bugün
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı25
- gömü bulmak8
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı6
- gocu abiyi akşamki boks maçına hazırlamak5
- claudian clouds9
- melih gökçek'e soruşturma açılması8
- sesli kitap dinlemek4
- ibrahim ethem hacıosmanoğlu3
- çi çi çi çiçeğum çiçeğum da çiçeğum3
- yaşlı insanlar neden huysuz olur6
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı7
- paris saint germain2
- kendinden biz diye bahsetmek6
- aç karnına kahve içmek8
- yazarların sevdiği sözler2
- aslında 1999 yılında olmamız4
- şive şakası4
- anayasanın ilk 3 maddesi2
- bu koyden olsam ne olacak20
- genç yaşta ölen ünlüler2
- sarapci koala79
- hayatının yavaş yavaş düzene girmesi2
- sözlüğün güzel yer olması3
- gocu23
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- dinlerin yalan olması17
- doğru insanı bulmak3
- melek mosso'dan canlı canlı vazgeç gönlüm dinlemek2
- sarı torba8
- dövüşlü film izleyip gaza gelmek4
- boğazı yüzerek geçmek3
- telefonun şarj bölgesi temassızlığı2
- ağlama melis2
- sözlükteki botlar4
- nepal'deki sel felaketi6
- dün gece sözlükte yaşanan terbiyesiz olay2
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı19
- cincinnati cini2
- hayda rinna rinna rinna rinanay3
- sımsıkı sıkı sıkı sıkı sıkı sar beni2
- ekşi sözlük4
- lise yılları kurtlar vadisine denk gelmek3
- güne sporla başlamak3
- uzaylıların sefaköyü istila etmesi3
- online listesi3
- istanbul2
- otobüsten inerken şoföre teşekkür etmek2
- toplu taşımada boş koltuk gören ihtiyar2
- erkeksii bayan buse2
( iki bacak aramı sımsıkı tutarım,
Ve geceler boyu ağlarım. )
Küçük bir kızdım. Ellerim kilden kirlenmiş, meni denilen şeye değince çamur oluvermişti. O zamanlar bilmezdim onun bir erkekten aktığını. Sandım ki gözyaşımdı beni kirleten, ellerimi çamur eden.
Sandım ki ben kirliyim, dünya temiz, en güzelinden.
( Bir oyun bahçesinin içindeyim,
Güzel çiçeklerden derlemeyim. )
En neşelisi bendim, en hokkabazı, en fettanı. Arkadaşlarımla o gün yine oyun bahçemizin içinde oynarken, ebe olan ben sobelemek için gittim kuytulara. Aradım, bulamadım;
arandım, bulunamadım!
Bir ahıl içinde kıpırdamadım, kıpırdanamadım.
Kulağımın arka tarafından bir ses, ılıkça ancak soluyan hayvanca... Aklım karışık, oyun sıram şaşık, hayat karanlık... Ne yani, şimdi ben mi sobe olacağım, ebelikten çıkarılıp?
( Vücudum mu kalan çıplak,
Umutlarım mı yoksa soluyan mı dizginlenemez kaçak? )
Elleri sertti, vücudum bir o kadar yumuşak. Elbiselerim tertemizdi, ellerime inat. O ses buyurgan, ben ise itaatkâr. O ses emin ve istekli, bense ürkek ve şaşkın. Bir iki yumuşak okşama, ardından başladı içim saymaya:
Bir, iki, üçççç...
Ben mi kısa saydım yoksa zaman mı ağır geçti? Ben mi yavaş saydım, yoksa zaman mı akıp geçiverdi?
Acı vardı bacak aramda, biraz da ıslaklık. Neydi bu, bilemedim o zamanlar.
Adam gitmişti, bıraktığı kokusu kalmıştı: Kâh masumiyet, kâh ırzına geçilen ve masumiyetten geri kalan isyan, çocuk saflığı ve hala yanıp tutuşulan oyun aşkı.
Şimdi ben ebeydim ya; bu bana yapılanla ben mi sobelendim?
Şimdi ben ebeydim ya; bu bana yapılanı anlatsam oyun bozan olur muydum?
Şimdi ben ebeydim ya; kaça kadar sayacaktım?
Şimdi ben ebeydim ya; kaçan neydi? Kovalayan kimdi?
Şimdi ben çocuktum ya; yedi yaşında mı oldum kadın?
Ve geceler boyu ağlarım. )
Küçük bir kızdım. Ellerim kilden kirlenmiş, meni denilen şeye değince çamur oluvermişti. O zamanlar bilmezdim onun bir erkekten aktığını. Sandım ki gözyaşımdı beni kirleten, ellerimi çamur eden.
Sandım ki ben kirliyim, dünya temiz, en güzelinden.
( Bir oyun bahçesinin içindeyim,
Güzel çiçeklerden derlemeyim. )
En neşelisi bendim, en hokkabazı, en fettanı. Arkadaşlarımla o gün yine oyun bahçemizin içinde oynarken, ebe olan ben sobelemek için gittim kuytulara. Aradım, bulamadım;
arandım, bulunamadım!
Bir ahıl içinde kıpırdamadım, kıpırdanamadım.
Kulağımın arka tarafından bir ses, ılıkça ancak soluyan hayvanca... Aklım karışık, oyun sıram şaşık, hayat karanlık... Ne yani, şimdi ben mi sobe olacağım, ebelikten çıkarılıp?
( Vücudum mu kalan çıplak,
Umutlarım mı yoksa soluyan mı dizginlenemez kaçak? )
Elleri sertti, vücudum bir o kadar yumuşak. Elbiselerim tertemizdi, ellerime inat. O ses buyurgan, ben ise itaatkâr. O ses emin ve istekli, bense ürkek ve şaşkın. Bir iki yumuşak okşama, ardından başladı içim saymaya:
Bir, iki, üçççç...
Ben mi kısa saydım yoksa zaman mı ağır geçti? Ben mi yavaş saydım, yoksa zaman mı akıp geçiverdi?
Acı vardı bacak aramda, biraz da ıslaklık. Neydi bu, bilemedim o zamanlar.
Adam gitmişti, bıraktığı kokusu kalmıştı: Kâh masumiyet, kâh ırzına geçilen ve masumiyetten geri kalan isyan, çocuk saflığı ve hala yanıp tutuşulan oyun aşkı.
Şimdi ben ebeydim ya; bu bana yapılanla ben mi sobelendim?
Şimdi ben ebeydim ya; bu bana yapılanı anlatsam oyun bozan olur muydum?
Şimdi ben ebeydim ya; kaça kadar sayacaktım?
Şimdi ben ebeydim ya; kaçan neydi? Kovalayan kimdi?
Şimdi ben çocuktum ya; yedi yaşında mı oldum kadın?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar