bugün
- şirinler köyüne yeni şirin12
- yakışıklı erkek gören türk kızının tepkisi8
- arkadaşlar bakar mısınız10
- kemal kılıçdaroğlu13
- nataşalara para yedirmek7
- kötülük yapan kişiye verilecek en güzel cevap7
- chp'nin hali ne olacak55
- en iyi antidepresan16
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn14
- kale3112 nickli sözlük yazarı7
- true'nin akp'ye oy vermesi2
- başkanlık sisteminden beri her şeyin kötü gitmesi16
- true nickli yazar4
- kedi10
- gazze de can kaybı 72 bin 993'e yükseldi9
- trendyol2
- milli takımı destekleme zorunluğu7
- şirineyi kim sikiyor sorunsalı3
- true denen arkadaş6
- platonik aşk3
- son gammaz bukucu2
- naber lan it diye mesaj atan sevgili9
- şirin babanın sakalı rahmani mi şeytani mi sorunu2
- neden yalnızsın6
- izmir de giyimiyle başkaldıran erkek7
- bir şeyler söyle3
- şahıs şirketi nasıl kurulur3
- şahıs şirketi açarken sanal ofis göstermek2
- haziranda üşümek2
- 14 onlyfansçinin mallarına el konulması4
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı2
- panik atak2
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek16
- birgün gazetesi'nin namaza düşmanlık etmesi7
- fatih terim3
- babanın ölmesi7
- true denilen yazar18
- cemil meriç'in anılması3
- her şey olabilecekken hiçbir bok olamamak4
- chp lüleburgaz mitingi2
- tanrıyı güldürmek için yapılacak şeyler5
- mozart'ın sektörden uzaklaşma nedeni2
- diyanetin abd'deki villaları15
- milli futbolcuların sigara içtiği iddiası5
- naber lan göt diye mesaj atan kız3
- iğrenç bulup ama genede bağımlılık şeyler3
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor22
- aylık 342 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı16
- erkeksii bayan buse6
grimm kardeşlerin bir tarih hırsızı olduğunu gösteren gerçek.
evet, bir kızın sarayın enceresinden saçını uzatıp yakışıklı prensi içeri alması pek tabi ki akla mantığa aykırıdır. bu hikayeyi yazanların hayal dünyasının ürünüdür bu durum.
ama osmanlı'da gerçek bir rapunzel vakası yaşanmıştır tarihte.
osmanlı'nın kuruluş yılları, orhan gazi han babamız döneminde, ceddimiz, bizans tekfurlarının üzerine akın üstüne akınlar yaparlarken bu akınlardan birinde de bugün istanbul-sultanbeyli'de yer alan aydos kalesine saldırırlar.
saldırıda muvaffak olamazlar, lakin kuşatmayı da kaldırmaz, kaleyi fethetmek için muhasaraya devam ederler ve bir çare ararlar.
işte bu kuşatma esnasında aydos tekfurun kızı bir rüya görür, Rüyasında bir kuyuya düşmüştür. Yakışıklı bir kahraman gelip onu kurtarır, elbiselerini çıkartıp onu yıkar ve temiz ipek giysiler giydirir.
tekfurun kızı bu rüyanın çok etkisinde kalır birkaç gün sürekli bu rüyasında gördüğü yakışıklıyı düşünür.
işte kız yine rüyasındaki kahramanı düşünürken, osmanlı kaleye yeniden saldırır, saldıran yiğitlerin içinde kız rüyasında gördüğü yakışıklıyı görür, bu kişi orhan gazi han babamızın silahşorlerinden abdurrahman gazi'dir.
kız, Hemen bir mektup yazarak bir taşa sarıp kuşatma birliklerinin arasına atar.
Taş, Abdurrahman Gazi'nin ayağının dibine düşer.
içindeki mektubu Rumca bilen bir askere çevirtirler.
Tekfurun kızı mektubunda, "Osmanlı birliklerinin çekiliyor gibi yapmasını, gece Abdurrahman Gazi'nin yanına güvendiği adamlarını alarak tekrar gelmesini, kaleyi teslim edeceğini" bildirir.
Gaziler planı uygulamaya koyarlar.
Bu sırada Tekfur ve adamları zafer sarhoşluğu içerisinde eğlenceye dalmışlardır.
Gece kale surlarına yaklaşan Abdurrahman Gazi'ye Tekfurun Kızı bir ip sarkıtır.
Gazi buradan surlara çıkar ve kapıları Osmanlı birliklerine açarak kalenin fethini sağlar.
Fetihten sonra ise Orhan Gazi, Abdurrahman ile Tekfurun kızını evlendirir.
onlar ererler muratlarına grimm kardeşler çıkar kerevetlerine.
iş bu Yarı gerçek yarı efsane bu hikaye, aşıkpaşazade tarihinde geçer, aşıkpaşazade'den sonra bu hikayeyi Hadidi, Hoca Saadeddin, ibni Kemal, Katip Çelebi, Solakzade ve dahası... anlatmaya, aktarmaya devam ederler. ta ki hikaye 18. yüzyılda grimm kardeşlerin kulağına gidene kadar.
sonra?
sonrası malum.
bizim öz tarihimiz, bizim öz hikayemiz, efsanelerimiz hırsızlar tarafından dünya klasikleri arasına sokulur.
tıpkı yüzlerce yıl evvel homeros'un yaptığı gibi.
"homeros ne yapmış ya la?" diye soran, merak eden varsa, onu da şöyle alalım;
(bkz: homeros bir tarih hırsızıdır/#15130396)
evet, bir kızın sarayın enceresinden saçını uzatıp yakışıklı prensi içeri alması pek tabi ki akla mantığa aykırıdır. bu hikayeyi yazanların hayal dünyasının ürünüdür bu durum.
ama osmanlı'da gerçek bir rapunzel vakası yaşanmıştır tarihte.
osmanlı'nın kuruluş yılları, orhan gazi han babamız döneminde, ceddimiz, bizans tekfurlarının üzerine akın üstüne akınlar yaparlarken bu akınlardan birinde de bugün istanbul-sultanbeyli'de yer alan aydos kalesine saldırırlar.
saldırıda muvaffak olamazlar, lakin kuşatmayı da kaldırmaz, kaleyi fethetmek için muhasaraya devam ederler ve bir çare ararlar.
işte bu kuşatma esnasında aydos tekfurun kızı bir rüya görür, Rüyasında bir kuyuya düşmüştür. Yakışıklı bir kahraman gelip onu kurtarır, elbiselerini çıkartıp onu yıkar ve temiz ipek giysiler giydirir.
tekfurun kızı bu rüyanın çok etkisinde kalır birkaç gün sürekli bu rüyasında gördüğü yakışıklıyı düşünür.
işte kız yine rüyasındaki kahramanı düşünürken, osmanlı kaleye yeniden saldırır, saldıran yiğitlerin içinde kız rüyasında gördüğü yakışıklıyı görür, bu kişi orhan gazi han babamızın silahşorlerinden abdurrahman gazi'dir.
kız, Hemen bir mektup yazarak bir taşa sarıp kuşatma birliklerinin arasına atar.
Taş, Abdurrahman Gazi'nin ayağının dibine düşer.
içindeki mektubu Rumca bilen bir askere çevirtirler.
Tekfurun kızı mektubunda, "Osmanlı birliklerinin çekiliyor gibi yapmasını, gece Abdurrahman Gazi'nin yanına güvendiği adamlarını alarak tekrar gelmesini, kaleyi teslim edeceğini" bildirir.
Gaziler planı uygulamaya koyarlar.
Bu sırada Tekfur ve adamları zafer sarhoşluğu içerisinde eğlenceye dalmışlardır.
Gece kale surlarına yaklaşan Abdurrahman Gazi'ye Tekfurun Kızı bir ip sarkıtır.
Gazi buradan surlara çıkar ve kapıları Osmanlı birliklerine açarak kalenin fethini sağlar.
Fetihten sonra ise Orhan Gazi, Abdurrahman ile Tekfurun kızını evlendirir.
onlar ererler muratlarına grimm kardeşler çıkar kerevetlerine.
iş bu Yarı gerçek yarı efsane bu hikaye, aşıkpaşazade tarihinde geçer, aşıkpaşazade'den sonra bu hikayeyi Hadidi, Hoca Saadeddin, ibni Kemal, Katip Çelebi, Solakzade ve dahası... anlatmaya, aktarmaya devam ederler. ta ki hikaye 18. yüzyılda grimm kardeşlerin kulağına gidene kadar.
sonra?
sonrası malum.
bizim öz tarihimiz, bizim öz hikayemiz, efsanelerimiz hırsızlar tarafından dünya klasikleri arasına sokulur.
tıpkı yüzlerce yıl evvel homeros'un yaptığı gibi.
"homeros ne yapmış ya la?" diye soran, merak eden varsa, onu da şöyle alalım;
(bkz: homeros bir tarih hırsızıdır/#15130396)
güncel Önemli Başlıklar