bugün
- asrın soygunu9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı8
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- meb'in usule aykırı ücret dağıtması2
- tai lung vs gocu22
- yazılımcıların flört edememesi4
- true nickli yazar20
- bekarlığın avantajları3
- sabahları nefret edilen şeyler6
- sabahları sevilen şeyler8
- kullanıcı adı değişmiyor3
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- habire1227
- kürtler asimile edilmelidir11
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- marimar2
- 27 ocak 2027 psg galatasaray maçı2
- işler eskisi gibi değil kesat mı kesat2
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- manisada okul saldırısı17
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- sarı poşet kudurtması13
- guterres ten iki devletli çözüm açıklaması2
- et döner dürüm9
- evliliği ayakta tutan güçler13
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- bu ne soğuk amk5
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- teslimiyet4
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- sözlükte kavga olacak hissi4
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- gocusuz bir sözlük5
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- ecevit döneminin kepazeliği5
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek9
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- türkiye de muhalefet var mı9
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- krt tv4
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- ikizler burcu kadını olmak7
- ölümden korkuyor musunuz34
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- claudian clouds42
BU VATAN
Bizim için neresiydi vatan?
Nerede başlardı, nerede biterdi? Vatan dediğimiz toprakları nasıl algılardık?
Hiç düşündünüz mü?
Son iki yüz yıl...
Mısır'ı, Mağrib'i düşünün.
Kahire sokaklarında, kahvehanelerinde şairlerimiz dolaşırdı.
Bu vatanın, bu çınarın kollarını oradan kesmeye başladılar işte.
Bu vatan o zaman, Nil kıyısından başlardı.
Kafkaslarda, o uçsuz bucaksız dağlarda, ovalarda, steplerde, Karadeniz'i bir göle çeviren topraklarımızı hayal edin.
Yıllarca, hiç durmadan, parça parça kopardılar bu toprakları.
Kuban nehri hayata küstü. Kafkas kartalları, Çerkez beyleri, Karatay atlıları öksüz kaldı, hüzne boğuldu.
Bu vatan o zaman, Elbruz Dağı'nın yüce zirvesinden başlardı.
Balkanları düşünün.
400 yıl boyunca yaşadığımız topraklarımızı, ciğerlerimizi söker gibi söktüler bizden. Koyun koyuna yatan ölülerimizi bile ayırdılar.
Bu vatan o zaman, Tuna'dan, Drina'dan başlardı.
Filistin'i, Hicazı hayal edin.
Çöllerini, vahalarını bilirdik. Lübnan'ın dağlarını, Yemen'de Şibam ve Kakaban'ı severdik.
Kızıl Deniz'de yelken açar, Medine'de Huzur'da diz çöker, Mekke'de hizmetkarlık ederdik Kabe'de.
Fahrettin Paşa'nın gözyaşlarıyla birlikte, canımızı alır gibi aldılar ellerimizden.
Bu vatan o zaman, Belkıs'ın ayak bastığı çöllerden başlardı.
Erbil'de Dengebejler Kürçe hikayeler anlatırdı.
Halep'te sofralar kurulurdu.
Şam'da ilim, irfan vardı.
Bağdat kurumluydu, masallarla doluydu.
Beyrut şatafatlıydı, havalıydı.
Kudüs kutsaldı, kadimdi.
Bu vatan o zaman, Dicle ve Fırat'ın döküldüğü denizlerden başlardı.
Uzak değildi hiçbiri.
Halep Erzurum'dan, Kahire, Kars'tan, Lübnan Artvin'den daha yakındı istanbul'a. Bir güvercin uçumuydu yani hepsi.
Bu vatan, kuş uçuşunun son bulduğu yerden başlardı o zaman.
Bu vatan, kan akıttığımız topraklardan başlar.
Bu vatan, Kelimeyi Tevhit bayrağını diktiğimiz burçlardan başlar.
Bu vatan, şehitlerimizi gömdüğümüz dağlardan başlar.
Tam iki yüzyıldır, durmadan, doymadan, bıkmadan, usanmadan vatanımızı kopardılar, parçaladılar.
Tam 64 ülkeye böldüler topraklarımızı... Dile kolay, bir imparatorluktan tam 64 ülke doğradılar.
Şehirlerimizi, nehirlerimizi, dağlarımızı, ovalarımızı ve nihayet evlerimizi böldüler.
Bu vatan, iki yüz yıldır parçalanıyor.
Doymadılar, durmadılar.
Hala da saldırmaya, bir parça daha koparmaya çalışıyorlar.
Bu vatan, ayağını bastığın yerden başlar.
Savunmak namus borcundur.
A.NAR KUTLU YENiSAFAK
Bizim için neresiydi vatan?
Nerede başlardı, nerede biterdi? Vatan dediğimiz toprakları nasıl algılardık?
Hiç düşündünüz mü?
Son iki yüz yıl...
Mısır'ı, Mağrib'i düşünün.
Kahire sokaklarında, kahvehanelerinde şairlerimiz dolaşırdı.
Bu vatanın, bu çınarın kollarını oradan kesmeye başladılar işte.
Bu vatan o zaman, Nil kıyısından başlardı.
Kafkaslarda, o uçsuz bucaksız dağlarda, ovalarda, steplerde, Karadeniz'i bir göle çeviren topraklarımızı hayal edin.
Yıllarca, hiç durmadan, parça parça kopardılar bu toprakları.
Kuban nehri hayata küstü. Kafkas kartalları, Çerkez beyleri, Karatay atlıları öksüz kaldı, hüzne boğuldu.
Bu vatan o zaman, Elbruz Dağı'nın yüce zirvesinden başlardı.
Balkanları düşünün.
400 yıl boyunca yaşadığımız topraklarımızı, ciğerlerimizi söker gibi söktüler bizden. Koyun koyuna yatan ölülerimizi bile ayırdılar.
Bu vatan o zaman, Tuna'dan, Drina'dan başlardı.
Filistin'i, Hicazı hayal edin.
Çöllerini, vahalarını bilirdik. Lübnan'ın dağlarını, Yemen'de Şibam ve Kakaban'ı severdik.
Kızıl Deniz'de yelken açar, Medine'de Huzur'da diz çöker, Mekke'de hizmetkarlık ederdik Kabe'de.
Fahrettin Paşa'nın gözyaşlarıyla birlikte, canımızı alır gibi aldılar ellerimizden.
Bu vatan o zaman, Belkıs'ın ayak bastığı çöllerden başlardı.
Erbil'de Dengebejler Kürçe hikayeler anlatırdı.
Halep'te sofralar kurulurdu.
Şam'da ilim, irfan vardı.
Bağdat kurumluydu, masallarla doluydu.
Beyrut şatafatlıydı, havalıydı.
Kudüs kutsaldı, kadimdi.
Bu vatan o zaman, Dicle ve Fırat'ın döküldüğü denizlerden başlardı.
Uzak değildi hiçbiri.
Halep Erzurum'dan, Kahire, Kars'tan, Lübnan Artvin'den daha yakındı istanbul'a. Bir güvercin uçumuydu yani hepsi.
Bu vatan, kuş uçuşunun son bulduğu yerden başlardı o zaman.
Bu vatan, kan akıttığımız topraklardan başlar.
Bu vatan, Kelimeyi Tevhit bayrağını diktiğimiz burçlardan başlar.
Bu vatan, şehitlerimizi gömdüğümüz dağlardan başlar.
Tam iki yüzyıldır, durmadan, doymadan, bıkmadan, usanmadan vatanımızı kopardılar, parçaladılar.
Tam 64 ülkeye böldüler topraklarımızı... Dile kolay, bir imparatorluktan tam 64 ülke doğradılar.
Şehirlerimizi, nehirlerimizi, dağlarımızı, ovalarımızı ve nihayet evlerimizi böldüler.
Bu vatan, iki yüz yıldır parçalanıyor.
Doymadılar, durmadılar.
Hala da saldırmaya, bir parça daha koparmaya çalışıyorlar.
Bu vatan, ayağını bastığın yerden başlar.
Savunmak namus borcundur.
A.NAR KUTLU YENiSAFAK
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar