bugün
- gocu34
- dünya50
- gocunun elleri9
- anneye hakaret etmek6
- anın görüntüsü23
- kalbinde sevgiye yer olmayan insan9
- ermeni rum soykırımını inkar etmek13
- sözlüğün bayması4
- avrupa9
- sırrı süreyya önder türkmen dir4
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları16
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak7
- 27 eylül 2026 almanya yunanistan maçı4
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu5
- ismetin sol framenin içine etmesi4
- true vs gocu2
- 28 eylül 2026 belçika fransa maçı3
- askerde nefret edilen şeyler7
- istanbul'a taşınmak istemek2
- almanya7
- kendi kendine kavga etmek2
- yunanistan6
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği13
- enam suresi 152 ayet2
- fransa8
- belçika4
- sözlüğün en güzel kadını26
- israil15
- adanalı bir kıza vurulmak4
- bana onu sormayin nickli feyk zengini5
- ay noluyo noluyo4
- 27 eylül 2026 sırbistan hollanda maçı3
- bana ona sormayın'ın iq düzeyi4
- kova burcu erkeği güvenilirliği4
- sarapci koala hatayi11
- babası fakir olup evlenirken altın isteyen kezban8
- 28 eylül 2026 romanya bosna hersek maçı2
- uludağ sözlük kostüm partisi5
- true'nin moderasyon tarafından kollanması4
- bir inkar yöntemi olarak seri eksici3
- 28 eylül 2026 gürcistan ukrayna maçı2
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- 26 eylül 2026 slovenya iskoçya maçı5
- sırbistan3
- hollanda2
- 27 eylül 2026 norveç portekiz maçı2
- 27 eylül 2026 avusturya kosova maçı2
- günün sözü7
- amerika birleşik devletleri28
- 27 eylül 2026 danimarka galler maçı2
emekli tümgeneral Osman Pamukoğlu nun piyasaya yeni çıkan kitabı;
TEMMUZ sonlarıydı...
Iğdır Ovası nı Erivan düzlüğünden ayırarak, siyasi sınırı çizen Aras ın, bizden taraf, kenarındaydım... Nehir, iran a doğru acelesiz akıyordu. Suyun yüzeyi, rengárenk ördeklerle kaplanmıştı.
Babamın yıllar önce avlanmam için yaptırdığı tekli kırma tüfeği, biraz da nostalji için istemiştim, o da göndermişti. Tek fişek almıştım yanıma... Amacım av değildi. Cansız hedef seçip, ateş edecektim. Ama gördüğüm ördek sürüsünün cazibesine kapılmamak elde değildi...
Çalıları siper alarak, sürünmeye başladım. Yılan bile daha sessiz olamazdı ki, ördeklerin melodileri kesildi. Varlığımı sezmişlerdi. Yüzlerce kanadın suya çarpma sesi, telaşlarını anlatan tiz ötüşleri gökyüzünü çınlattı. Yattığım yerden, havaya dikey olarak yükselen ördekleri görüyordum. Yapacak bir şey yoktu.
Ayağa kalktım, yürüdüm. Kaçan sürü için hayıflanıyordum... Birden, sağ tarafımda kanat uğultuları duydum. iki dev kuş geldi, önümdeki adacığın üzerine gürültüyle kondu. iki anguttu... Ben ayaktaydım, tüfek elimdeydi. Bana baktılar... Avcı burunlarının dibindeydi ve umurlarında değildi. Rahat, huzurlu, kaygısız... Tüfeği doğrulttum, kısa mesafeden, nişan almaya bile uğraşmadan, tetiği çektim... Patlamasıyla, angutun gövdesinden hışırtı gelmesi bir oldu.
Kıllarını bile kıpırdatmadılar!
Ne saçmaları yiyen, ne de öbür angut, tepki verdi... Bana mısın demiyorlardı... Ben, elde tüfek, angutlar önümdeki adacıkta, öylece kalakaldık... "Bu da nerden çıktı" der gibi, şöyle bir baktılar bana, sonra öbür tarafa döndüler yüzlerini... Kafaları da, gövdeleri gibi kalındı anlaşılan! Öylece izledim... Angutlar izlemeye değerdi çünkü... Bir süre sonra, kendilerini taciz etmeye çalışan omurgalı başka cinsler olduğunu, ne kadar angut olsalar da anladılar... Ve, istemeye istemeye iri gövdelerini kaldırıp, gözden kayboldular.
TEMMUZ sonlarıydı...
Iğdır Ovası nı Erivan düzlüğünden ayırarak, siyasi sınırı çizen Aras ın, bizden taraf, kenarındaydım... Nehir, iran a doğru acelesiz akıyordu. Suyun yüzeyi, rengárenk ördeklerle kaplanmıştı.
Babamın yıllar önce avlanmam için yaptırdığı tekli kırma tüfeği, biraz da nostalji için istemiştim, o da göndermişti. Tek fişek almıştım yanıma... Amacım av değildi. Cansız hedef seçip, ateş edecektim. Ama gördüğüm ördek sürüsünün cazibesine kapılmamak elde değildi...
Çalıları siper alarak, sürünmeye başladım. Yılan bile daha sessiz olamazdı ki, ördeklerin melodileri kesildi. Varlığımı sezmişlerdi. Yüzlerce kanadın suya çarpma sesi, telaşlarını anlatan tiz ötüşleri gökyüzünü çınlattı. Yattığım yerden, havaya dikey olarak yükselen ördekleri görüyordum. Yapacak bir şey yoktu.
Ayağa kalktım, yürüdüm. Kaçan sürü için hayıflanıyordum... Birden, sağ tarafımda kanat uğultuları duydum. iki dev kuş geldi, önümdeki adacığın üzerine gürültüyle kondu. iki anguttu... Ben ayaktaydım, tüfek elimdeydi. Bana baktılar... Avcı burunlarının dibindeydi ve umurlarında değildi. Rahat, huzurlu, kaygısız... Tüfeği doğrulttum, kısa mesafeden, nişan almaya bile uğraşmadan, tetiği çektim... Patlamasıyla, angutun gövdesinden hışırtı gelmesi bir oldu.
Kıllarını bile kıpırdatmadılar!
Ne saçmaları yiyen, ne de öbür angut, tepki verdi... Bana mısın demiyorlardı... Ben, elde tüfek, angutlar önümdeki adacıkta, öylece kalakaldık... "Bu da nerden çıktı" der gibi, şöyle bir baktılar bana, sonra öbür tarafa döndüler yüzlerini... Kafaları da, gövdeleri gibi kalındı anlaşılan! Öylece izledim... Angutlar izlemeye değerdi çünkü... Bir süre sonra, kendilerini taciz etmeye çalışan omurgalı başka cinsler olduğunu, ne kadar angut olsalar da anladılar... Ve, istemeye istemeye iri gövdelerini kaldırıp, gözden kayboldular.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar