bugün
- rafael leao22
- günün sözü20
- sarapci koala69
- tanrı ile röportajlar3
- türkiye12
- biraderlerin vurduyor olması12
- biraderizm felsefesi3
- arkadaşlar size küstüm2
- 28 ağustos 2026 türkiye polonya voleybol maçı4
- erecto birader nasıl gözüküyor2
- üşümeyi özlemek2
- erkeklerin istediği tek şey16
- gece yarısı çerokilerin tarihini okumak2
- gerçekliğin zihinle genişleyerek yaratılması9
- hayden panettiere2
- gram altın4
- şarapçı koala ile viski içmek5
- biraderioz2
- en son ne zaman namaz kıldın13
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi22
- ayarını bozduğun kantar gün gelir seni tartar2
- sarapci diye nick alan akpli17
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- 27 ağustos 2026 ferencvaros trabzonspor maçı8
- yeni tasarıma tek tıkla eskiye göt vererek geçmek9
- açıkta bacak olunca herkesin bakması2
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz13
- rusya2
- fener balı15
- iş yerinde sözlükte takılmak14
- hapoel beer sheva4
- manifest11
- sosyalizm her ülkede farklı tecelli eder6
- anın görüntüsü19
- yavşak koala5
- neden sosyalizm'e karşısınız ve ne istiyorsunuz5
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması11
- kadınların yaşlanmaması haksızlıktır5
- bir yazarı savunmak4
- namaz kılmayan erkekle evlenir misiniz4
- fenerbahçe vs galatasaray26
- zorunlu eğitim15
- ona bir şey söyle6
- yediğiniz eriğin bile bilinci var4
- manifest menajeri tolga akış'ın tutuklanması2
- birader baylar birader beyefendilerdir4
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
- sağlık2
- trabzonspor10
- hiç çalışası olmamak5
6 mayıs sabahı, darağacına götürülürken başgardiyanın odasına götürüldü... Az önce Deniz'in oturmuş olduğu sandalyede oturuyordu... Asılmadan önce son oturduğu sandalyede... Biraz sonra kavuşacaktı deniz'e... Ayaklarındaki zincirler çözüldü... Kendisine hüküm okundu. Bir diyeceği olup olmadığı soruldu.. "bir diyeceğim yok, karar bana aittir." dedi. Doktor çağırdılar yanına... "Hiçbir şeyim yok. Sanki komada olsam asmayacak mısınız?" dedi. Yusuf, babasına, köydeki akrabalarına ve köy halkına son mektuplarını yazmıştı dört gün önce cezaevindeki hücresinde... Koynunda saklıyordu o ana kadar... infaz savcısı aldı mektupları... "Mektupları yerine verecek misiniz?" diye sordu savcıya... "Elbette vereceğiz, bize güvenin yok mu?" diye yanıtladı infaz savcısı. Yusuf gülümseyerek "niye güvenim olsun?" dedi.... Haklıydı da... Babasına yazdığı mektuplar bile ne zorluklarla teslim edilmişti ki diğer iki mektubuna el konuldu... Niye güvensindi ki onlara? Üç fidan yan yana gömülmek istemişlerdi... Kabul etmediler, aralarında bir tane mezar olma koşulu koydular.... Sanki öldükten sonra ne olacaksa artık... mezarlarını ilk ziyarete giden genci, ilk sokakta bağıran kadını, onlar için ilk ağlayan vatandaşı tutuklattılar.. Ailesinin, akrabalarının evlerini sardı tüm polisler, jandarmalar... Niye güvensin ki?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar