bugün
- ben geldim kerkenezler18
- hoppili gillini ve ömer yıldırım3
- gollumun gözü yüzükte6
- yapay zekaya entry yazdıran yazar5
- 777 diyen erkolar7
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları7
- iyi parti17
- tekken tag tournament2
- saçını pembeye boyayan erkek6
- claudian clouds21
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- yırtık boxer giyen erkek3
- mehdi aleyhisselam6
- sözlükten soğuma nedenleri13
- artık neden savaşlar çıkmıyor2
- simko316
- beşiktaş7
- en son alınan iltifat3
- cep telefonu kılıfı2
- kısır7
- gün tabağı5
- 0 0 76
- kendi sorumluluğunu almak4
- hınç3
- sevgiliye sorulan ilginç sorular4
- akrep burcu kini7
- çağla idi3
- insanın en büyük ilham kaynağı iblis tir4
- friedrich hegel la bi cay icek9
- sigara ve kahve2
- halife mehdi ismet4
- hamburger date6
- pizza yemek8
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- ince telli saç3
- aleksey batrakov12
- sözlük ırkçıları8
- zerzevat2
- kasları parçalamak2
- çerçeve yasa35
- alttaki yazara motto ver16
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- arkadaşlar neden beni kimse sevmiyor5
- sahibinden com salakları4
- amedspor14
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- ghosting4
- cinler musallat istatistiği7
- anın görüntüsü33
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler31
afrika’ya katolik misyoneri olarak giden bert hellinger’in, zulu’lardan öğrenerek sistematik hale getirdiği ‘familien aufstellung’ yaklaşık otuz yıldır almanya’dan dünyaya yayılmaktadır.
hala şaman inançlarına bağlı yaşayan zulu’ların, ateş başında toplanarak, sorunlarının çözümüne yönelik yaptıkları törenlerde, atalarının ruhlarını çağırarak onlardan yardım almalarıdır temel nokta.
soyaçekim; güzel bir cilt, fazla kilolar, kanser v.b. genetik unsurlarla sınırlı değildir. ‘babasına çekmiş’, ‘annesi kılıklı’ gibi terimlerin bahsettiği huylarla da… aile büyüklerinin yaşadıkları ve yaşananların bıraktıkları etkiler de kuşaktan kuşağa aktarılan/üstlenilen miraslar arasındadır. ruhsal gelişim süresince; ruhun bedenlendiği ailede; tüm bireyler birbirlerini karşılıklı olarak seçmişlerdir; çünkü birbirlerinden öğrenecekleri vardır.
örneğin, anneannesi şiddete maruz kalmış bir kişi, ‘anneannem nasıl dayak yediği halde dedemi sevip, onunla evli kalmaya devam edebilmiş?’ dediyse, çocukken şiddete maruz kalmamasına rağmen, eşinden dayak yemeye başlayabilir. bunun bir sebebi de, kabullenemediği olayı, evrenin aynısını kişiye yaşatarak karşısına çıkartmasıdır. üstlenmenin altında yatan, kişinin anneannesine duyduğu sevgidir ama anneannesinin hayat deneyimini kabullenip onaylamak yerine, saygısızlık göstermesidir. freudyen psikilojik terapi 20. y.y.’ın özellikle ikinci yarısına önemli farkındalıklar getirse de, 0-6 yaş dönemini baz aldığından, bu tip olaylar karşısında tıkanır. çocukken şiddet görmemiş kişi, psikoloğa başvurarak olayın kaynağını bulamadığından, sorunu kökünden çözümleyemez. çünkü sorunların kökleri sadece bizde yatmamakta, gerilere, hatta yedi kuşak öncesine kadar uzanabilir.
--derleme--
hala şaman inançlarına bağlı yaşayan zulu’ların, ateş başında toplanarak, sorunlarının çözümüne yönelik yaptıkları törenlerde, atalarının ruhlarını çağırarak onlardan yardım almalarıdır temel nokta.
soyaçekim; güzel bir cilt, fazla kilolar, kanser v.b. genetik unsurlarla sınırlı değildir. ‘babasına çekmiş’, ‘annesi kılıklı’ gibi terimlerin bahsettiği huylarla da… aile büyüklerinin yaşadıkları ve yaşananların bıraktıkları etkiler de kuşaktan kuşağa aktarılan/üstlenilen miraslar arasındadır. ruhsal gelişim süresince; ruhun bedenlendiği ailede; tüm bireyler birbirlerini karşılıklı olarak seçmişlerdir; çünkü birbirlerinden öğrenecekleri vardır.
örneğin, anneannesi şiddete maruz kalmış bir kişi, ‘anneannem nasıl dayak yediği halde dedemi sevip, onunla evli kalmaya devam edebilmiş?’ dediyse, çocukken şiddete maruz kalmamasına rağmen, eşinden dayak yemeye başlayabilir. bunun bir sebebi de, kabullenemediği olayı, evrenin aynısını kişiye yaşatarak karşısına çıkartmasıdır. üstlenmenin altında yatan, kişinin anneannesine duyduğu sevgidir ama anneannesinin hayat deneyimini kabullenip onaylamak yerine, saygısızlık göstermesidir. freudyen psikilojik terapi 20. y.y.’ın özellikle ikinci yarısına önemli farkındalıklar getirse de, 0-6 yaş dönemini baz aldığından, bu tip olaylar karşısında tıkanır. çocukken şiddet görmemiş kişi, psikoloğa başvurarak olayın kaynağını bulamadığından, sorunu kökünden çözümleyemez. çünkü sorunların kökleri sadece bizde yatmamakta, gerilere, hatta yedi kuşak öncesine kadar uzanabilir.
--derleme--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar