bugün
- özgürlük nedir sorunsalı6
- sabahtan beri aç olmak4
- etli biber dolması yapan erkek6
- true silik olsun10
- iskender5
- cebren ve hileyle bütün kalelerin işgal edilmesi4
- seni severken valizini hazır tutan kadın7
- karınız için market poşetlerini taşır mısınız9
- sucuk döner5
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak11
- etli ekmek abartılmış balon bir yiyecektir5
- aç karnına markete girmek2
- işe giderken eve dönünce yapacaklarını düşünmek2
- karınız için boş senete imza atar mısınız5
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- akepeli olmak karakter meselesidir6
- karınızı kucağınızda taşır mısınız16
- platon un mağara alegorisi12
- ismail kartal30
- haşlanmış yumurta9
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- sözlüğün kırbacı5
- islamda kadın6
- okula uyum sürecinde ebeveynlere uyarılar4
- istanbul da kiralık sosyal konut başvuruları3
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası18
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- gocunun entry başına 1 tl para aldığı iddiaları4
- anın görüntüsü29
- rick sanchez3
- gammaz diye diye başımızın etinin yenmesi3
- gammazların yetkiyi kötüye kullanması3
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler7
- prometheus'un hırsız olduğu gerçeği5
- tavuk döner2
- bıçak arası2
- gocu34
- mansur yavaş'ın idare'i maslahatçılığı5
- çok eşlilik olsaydı3
- hah şöyle yola gelin3
- bugün uludağ sözlük için ne yaptın2
- yeralti edebiyatcisi9
- arkadaşlar öğlen ne yesem2
- yazarların beğendiği kadın tipleri7
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız12
- 11 eylül saldırılarından çıkarılan dersler3
- kiraz cicegi kolonyasi28
- jahrein2
- lastik değiştirmeyi bilmeyen erkek3
almanya'nın postdam şehrindeki Sanssouci kraliyet sarayı ve yel değirmenleridir.
görsel
görsel
bu iki bina yan yana adeta adaletin sembolüdür.
https://en.wikipedia.org/...istoric_Mill_of_Sanssouci
Alman Kralı II. Frederick 1750 yılında Potsdam'dan geçiyor. Orayı çok beğeniyor ve yardımcılarına 'Bana şuraya bir saray yapın" diyor.
Ertesi gün adamları gidip bakıyorlar, Kral'ın beğendiği yerde bir değirmen. Adamlar kapıyı çalıyor, yaşlı değirmenci açıyor.
- Buyrun?
+ Bizi Kral gönderdi. Burayı görüp çok beğendi, satın alacak. Kaç para?
- Satmıyorum ki ne parası?
+ Saçmalama Kral istedi.
- Bana ne. Ben satmadıktan sonra kimse alamaz ki.
Adamları gelip Kral'a diyorlar ki;
- Efendim beğendiğiniz yerdeki değirmenci deli. Satmıyorum dedi.
+ Çağırın bakalım bana şu adamı.
Değirmenci gelip, Kral'ın karşısında duruyor. II. Frederick;
- Yanlış anladınız herhalde beyefendi, ben satın almak istiyorum orayı. Kaç para?
+ Yoo yanlış anlamadım, adamların da dün bunu söyledi. Satmıyorum!
- Beyefendi inat etmeyin, paranızı fazlasıyla vereceğim.
+ Sen koskoca kralsın, paran çok. git Almanya'nın her yerine saray yap. Burayı benden önce babam işletiyordu. Ona da babasından kalmış, ben de çocuğuma bırakacağım. Satmıyorum!
II. Frederick ayağa kalkıyor;
"Unutma ki ben Kralım!"
Değirmenci bakıyor ve diyor ki;
"Asıl sen unutma ki Berlin'de hakimler var!
Hiçbir güç, hiçbir siyaset, hiçbir iktidar kral bile olsa adaletten üstün değildir. Hiç kimse adaletin üstüne çıkamaz. Orada oturamaz."
Bugün bütün gelişmiş ülkeler hukuk fakültelerinde bu olayı anlatırlar. "Berlin'de hakimler var!"
Potsdam'da Sansosi Sarayı.
Saray ve değirmen yan yana. Kral ve değirmenci adaletle komşu oluyor.
Sabahları II. Frederick arka bahçeye çıktığında değirmenci sesleniyor;
" Hey Frederick, ekmek yaptım göndereyim mi?" (evet krala böyle sesleniyor)
II. Frederick diyor ki;
" Adalet her sabah bana, sıcak bir ekmek kokusuyla gelirdi."
bu postdam'daki adalet sembolü saray ve değirmenin bizim tarihimizle alakalı da bir öyküsü var tabi.
31 Aralık 1917.
Berlin'de bir otelde yılbaşı kutlamaları yapılacak, Osmanlı heyeti de orada kutlamalara davetli.
Aralarından biri bu öyküyü anlatıyor. Ve;
"Hadi Potsdam buraya çok yakın. Gidip adaletin simgesi olan o değirmen ve sarayı yan yana görelim."
osmanlı heyetinden bu geziye Kimse gelmiyor ve o öyküyü anlatan tek başına kalkıp gidiyor.
Herkes yılbaşı kutlarken o gidip adaletin simgesini izliyor uzun uzun...
işte adaletin simgesi olan bu saray ve değirmenleri yeni yılın ilk günü seyreden o kişi Mustafa Kemal Atatürk'tür...
görsel
görsel
bu iki bina yan yana adeta adaletin sembolüdür.
https://en.wikipedia.org/...istoric_Mill_of_Sanssouci
Alman Kralı II. Frederick 1750 yılında Potsdam'dan geçiyor. Orayı çok beğeniyor ve yardımcılarına 'Bana şuraya bir saray yapın" diyor.
Ertesi gün adamları gidip bakıyorlar, Kral'ın beğendiği yerde bir değirmen. Adamlar kapıyı çalıyor, yaşlı değirmenci açıyor.
- Buyrun?
+ Bizi Kral gönderdi. Burayı görüp çok beğendi, satın alacak. Kaç para?
- Satmıyorum ki ne parası?
+ Saçmalama Kral istedi.
- Bana ne. Ben satmadıktan sonra kimse alamaz ki.
Adamları gelip Kral'a diyorlar ki;
- Efendim beğendiğiniz yerdeki değirmenci deli. Satmıyorum dedi.
+ Çağırın bakalım bana şu adamı.
Değirmenci gelip, Kral'ın karşısında duruyor. II. Frederick;
- Yanlış anladınız herhalde beyefendi, ben satın almak istiyorum orayı. Kaç para?
+ Yoo yanlış anlamadım, adamların da dün bunu söyledi. Satmıyorum!
- Beyefendi inat etmeyin, paranızı fazlasıyla vereceğim.
+ Sen koskoca kralsın, paran çok. git Almanya'nın her yerine saray yap. Burayı benden önce babam işletiyordu. Ona da babasından kalmış, ben de çocuğuma bırakacağım. Satmıyorum!
II. Frederick ayağa kalkıyor;
"Unutma ki ben Kralım!"
Değirmenci bakıyor ve diyor ki;
"Asıl sen unutma ki Berlin'de hakimler var!
Hiçbir güç, hiçbir siyaset, hiçbir iktidar kral bile olsa adaletten üstün değildir. Hiç kimse adaletin üstüne çıkamaz. Orada oturamaz."
Bugün bütün gelişmiş ülkeler hukuk fakültelerinde bu olayı anlatırlar. "Berlin'de hakimler var!"
Potsdam'da Sansosi Sarayı.
Saray ve değirmen yan yana. Kral ve değirmenci adaletle komşu oluyor.
Sabahları II. Frederick arka bahçeye çıktığında değirmenci sesleniyor;
" Hey Frederick, ekmek yaptım göndereyim mi?" (evet krala böyle sesleniyor)
II. Frederick diyor ki;
" Adalet her sabah bana, sıcak bir ekmek kokusuyla gelirdi."
bu postdam'daki adalet sembolü saray ve değirmenin bizim tarihimizle alakalı da bir öyküsü var tabi.
31 Aralık 1917.
Berlin'de bir otelde yılbaşı kutlamaları yapılacak, Osmanlı heyeti de orada kutlamalara davetli.
Aralarından biri bu öyküyü anlatıyor. Ve;
"Hadi Potsdam buraya çok yakın. Gidip adaletin simgesi olan o değirmen ve sarayı yan yana görelim."
osmanlı heyetinden bu geziye Kimse gelmiyor ve o öyküyü anlatan tek başına kalkıp gidiyor.
Herkes yılbaşı kutlarken o gidip adaletin simgesini izliyor uzun uzun...
işte adaletin simgesi olan bu saray ve değirmenleri yeni yılın ilk günü seyreden o kişi Mustafa Kemal Atatürk'tür...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar