bugün
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik6
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek13
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı8
- bir erkekte kabul edilemez 250 özellik8
- şarabi marsilya kiremiti3
- tanga neden giyilir11
- true'ya arkadan sahip olmak10
- bisikletle giderken çöpün yanında kitaplar görmek4
- zayıflama iğnelerinin yasaklanması gerekliliği3
- sedat bey birader pekmez bey reyiz3
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı10
- ismet bin muganni ül mevcuhi el cezayiri2
- yengeç burcu erkeği sinsiliği3
- kullanmak zorunda kalınan en kötü tuvalet4
- ankaradaki çıkılamayan yokuş5
- vajina yalarsam her şey düzelecek inancı2
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- açık giyinebilmek özgürlüktür9
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi8
- lüle kebabı4
- nesrin cavadzade9
- ilgisini çekmek için beğendiği erkeğe saldıran kız2
- erkek arkadaşının giyimine karışmayan kız4
- hayatın renginin kalmaması7
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması7
- evlenmemeyi başarı olarak görmek8
- son gün aslan burcu olmak2
- 15 haziran azerbaycan milli kurtuluş günü3
- slip mayo giyen erkeğin namusu3
- yalnız yaşamak6
- ece irtem8
- yahudi fıkraları6
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi7
- yeşil burun adaları7
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- namus takıntısı olan erkek17
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- arapçada ene mi denir ana mı denir3
- belçika mısır maçı saat 22 de trt 1 de3
- koklayarak öpen erkek5
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- regl dönemi çirkinliği8
- azerbaycan kktc'yi devlet olarak tanımalı2
- slip mayonun namusu2
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- badelenmiş sözlük yazarları7
- geceye bir söz bırak2
- slip mayo giyen kedi besleyen erkek2
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz9
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
hiçbir şeyin imkansız olmadığını anlatan, bu durumu gözümüze gözümüze sokan bir film. filmin daha ilk on dakikasında ne kadar kaliteli bir yapım izleyeceğinizi de anlıyorsunuz. e yönetmeni de zaten robert zemeckis. fransız sanatçı philippe petit'in yaşadığı gerçek bir olay anlatılıyor. ip cambazı olan philippe petit, 11 eylül 2001 tarihindeki terör saldırıları nedeniyle günümüze kadar ayakta kalamamış olan ikiz kulelere -yani dünya ticaret merkezi'ne- 7 ağustos 1974 tarihinde yasadışı bir şekilde çıkıyor ve iki kule arasında gerdiği ipin üzerinde bir gösteri yapıyor. filmin başından sonuna sanatçının hayalini gerçekleştirme arzusunu izliyoruz. ve elbette ki tatmin edici bir final. içerisinde sanat olan, sanatçı olan, yaratıcılık ve hayaller olan işler gerçek hayatta olduğu gibi filmde de o kadar güzel duruyor ki kötü hiçbir şey göremiyoruz. adamın tek derdi en büyük hayalini gerçekleştirmek. bu yolda da önüne çıkan hiç kimse ve hiçbir şey onun hayallerinden vazgeçmesine neden olmuyor. ayrıca aynı olayın anlatıldığı man on wire isimli belgesel/film de var.
sanırım sanatçılar ve sporcular kadar hayal kuran hiç kimse yoktur. onları başarılı yapan, daha doğrusu başarılı olmalarını sağlayan da kurdukları hayaller ve hayallerini gerçekleştirene kadar asla vazgeçmemeleridir. hayalleri, neredeyse bütün hayatları oluyor. böyle olunca da kötü şeyler düşünmeye, yaşanmasına ve yapılmasına pek vakit kalmıyor galiba. bugün eğitim müfredatı değiştirilip, her öğrencinin bir sanat bir de spor dalıyla ilgilenmeleri zorunlu kılınsa... yani resim, müzik, beden eğitimi gibi dersler seçmeli değil de teoride ve pratikte yapılmaya zorlansa, yaz tatillerinde bile koca üç ay eğitime ara verildiğinde sanat ve spor ile ilgilenilmeye mecburen devam edilse çok daha farklı insanlar yetişir, sonra da sokakta, otobüste, metroda çok daha farklı insanlarla bir arada olurduk sanırım. aslında yaptığı iş ne olursa olsun herkes, bir sanatçı ya da sporcu gibi, en iyisini yapabilmek için daima hayal kurabilmelidir. hayal kurmak, yalnızca tüketmeyi bırakıp, düşünmenin, üretmeye başlamanın ilk adımıdır. dünyadaki en başarılı toplumlar da tüketen yerine üreten olmayı tercih eden, ürettiklerinin başka toplumlarca tüketilmesini sağlayabilen toplumlardır.
filmi anlatıyorduk değil mi, izleyin efendim. ama içinde azıcık bile olsa hayal kurma arzusu bulunmayanlar sıkılabilirler. ne demiş henri frederic blanc; "hayatta var olduğu için düşlenen şeyler vardır, bir de düşlendiği için var olacak şeyler..."
sanırım sanatçılar ve sporcular kadar hayal kuran hiç kimse yoktur. onları başarılı yapan, daha doğrusu başarılı olmalarını sağlayan da kurdukları hayaller ve hayallerini gerçekleştirene kadar asla vazgeçmemeleridir. hayalleri, neredeyse bütün hayatları oluyor. böyle olunca da kötü şeyler düşünmeye, yaşanmasına ve yapılmasına pek vakit kalmıyor galiba. bugün eğitim müfredatı değiştirilip, her öğrencinin bir sanat bir de spor dalıyla ilgilenmeleri zorunlu kılınsa... yani resim, müzik, beden eğitimi gibi dersler seçmeli değil de teoride ve pratikte yapılmaya zorlansa, yaz tatillerinde bile koca üç ay eğitime ara verildiğinde sanat ve spor ile ilgilenilmeye mecburen devam edilse çok daha farklı insanlar yetişir, sonra da sokakta, otobüste, metroda çok daha farklı insanlarla bir arada olurduk sanırım. aslında yaptığı iş ne olursa olsun herkes, bir sanatçı ya da sporcu gibi, en iyisini yapabilmek için daima hayal kurabilmelidir. hayal kurmak, yalnızca tüketmeyi bırakıp, düşünmenin, üretmeye başlamanın ilk adımıdır. dünyadaki en başarılı toplumlar da tüketen yerine üreten olmayı tercih eden, ürettiklerinin başka toplumlarca tüketilmesini sağlayabilen toplumlardır.
filmi anlatıyorduk değil mi, izleyin efendim. ama içinde azıcık bile olsa hayal kurma arzusu bulunmayanlar sıkılabilirler. ne demiş henri frederic blanc; "hayatta var olduğu için düşlenen şeyler vardır, bir de düşlendiği için var olacak şeyler..."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar