analog yapan tek şey her bir tuşa basış hızının çıkan sesin niceliğini değiştiriyor olması, başka hiçbir parametresi yok. Gitar olsa tele nasıl dokunduğun, keman olsa yayı nasıl tuttuğun veya flüt olsa nefesini nasıl verdiğin gibi sonsuz parametre vardı işin içinde. Bu açıdan piyano dijitize edilmesi en kolay enstruman, ki gümüzde bayağı başarılı örnekleri var.
Bir de insan parmağının piyano tuşuyla etkileşimi var, parmağa en yüksek hassasiyeti verecek hissiyatı sağlaması gibi. Bunu herkes akustik piyanoya ne kadar benzediğiyle karşılaştırıyor ama gözardı edilen şey akustik piyanonun tuşesinin mükemmel olmayabileceği, zira akustik piyano mekanik bir düzenek sonuçta bir ağırlığın (çekicin) tele vurması gerekiyor. Dijital piyanonun böyle bir zorunluluğu yok insan parmağına, insan sinir sistemine en uygun tepkiyi verecek şekilde, herhangibiir mekanik kısıtlama olmadan tasarlanabilir. Bu gerçeği bir kenara koyarsak, yani olayı sadece akustik piyanonun tuşesine benzemesi açısından değerlendirsek bile, orta karar dijital piyanoların tuşesini bile akustik piyanolardan ayırd etmek zor.
Akustik piyanonun kuyruklu olanıyla konsol olanı arasında ciddi mekanik farklılık var, yani tuşeleri farklı, aslına bakarsanız aynı tip, aynı marka piyanoların bile arasında tuşe farkı var, hangisine göre yapacağız bu tuşenin benzemesi değerlendirmesini tartışmak gerekir. neyse şimdilik girmeyelim o kadarına......
Enstrumanın sesi itibarıyla şimdilik "blind test"ten geçmez, bir farklılık var ,ama farklı olması kötü olduğu anlamına gelmiyor.
Sonuçta başa dönersek piyano bazılarının sandığı gibi sabit bir enstruman değil, evrimine devam ediyor ve tahminim 10-20 yıl içinde piyanonun geleceği dijital olacak. Herşeye rağmen akustik ölmeyecek, nasıl ki mekanik saatler hala var, fotograf filmi hala kullanılıyor, sitil tarz, takdir edilesi mekanik işçiliğe tapınma fetişi vs. gibi sebeplerle yaşamaya devam edecek, ama sadece o kadar işte.
Yarın öbürgün birileri konserde grand piyano kasasına gızlediği dijital ile performansını gerçekleştirdikten sonra kasanın içindekini gösterip salondaki akustik püristlerinin yüzünü kızartırsa hiç şaşırmam.
Bu arada piyano dediğimiz şey 20yy başına kadar evrilmeye devam etmiş, anlayacağınız ne Mozart ne de Beethoven bugün bildiğimiz anlamda piyanoyu hiç görmemişler.
Bütün bunları neden anlatıyorum :
Akustik piyano gibi yar bağdat gibi diyar olmaz düsturuyla akustik piyanoyu kutsayan, dıjıtal piyanoyu itin g..üne sokan bir anlayış hakim bazı romantiklerde. Bunlar sanıyorlarki piyano 1 milyon yıldır var olan ve hiç değişmeyen, çoktan mükemmele ermiş daha iyisi yapılamayan bir icat. Hatta bunlara göre pıyano sadece bir icat değil referans bir standart, neredeyse metre kilo vs gibi değişmez ölçü birimi.
Piyano tanım itibarıyla her tuşun farklı nota verdiği diskrit bir alet zaten. Piyanoyu kullanıcı açısından analog yapan tek şey her bir tuşa basış hızının çıkan sesin niceliğini değiştiriyor olması, başka hiçbir parametresi yok. Gitar olsa tele nasıl dokunduğun, keman olsa yayı nasıl tuttuğun veya flüt olsa nefesini nasıl verdiğin gibi sonsuz parametre vardı işin içinde. Bu açıdan piyano dijitize edilmesi en kolay enstruman, ki gümüzde bayağı başarılı örnekleri var.
Bir de insan parmağının piyano tuşuyla etkileşimi var, parmağa en yüksek hassasiyeti verecek hissiyatı sağlaması gibi. Bunu herkes akustik piyanoya ne kadar benzediğiyle karşılaştırıyor ama gözardı edilen şey akustik piyanonun tuşesinin mükemmel olmayabileceği, zira akustik piyano mekanik bir düzenek sonuçta bir ağırlığın (çekicin) tele vurması gerekiyor. Dijital piyanonun böyle bir zorunluluğu yok insan parmağına, insan sinir sistemine en uygun tepkiyi verecek şekilde, herhangibiir mekanik kısıtlama olmadan tasarlanabilir. Bu gerçeği bir kenara koyarsak, yani olayı sadece akustik piyanonun tuşesine benzemesi açısından değerlendirsek bile, orta karar dijital piyanoların tuşesini bile akustik piyanolardan ayırd etmek zor.
Akustik piyanonun kuyruklu olanıyla konsol olanı arasında ciddi mekanik farklılık var, yani tuşeleri farklı, aslına bakarsanız aynı tip, aynı marka piyanoların bile arasında tuşe farkı var, hangisine göre yapacağız bu tuşenin benzemesi değerlendirmesini tartışmak gerekir. neyse şimdilik girmeyelim o kadarına......
Enstrumanın sesi itibarıyla şimdilik "blind test"ten geçmez, bir farklılık var ,ama farklı olması kötü olduğu anlamına gelmiyor.
Sonuçta başa dönersek piyano bazılarının sandığı gibi sabit bir enstruman değil, evrimine devam ediyor ve tahminim 10-20 yıl içinde piyanonun geleceği dijital olacak. Herşeye rağmen akustik ölmeyecek, nasıl ki mekanik saatler hala var, fotograf filmi hala kullanılıyor, sitil tarz, takdir edilesi mekanik işçiliğe tapınma fetişi vs. gibi sebeplerle yaşamaya devam edecek, ama sadece o kadar işte.
Yarın öbürgün birileri konserde grand piyano kasasına gızlediği dijital ile performansını gerçekleştirdikten sonra kasanın içindekini gösterip salondaki akustik püristlerinin yüzünü kızartırsa hiç şaşırmam.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar