bugün
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı5
- termodinamiğin ikinci kanununu silkmek5
- vincenzo montella'nın halen istifa etmemiş olması10
- nervio'nun kedi kumu3
- salyangozun bıraktığı gümüşsü iz4
- gavat bir insan olmak3
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı52
- billy joel2
- platonik aşk5
- treni kaçırmak5
- yuzırların süper güçleri4
- aç olmak ama ne yemek istediğini bilmemek3
- öpüşemeyen zenon2
- kızın yanında güvercin avuçlayıp özgürsün demek3
- enteresan beddualar4
- teoman müziği bıraktı2
- haiti3
- gamba biber2
- sözlük düşünce çalılıkları sıklığı2
- iç anadolu ağzı3
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri10
- markette taze fasulye 100 tl köylü satıyor 100 tl3
- inek yalamış saç stili2
- yaz gribi3
- berberlere zam gelmesi7
- sinekkaydı gezmenin bağımlılık yapması3
- duş alıp yatağa çırılçıplak atlamak2
- crrc corporation2
- ankara mı istanbul mu9
- kezo ile ilk buluşmada cümleye kısa 1 ara vermek2
- portföye eklenen mal varlığı olarak pipi2
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi12
- sözlüğe aile armalı robdöşambırla gelmek2
- aylık 362 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- 20 haziran 2026 hollanda isveç maçı3
- kütahya da inşaat iskelesi çökmesi2
- düşüncelerin gücü3
- sersem gibi görünmek2
- her gün tıraş olmak3
- katolik varoluşçu filozof herr ismet gürbüngen2
- aşure günü2
- dünyevi nihilizm3
- erkeklerin akılsızlıkları9
- suavi nin konyalı olması3
- sabah 5de uyananı ziksinler3
- tımarhanede akli dengeyi yitirerek ölmek2
- alkolü bırakmak2
- muz cumhuriyeti2
- derin devlet2
- nuh tufanı olayı gerçek midir11
Daha önce de buralarda bahsettiğim gibi bir saat firmasında satış danışmanıyım.
Bu gün tatilim bittikten sonra keyifli bir şekilde işe gelmiş satışıma başlamıştım. Küçük bir boşluk esnasında mağaza müdürüm ile bir sohbete girdik. Sohbetin güzelliğinden oluşan gülüşmeler falan derken, 2 yaşlı teyzemiz dış vitrinimizi yoklamaktaydı. Mağaza müdürüne "teyzelere bir hoş geldiniz diyeyim." dedim ve dış vitrine yönelirken benim geldiğimi gören teyzeler içeriye meyil ettiler. Kapının önünde yollarını açarak karşıladım kendilerini. Yaşlı olduklarından hemen oturmalarını ve istedikleri bir şey varsa benim hemen yardımcı olacağımı dile getirdim. Oturdular, ufaktan bir soluklandılar. Teyzelerden bir tanesi, hatta daha yaşlı olduğunu düşündüğüm teyzemiz
"- benim bir tane (dili dönmeyerek) claude bernard saatim var yavrum. Acaba siz pil değiştiriyor musunuz? Burada başka saatçi var mı, bilmiyorum bu markaya bakan, yardımcı olur musun acaba?" dedi. Bende, teyzenin tontişliğinden gazı alarak sevimli teyzemize yardımcı olmak adına.
"- tabi ki teyzecim, ona uyan pilimiz varsa yardımcı olurum ne demek." dedim. Başka bir şey deme durumum yoktu. Diyemezdim de zaten, çünkü pilinin kaç numara olduğunu görmeden var olup olmadığını bilemezdim. Teyzemiz ise,
"- anladım yavrum. Peki başka saatçi var mı burada bildiğin?" dedi.
"- tabi ki teyzecim şurada xxxxxx saatçi var. Ver istersen saatinin pilini değiştirmeyim." dedim.
"- yok yavrum, sağol. Hadi kolay gelsin." dedi.
Neye uğradığımı şaşırdım. Sanki ben öyle dememişim. Git başka saatçi de degiştir, ilgilenemiyorum demişim gibi algıladı herhalde. Anlayamadım. 2 dk anlamsızca mağaza müdürüm ile bakışık. Artık dayanamayarak, mağaza müdürüme , kesik kesik ses ile "- teyzem... Beni... T...trolledi galiba..." dedim.
Gözlerimizden yaş gelerek 3 dk boyunca gülmemiz ile sonuçlandı olay. Uzun zamandır böyle gülmemiştim. Canım teyzeme de kızamadım. Çok tontişti.
Bu gün tatilim bittikten sonra keyifli bir şekilde işe gelmiş satışıma başlamıştım. Küçük bir boşluk esnasında mağaza müdürüm ile bir sohbete girdik. Sohbetin güzelliğinden oluşan gülüşmeler falan derken, 2 yaşlı teyzemiz dış vitrinimizi yoklamaktaydı. Mağaza müdürüne "teyzelere bir hoş geldiniz diyeyim." dedim ve dış vitrine yönelirken benim geldiğimi gören teyzeler içeriye meyil ettiler. Kapının önünde yollarını açarak karşıladım kendilerini. Yaşlı olduklarından hemen oturmalarını ve istedikleri bir şey varsa benim hemen yardımcı olacağımı dile getirdim. Oturdular, ufaktan bir soluklandılar. Teyzelerden bir tanesi, hatta daha yaşlı olduğunu düşündüğüm teyzemiz
"- benim bir tane (dili dönmeyerek) claude bernard saatim var yavrum. Acaba siz pil değiştiriyor musunuz? Burada başka saatçi var mı, bilmiyorum bu markaya bakan, yardımcı olur musun acaba?" dedi. Bende, teyzenin tontişliğinden gazı alarak sevimli teyzemize yardımcı olmak adına.
"- tabi ki teyzecim, ona uyan pilimiz varsa yardımcı olurum ne demek." dedim. Başka bir şey deme durumum yoktu. Diyemezdim de zaten, çünkü pilinin kaç numara olduğunu görmeden var olup olmadığını bilemezdim. Teyzemiz ise,
"- anladım yavrum. Peki başka saatçi var mı burada bildiğin?" dedi.
"- tabi ki teyzecim şurada xxxxxx saatçi var. Ver istersen saatinin pilini değiştirmeyim." dedim.
"- yok yavrum, sağol. Hadi kolay gelsin." dedi.
Neye uğradığımı şaşırdım. Sanki ben öyle dememişim. Git başka saatçi de degiştir, ilgilenemiyorum demişim gibi algıladı herhalde. Anlayamadım. 2 dk anlamsızca mağaza müdürüm ile bakışık. Artık dayanamayarak, mağaza müdürüme , kesik kesik ses ile "- teyzem... Beni... T...trolledi galiba..." dedim.
Gözlerimizden yaş gelerek 3 dk boyunca gülmemiz ile sonuçlandı olay. Uzun zamandır böyle gülmemiştim. Canım teyzeme de kızamadım. Çok tontişti.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar