bugün
- osuruktan şiirler22
- sarı torba8
- porno entelektüelliği3
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı10
- nasıl birisiniz6
- bebek katili öcalan5
- velvet27
- bir yazarı savunmak7
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- amedspor7
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- alttaki yazara motto ver4
- sözlüğe her yeni gelen erko yazara yürümek6
- arkadaşlar biraz beşiktaş'ı övebilir misiniz5
- saygıyı mı yoksa sevgiyi mi istersin6
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım9
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- çalışmadan para kazanmak5
- hayatın kuralları11
- mutlu ama uzak olsun5
- özlediniz mi beni6
- avrupa yakası aslı2
- üsteki yazar ne düşünüyor tahmin et4
- evliliğin anlamı13
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı6
- anın görüntüsü33
- bazı olaylarda zall'ın sözlüğe intikal etmesi5
- mor semsiyeli yabanci8
- karı kıza para yedirir misiniz5
- sözlükte kavga oldu hissi5
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- seri gizli artı oy veren melek7
- serfoş yuzır3
- ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun5
- kürtsüz türkiye11
- ağzı sarımsak kokan biriyle öpüşmek5
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı19
- nasıl zengin olunur3
- devletin eğitim tekelinin meşruiyeti2
- fenerbahçe15
- sözlüğün bozulmamış hali2
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
- erkeklerin gözdesi olan erkek3
- as maca'nın kızların gözdesi olması3
- o kızdan uzak dur diyen erkek4
- bir odanın düşündürdükleri2
- halife olacağım7
- türklere vize serbestisi4
- yazarlarda bana laf sokuldu mu paranoyası3
4 yıl öncesinden bir fotoğrafa denk geliyorum. Lise vakitleri. 7-8 kişi varız fotoğrafta. Tek tek bakıyorum kim varmış diye. Biri bile yanımda değil şimdi. Yarısı benden nefret ediyor.
Fotoğrafın ortasında ben varım. seviliyorum. yalnızlık hissettiğim bir an bile yok topluluk içinde. illa ki bir ilgi, bir alaka görüyorum her an. Bir şekilde farklıyım çünkü. merak uyandırıyorum. hahaha ulan eski en yakın arkadaşlarımda merak uyandırıyorum ve şimdi fark ediyorum bunu. dört yıl sonra düşününce anlıyorum etrafımdaki ilgi çemberini. neyse siktir edin. kısaca sınıfın "cool" çocuğuyum o zamanlar.
Okula başladığım günlerin tam tersi yani. Kimsenin yüzüne bakmadım aylarca. Herkes birbiriyle tanışırken ben her geleni tersledim. Yeni okul, yeni semt. Aynı dili konuşan farklı bir ülkede gibi hissediyordum kendimi. Kelimeler anlamlı ama karşılıklı anlaşma yok. Gel zaman git zaman alıştım buralara. Onların değişecek hali yoktu, ben değiştim. Değişime en açık olduğum yaşlar tabi. Her geçen gün onlardan biri oluyordum. Kültürlerine alıştıkça daha da onlar oluyor, yetmiyor, onlardan daha da onlar oluyordum. zamanla aramızdaki benzeşme süreci yeniden farklılıklara kapı açtı. eskiden ben doğu onlar batıyken, artık ben uzak batı oluyordum. e tabi istikameti belirsiz bir yolculuk bu. nasıl duracak? nasıl dursun?
bilmem...
dursun mu?
tekrar bakıyorum fotoğrafa. bitti sanmıştım. dönüşümüm hep bir noktada biter sanmıştım. evet artık bu insanlar anlaşabileceğim insanlar, bu kişilerle hayatımın büyük bir bölümünde dost kalabilir ve anlaşabilirim sanmıştım. öyle olmuyormuş.
belki bendedir problem. çünkü evet tekrar bakınca fotoğrafa, onları kıracak şeyler yapmışım. farklılıklarımızdan kaynaklanan problemler günlük sorunlar yaratmış kimisiyle. kimisiyle bir daha yüz yüze bakamayacak kadar utanılası kavgalar etmişim. birçoğuna büyük ayıp etmişim. onlardan da bana ayıp eden oldu, kuşkusuz. yine de suçun büyüğünü üzerime alıyorum. sonuçlarını bile bile veyahut düşünmeden yaptığım her ayıp için kendime kızıyorum.
bir yerden sonra dilenen özürlerin anlamı kalmıyor insanlar için. dilenen özürlerin anlamsızlığına kusayım o zaman. çünkü özürler her zaman anlam taşır bana kalırsa. insan her zaman affetmeye hazırdır. (ya da olmalıdır.) belki de dilediğim özürlerin bir işe yaramadığını gördükçe böyle olsun istemişimdir. bilsem onlar için de böyle olduğunu, hala gider çocukların küslüklerden sonraki barışmaları gibi tertemiz devam ederim arkadaşlıklarıma.
yazdım yazmasına da okumayın tamamını. okunacak bir şey yazmadım bu saatte. duvara bakıp düşüneceğime, ekrana bakıp düşündüm. kaybettiğim her insan için tekrar üzüldüm.
affeyleyin yine kustum.
Fotoğrafın ortasında ben varım. seviliyorum. yalnızlık hissettiğim bir an bile yok topluluk içinde. illa ki bir ilgi, bir alaka görüyorum her an. Bir şekilde farklıyım çünkü. merak uyandırıyorum. hahaha ulan eski en yakın arkadaşlarımda merak uyandırıyorum ve şimdi fark ediyorum bunu. dört yıl sonra düşününce anlıyorum etrafımdaki ilgi çemberini. neyse siktir edin. kısaca sınıfın "cool" çocuğuyum o zamanlar.
Okula başladığım günlerin tam tersi yani. Kimsenin yüzüne bakmadım aylarca. Herkes birbiriyle tanışırken ben her geleni tersledim. Yeni okul, yeni semt. Aynı dili konuşan farklı bir ülkede gibi hissediyordum kendimi. Kelimeler anlamlı ama karşılıklı anlaşma yok. Gel zaman git zaman alıştım buralara. Onların değişecek hali yoktu, ben değiştim. Değişime en açık olduğum yaşlar tabi. Her geçen gün onlardan biri oluyordum. Kültürlerine alıştıkça daha da onlar oluyor, yetmiyor, onlardan daha da onlar oluyordum. zamanla aramızdaki benzeşme süreci yeniden farklılıklara kapı açtı. eskiden ben doğu onlar batıyken, artık ben uzak batı oluyordum. e tabi istikameti belirsiz bir yolculuk bu. nasıl duracak? nasıl dursun?
bilmem...
dursun mu?
tekrar bakıyorum fotoğrafa. bitti sanmıştım. dönüşümüm hep bir noktada biter sanmıştım. evet artık bu insanlar anlaşabileceğim insanlar, bu kişilerle hayatımın büyük bir bölümünde dost kalabilir ve anlaşabilirim sanmıştım. öyle olmuyormuş.
belki bendedir problem. çünkü evet tekrar bakınca fotoğrafa, onları kıracak şeyler yapmışım. farklılıklarımızdan kaynaklanan problemler günlük sorunlar yaratmış kimisiyle. kimisiyle bir daha yüz yüze bakamayacak kadar utanılası kavgalar etmişim. birçoğuna büyük ayıp etmişim. onlardan da bana ayıp eden oldu, kuşkusuz. yine de suçun büyüğünü üzerime alıyorum. sonuçlarını bile bile veyahut düşünmeden yaptığım her ayıp için kendime kızıyorum.
bir yerden sonra dilenen özürlerin anlamı kalmıyor insanlar için. dilenen özürlerin anlamsızlığına kusayım o zaman. çünkü özürler her zaman anlam taşır bana kalırsa. insan her zaman affetmeye hazırdır. (ya da olmalıdır.) belki de dilediğim özürlerin bir işe yaramadığını gördükçe böyle olsun istemişimdir. bilsem onlar için de böyle olduğunu, hala gider çocukların küslüklerden sonraki barışmaları gibi tertemiz devam ederim arkadaşlıklarıma.
yazdım yazmasına da okumayın tamamını. okunacak bir şey yazmadım bu saatte. duvara bakıp düşüneceğime, ekrana bakıp düşündüm. kaybettiğim her insan için tekrar üzüldüm.
affeyleyin yine kustum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar