bugün
- affedersiniz ama kartoncu12
- iltica28
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek33
- ktç'nin kene ile savaşı6
- piç gel oğlum5
- abd israil vs türkiye farkı14
- game of thrones taki kerhaneci13
- sözlük erkeklerinin cin algısı6
- queen ravenna hanım7
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı70
- yahudilerin yönettiği fonlar neden patlamıyor6
- israilde neden kayyumlar yok7
- imamoğlu'nun ihanet sözleri4
- cimri insanların ortak özellikleri9
- erdoğan ne istersem yapacaktır6
- istanbul mahvoldu19
- yahudi google android le yahudileri eleştirmek3
- macbookun tamirine 53 bin istenmesi4
- evde çiçek yetiştiren erkek10
- 40 yıllık fenerbahçelinin acı isyanı4
- gemerek şivesiyle sik kırığı demek3
- cehape belediyeciliği10
- başkanı hapise atıp belediye çalışmıyor demek10
- ayrıldık36
- bol bol su içiyoruz6
- cihat ganimet esir köle kapitalizmi4
- mumya geri dönüyor4
- pforzheim4
- amim parçalandı diyen kız8
- trakya'dan bulgaristan'a yürümek3
- heybeli'ye sandalla gitmek3
- istanbul sel felaketinin sözlükte yer almaması10
- istanbul17
- sevişirken beni tokatla diyen hatun10
- sigara9
- 623 000 bin asker kaçağı2
- kürtçülerin doğu türkistanlılardan tırsması3
- selahaddin eyyubi nin etnik kökeni4
- afadersiniz arap2
- fenerbahçeli yazarlar19
- ülke de felaketsiz kaos olmadan bir gün geçmemesi4
- üzülmeyin seneye tekrar gidersiniz15
- ulaştırma ve altyapı bakanlığı'nın işi nedir10
- istanbul'dan memleketine dönene bir ev bir araba2
- sik kırığı2
- nerdesin5
- fenerbahçe11
- saraca'yı füzeyle uzaya göndermek6
- sözlük profiline vesikalık fotoğraf koymak8
- mel mel bakan 6ibson12
''Beşiktaş'lı oluşumun hikayesi bir tür çaresizlik ve yokluk hikayesidir. Beş altı yaşlarındayım. Yıldıztepe Mahallesinde oturuyoruz. Evimizin tam karşısında geniş bir arsa var. Mahallenin çocuklarıyla beraber sabahtan akşama kadar it gibi top koşturuyoruz. Takım falan tutmuyorum henüz ama kırmızıyı çok sevdiğimden Galatasaray'a yakın gibiyim..
Kahvaltı sonrası kendimi arsaya attığım her zamanki günlerden bir gün. Bir kaç arkadaş bekliyor zaten. Birlikte minyatür kale maç yapmaya başlıyoruz. Bir süre sonra yanımıza geliyorlar sırıta sırıta. Şimdi isimlerini bile anımsamadığım iki kardeş. Sırtlarında pırıl pırıl Galatasaray formaları. Babaları almancı, izne gelirken almış hediye diye. Nasıl da güzeller. O güne kadar ne benim ne de diğer çocukların forması olmamıştı hiç. Geberiyoruz kıskançlıktan. Resmen geberiyoruz. Devam ediyoruz bir süre sonra maça ama kimsenin oyunla alakası kalmamış. Herkesin aklı formalarda. Bırakıyoruz maçı. Ben fazla dayanamayıp koşarak eve gidiyorum. Babam işte. Annem evde. Soluk soluğayım. Annee diyorum, anne n'olur bana forma alalım. Gülüyor annem önce. Israrımı görünce de bağırmaya başlıyor. Para nerde diyor, kardeşinin götüne bez alamıyoruz sen forma derdindesin. Sahi ya lan. Bizim paramız yok ki. Zaten ben bildim bileli hiç olmadı ki paramız. Neyse.. Çekiliyorum bir köşeye burnumu çeke çeke ağlıyorum. Annem kapı aralığından bana bakıyor. iyice abartıyorum ağlamayı. Annem yan odaya geçiyor. Takır tukur sesler. Hiç dışarı çıkasım yok. Ağlamayı da kestim. Mal mal oturuyorum. Annem sesleniyor. isteksizce yanına gidiyorum. Bir şey uzatıyor bana. Eski siyah tişörtümün üzerine beyaz atlet parçaları dikip forma yapmış. Arkasına da 7 rakamı dikmiş. Anne diyorum bu Beşiktaş forması. Ben Galatasaray istiyorum. Olsun oğlum diyor bu daha güzel. Hem bak 7 numara bu Feyyaz'ın forması. Forma bir şeye benzemiyor aslında. Alelacele çocuk avutmak için yapılmış uyduruk bir şey. Ama annem o kadar güzel gülüyor ki. O dakika karar veriyorum. Ben artık Beşiktaş'lıyım..
Velhasıl neden Beşiktaş sorusunu duyduğumda sallama cevaplar verirdim.bugüne kadar. ilk kez itiraf ediyorum. Beşiktaş'lıyım çünkü paramız yoktu. Beşiktaş'lıyım çünkü kırmızı tişörtüm yoktu. Beşiktaş'lıyım çünkü o gün annem bana çok güzel gülüyordu..''
Kahvaltı sonrası kendimi arsaya attığım her zamanki günlerden bir gün. Bir kaç arkadaş bekliyor zaten. Birlikte minyatür kale maç yapmaya başlıyoruz. Bir süre sonra yanımıza geliyorlar sırıta sırıta. Şimdi isimlerini bile anımsamadığım iki kardeş. Sırtlarında pırıl pırıl Galatasaray formaları. Babaları almancı, izne gelirken almış hediye diye. Nasıl da güzeller. O güne kadar ne benim ne de diğer çocukların forması olmamıştı hiç. Geberiyoruz kıskançlıktan. Resmen geberiyoruz. Devam ediyoruz bir süre sonra maça ama kimsenin oyunla alakası kalmamış. Herkesin aklı formalarda. Bırakıyoruz maçı. Ben fazla dayanamayıp koşarak eve gidiyorum. Babam işte. Annem evde. Soluk soluğayım. Annee diyorum, anne n'olur bana forma alalım. Gülüyor annem önce. Israrımı görünce de bağırmaya başlıyor. Para nerde diyor, kardeşinin götüne bez alamıyoruz sen forma derdindesin. Sahi ya lan. Bizim paramız yok ki. Zaten ben bildim bileli hiç olmadı ki paramız. Neyse.. Çekiliyorum bir köşeye burnumu çeke çeke ağlıyorum. Annem kapı aralığından bana bakıyor. iyice abartıyorum ağlamayı. Annem yan odaya geçiyor. Takır tukur sesler. Hiç dışarı çıkasım yok. Ağlamayı da kestim. Mal mal oturuyorum. Annem sesleniyor. isteksizce yanına gidiyorum. Bir şey uzatıyor bana. Eski siyah tişörtümün üzerine beyaz atlet parçaları dikip forma yapmış. Arkasına da 7 rakamı dikmiş. Anne diyorum bu Beşiktaş forması. Ben Galatasaray istiyorum. Olsun oğlum diyor bu daha güzel. Hem bak 7 numara bu Feyyaz'ın forması. Forma bir şeye benzemiyor aslında. Alelacele çocuk avutmak için yapılmış uyduruk bir şey. Ama annem o kadar güzel gülüyor ki. O dakika karar veriyorum. Ben artık Beşiktaş'lıyım..
Velhasıl neden Beşiktaş sorusunu duyduğumda sallama cevaplar verirdim.bugüne kadar. ilk kez itiraf ediyorum. Beşiktaş'lıyım çünkü paramız yoktu. Beşiktaş'lıyım çünkü kırmızı tişörtüm yoktu. Beşiktaş'lıyım çünkü o gün annem bana çok güzel gülüyordu..''
Gündemdeki Haberler