bugün
- velvet27
- aile evinde yaşamak11
- ingiliz aksanı6
- eski sevgilinin dolgun göğüslerini özlemek6
- kemalistlerin sanki biraz şey olması10
- uludağ sözlük kızları tam bir sazandır5
- kemalist dünya19
- fight club4
- dinci insanlar efkarlandığında ne içiyor sorunsalı6
- dincilerin ingiltere sevdası5
- merhabalar biraderler4
- canımın sürekli hamburger çekmesi7
- sözlük yazarlarının kombinleri10
- maklube4
- sözlük yazarlarının yemek menüleri4
- etliye sütlüye karışmayan yazarlar4
- bir gecede cahil kaldık5
- uzay boşluğunda osura osura yolculuk etmek2
- herzevekil'in biraz şey olması5
- şeyh olup milleti söğüşleme işi3
- yazarların ilk kedileri3
- aylık 315 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- galatasaray lobisi10
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı29
- üniversitelerin gereksiz olması10
- hoşlanılan kızla ağaçtan erik yemek3
- erkeklerin her işi tek elle yapabilmesi11
- hızlı para kazanmanın yolları14
- birader yazar olmak13
- kadir mısıroğlu'nun soyu18
- sözlüğün en şey yazarı2
- akplilerin akpye oy verme nedenleri3
- nato zirvesini takip izni verilmeyen türk medyası7
- sedat pekmez14
- ayağımla nah çekebilme yeteneğim5
- çomar putu2
- allah9
- midas2
- dilovası katliamı konuşulurken akp'lilerin gülmesi6
- işe uykusuz gitmek2
- kahve içmek2
- sıcaktan ağlamak2
- bakir erkek istiyoruz kampanyası4
- bir şeyler söyle2
- cemevinde hain kemal sloganları8
- türkiyede açık hava genelevi gibi6
- chp kemalist değil sosyal demokrat bir partidir2
- duş almak2
- adana kızları2
- özelden bir hanım yazar tarafından zorbalanmak2
emekli tümgeneral Osman Pamukoğlu nun piyasaya yeni çıkan kitabı;
TEMMUZ sonlarıydı...
Iğdır Ovası nı Erivan düzlüğünden ayırarak, siyasi sınırı çizen Aras ın, bizden taraf, kenarındaydım... Nehir, iran a doğru acelesiz akıyordu. Suyun yüzeyi, rengárenk ördeklerle kaplanmıştı.
Babamın yıllar önce avlanmam için yaptırdığı tekli kırma tüfeği, biraz da nostalji için istemiştim, o da göndermişti. Tek fişek almıştım yanıma... Amacım av değildi. Cansız hedef seçip, ateş edecektim. Ama gördüğüm ördek sürüsünün cazibesine kapılmamak elde değildi...
Çalıları siper alarak, sürünmeye başladım. Yılan bile daha sessiz olamazdı ki, ördeklerin melodileri kesildi. Varlığımı sezmişlerdi. Yüzlerce kanadın suya çarpma sesi, telaşlarını anlatan tiz ötüşleri gökyüzünü çınlattı. Yattığım yerden, havaya dikey olarak yükselen ördekleri görüyordum. Yapacak bir şey yoktu.
Ayağa kalktım, yürüdüm. Kaçan sürü için hayıflanıyordum... Birden, sağ tarafımda kanat uğultuları duydum. iki dev kuş geldi, önümdeki adacığın üzerine gürültüyle kondu. iki anguttu... Ben ayaktaydım, tüfek elimdeydi. Bana baktılar... Avcı burunlarının dibindeydi ve umurlarında değildi. Rahat, huzurlu, kaygısız... Tüfeği doğrulttum, kısa mesafeden, nişan almaya bile uğraşmadan, tetiği çektim... Patlamasıyla, angutun gövdesinden hışırtı gelmesi bir oldu.
Kıllarını bile kıpırdatmadılar!
Ne saçmaları yiyen, ne de öbür angut, tepki verdi... Bana mısın demiyorlardı... Ben, elde tüfek, angutlar önümdeki adacıkta, öylece kalakaldık... "Bu da nerden çıktı" der gibi, şöyle bir baktılar bana, sonra öbür tarafa döndüler yüzlerini... Kafaları da, gövdeleri gibi kalındı anlaşılan! Öylece izledim... Angutlar izlemeye değerdi çünkü... Bir süre sonra, kendilerini taciz etmeye çalışan omurgalı başka cinsler olduğunu, ne kadar angut olsalar da anladılar... Ve, istemeye istemeye iri gövdelerini kaldırıp, gözden kayboldular.
TEMMUZ sonlarıydı...
Iğdır Ovası nı Erivan düzlüğünden ayırarak, siyasi sınırı çizen Aras ın, bizden taraf, kenarındaydım... Nehir, iran a doğru acelesiz akıyordu. Suyun yüzeyi, rengárenk ördeklerle kaplanmıştı.
Babamın yıllar önce avlanmam için yaptırdığı tekli kırma tüfeği, biraz da nostalji için istemiştim, o da göndermişti. Tek fişek almıştım yanıma... Amacım av değildi. Cansız hedef seçip, ateş edecektim. Ama gördüğüm ördek sürüsünün cazibesine kapılmamak elde değildi...
Çalıları siper alarak, sürünmeye başladım. Yılan bile daha sessiz olamazdı ki, ördeklerin melodileri kesildi. Varlığımı sezmişlerdi. Yüzlerce kanadın suya çarpma sesi, telaşlarını anlatan tiz ötüşleri gökyüzünü çınlattı. Yattığım yerden, havaya dikey olarak yükselen ördekleri görüyordum. Yapacak bir şey yoktu.
Ayağa kalktım, yürüdüm. Kaçan sürü için hayıflanıyordum... Birden, sağ tarafımda kanat uğultuları duydum. iki dev kuş geldi, önümdeki adacığın üzerine gürültüyle kondu. iki anguttu... Ben ayaktaydım, tüfek elimdeydi. Bana baktılar... Avcı burunlarının dibindeydi ve umurlarında değildi. Rahat, huzurlu, kaygısız... Tüfeği doğrulttum, kısa mesafeden, nişan almaya bile uğraşmadan, tetiği çektim... Patlamasıyla, angutun gövdesinden hışırtı gelmesi bir oldu.
Kıllarını bile kıpırdatmadılar!
Ne saçmaları yiyen, ne de öbür angut, tepki verdi... Bana mısın demiyorlardı... Ben, elde tüfek, angutlar önümdeki adacıkta, öylece kalakaldık... "Bu da nerden çıktı" der gibi, şöyle bir baktılar bana, sonra öbür tarafa döndüler yüzlerini... Kafaları da, gövdeleri gibi kalındı anlaşılan! Öylece izledim... Angutlar izlemeye değerdi çünkü... Bir süre sonra, kendilerini taciz etmeye çalışan omurgalı başka cinsler olduğunu, ne kadar angut olsalar da anladılar... Ve, istemeye istemeye iri gövdelerini kaldırıp, gözden kayboldular.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar