bugün
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek7
- escort taş mı yesin4
- sarı saçın yakıştığı ünlüler8
- fırında tavuk10
- gecenin şarkısı9
- kedilerle uyumak9
- dolapta iki biram var6
- rafine zevkleri olan erkek12
- yüzüklerin efendisi5
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına6
- cumhuriyet bayramı8
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- bir kıza saklama kabı hediye etmek9
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- acil durumda aranacak kişi5
- salon erkeği10
- sevişmek hüner değil6
- giysi fiyatlarının uçması9
- içten içe üşümek5
- rüyalarınızı ağzından öptüm4
- nasılsın4
- ekşi sözlük9
- lüks araba istemeyen erkek9
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- değerli olduğunu hissettirmek6
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- nejat işler3
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- ilker başbuğ7
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- trabzonspor17
- 2008 ekonomik krizi7
- beyaz pasta7
- ruffles ketçaplı7
- gözlerim dolmuş boşalmış bir kere3
- kendinden vazgeçmemek4
- insan aklıyla açıklanamayan konular5
- insta da aşırı dekolteli kızları takipten çıkmak4
- üniversiteli kızlar6
- yallah arabistan a diyen tip11
- belki güneş bir gün ikimiz için doğar3
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- giresunlu olmanın zorlukları9
- amedspor9
- halk aşksızsa sokaklar banka dükkanlarıyla doludur2
- 9 mayıs 2027 trabzonspor fenerbahçe maçı8
- sözlükte kız olduğunu sanan mal5
süresine aldanmamak gereken filmlerden. bir tarantino güzelliği daha.
insanların herşeyden alındığı, ironiyi gerçekten ayıramadığı 2015 amerikası'nda, tonlarca kere nigger* kelimesi geçen, bir kadının sahnelerce dövüldüğü bir film, ancak bu iki ayrıntı da filmi döneme uydurmak için konmuş, ki tarantino'nun nigger kelimesi sıklıkla geçen bir başka filmi, aslında ırkçılığa en karşı çıktığı filmiydi. the hateful eight'te de "yine yeni yeniden ırkçılığa karşıyım" teması olsa da, benim asıl baş karakterim daisy domergue idi, ondan "beyaz cehennemdeki kara samuel jackson reyiz" kısmına pek dikkat edemedim.
çoğunluğun aksine filmin ilk yarısında sıkılmadım, aksine karlı görüntüler mükemmel geldi bana, gözümü ayıramadım, onun dışında karakterlerin diyalogları çok eğlenceliydi, özellikle walton goggins o nasıl güzel bir aksandır? şerif her konuştuğunda msn'deki gülen smileylere döndüm.
hikaye çoğu tarantino filminin aksine tempolu değildi ancak olay tempolu olması da değildi. tarantino kendini kanıtlamış ve gişede başarılı bir yönetmen, bu sefer kafasına göre bir film çekmiş, bu oyunculardan da soundtrack'den de çekim metodundan da belli oluyor, filmi izleyince de filmin sizin için olmadığını, sadece size sunulduğunu anlıyorsunuz.
film kitap gibiydi, bir ara narrator bile girdi.
sequel olmamasına rağmen django unchained ile çok benzerliği olan bir filmdi, tarantino'nun western hayranlığından dolayı olabilir. belki de filmin etkisinde yazdı the hateful eight'i. bilemeyeceğim.
--spoiler--
filmin ilk sahnelerinde daisy'nin bir haltlar yiyeceğini anlamıştım ama channing tatum'u daisy'nin kardeşi olarak görmek bana plot twist yaşattı ki filmin son yarısı plot twist dolu zaten.
tim roth ilk çıktığında christoph waltz zannettim. quentinciğim özlemişsin adamı, naz yapmayın ikiniz de, siz birbirinize aitsiniz *
başrol olmamasına rağmen jennifer jason leigh bu film sayesinde ödülleri silip süpürüyor ve devam edecek gibi duruyor çünkü daisy mükemmel canlandırılmış, ilk yarıdaki rahat\umursamaz deliliğine, ikinci yarıdaki kan kusmuklu yüzüne hasta oldum. tarantino'nun mükemmel psikopat kadınlarından biri daha.
filmin son yarısı katil kim oyunu gibi geçti, ben şerif bilerek kahveyi içmedi ve herkesi öldürecek sanıyordum ama mantıksızmış bu, şimdi farkettim.
--spoiler--
sonuç olarak herkes için olan bir film değil. tarantino seviyorsanız ve dikkat süreniz henüz saniyelere inmemişse izleyin, seveceksiniz, en kötü 7 verirsiniz. ben 9 veriyorum. kahrolsun finaller, yaşasın tarantino.
insanların herşeyden alındığı, ironiyi gerçekten ayıramadığı 2015 amerikası'nda, tonlarca kere nigger* kelimesi geçen, bir kadının sahnelerce dövüldüğü bir film, ancak bu iki ayrıntı da filmi döneme uydurmak için konmuş, ki tarantino'nun nigger kelimesi sıklıkla geçen bir başka filmi, aslında ırkçılığa en karşı çıktığı filmiydi. the hateful eight'te de "yine yeni yeniden ırkçılığa karşıyım" teması olsa da, benim asıl baş karakterim daisy domergue idi, ondan "beyaz cehennemdeki kara samuel jackson reyiz" kısmına pek dikkat edemedim.
çoğunluğun aksine filmin ilk yarısında sıkılmadım, aksine karlı görüntüler mükemmel geldi bana, gözümü ayıramadım, onun dışında karakterlerin diyalogları çok eğlenceliydi, özellikle walton goggins o nasıl güzel bir aksandır? şerif her konuştuğunda msn'deki gülen smileylere döndüm.
hikaye çoğu tarantino filminin aksine tempolu değildi ancak olay tempolu olması da değildi. tarantino kendini kanıtlamış ve gişede başarılı bir yönetmen, bu sefer kafasına göre bir film çekmiş, bu oyunculardan da soundtrack'den de çekim metodundan da belli oluyor, filmi izleyince de filmin sizin için olmadığını, sadece size sunulduğunu anlıyorsunuz.
film kitap gibiydi, bir ara narrator bile girdi.
sequel olmamasına rağmen django unchained ile çok benzerliği olan bir filmdi, tarantino'nun western hayranlığından dolayı olabilir. belki de filmin etkisinde yazdı the hateful eight'i. bilemeyeceğim.
--spoiler--
filmin ilk sahnelerinde daisy'nin bir haltlar yiyeceğini anlamıştım ama channing tatum'u daisy'nin kardeşi olarak görmek bana plot twist yaşattı ki filmin son yarısı plot twist dolu zaten.
tim roth ilk çıktığında christoph waltz zannettim. quentinciğim özlemişsin adamı, naz yapmayın ikiniz de, siz birbirinize aitsiniz *
başrol olmamasına rağmen jennifer jason leigh bu film sayesinde ödülleri silip süpürüyor ve devam edecek gibi duruyor çünkü daisy mükemmel canlandırılmış, ilk yarıdaki rahat\umursamaz deliliğine, ikinci yarıdaki kan kusmuklu yüzüne hasta oldum. tarantino'nun mükemmel psikopat kadınlarından biri daha.
filmin son yarısı katil kim oyunu gibi geçti, ben şerif bilerek kahveyi içmedi ve herkesi öldürecek sanıyordum ama mantıksızmış bu, şimdi farkettim.
--spoiler--
sonuç olarak herkes için olan bir film değil. tarantino seviyorsanız ve dikkat süreniz henüz saniyelere inmemişse izleyin, seveceksiniz, en kötü 7 verirsiniz. ben 9 veriyorum. kahrolsun finaller, yaşasın tarantino.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar