bugün
- sınava geç girenlere yönelik yapılan eleştiriler2
- 21 haziran 2026 türkiye çin voleybol maçı2
- lahmacunu elle yiyen kız18
- 120 kilo olup 1 2 opel corsa'ya binmek7
- olduğundan genç göstermek9
- kapalılar imha edilsin diyen kadına gözaltı6
- 21 haziran 2026 ispanya suudi arabistan maçı7
- evlilikteki en büyük sorun4
- sezen aksu abartılmış bir şarkıcıdır7
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı48
- ez te hezdikim6
- sözlük kadınları5
- bugün de meme atan olmaması4
- citroen in volkswagen den daha pahalı olması4
- üniversite sınavına geç kalmak7
- 21 haziran 2026 belçika iran maçı4
- akıllarını erkek analiziyle yitiren sözlük kızları4
- köyde gece tuvalete gitmek7
- dünya kupasından banane diyen erkek6
- balkonu camla kaplatmak7
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın11
- yaşlılığınız için insan biriktirin9
- alevilerde muhammed ismi5
- meslek seçiminde ilgi alanları mı maddiyat mi4
- milli takımımızın balonu patladı7
- istanbul6
- kadınlar porno izler mi sorunsalı4
- bir insana sonradan öğretilebilecek en zor şey9
- her sabah simit poğaça ile kahvaltı yapan insan4
- yazarların en sevdiği meyve9
- elmas bey biraderin çaylak olması5
- wc den elenerek dünyada dalga konusu olmamız4
- bütün kapalılar imha edilsin diyen kadın2
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi8
- 22 haziran 2026 uruguay yeşil burun adaları maçı2
- güne bir şarkı bırak18
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı16
- milli takıma isim koyalım kampanyası9
- 2026 dünya kupası14
- pornoyu bırakmak5
- seni hayata bağlayan şey12
- 22 haziran 20262
- 5 litrelik suyla sınava giren öğrenci8
- asosyal olmanın sebepleri7
- futbol12
- paris te son tango2
- öfke anında yapılmaması gereken şeyler5
- opel omega b2
- türkiye a milli futbol takımı14
- akıllarını kadın analiziyle yitiren erkek yazarlar2
Öğrencimle ödev yaparken yeniden okuduğum ve sonu sürekli aynı biten yazım türü. Küçüklüğümüzden beri bizi alıştırdıkları şey 'kötüler daima kaybeder'. Masalların sonunda kötü olan varlık muhakkak hatasını anlar ve bir şekilde cezasını bulur. Tüm bu sürreallik içinde geçen bir çocukluktan sonra hayatta kötülüklerle tanışmaya başlarız. Hani kötüler kaybediyordu,basbayağı kazanıyor'un şokunu atlatırız. Derken zamanla bizler de bu değişime dahil oluruz.
Çocukluğumuz böyle geçti derken biraz daha büyüyünce bu defa Türk sinemasının iyinin fazlasıyla iyi, kötünün de fazlasıyla kötü olduğu masalsı filmler ile tanışırız. Ulan gene kötüler kaybediyor oh mis derken hepimizin ziyadesiyle iyilik aşılaması (hatta zehirlemesi de diyebiliriz) yaşadığı bir zamandan karşımıza yine kötü insanlar çıkınca biz yine şok.
Öyleki çocuklara en saf iyilik güzellemelerini yapıp büyümeye başladıklarında aslında her şeyin gerçekten bir masal olduğu gerçeğini yüzlerine vuruyoruz. Bu açıdan çok havada kalıyormuş gibi geliyor bu tür okumalar veya görsellikler. Eminim kapan çocuklar da vardır ancak en basit örneği ile kendi öğrencim hayat bilgisi testinin tamamını doğru yapıyor çünkü iyilik dolu cevaplar sırıtıyor basbayağı. Uygulamaya gelindiğinde yaramaz bir çocuk ve işaretlediklerinin çoğunu yapmıyor. Aile, çevre veya diğer unsurlar bunu bir şekilde etkiliyor muhakkak ama biraz daha etkili olmasını isterdim bu tür şeylerin. ikinci sınıf öğrencisinin bile öylesine üzerinden geçtiği bir kaç doğru davranış olarak kalmamalıydı.
Bunu masal veya türk filmlerinin basitligi olarak mı degerlendirmek gerekir bilmiyorum ama o yaşlarda bunların abartılı olduklarını düşündüğümüzü sanmıyorum. Yaşayarak deneyimlediğimiz şeyleri bunların çok üzerinde tutuyoruz. Bu tür şeyleri saçmalık olarak görüyoruz zamanla. Daha da büyüdükçe realist romanlar okumaya, filmler izlemeye başlıyoruz.Hoşumuza giden de bu oluyor kendimizi, doğamızı en apaçık haliyle görmek. iyilik dolu içerikler çocuklara, iyiyle kötünün harmanlanmış içerikleri biz büyükler için yeniden üretilip duruyor. Hepsi bir döngüymüşçesine. Sürreal iyilik pek etki etmiyor oysa. Etki eden hayatın kendisi ve onun yansıması ile üretilenler. Masaldan nerelere geldim ama aklımı kurcaladı. Wtf?
Çocukluğumuz böyle geçti derken biraz daha büyüyünce bu defa Türk sinemasının iyinin fazlasıyla iyi, kötünün de fazlasıyla kötü olduğu masalsı filmler ile tanışırız. Ulan gene kötüler kaybediyor oh mis derken hepimizin ziyadesiyle iyilik aşılaması (hatta zehirlemesi de diyebiliriz) yaşadığı bir zamandan karşımıza yine kötü insanlar çıkınca biz yine şok.
Öyleki çocuklara en saf iyilik güzellemelerini yapıp büyümeye başladıklarında aslında her şeyin gerçekten bir masal olduğu gerçeğini yüzlerine vuruyoruz. Bu açıdan çok havada kalıyormuş gibi geliyor bu tür okumalar veya görsellikler. Eminim kapan çocuklar da vardır ancak en basit örneği ile kendi öğrencim hayat bilgisi testinin tamamını doğru yapıyor çünkü iyilik dolu cevaplar sırıtıyor basbayağı. Uygulamaya gelindiğinde yaramaz bir çocuk ve işaretlediklerinin çoğunu yapmıyor. Aile, çevre veya diğer unsurlar bunu bir şekilde etkiliyor muhakkak ama biraz daha etkili olmasını isterdim bu tür şeylerin. ikinci sınıf öğrencisinin bile öylesine üzerinden geçtiği bir kaç doğru davranış olarak kalmamalıydı.
Bunu masal veya türk filmlerinin basitligi olarak mı degerlendirmek gerekir bilmiyorum ama o yaşlarda bunların abartılı olduklarını düşündüğümüzü sanmıyorum. Yaşayarak deneyimlediğimiz şeyleri bunların çok üzerinde tutuyoruz. Bu tür şeyleri saçmalık olarak görüyoruz zamanla. Daha da büyüdükçe realist romanlar okumaya, filmler izlemeye başlıyoruz.Hoşumuza giden de bu oluyor kendimizi, doğamızı en apaçık haliyle görmek. iyilik dolu içerikler çocuklara, iyiyle kötünün harmanlanmış içerikleri biz büyükler için yeniden üretilip duruyor. Hepsi bir döngüymüşçesine. Sürreal iyilik pek etki etmiyor oysa. Etki eden hayatın kendisi ve onun yansıması ile üretilenler. Masaldan nerelere geldim ama aklımı kurcaladı. Wtf?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar