bugün
- evde kalmış 30 yaşında kız13
- bir bela geliyor4
- sözlükteki zengin yazarlar5
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı4
- hangi ülke de doğmak isterdin11
- müzik haram mıdır6
- şaban oğlu şaban oğlu şaban filmi3
- soğuklardan ötürü dudakların çatlaması5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- avm tuvaleti4
- amedspor22
- ermenisiz kafkasya3
- 14 mart 20115
- asgari ücret4
- öcalan'ın imralı da yeni yere geçmesi2
- öylesine bir şeyler yaz2
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek7
- çare ismail kartal4
- kedi maması değişikliği2
- cübbeli ahmet hoca2
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- pazar günü yapılacak en iyi şey4
- havaların erken kararmaya başlaması3
- iddaa bayii nin olmazsa olmazları2
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- 1 kasım 2026 trabzonspor gaziantep maçı2
- aşk3
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- anın görüntüsü26
- belediye işçisinin 162 bin tl maaş alması2
- futbol17
- ibo show orkestrası3
- o paraya mercedes bmw audi var5
- süper lig9
- arabam nasıl arkadaşlar4
- yaran twitter iletileri3
- dursun adında spor kulübü başkanı olmaz2
- imranlı3
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- eyüpspor3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı17
- herr domdom2
- 1 kasım 2026 amed eyüpspor maçı3
- pazar akşamı entry sayısının düşmesi2
- cadılar bayramı hristiyan bayramı değildir5
- gocu aslında influncer8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı17
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- anne ve kızın ayaklarını öpüp havlayan adam3
- azerbaycan5
grimm kardeşlerin bir tarih hırsızı olduğunu gösteren gerçek.
evet, bir kızın sarayın enceresinden saçını uzatıp yakışıklı prensi içeri alması pek tabi ki akla mantığa aykırıdır. bu hikayeyi yazanların hayal dünyasının ürünüdür bu durum.
ama osmanlı'da gerçek bir rapunzel vakası yaşanmıştır tarihte.
osmanlı'nın kuruluş yılları, orhan gazi han babamız döneminde, ceddimiz, bizans tekfurlarının üzerine akın üstüne akınlar yaparlarken bu akınlardan birinde de bugün istanbul-sultanbeyli'de yer alan aydos kalesine saldırırlar.
saldırıda muvaffak olamazlar, lakin kuşatmayı da kaldırmaz, kaleyi fethetmek için muhasaraya devam ederler ve bir çare ararlar.
işte bu kuşatma esnasında aydos tekfurun kızı bir rüya görür, Rüyasında bir kuyuya düşmüştür. Yakışıklı bir kahraman gelip onu kurtarır, elbiselerini çıkartıp onu yıkar ve temiz ipek giysiler giydirir.
tekfurun kızı bu rüyanın çok etkisinde kalır birkaç gün sürekli bu rüyasında gördüğü yakışıklıyı düşünür.
işte kız yine rüyasındaki kahramanı düşünürken, osmanlı kaleye yeniden saldırır, saldıran yiğitlerin içinde kız rüyasında gördüğü yakışıklıyı görür, bu kişi orhan gazi han babamızın silahşorlerinden abdurrahman gazi'dir.
kız, Hemen bir mektup yazarak bir taşa sarıp kuşatma birliklerinin arasına atar.
Taş, Abdurrahman Gazi'nin ayağının dibine düşer.
içindeki mektubu Rumca bilen bir askere çevirtirler.
Tekfurun kızı mektubunda, "Osmanlı birliklerinin çekiliyor gibi yapmasını, gece Abdurrahman Gazi'nin yanına güvendiği adamlarını alarak tekrar gelmesini, kaleyi teslim edeceğini" bildirir.
Gaziler planı uygulamaya koyarlar.
Bu sırada Tekfur ve adamları zafer sarhoşluğu içerisinde eğlenceye dalmışlardır.
Gece kale surlarına yaklaşan Abdurrahman Gazi'ye Tekfurun Kızı bir ip sarkıtır.
Gazi buradan surlara çıkar ve kapıları Osmanlı birliklerine açarak kalenin fethini sağlar.
Fetihten sonra ise Orhan Gazi, Abdurrahman ile Tekfurun kızını evlendirir.
onlar ererler muratlarına grimm kardeşler çıkar kerevetlerine.
iş bu Yarı gerçek yarı efsane bu hikaye, aşıkpaşazade tarihinde geçer, aşıkpaşazade'den sonra bu hikayeyi Hadidi, Hoca Saadeddin, ibni Kemal, Katip Çelebi, Solakzade ve dahası... anlatmaya, aktarmaya devam ederler. ta ki hikaye 18. yüzyılda grimm kardeşlerin kulağına gidene kadar.
sonra?
sonrası malum.
bizim öz tarihimiz, bizim öz hikayemiz, efsanelerimiz hırsızlar tarafından dünya klasikleri arasına sokulur.
tıpkı yüzlerce yıl evvel homeros'un yaptığı gibi.
"homeros ne yapmış ya la?" diye soran, merak eden varsa, onu da şöyle alalım;
(bkz: homeros bir tarih hırsızıdır/#15130396)
evet, bir kızın sarayın enceresinden saçını uzatıp yakışıklı prensi içeri alması pek tabi ki akla mantığa aykırıdır. bu hikayeyi yazanların hayal dünyasının ürünüdür bu durum.
ama osmanlı'da gerçek bir rapunzel vakası yaşanmıştır tarihte.
osmanlı'nın kuruluş yılları, orhan gazi han babamız döneminde, ceddimiz, bizans tekfurlarının üzerine akın üstüne akınlar yaparlarken bu akınlardan birinde de bugün istanbul-sultanbeyli'de yer alan aydos kalesine saldırırlar.
saldırıda muvaffak olamazlar, lakin kuşatmayı da kaldırmaz, kaleyi fethetmek için muhasaraya devam ederler ve bir çare ararlar.
işte bu kuşatma esnasında aydos tekfurun kızı bir rüya görür, Rüyasında bir kuyuya düşmüştür. Yakışıklı bir kahraman gelip onu kurtarır, elbiselerini çıkartıp onu yıkar ve temiz ipek giysiler giydirir.
tekfurun kızı bu rüyanın çok etkisinde kalır birkaç gün sürekli bu rüyasında gördüğü yakışıklıyı düşünür.
işte kız yine rüyasındaki kahramanı düşünürken, osmanlı kaleye yeniden saldırır, saldıran yiğitlerin içinde kız rüyasında gördüğü yakışıklıyı görür, bu kişi orhan gazi han babamızın silahşorlerinden abdurrahman gazi'dir.
kız, Hemen bir mektup yazarak bir taşa sarıp kuşatma birliklerinin arasına atar.
Taş, Abdurrahman Gazi'nin ayağının dibine düşer.
içindeki mektubu Rumca bilen bir askere çevirtirler.
Tekfurun kızı mektubunda, "Osmanlı birliklerinin çekiliyor gibi yapmasını, gece Abdurrahman Gazi'nin yanına güvendiği adamlarını alarak tekrar gelmesini, kaleyi teslim edeceğini" bildirir.
Gaziler planı uygulamaya koyarlar.
Bu sırada Tekfur ve adamları zafer sarhoşluğu içerisinde eğlenceye dalmışlardır.
Gece kale surlarına yaklaşan Abdurrahman Gazi'ye Tekfurun Kızı bir ip sarkıtır.
Gazi buradan surlara çıkar ve kapıları Osmanlı birliklerine açarak kalenin fethini sağlar.
Fetihten sonra ise Orhan Gazi, Abdurrahman ile Tekfurun kızını evlendirir.
onlar ererler muratlarına grimm kardeşler çıkar kerevetlerine.
iş bu Yarı gerçek yarı efsane bu hikaye, aşıkpaşazade tarihinde geçer, aşıkpaşazade'den sonra bu hikayeyi Hadidi, Hoca Saadeddin, ibni Kemal, Katip Çelebi, Solakzade ve dahası... anlatmaya, aktarmaya devam ederler. ta ki hikaye 18. yüzyılda grimm kardeşlerin kulağına gidene kadar.
sonra?
sonrası malum.
bizim öz tarihimiz, bizim öz hikayemiz, efsanelerimiz hırsızlar tarafından dünya klasikleri arasına sokulur.
tıpkı yüzlerce yıl evvel homeros'un yaptığı gibi.
"homeros ne yapmış ya la?" diye soran, merak eden varsa, onu da şöyle alalım;
(bkz: homeros bir tarih hırsızıdır/#15130396)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar