bugün
- sözlük kullanma amacım2
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek16
- x in memeleri5
- yazarlara verilmiş lakaplar6
- galatasaray3
- 32 yaş altı yazarlar uçurulsun kampanyası2
- ben geldim naneler19
- sözlükte flörtleşmek18
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- pandela43
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması7
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- ferdi özbeğen9
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- nasılsınız6
- devlet kim lan7
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı7
- wednesdayin annesi8
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- çok çişi gelen insan5
- azgın türbanlı10
- pandela tarzı entry gir6
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- sözlüğün kahve olması13
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı4
- izlenmiş en kusursuz film8
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- sözlüğün gerizekalı kaynaması2
- mmm pandela poposu kocaman5
- alttaki yazara aşık ol11
- menekşe moru oje4
- evlenmekten korkmak10
- annenin ölmesi5
- dikkat dikkat tai lung kız11
- gay oğlunu sevgilisiyle basan baba3
- sözlüğün zıvanadan çıkması4
- ispanyol erkeklerini türk erkekleriyle takas etmek4
- 35 yaşında ölmek4
- alain delon vs cüneyt arkın5
- sevgiliyle sevişirken akla ilyas salmanın gelmesi3
- türk müsün6
- tai lung ile revani yemek4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- gerdek namazı10
mevzu hiçbir zaman birinin gelip daha güzel bir fotoğraf çekmesi değildi. mevzu her zaman belliydi. o fotoğrafı çekecek/çekmiş kadının benim yüzölçümümün tamamını kaplayacağını zaten biliyordun. bu yüzdendir ki benim fotoğraflarımı bir zamanlar sen çekmiştin. şimdi işler değişti. eskiden benim vurup vurup önünde diz çöktüğüm duvarlar artık önemsiz. etrafından dolaşmayı akıl edemeyecek kadar gözlerim bağlıydı. belinin kıvrımından iri göz bebeklerine kadar. artık değil. bunu biliyorsun. bunu biliyorum. zira seni uzaktan sevmek, yok sevmek ağır oldu sana hayranlık duymak, seni istemek hiçbir zaman bana yetmedi, yetmediğini de biliyordun. bundan sapıkça bir zevk mi alıyordun bilmiyorum. alıyordunsa da inan kızmam. çünkü sana bunu armağan eden bendim.
seninle dolaşmak, gezmek, yemek yemek, şarap içmek hala ve hala beni mutlu ediyor. ancak bu mutluluk denen nanenin de dereceleri var benim nazarımda. yarin yanağına dokunmak kadar mutlu edemiyorsun mesela. ya da şunu biliyorum sen arkadaşlarımla tanıştığında yargı sistemin çok farklı çalışacak ve bir gün bana zarar verebileceğini sezen arkadaşlarım seni sahiplenemeyecekler.
elimden tutsan bunlar sikimde olur muydu?
tabii ki de hayır. ben seninle her türlü bokun içine girmeye razıydım. yıllardır sanki seni bekliyor gibiydim. gibiymişim hakikaten de. çünkü bekleyişlerin de dereceleri varmış. sen bir çeşit godot imişsin benim için. neyse ki ben seni o kadar çok beklemedim. godot'yu bekleyen kimdi onu hatırlayamadım yoksa daha güzel ifade edecektim sen belki godot'ydun ama ben falanca değildim gibi.
o kadar iyi tanıyorsun ve tahlil ediyorsun ki beni. ben senin aklını karıştırırım biliyorum derken ki ciddiyetin ve samimiyetin ve dürüstlüğün ve bu benim büyük çaresizliğim...
hayatımdan çıkan kadınların hepsi değişik bir acımasızlığım olduğunu söylerler. nerden mi biliyorum. salak gibi hepsiyle sonradan arkadaş oldum da oradan. neyse ki beni yola sokacak biri de var. bu acımasızlığı dostlarım piçlik, şerefsizlik, götlük olarak değerlendirseler de kangren olmuş kolu kesmekten başka bir şey olmadığını onlar da ben de biliyoruz. ben o kolu keserim. kestim ve yarın tekrar karşıma gelirse yine keseceğim. tıpkı şu an seni yavaş yavaş, seni bana bağlayan her tendonu tane tane koparırcasına yaptığım gibi.
bu bir intikam mıdır? asla! zira ben intikamlarımı bu şekilde almam.
her şeyin sonunda, koynunda huzur bahçesi olan bir kadınım var. ötesi de sikimde bile değil.
seninle dolaşmak, gezmek, yemek yemek, şarap içmek hala ve hala beni mutlu ediyor. ancak bu mutluluk denen nanenin de dereceleri var benim nazarımda. yarin yanağına dokunmak kadar mutlu edemiyorsun mesela. ya da şunu biliyorum sen arkadaşlarımla tanıştığında yargı sistemin çok farklı çalışacak ve bir gün bana zarar verebileceğini sezen arkadaşlarım seni sahiplenemeyecekler.
elimden tutsan bunlar sikimde olur muydu?
tabii ki de hayır. ben seninle her türlü bokun içine girmeye razıydım. yıllardır sanki seni bekliyor gibiydim. gibiymişim hakikaten de. çünkü bekleyişlerin de dereceleri varmış. sen bir çeşit godot imişsin benim için. neyse ki ben seni o kadar çok beklemedim. godot'yu bekleyen kimdi onu hatırlayamadım yoksa daha güzel ifade edecektim sen belki godot'ydun ama ben falanca değildim gibi.
o kadar iyi tanıyorsun ve tahlil ediyorsun ki beni. ben senin aklını karıştırırım biliyorum derken ki ciddiyetin ve samimiyetin ve dürüstlüğün ve bu benim büyük çaresizliğim...
hayatımdan çıkan kadınların hepsi değişik bir acımasızlığım olduğunu söylerler. nerden mi biliyorum. salak gibi hepsiyle sonradan arkadaş oldum da oradan. neyse ki beni yola sokacak biri de var. bu acımasızlığı dostlarım piçlik, şerefsizlik, götlük olarak değerlendirseler de kangren olmuş kolu kesmekten başka bir şey olmadığını onlar da ben de biliyoruz. ben o kolu keserim. kestim ve yarın tekrar karşıma gelirse yine keseceğim. tıpkı şu an seni yavaş yavaş, seni bana bağlayan her tendonu tane tane koparırcasına yaptığım gibi.
bu bir intikam mıdır? asla! zira ben intikamlarımı bu şekilde almam.
her şeyin sonunda, koynunda huzur bahçesi olan bir kadınım var. ötesi de sikimde bile değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar