bugün
- ispanya'nin terör bitirme formülü35
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi45
- fiziği güzel sözlük kızları52
- bir kızın şemsiyesinin altına sığınmak12
- hesabını gizleyenler hangi kafayı yaşıyor6
- 0 0 7 abime ayarlayacağım manita17
- sözlük kapanırsa yazarlar ne yapacak7
- akp'nin neo osmanlı devletine hazırlanması7
- ara sıra kadın gibi hissetmek12
- izmir'in akp'ye geçmesi20
- sözlük yazarları köfte ekmeği nasıl tercih ediyor12
- sabahın köründe işe giden ezik13
- tayyip istifa7
- kadın şoför5
- ilk buluşmaya kocam yazan pastayla gitmek5
- nazilere tapınıp gayya çukuruna düşmek5
- sümük fetişi6
- dürümle ayranı aynı anda bitirmek6
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek11
- koç burcu insanları7
- lustral5
- en iyi antidepresan2
- 90 larda ayak fetişi diye bişe yoktu7
- akp'nin kürdistan'a hazırlanıyor olma ihtimali13
- güllü muhallebi2
- ellerim bos gonlum hos8
- kuran da namazın olmaması8
- tel avive atom bombası atmak8
- muhallebici2
- yolda tanıdık görünce telefonla oynama numarası2
- yağmurcunun homofobikliği şüpheli mi3
- vakıflar'ın saraçhane'ye devir başvurusu3
- ayrı mutfakların insanları9
- edirneli başbirader2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- ağzı mantarlı ayak fetişisti6
- koltuğuma kılıçdaroğlu oturdu napmalıyım5
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş9
- 6 ekim 2026 lüksemburg bulgaristan maçı2
- silah bırakan pkklı kızlara ne olacak7
- haluk levent vs fatma betül sayan kaya6
- kasap köfte4
- 3 kere üst üste 31 çekmek16
- izmirdeki atatürk silüeti3
- özel uçak alacaklara tavsiyeler4
- yay burcu3
- sözlükteki aktroller8
- recep tayyip erdoğan31
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri9
- akrep burcu3
mevzu hiçbir zaman birinin gelip daha güzel bir fotoğraf çekmesi değildi. mevzu her zaman belliydi. o fotoğrafı çekecek/çekmiş kadının benim yüzölçümümün tamamını kaplayacağını zaten biliyordun. bu yüzdendir ki benim fotoğraflarımı bir zamanlar sen çekmiştin. şimdi işler değişti. eskiden benim vurup vurup önünde diz çöktüğüm duvarlar artık önemsiz. etrafından dolaşmayı akıl edemeyecek kadar gözlerim bağlıydı. belinin kıvrımından iri göz bebeklerine kadar. artık değil. bunu biliyorsun. bunu biliyorum. zira seni uzaktan sevmek, yok sevmek ağır oldu sana hayranlık duymak, seni istemek hiçbir zaman bana yetmedi, yetmediğini de biliyordun. bundan sapıkça bir zevk mi alıyordun bilmiyorum. alıyordunsa da inan kızmam. çünkü sana bunu armağan eden bendim.
seninle dolaşmak, gezmek, yemek yemek, şarap içmek hala ve hala beni mutlu ediyor. ancak bu mutluluk denen nanenin de dereceleri var benim nazarımda. yarin yanağına dokunmak kadar mutlu edemiyorsun mesela. ya da şunu biliyorum sen arkadaşlarımla tanıştığında yargı sistemin çok farklı çalışacak ve bir gün bana zarar verebileceğini sezen arkadaşlarım seni sahiplenemeyecekler.
elimden tutsan bunlar sikimde olur muydu?
tabii ki de hayır. ben seninle her türlü bokun içine girmeye razıydım. yıllardır sanki seni bekliyor gibiydim. gibiymişim hakikaten de. çünkü bekleyişlerin de dereceleri varmış. sen bir çeşit godot imişsin benim için. neyse ki ben seni o kadar çok beklemedim. godot'yu bekleyen kimdi onu hatırlayamadım yoksa daha güzel ifade edecektim sen belki godot'ydun ama ben falanca değildim gibi.
o kadar iyi tanıyorsun ve tahlil ediyorsun ki beni. ben senin aklını karıştırırım biliyorum derken ki ciddiyetin ve samimiyetin ve dürüstlüğün ve bu benim büyük çaresizliğim...
hayatımdan çıkan kadınların hepsi değişik bir acımasızlığım olduğunu söylerler. nerden mi biliyorum. salak gibi hepsiyle sonradan arkadaş oldum da oradan. neyse ki beni yola sokacak biri de var. bu acımasızlığı dostlarım piçlik, şerefsizlik, götlük olarak değerlendirseler de kangren olmuş kolu kesmekten başka bir şey olmadığını onlar da ben de biliyoruz. ben o kolu keserim. kestim ve yarın tekrar karşıma gelirse yine keseceğim. tıpkı şu an seni yavaş yavaş, seni bana bağlayan her tendonu tane tane koparırcasına yaptığım gibi.
bu bir intikam mıdır? asla! zira ben intikamlarımı bu şekilde almam.
her şeyin sonunda, koynunda huzur bahçesi olan bir kadınım var. ötesi de sikimde bile değil.
seninle dolaşmak, gezmek, yemek yemek, şarap içmek hala ve hala beni mutlu ediyor. ancak bu mutluluk denen nanenin de dereceleri var benim nazarımda. yarin yanağına dokunmak kadar mutlu edemiyorsun mesela. ya da şunu biliyorum sen arkadaşlarımla tanıştığında yargı sistemin çok farklı çalışacak ve bir gün bana zarar verebileceğini sezen arkadaşlarım seni sahiplenemeyecekler.
elimden tutsan bunlar sikimde olur muydu?
tabii ki de hayır. ben seninle her türlü bokun içine girmeye razıydım. yıllardır sanki seni bekliyor gibiydim. gibiymişim hakikaten de. çünkü bekleyişlerin de dereceleri varmış. sen bir çeşit godot imişsin benim için. neyse ki ben seni o kadar çok beklemedim. godot'yu bekleyen kimdi onu hatırlayamadım yoksa daha güzel ifade edecektim sen belki godot'ydun ama ben falanca değildim gibi.
o kadar iyi tanıyorsun ve tahlil ediyorsun ki beni. ben senin aklını karıştırırım biliyorum derken ki ciddiyetin ve samimiyetin ve dürüstlüğün ve bu benim büyük çaresizliğim...
hayatımdan çıkan kadınların hepsi değişik bir acımasızlığım olduğunu söylerler. nerden mi biliyorum. salak gibi hepsiyle sonradan arkadaş oldum da oradan. neyse ki beni yola sokacak biri de var. bu acımasızlığı dostlarım piçlik, şerefsizlik, götlük olarak değerlendirseler de kangren olmuş kolu kesmekten başka bir şey olmadığını onlar da ben de biliyoruz. ben o kolu keserim. kestim ve yarın tekrar karşıma gelirse yine keseceğim. tıpkı şu an seni yavaş yavaş, seni bana bağlayan her tendonu tane tane koparırcasına yaptığım gibi.
bu bir intikam mıdır? asla! zira ben intikamlarımı bu şekilde almam.
her şeyin sonunda, koynunda huzur bahçesi olan bir kadınım var. ötesi de sikimde bile değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar