bugün
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi14
- insan doğuştan iyi midir12
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız4
- papatya çayı içen erkek7
- ince çorap giyip üşümüyorum ama diyen bayan4
- ismet inönü6
- 29 ekim cumhuriyet bayramı17
- her gece onun fotoğrafına baktıktan sonra yatmak4
- nervio'nun başkalarının fotoğrafını paylaşması12
- mustafa sarıgül'ün berberle ilşkisi çıkması3
- sözlüğün içler acısı hali ve zavallı yazarlar3
- ölmüş birinin fotoğraflarına bakmak5
- hoyrat gecelerde bazen anüs koklamak istersin8
- reptilian3
- sözlükte 1 63 den uzun hanımefendi yazar olmaması7
- sözlük kızları fotoğraf çekmesin kampanyası3
- anın görüntüsü16
- kadın ayağının da meme kadar güzel olması2
- alzheimer günlüğü7
- meyve tabağı3
- gecenin şarkısı11
- yeni bir erkekle tanışmak istememek3
- kasımda aşk başkadır diyen kız4
- şiddetli anksiyete bozuklukları2
- gunluklerim aylik olmus yarragi olan adam olması2
- özgü namal2
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak9
- ekşi sözlük toplu yazar alımı8
- ladino2
- bir adaya düşsek6
- yarragi olan adam5
- kapadokya da çökme sonucu iki kişinin ölmesi5
- nervio niye sesini atmıyor sorunsalı3
- mahmud abbas3
- meksika açmazı macerası2
- ese dezze7
- sözlükte 1 60 boyundaki tatlı ve kaslı kız5
- kapadokyada peri bacası çöktü7
- trump'tan erdoğan'a cumhuriyet bayramı telefonu2
- sözlük at hırsızlarının fotoğrafları6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- sinem dedetaş8
- aniden gelen özledim hissi2
- ayakçı erkek5
- askerliğin bir türlü bitmemesi5
- türkiyeliyim ve mutluyum4
- usual birader2
- sosyal medyada çirkinlerin profilini gizlemesi3
- değişenlerin gerisinde değişmeden kalan öz3
- tristan da cunha3
hamileydi kızı ve oğlu askerdeydi. köyde yaşıyordu, tarlayla uğraşır, peynirini bile kendi yapardı. tertemiz bir kalbi, kimsede olmayan bir merhamet duygusu vardı. daha 40lı yaşlarındaydı. oğlunu evlendirecekti askerden dönüşünde. birkaç ayı kalmıştı anneanne olmasına. onun heyecanını yaşıyordu. ne güzel patikler yelekler örmüştü gelecek torununa. bir yaz günüydü. köyde yakında bir düğün vardı komşunun ve onun davetiyeleri dağıtılacaktı. hemen komşuya yardıma gitti kadın. aldı birazını. yanında başka bir kadınla beraber köyü ikiye bölen ana yoldan karşıya geçecekti. tam yolun ortasında iken kocaman hain bir kamyon çarptı kadına. yanındaki kadının sadece kolu kırılmıştı lakin bu kadın yerde öylece yatıyordu. hemen ambulans geldi hastaneye kaldırıldı. kırıkkale iyileştirememişti ankaraya sevk edildi. tam 22 gün uyudu. ve ben tam 22 gün bazı geceler hiç uyumadan yoğun bakım kapısında bekledim o kadını. 18. gündü. geçirdiği üçüncü ameliyattan sonra bir ameliyata daha götürülüyordu. o zaman gördüm sadece 10 saniye. saçlarını kazımışlardı. o nurlu yüzü gülüyordu ama uyuyordu. iyi olacaksın yine ben senin gözlemelerini yiyeceğim yine bana ayran yapacaksın diyordum ve inşallah duyuyordur diye yalvarıyordum allaha. 22. günün sabahı doktorlar bir hışımla girdiler içeri koşuşturmaca vardı içeride ama o kadınla ilgili değildir diye düşünüyordum zira bir iki kişi daha vardı yoğun bakımda. 15 dakika sonra doktorumuz çıktı. yerde oturuyordum. çöktü yanıma. "kaybettik" dedi. gözlerine baktım doktorumun. yalan söylüyorsun o daha çok güzel günler görecek beni kandırıyorsun dedim. sarıldı bana. "başın sağ olsun" dedi. kaldım öyle. bir şey diyemedim. çok uzun zaman olmuştu ağlamayalı. yine ağlamayacaktım ve dimdik duruyordum ağlayanlara üzülenlere inat. çünkü inancım tamdı. iyileşecek bana yine gözleme yapacaktı. o an hakim olamadım gözlerimden akan yaşlara. durduramıyordum ve kızıyordum, bağırıyordum. nasıl gidersin nasıl braakırsın beni diye. kalmıştım öyle. kıpırdayamıyordum. sanki üzerimde 10 tonluk bir yük vardı. nefes almakta zorlanıyordum. sonra gelenler oldu beni teselli etmek için. sadece gidin dedim. bırakın beni. çıkardılar yoğun bakımdan yüzünü göremiyordum artık kapatmışlardı beyaz örtüyle. yanımdan geçerken sadece nasıl gidersin diyebildim. peşinden gidemedim. morga indirdiler. bir kadın geldi yıkamak için. sadece 2 dakika geçti ki yakınlarından iki kişi gelsin ben yıkayamayacağım diyordu kadın. ben ve abim girdik. gözyaşlarımı gözlerinin üzerine dökerek yıkadım. hala kan akıyordu kafasından. kefenlemekte çok zorlandı kadın. sonra geldiği yere bana gözleme yaptığı ellerinden ayran içtiğim yere evinin önüne geldik. helallik alındı ve namazından sonra defnettik. kabrinin içindeydim ve kefeninde kan vardı. kimse görmesin diye montumla kapatmıştım. ellerimle toprak attım üzerine. canı çok acır diye yavaş yavaş atıyordum toprağı. herkes duasını etti ve gitti ben kaldım yanında. oğlu kızı eşi bile yoktu sadece ben vardım. kızdım bağırdım en sonunda hüngür hüngür ağladım kabrinin başında. hani sen benim annemdin annem kadardın nasıl gittin dedim. ben değil miydim sadece senin elinden bir bardak ayran içebilmek için helalliğini alabilmek için taa antalyadan senin yanına gelip ilk uçakla geri dönen? hiç oldu mu şimdi bu yaptığın? torunların oldu şimdi kocamanlar. ama ben hala ufacığım be teyzem. o yoğun bakımın önünde kaldığım gibiyim. ufacık. hiç büyüyemedim. allah kabrini nurlarıyla donatsın inşallah. seni çok özlüyorum teyze çok.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar