bugün
- iş yerinde sözlükte takılmak14
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz11
- öbür partiden biriyle evlenir misiniz4
- fener balı15
- sarapci diye nick alan akpli16
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi22
- hyundai bayon5
- pkk'nın bitmesi5
- çekmeceli çikolata3
- sözlükteki tahriklere kapılmamak5
- seküler erkeklerin muhafazakar kız sevdası3
- game of thrones taki kerhaneci23
- erkeklerin istediği tek şey5
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- dine inanmak isteyip inanamamak2
- fenerbahçe yarım düzine gol atıyor7
- 28 ağustos 2026 uefa avrupa ligi kura çekimi3
- koalayı ruh ve sinir hastalıklarına yatırmak4
- 27 ocak 2027 psg galatasaray maçı7
- gocu yu evine davet eden sözlük kızı4
- uzak şehir dizisi2
- vücudunu satarak para kazanan insan5
- canımın sütlaç çekmesi2
- masa başı iş vs ayakta iş5
- ismet özel der ki2
- manifest8
- şampiyonlar liginde bir tarafınızdan kan çekerler7
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması3
- savunduğu her fikrin doğru olduğuna inanan insan10
- 2023 te lozan açılacaktı ne oldu ona3
- gammaz çeteleri6
- rafael leao9
- arkadaşlar grup açıyorum gelmek ister misiniz8
- günün sözü3
- sözlükten kaç sevgili edindiniz4
- fenerbahçe vs galatasaray26
- koala2
- liberal2
- hasidik yahudilik6
- özür dilemeyi bilmek9
- fenerin şl de ziki tutacak olması13
- psg'nin galatasaray'a atacağı gol sayısı4
- clarence seedorf2
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması8
- yaşadığı hayatı başkasının gözüne sokan insanlar8
- kavga eden iki yazarı ayırmak5
- zall birader kelimesini yasakla çocuğum2
- 2022 de istanbul da ilginç şeylerin olması3
- uludağ sözlük kışlası4
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
''Beşiktaş'lı oluşumun hikayesi bir tür çaresizlik ve yokluk hikayesidir. Beş altı yaşlarındayım. Yıldıztepe Mahallesinde oturuyoruz. Evimizin tam karşısında geniş bir arsa var. Mahallenin çocuklarıyla beraber sabahtan akşama kadar it gibi top koşturuyoruz. Takım falan tutmuyorum henüz ama kırmızıyı çok sevdiğimden Galatasaray'a yakın gibiyim..
Kahvaltı sonrası kendimi arsaya attığım her zamanki günlerden bir gün. Bir kaç arkadaş bekliyor zaten. Birlikte minyatür kale maç yapmaya başlıyoruz. Bir süre sonra yanımıza geliyorlar sırıta sırıta. Şimdi isimlerini bile anımsamadığım iki kardeş. Sırtlarında pırıl pırıl Galatasaray formaları. Babaları almancı, izne gelirken almış hediye diye. Nasıl da güzeller. O güne kadar ne benim ne de diğer çocukların forması olmamıştı hiç. Geberiyoruz kıskançlıktan. Resmen geberiyoruz. Devam ediyoruz bir süre sonra maça ama kimsenin oyunla alakası kalmamış. Herkesin aklı formalarda. Bırakıyoruz maçı. Ben fazla dayanamayıp koşarak eve gidiyorum. Babam işte. Annem evde. Soluk soluğayım. Annee diyorum, anne n'olur bana forma alalım. Gülüyor annem önce. Israrımı görünce de bağırmaya başlıyor. Para nerde diyor, kardeşinin götüne bez alamıyoruz sen forma derdindesin. Sahi ya lan. Bizim paramız yok ki. Zaten ben bildim bileli hiç olmadı ki paramız. Neyse.. Çekiliyorum bir köşeye burnumu çeke çeke ağlıyorum. Annem kapı aralığından bana bakıyor. iyice abartıyorum ağlamayı. Annem yan odaya geçiyor. Takır tukur sesler. Hiç dışarı çıkasım yok. Ağlamayı da kestim. Mal mal oturuyorum. Annem sesleniyor. isteksizce yanına gidiyorum. Bir şey uzatıyor bana. Eski siyah tişörtümün üzerine beyaz atlet parçaları dikip forma yapmış. Arkasına da 7 rakamı dikmiş. Anne diyorum bu Beşiktaş forması. Ben Galatasaray istiyorum. Olsun oğlum diyor bu daha güzel. Hem bak 7 numara bu Feyyaz'ın forması. Forma bir şeye benzemiyor aslında. Alelacele çocuk avutmak için yapılmış uyduruk bir şey. Ama annem o kadar güzel gülüyor ki. O dakika karar veriyorum. Ben artık Beşiktaş'lıyım..
Velhasıl neden Beşiktaş sorusunu duyduğumda sallama cevaplar verirdim.bugüne kadar. ilk kez itiraf ediyorum. Beşiktaş'lıyım çünkü paramız yoktu. Beşiktaş'lıyım çünkü kırmızı tişörtüm yoktu. Beşiktaş'lıyım çünkü o gün annem bana çok güzel gülüyordu..''
Kahvaltı sonrası kendimi arsaya attığım her zamanki günlerden bir gün. Bir kaç arkadaş bekliyor zaten. Birlikte minyatür kale maç yapmaya başlıyoruz. Bir süre sonra yanımıza geliyorlar sırıta sırıta. Şimdi isimlerini bile anımsamadığım iki kardeş. Sırtlarında pırıl pırıl Galatasaray formaları. Babaları almancı, izne gelirken almış hediye diye. Nasıl da güzeller. O güne kadar ne benim ne de diğer çocukların forması olmamıştı hiç. Geberiyoruz kıskançlıktan. Resmen geberiyoruz. Devam ediyoruz bir süre sonra maça ama kimsenin oyunla alakası kalmamış. Herkesin aklı formalarda. Bırakıyoruz maçı. Ben fazla dayanamayıp koşarak eve gidiyorum. Babam işte. Annem evde. Soluk soluğayım. Annee diyorum, anne n'olur bana forma alalım. Gülüyor annem önce. Israrımı görünce de bağırmaya başlıyor. Para nerde diyor, kardeşinin götüne bez alamıyoruz sen forma derdindesin. Sahi ya lan. Bizim paramız yok ki. Zaten ben bildim bileli hiç olmadı ki paramız. Neyse.. Çekiliyorum bir köşeye burnumu çeke çeke ağlıyorum. Annem kapı aralığından bana bakıyor. iyice abartıyorum ağlamayı. Annem yan odaya geçiyor. Takır tukur sesler. Hiç dışarı çıkasım yok. Ağlamayı da kestim. Mal mal oturuyorum. Annem sesleniyor. isteksizce yanına gidiyorum. Bir şey uzatıyor bana. Eski siyah tişörtümün üzerine beyaz atlet parçaları dikip forma yapmış. Arkasına da 7 rakamı dikmiş. Anne diyorum bu Beşiktaş forması. Ben Galatasaray istiyorum. Olsun oğlum diyor bu daha güzel. Hem bak 7 numara bu Feyyaz'ın forması. Forma bir şeye benzemiyor aslında. Alelacele çocuk avutmak için yapılmış uyduruk bir şey. Ama annem o kadar güzel gülüyor ki. O dakika karar veriyorum. Ben artık Beşiktaş'lıyım..
Velhasıl neden Beşiktaş sorusunu duyduğumda sallama cevaplar verirdim.bugüne kadar. ilk kez itiraf ediyorum. Beşiktaş'lıyım çünkü paramız yoktu. Beşiktaş'lıyım çünkü kırmızı tişörtüm yoktu. Beşiktaş'lıyım çünkü o gün annem bana çok güzel gülüyordu..''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar