bugün
- rica etsem beni linçler misiniz8
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar7
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- ellerim bos gonlum hos27
- yazarların şu an dinlediği şarkılar4
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın4
- silver ile evlenecek erkek40
- sözlükte tartışma kaybetmeme taktikleri5
- silik yemek5
- sözlüğün toplam zekası6
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- teomancalmasur3
- imparatorice olmak ister miydiniz5
- avukat sevgili6
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir7
- uludağ sözlükte günü kavga etmeden bitirmek3
- katatespizartmasi16
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- korkunçlu cinli roman yazmak5
- motordan düşmek6
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- tuzlu kahve dizisi7
- bira içerken dinlenen en iyi sanatçı2
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- bik bik'in mutfağına konuk olmak3
- eksi karmalı kadın yazar3
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
- özel mesaj ifşası5
- yüzüklerin efendisi4
- sürü zekası2
- nervio hamferdi8
- sıkılınca ay sıkıldım ayol diyen erkek2
- evli adamın sözlükte ne işi var8
- masonların kurduğu abd4
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- pitbull2
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı3
- sevgiliniz eksi karmaya düşse ne yaparsınız2
- ortama girince herkesin susması11
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- kuzey kore de bim olmaması4
- gocu giderse sözlüğün abisi kim olacak3
- hoşlanılan kızın size sevdiği erkeği anlatması5
- gecenin şarkısı9
- çift göz kapağı ameliyatı2
- ansızın gelen benim ulusözlük te ne işim var hissi2
benim için çok özel bir gün.
Yıllar boyu sevgililer gününün ne kadar manasız olduğunu dile getirdim durdum. Çünkü benim için bir insanın var olduğu günden daha önemli bir günü olamazdı hayatta. Yine de her 14 şubat benim için en mühim günlerden biri oldu. Mühim diyorum evet, lakin sevgililer günü olduğu için değil.. Benim için, tek gerçek sevgili, can şenliğim, canım dedeciğimin doğum günü olduğu için.
Gidişinle kolumu kanadımı kırık bırakan canım dedem.Sen benim için hiç ölmedin ya, maddeten yaşasaydın bu 14 şubat'ta tam 80 yaşında olacaktın. Seni kaybettiğim gün, sanki dün gibi. Seni öyle çok, öyle çok özlüyorum ki, sanki zaman hiç akmıyor ve ben sanki hâlâ son zamanlarını birlikte geçirdiğimiz o hastane odasındayım. Hâlâ yokluğuna zerre alışamadım. Tıpkı seni kaybedeceğime zerre inanmadığım gibi...Seninle önümüzde koşacağımız kocaman, uzun bir maraton vardı. Yine de ben o maratona hiç bitiş çizgisini göremeyecekmişiz gibi hazırlanmadım. Ben günlerce uyumadan, yorulmak nedir bilmeden koşarken, sen beni yarı yolda bırakıp nasıl gittin be dedem ??? Hem de yaşadığımız, doktorları bile şaşırtan sayısız mucizeden sonra...Gerçekten dedikleri gibi, çekeceğimiz büyük acıya rağmen bize daha fazla yük olmamak için mi bıraktın mücadeleyi???
Sana son dakikaya kadar seni ne çok sevdiğimi söyleyip durdum. Son dakikaya kadar ellerimiz ayrılmasın istedim de, Biliyorsun doktorlar müsaade etmediler. Çıkardılar beni odadan. Sonra, sonrasını hiç hatırlamıyorum bile...Hemşirelerden biri sakinleştirici yapıp, beni bayıltmış. Göremedim senin odadan çıkarılışını. Eve nasıl getirdiler, yatağıma nasıl yatırdılar hiçbirini hatırlamıyorum. Ertesi gün ebedi istirahatgahına yolcu edilmeden evvel,babam izin verdi seninle vedalaşmama. Ah dedem, doyamadım gül suyu kokan buz kesmiş yüzünü öpüp koklamaya...Sen hep çok üşürdün dede, nasıl da buz tutmuştun öyle. ısıtmak isterdim seni ama yaşatmayı başaramadığım gibi, affet onu da başaramadım işte.
Ben seninle hep gurur duydum. en çalışkan, en cesur, en mert, kimseye kuruş borçlu kalmamış, boğazından tek bir haram lokma dahi geçmemiş bir insandın sen.
Ah dedem, gözümün nuru, acın halen ateşten gömlek, demirden leblebi... bana hep alışırsın deyip duruyorlar. yarın da, öbür gün de, demeye devam edecekler. Öyle ya, onlar seni nasıl sevdiğimi, nasıl özlediğimi nereden bilecekler. Benim can yoldaşım, artık senden sonra hiçbir şey aynı olmayacak biliyorum. Çünkü sen olmadan tüm mutluluklarım eksik, tüm gülümsemelerim yarım.
Hatırlıyor musun, çocukken seni rüyamda ölmüş görürdüm. ağlayarak uyandığım, koşarak sana sarıldığım olurdu sayısız kez. N'olur allah'ım bu kabus olsun derdim gözüm açılana dek. Şimdi seni en güzel giysilerinle, mis kokular içinde yaşıyor olarak görüyorum ama bu kez allah'ım n'olur uyandırma diyorum.
Biliyorum, ben bu hayat bilgisi dersinden geçemeyip, sınıfta kaldım. Senin yokluğunla başa çıkamıyorum dede.Ama en büyük iki korkumdan biri ile yüzleştikten sonra artık hiçbir şeyden korkmuyorum.
Arkadaşların beni, ben de onları hiç yalnız bırakmıyorum..Önümüzdeki hafta da Ramiz dedenin, senin en iyi arkadaşının doğum günü. Elbette ziyaretine gideceğim. Yine bana "oğlum yine mi hediye aldın? yapma" diyecek ama "karşılıksız değil. babama sarılır gibi sana sarılmama izin verdiğin, beni onun gül kokusundan mahrum etmediğin, hep yanımda, yakınımda olduğun için bu" diyeceğim ona. "Dedenin doktoru senmişsin" diye takılan şakacı ali amcayı da unutmuyorum. Uzun sohbetler ediyoruz. Bizimkilerin yanında ağlayamadığımdan, birlikte ağlıyoruz onunla. "Ne güzel adamdı senin deden" diyor. sanki ilk kez söylüyormuş gibi. "ne mutlu bana, öyleydi" diyorum. Yine, yeni, yeniden, gururum okşanarak.
Canım dedem, daha evvel sana yazamadığım için küçük torununu affet olur mu??? Aklımdan çıktığın için değil, cümleler hep boğazımda düğümlenip, ellerim titrediğinden yazamadım şimdiye dek. Şu anda ağladığıma da bakma, sanki karşımdaymışsın gibi, sanki seninle sohbet ediyormuşum gibi, yazdım ya, duygulandığımdan ağlıyorum. Üzülme sen sakın.
Sen gözümden gönlüme intikal ettin ama ben seni sevmekten hiç vazgeçmedim. Yarın sabahtan, yanına gelirken yine o kokusunu çok sevdiğin papatyalardan alıp geleceğim.Bol bol konuşuruz yine.iyi ki doğdun, iyi ki benim dedem,kahramanım, gurur kaynağım oldun.
Sen yaş aldıkça, benim de ömrüm vefa ettikçe, sana iyi ki doğdun demeye devam edeceğim.
Nurlar içinde, huzurla uyu.
Seni çok ama çok seviyorum.
Yıllar boyu sevgililer gününün ne kadar manasız olduğunu dile getirdim durdum. Çünkü benim için bir insanın var olduğu günden daha önemli bir günü olamazdı hayatta. Yine de her 14 şubat benim için en mühim günlerden biri oldu. Mühim diyorum evet, lakin sevgililer günü olduğu için değil.. Benim için, tek gerçek sevgili, can şenliğim, canım dedeciğimin doğum günü olduğu için.
Gidişinle kolumu kanadımı kırık bırakan canım dedem.Sen benim için hiç ölmedin ya, maddeten yaşasaydın bu 14 şubat'ta tam 80 yaşında olacaktın. Seni kaybettiğim gün, sanki dün gibi. Seni öyle çok, öyle çok özlüyorum ki, sanki zaman hiç akmıyor ve ben sanki hâlâ son zamanlarını birlikte geçirdiğimiz o hastane odasındayım. Hâlâ yokluğuna zerre alışamadım. Tıpkı seni kaybedeceğime zerre inanmadığım gibi...Seninle önümüzde koşacağımız kocaman, uzun bir maraton vardı. Yine de ben o maratona hiç bitiş çizgisini göremeyecekmişiz gibi hazırlanmadım. Ben günlerce uyumadan, yorulmak nedir bilmeden koşarken, sen beni yarı yolda bırakıp nasıl gittin be dedem ??? Hem de yaşadığımız, doktorları bile şaşırtan sayısız mucizeden sonra...Gerçekten dedikleri gibi, çekeceğimiz büyük acıya rağmen bize daha fazla yük olmamak için mi bıraktın mücadeleyi???
Sana son dakikaya kadar seni ne çok sevdiğimi söyleyip durdum. Son dakikaya kadar ellerimiz ayrılmasın istedim de, Biliyorsun doktorlar müsaade etmediler. Çıkardılar beni odadan. Sonra, sonrasını hiç hatırlamıyorum bile...Hemşirelerden biri sakinleştirici yapıp, beni bayıltmış. Göremedim senin odadan çıkarılışını. Eve nasıl getirdiler, yatağıma nasıl yatırdılar hiçbirini hatırlamıyorum. Ertesi gün ebedi istirahatgahına yolcu edilmeden evvel,babam izin verdi seninle vedalaşmama. Ah dedem, doyamadım gül suyu kokan buz kesmiş yüzünü öpüp koklamaya...Sen hep çok üşürdün dede, nasıl da buz tutmuştun öyle. ısıtmak isterdim seni ama yaşatmayı başaramadığım gibi, affet onu da başaramadım işte.
Ben seninle hep gurur duydum. en çalışkan, en cesur, en mert, kimseye kuruş borçlu kalmamış, boğazından tek bir haram lokma dahi geçmemiş bir insandın sen.
Ah dedem, gözümün nuru, acın halen ateşten gömlek, demirden leblebi... bana hep alışırsın deyip duruyorlar. yarın da, öbür gün de, demeye devam edecekler. Öyle ya, onlar seni nasıl sevdiğimi, nasıl özlediğimi nereden bilecekler. Benim can yoldaşım, artık senden sonra hiçbir şey aynı olmayacak biliyorum. Çünkü sen olmadan tüm mutluluklarım eksik, tüm gülümsemelerim yarım.
Hatırlıyor musun, çocukken seni rüyamda ölmüş görürdüm. ağlayarak uyandığım, koşarak sana sarıldığım olurdu sayısız kez. N'olur allah'ım bu kabus olsun derdim gözüm açılana dek. Şimdi seni en güzel giysilerinle, mis kokular içinde yaşıyor olarak görüyorum ama bu kez allah'ım n'olur uyandırma diyorum.
Biliyorum, ben bu hayat bilgisi dersinden geçemeyip, sınıfta kaldım. Senin yokluğunla başa çıkamıyorum dede.Ama en büyük iki korkumdan biri ile yüzleştikten sonra artık hiçbir şeyden korkmuyorum.
Arkadaşların beni, ben de onları hiç yalnız bırakmıyorum..Önümüzdeki hafta da Ramiz dedenin, senin en iyi arkadaşının doğum günü. Elbette ziyaretine gideceğim. Yine bana "oğlum yine mi hediye aldın? yapma" diyecek ama "karşılıksız değil. babama sarılır gibi sana sarılmama izin verdiğin, beni onun gül kokusundan mahrum etmediğin, hep yanımda, yakınımda olduğun için bu" diyeceğim ona. "Dedenin doktoru senmişsin" diye takılan şakacı ali amcayı da unutmuyorum. Uzun sohbetler ediyoruz. Bizimkilerin yanında ağlayamadığımdan, birlikte ağlıyoruz onunla. "Ne güzel adamdı senin deden" diyor. sanki ilk kez söylüyormuş gibi. "ne mutlu bana, öyleydi" diyorum. Yine, yeni, yeniden, gururum okşanarak.
Canım dedem, daha evvel sana yazamadığım için küçük torununu affet olur mu??? Aklımdan çıktığın için değil, cümleler hep boğazımda düğümlenip, ellerim titrediğinden yazamadım şimdiye dek. Şu anda ağladığıma da bakma, sanki karşımdaymışsın gibi, sanki seninle sohbet ediyormuşum gibi, yazdım ya, duygulandığımdan ağlıyorum. Üzülme sen sakın.
Sen gözümden gönlüme intikal ettin ama ben seni sevmekten hiç vazgeçmedim. Yarın sabahtan, yanına gelirken yine o kokusunu çok sevdiğin papatyalardan alıp geleceğim.Bol bol konuşuruz yine.iyi ki doğdun, iyi ki benim dedem,kahramanım, gurur kaynağım oldun.
Sen yaş aldıkça, benim de ömrüm vefa ettikçe, sana iyi ki doğdun demeye devam edeceğim.
Nurlar içinde, huzurla uyu.
Seni çok ama çok seviyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar