bugün

beşiktaş

en büyük düşmanı kendi taraftarı.
dünyada başka örneği var mı acaba böyle bir şeyin. akıllara şaşmak gerek. her biriniz birer ekonomist havasında ahkam kesmeden önce şöyle biraz geçmişe bakın. demirören yönetiminde ismi var diye ederlerinin üç-beş katına gelen hava gazı futbolcular yüzünden bu kulüp bugün bu durumda. günümüz futbolunun en büyük gerekeni şirketi ve futbol şubesini bir arada başarılı ve yukarıya doğru ivmeli bir grafikte yönetebilmektir. aldığın verdiğinden çok olacak ki hanene kar yazılsın. bu kadar basit bir denklem bu iş. futbolcu satmak anadolu adeti demiş aklı evvelin biri. bugüne kadar satmadığımız bobo, fernandes, almeida vs. elimizde patlayınca daha mı iyi oldu. kaldı ki uefa'nın gözü zaten üzerinde. yerini çoktan doldurduğun bölgedeki adamına bir daha gelmeyecek teklif gelmişse neyi bekleyesin?
mevcut yönetim işin gereğini olabilecek en iyi şekilde idare ediyor. şu vaziyette kuru muhalefet etmek goygoydan başka hiçbir şey değil. beşiktaş bundan dört sene önce fikret orman ve yönetiminin gelişiyle yeni bir yapılanma içine girdi ve bu dönem itibariyle meyvelerini topluyor. bu olumlu tablo gelecek sportif başarıların habercisidir. fenerbahçe de dahil bugün beşiktaş kadar ayakları yere sağlam basan bir kulüp daha yok türkiye'de. gösterilen sabrın karşılığı alınmaya başlayacak.
sezon sonu itibariyle de kadrodaki oyuncuların hepsi iyi paralara satılabilir. yerine muadili, daha iyisini sattığından daha az paraya alırsan işte o zaman yukarıda bahsettiğim günümüz futbolunun gerektirdiği en önemli şeyi layıkıyla yapmış olursun.
şimdiye kadar gülmeyen yüzümüz gülecek.
güzel günler göreceğiz güneşli günler.
© copyright 2005 - 2026