bugün
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi21
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- kolye142
- usualsuspectsin mod olması5
- cep telefonu22
- zall'ın makara yapması5
- asla evlenilmeyecek kızlar7
- nokia20
- ıpkis'in bir işe yaramaması6
- jagermeister3
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- hacker saldırısı gazileri4
- asansörde susma zorunluluğu3
- fon vurgunu24
- son parti4
- tiyatroya gitmek3
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- esaretin bedeli5
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- istersem sozlugu hacklerim5
- vadistanbul2
- konya denilince akla gelenler7
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu3
- 20013
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- amerika birleşik devletleri6
- istanbul daki konserde fenalaşan 1 kişinin ölümü2
- samsunspor3
- şeref taşlıova2
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- çin3
- anın görüntüsü20
- uludağ sözlüğün hacklenmesi skandalı3
- ismailağa cemaati3
- karpuzcu liboş pandanın gerçek kimliği3
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız4
- ardahan2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi4
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver13
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak6
- ekonomi5
- ismailağa işletti akp korudu mahmut öldü3
- avrupa3
- dünya2
- rüzgar12
- hakta birlik partisi2
- aşk12
serdar ortaç yapıtıdır.
değerli ve anlamlı sözleri, yurtdışından sözlüğümüzü takip eden serdar ortaç hayranları için ingilizce olarak da verilmiş halde aşağıdadır.
itiraf ediyorum sana itiraf.
(I confess to you I confess)
Başladı yaralı aşklara tadilat
(Modification began to wounded loves)
Masumum, dışarıdan daha masumum,
(I am innocent, from the outside I am more innocent)
Maalesef, bunun için sana mecburum.
(Unfortunately that's why I am bound to you)
Yüksek uçan kuşun, yüreği sarhoşun.
(High flying bird's, drunk hearted someone's)
Acı çeker gibi, kölesi olmuşum.
(Like suffering, I became it's slave)
Kavga edenlere, bana küsenlere.
(To fighting sides, to anyone who huff me)
Yüreği çark edip, geri dönenlere.
(To reverts anyone having turned their heart)
Affet diyen kim? Ez geç diyen kim?
(Who says forgive? Who says smash and cross?)
Aşktan çeken kim? Benim kadar...
(Who suffers from love as much as me?)
Ölene kadar aşık olamazsın
(You can't be fallen in love until to die)
Birisi çıkar onu anlayamazsın
(Someone appears and you can't understand him/her)
Sen o tür oyunlara katlanamazsın
(You can't take with that kind of games)
Senin bir kalbin var...
(You have a heart)
Hadi diyelim biri çok deli sevdi
(Let us suppose that, someone loved nutty)
Senin için her şeyi her şeyi verdi
(Gave everything for you, everything)
Ya bir gün olur sana bel kıvırırsa?
(What if someday he/she sniff to you)
Binlerce dansöz var...
(There are thousands of belly dancers)
değerli ve anlamlı sözleri, yurtdışından sözlüğümüzü takip eden serdar ortaç hayranları için ingilizce olarak da verilmiş halde aşağıdadır.
itiraf ediyorum sana itiraf.
(I confess to you I confess)
Başladı yaralı aşklara tadilat
(Modification began to wounded loves)
Masumum, dışarıdan daha masumum,
(I am innocent, from the outside I am more innocent)
Maalesef, bunun için sana mecburum.
(Unfortunately that's why I am bound to you)
Yüksek uçan kuşun, yüreği sarhoşun.
(High flying bird's, drunk hearted someone's)
Acı çeker gibi, kölesi olmuşum.
(Like suffering, I became it's slave)
Kavga edenlere, bana küsenlere.
(To fighting sides, to anyone who huff me)
Yüreği çark edip, geri dönenlere.
(To reverts anyone having turned their heart)
Affet diyen kim? Ez geç diyen kim?
(Who says forgive? Who says smash and cross?)
Aşktan çeken kim? Benim kadar...
(Who suffers from love as much as me?)
Ölene kadar aşık olamazsın
(You can't be fallen in love until to die)
Birisi çıkar onu anlayamazsın
(Someone appears and you can't understand him/her)
Sen o tür oyunlara katlanamazsın
(You can't take with that kind of games)
Senin bir kalbin var...
(You have a heart)
Hadi diyelim biri çok deli sevdi
(Let us suppose that, someone loved nutty)
Senin için her şeyi her şeyi verdi
(Gave everything for you, everything)
Ya bir gün olur sana bel kıvırırsa?
(What if someday he/she sniff to you)
Binlerce dansöz var...
(There are thousands of belly dancers)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar