bugün
- gammazı ispiyoncu sanmak14
- merfulu gitmesin kampanyası15
- gammazların tarafsız olması gerekliliği13
- gammazlar ve biraderler arasındaki kirli ilişki10
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor12
- beni seven yazarlar10
- kız nick altı meriçleri8
- arabayı yavaş süren tipler13
- nervio moderatör olsun kampanyası10
- apoya küfür edince kuduran kürtçü7
- erkek nickaltı meriçleri4
- kesin ulen kavgayı3
- öykü serter8
- bırakın kavgayı maç başlıyor6
- sözlük yazarlarının çayları12
- zaman baba7
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay14
- evli erkeklerin kadınlara daha çekici gelmesi5
- yakışıklı erkeklerin gay olması10
- hatırladığınız en eski anı7
- ismet inönü hain midir sorunsalı5
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak6
- gammazlar adam mıdır sorunsalı6
- debe'nin nick altı entry dolması7
- gammaz yazarlar lokali5
- uludağ sözlük için öneriler8
- arkadaşlar sizce ben2
- sanat sepet tayfa5
- liseden arkadaşlar6
- kızların kıvırcık saçlı erkeklere olan zaafı5
- gürsel tekin2
- ismet gürbüz5
- yapay zeka moderatörü5
- gammaz olmayı bir halt sanmak3
- arkadaşlar moderatör oluyorum5
- queen feristah9
- cuheyman el uteybi4
- iltifat mı hakaret mi belli olmayan kelimeler5
- 20 ağustosta boşalma davam var4
- tamer karadağlı5
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor14
- sözlükte kavga oluyor hissi3
- online yazarlar neden yazmıyor11
- aslan eti2
- zam var diye gece benzinciye gitmek6
- uludağ sözlük paradoksu2
- arkadan yanaşıp selektör yapan it10
- erkek karısına itaat etmelidir3
- arkadaşlar bu arada ben de gammazım3
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite13
coğrafi olarak güney kafkasya'da ve türkiye'nin doğusunda yer alan ülke. azerbaycan hakkında bahsedelim biraz..
azerbaycan ilk olarak 1918 yılında mehmed emin resulzade önderliğinde kuruluyor. sonra sovyet işgali ve 1991'de gelen ve devam eden bağımsılıkları. tabi ebülfez elçibey'i de anmazsak olmaz. neyse aliyevler iktidarı falan feşmekan siyasi meseleleri boşverelim.
ilk olarak azerbaycan ermenistan'la savaş halinde olmasından dolayı tüm dünyaya vize uyguluyor. tabii türkiye'de dahil. vizenizi havaalanından 10 dolar karşılığında rahatlıkla alabiliyorsunuz. 15 gün için vize talep ediyorsunuz lakin türk vatandaşı olmanız dolayısıyla 60 günlük vizeyi memur beyler size ikram ediyorlar. bir de hatıralarda şu bilgi mevcut azerbaycan'a gittiğiniz takdirde ermenistan'a gidemiyormuşsunuz. neyse bu faslı da burda bitirelim.
gelelim dile. nasıl anlaşacağız. arkadaşlar azerbaycan türkçesi öyle zannettiğiniz kadar kolay anlaşılan bir dil değil bizim için. azerbaycan'ın televizyon kanallarında sunucuların, konukların konuşmalarını genellikle anlıyoruz fakat halk bazında bu durum değişiyor. tabi bu anlaşamamazlık durumu bizim dizilerimizi izlemeyen azerbaycanlılar için geçerli. o zaman şöyle diyelim muhatabınız türk dizilerinden bihaberse anlaşamıyorsunuz. niye diyeceksiniz şimdi. şu yüzden ilk olarak insanlar hızlı konuşuyor ve kelimeleri yutuyorlar. ikinci olarak yoğun bir rusça sevdası var. üçüncü olarak az da olsa farsçanın etkisinden söz edebiliriz.
türkiye'yi ve türk insanını seviyorar mı, sorusunun cevabı bizim onları sevdiğimizden daha çok onlar bizi seviyor. kısa ve net. sokak aralarında camlarda türk bayrakları var mesela. bizim şehitlerimizin hatırına asıyorlar bu bayrakları. peki türkiye'de kaç kişi azerbaycan'ın şehitleri için bir azerbaycan bayrağını kendi evinin camına astı?
nereyi gezeceksiniz azderbaycan'da? şehitliğe uğramanızı evvela tavsiye ederim. sonra içeri şehir, sahil, nizami metrosundaki mozaikler, ateş kuleleri, ateşgah, kız kalesi, azatlık meydanı vs. ha bu arada azerbaycan diyorum ben ama siz bakü'den bahsettiğimi anlayın. neyse nizami heykeli, nesimi heykeli var. edebiyat müzesi var bir de mutlaka göz atın yolunuz düşerse oraya. paris'e gidenlerin paris'e benzettikleri bir caddeleri var bir de. az daha unutuyordum bayrak meydanına gidin. dünyanın en büyük bayrağını göreceksiniz.
avrupalılaşmış bir şehir bakü. istanbul'dan daha modern geldi bana mimari olarak. daha bir düzenli sahil kısmı. istanbul'un sahil kısmından en azından daha tertipli bir sahil kısmına sahipler.
ilginç bir şey var bir de. mesela kaldırımda karşından karşıya geçmek için bekliyorsunuz ya. arabalar size yol vermezse ve trafik polisleri bunu farkederse ceza yazıyorlar şoförlere.
yiyecekler hakkında üç tane önerebilirim. bana da uçakta yanıma oturan azerbaycanlı bey söylemişti. hengel, piti ve levengi. bunları tatmadan gelmeyin dostlarım.
daha neden bahsedebilirim diye düşünecek olursam... pahalı bir şehir. parası doların şuanki haliyle eş değerdi ben gittiğimde. sonra devalüasyon filan oldu ülkede şimdi ne halde bilmiyorum. o yüzden azderbaycan'a türkiye'den okumaya giderseniz ve çok da zengin biri değilseniz sıkıntı çekersiniz.
hülasa şimdilik hatırımda kalanlar bunlar. gitmenizi tavsiye eder miyim. bilmiyorum. ama gidin yani. hoştu ne bileyim ben.
azerbaycan ilk olarak 1918 yılında mehmed emin resulzade önderliğinde kuruluyor. sonra sovyet işgali ve 1991'de gelen ve devam eden bağımsılıkları. tabi ebülfez elçibey'i de anmazsak olmaz. neyse aliyevler iktidarı falan feşmekan siyasi meseleleri boşverelim.
ilk olarak azerbaycan ermenistan'la savaş halinde olmasından dolayı tüm dünyaya vize uyguluyor. tabii türkiye'de dahil. vizenizi havaalanından 10 dolar karşılığında rahatlıkla alabiliyorsunuz. 15 gün için vize talep ediyorsunuz lakin türk vatandaşı olmanız dolayısıyla 60 günlük vizeyi memur beyler size ikram ediyorlar. bir de hatıralarda şu bilgi mevcut azerbaycan'a gittiğiniz takdirde ermenistan'a gidemiyormuşsunuz. neyse bu faslı da burda bitirelim.
gelelim dile. nasıl anlaşacağız. arkadaşlar azerbaycan türkçesi öyle zannettiğiniz kadar kolay anlaşılan bir dil değil bizim için. azerbaycan'ın televizyon kanallarında sunucuların, konukların konuşmalarını genellikle anlıyoruz fakat halk bazında bu durum değişiyor. tabi bu anlaşamamazlık durumu bizim dizilerimizi izlemeyen azerbaycanlılar için geçerli. o zaman şöyle diyelim muhatabınız türk dizilerinden bihaberse anlaşamıyorsunuz. niye diyeceksiniz şimdi. şu yüzden ilk olarak insanlar hızlı konuşuyor ve kelimeleri yutuyorlar. ikinci olarak yoğun bir rusça sevdası var. üçüncü olarak az da olsa farsçanın etkisinden söz edebiliriz.
türkiye'yi ve türk insanını seviyorar mı, sorusunun cevabı bizim onları sevdiğimizden daha çok onlar bizi seviyor. kısa ve net. sokak aralarında camlarda türk bayrakları var mesela. bizim şehitlerimizin hatırına asıyorlar bu bayrakları. peki türkiye'de kaç kişi azerbaycan'ın şehitleri için bir azerbaycan bayrağını kendi evinin camına astı?
nereyi gezeceksiniz azderbaycan'da? şehitliğe uğramanızı evvela tavsiye ederim. sonra içeri şehir, sahil, nizami metrosundaki mozaikler, ateş kuleleri, ateşgah, kız kalesi, azatlık meydanı vs. ha bu arada azerbaycan diyorum ben ama siz bakü'den bahsettiğimi anlayın. neyse nizami heykeli, nesimi heykeli var. edebiyat müzesi var bir de mutlaka göz atın yolunuz düşerse oraya. paris'e gidenlerin paris'e benzettikleri bir caddeleri var bir de. az daha unutuyordum bayrak meydanına gidin. dünyanın en büyük bayrağını göreceksiniz.
avrupalılaşmış bir şehir bakü. istanbul'dan daha modern geldi bana mimari olarak. daha bir düzenli sahil kısmı. istanbul'un sahil kısmından en azından daha tertipli bir sahil kısmına sahipler.
ilginç bir şey var bir de. mesela kaldırımda karşından karşıya geçmek için bekliyorsunuz ya. arabalar size yol vermezse ve trafik polisleri bunu farkederse ceza yazıyorlar şoförlere.
yiyecekler hakkında üç tane önerebilirim. bana da uçakta yanıma oturan azerbaycanlı bey söylemişti. hengel, piti ve levengi. bunları tatmadan gelmeyin dostlarım.
daha neden bahsedebilirim diye düşünecek olursam... pahalı bir şehir. parası doların şuanki haliyle eş değerdi ben gittiğimde. sonra devalüasyon filan oldu ülkede şimdi ne halde bilmiyorum. o yüzden azderbaycan'a türkiye'den okumaya giderseniz ve çok da zengin biri değilseniz sıkıntı çekersiniz.
hülasa şimdilik hatırımda kalanlar bunlar. gitmenizi tavsiye eder miyim. bilmiyorum. ama gidin yani. hoştu ne bileyim ben.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar