bugün
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz17
- hem kürt hem trabzonsporlu hem milliyetçi olmak4
- gecenin bir vakti gelip vurdurmam lazım diyen kız4
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan6
- belinde don t stop dövmesi olan kız7
- sözlüğün en güzel kızları sıralı liste4
- bdsm ci kadın yazar12
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- sözlük yazarlarının salataları15
- sözlüğü amcalardan arındırıyoruz kampanyası6
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar4
- opera tarayıcı8
- protesto ayağına dükkan yağmalamak2
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- çorabı kaçan kız2
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı13
- 16 56 çalışma düzeni3
- ankaralı bir kıza aşık olmak2
- rüyada nervio yu görmek2
- türkiye nin en büyük sorunu13
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı6
- irlandalı'nın 27 türk'ü evire çevire dövmesi2
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı8
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- aöf aşçılık6
- rüyada bir sözlük yazarını görmek2
- saraca098
- kolye140
- usualsuspects'in ayağı15
- soner çetin3
- yazarların hayattaki başarıları9
- fon vurgunu34
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak8
- rasputin in 33 cmlik kesik penisi2
- laptop anakartı4
- uzaylılar insanlar gibi seks yapıyorlar mı2
- kütüphanede sevişmek4
- salat namaz değildir2
- 5 bin liranın artık çok küçük para olması7
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek9
- cam açık ve çıplak uyumak7
- uzaylılar gözlük takıyor mu2
- sözlüğü ergenlerden arındırıyoruz kampanyası3
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı7
- ikinci el kitapların künye sayfasını koparan kişi2
- birinci viyana kuşatması3
- iş çıkışı bir yerlere gidip bir şeyler yapmak3
- ambulansa yol vermeyen sürücüye 46 bin lira ceza2
nefes alıp vermeler bütünü. ya da bundan tamamen bağımsız bir şey.
hep aklıma takılan bir soru var: madem attığımız her adım bizi ölüme yaklaştırıyor, neden buna yaşamak diyoruz? bunun adı düpedüz ölmektir..
""seni görene dek ölüyordum ben. hep bir ölü olduğumu düşünmüştüm. olmasam ne olurdu diye düşünmüştüm. yoktum sanki. ya da hiç olmamıştım. birileri aniden beni soracak olsa kimse görmemişti beni. en son görüldüğüm üzerinden aylar geçmiş olmalıydı hep. ben böyle yaşıyordum işte. ölüyordum giderek..
sonra bir gün, öldüğüm önceki tüm günlerden farklı bir şekilde hissediyordum. seni görmüstüm. bir melek edasiyla yürüyordun. tenine bakan gözlerim göz olduklarının farkına yeni varmislardi. o ana dek gördüğüm her şey soyuttu. bunu fark etmiştim. kabul edemediğim yalandan nefes alıp vermelerin sonunda bir anlama dayanmasıydın sen. ben de senin hayatımın kıyısından geçip gitmene razı gelemezdim. sen ölmekte olan beni kurtaracak tek kişiydin. bunu yazınca çok bencil olduğumu hissettim. inan öyle değilim. bencil değil senden sonra ben hep sen oldum..
Gecenin bir vakti buz gibi kaldırıma oturup orada öylece gözlerimden yaşların akmasının sebebi sendin. En son ne zaman ağladim diye düşündüğümde sen vardın orada.. Sen hep hüzünlerimdeydin, oysa seni mutluluklarımda görmek isterdim.
Söylenecek sözlerin kıymeti yok artık. Zaten senden önce de yoktu. Cennetten çıkmış benim gozlerimin önünden geçip gitmiştin sadece. kimseler görmedi, kimseler anlamadı Benden başka. Sen gittin gideliyse artık ben başka bir ölü oldum, ruhuma el fatiha..""
hayat demistik. hayat içinde iki hakikat ve bir sonuç barındırıyor. doğum ve ölüm iki hakikati oluştururken bu ikisinin arasında geçen zaman da yaşam olarak anılıyor. buradaki denklemde bilinmeyense hayat. hayat nerede peki? x nerede? ya da hangi hayat bahsedilen? geceler boyunca uyuyamamışların yaşadığı hayatın tanımına uyar mı? hiçbir sevince yetişemeyenlerin yaşadığı hayat mı? Her defasında bir yere tutundum derken ellerine boşluk dolanların yaşadığı hayat mı? söylemek zorunda olduklarını kendini üzmek pahasına içine atanların yaşadıkları hayat sayılır mı? geceleyin yağmur yağdiginda şemsiyesiz çıkıp yağmur bitene dek sokaklarda yürüyenlerin hissettikleri nedir? ya da artık mutlu olmayacağını, mutlu olamayacağını bilen birinin geri kalan ömründe yaşayacakları nedir? ben bunlara hayat demeye korkuyorum. var mı bilen ne olduğunu? yok değil mi? susun en iyisi.. susalım. ve hatta kapatın dünyanın bütün ışıklarını. hiçbir sokak lambası dahi kalmasın ışık saçan. masa lambaları telefon ışıkları fenerler ışıklı tabelalar hepsi sönmüş olsun.
karanlığı bir kez olsun sevebilir miyiz?
durdurun ya da bu düzeni.
hepimiz aynı anda ağlayalim. gozyaslarimiz karışsın birbirine. arka planda yağmur yağmalı ve flying çalmalı bir de.. şarkının tam ortasında ayni anda en yüksek gokdelenden kendimizi bırakalım yeryüzüne. Sevdiğimizin gozlerinden birakalim kendimizi ve geldiğimiz yere kendi isteğimizle dönelim bir kez de..
anladım ki ben ölüyorum.
kendime yoldaş arıyorum.
ölüm yoldaşlığı.
aslında tüm insanlar birbirinin ölüm yoldaşıdır. ama aynı evlerde bile birbirimize o kadar uzağız ki. çok acı olan şey de kimseyi gerçekten tanıyamayacak olmamız. annemizi babamızı kardesimizi o çok sevdigimiz kadını dostum dediklerimizi.. kimseyi tanıyamayacagız.
ve en büyük yalnızlık ölümü günler sonra duyulan bir adamın yalnızlığıdır.
en büyük yalnızlığımı alın benden.
taşıyamıyorum..
hep aklıma takılan bir soru var: madem attığımız her adım bizi ölüme yaklaştırıyor, neden buna yaşamak diyoruz? bunun adı düpedüz ölmektir..
""seni görene dek ölüyordum ben. hep bir ölü olduğumu düşünmüştüm. olmasam ne olurdu diye düşünmüştüm. yoktum sanki. ya da hiç olmamıştım. birileri aniden beni soracak olsa kimse görmemişti beni. en son görüldüğüm üzerinden aylar geçmiş olmalıydı hep. ben böyle yaşıyordum işte. ölüyordum giderek..
sonra bir gün, öldüğüm önceki tüm günlerden farklı bir şekilde hissediyordum. seni görmüstüm. bir melek edasiyla yürüyordun. tenine bakan gözlerim göz olduklarının farkına yeni varmislardi. o ana dek gördüğüm her şey soyuttu. bunu fark etmiştim. kabul edemediğim yalandan nefes alıp vermelerin sonunda bir anlama dayanmasıydın sen. ben de senin hayatımın kıyısından geçip gitmene razı gelemezdim. sen ölmekte olan beni kurtaracak tek kişiydin. bunu yazınca çok bencil olduğumu hissettim. inan öyle değilim. bencil değil senden sonra ben hep sen oldum..
Gecenin bir vakti buz gibi kaldırıma oturup orada öylece gözlerimden yaşların akmasının sebebi sendin. En son ne zaman ağladim diye düşündüğümde sen vardın orada.. Sen hep hüzünlerimdeydin, oysa seni mutluluklarımda görmek isterdim.
Söylenecek sözlerin kıymeti yok artık. Zaten senden önce de yoktu. Cennetten çıkmış benim gozlerimin önünden geçip gitmiştin sadece. kimseler görmedi, kimseler anlamadı Benden başka. Sen gittin gideliyse artık ben başka bir ölü oldum, ruhuma el fatiha..""
hayat demistik. hayat içinde iki hakikat ve bir sonuç barındırıyor. doğum ve ölüm iki hakikati oluştururken bu ikisinin arasında geçen zaman da yaşam olarak anılıyor. buradaki denklemde bilinmeyense hayat. hayat nerede peki? x nerede? ya da hangi hayat bahsedilen? geceler boyunca uyuyamamışların yaşadığı hayatın tanımına uyar mı? hiçbir sevince yetişemeyenlerin yaşadığı hayat mı? Her defasında bir yere tutundum derken ellerine boşluk dolanların yaşadığı hayat mı? söylemek zorunda olduklarını kendini üzmek pahasına içine atanların yaşadıkları hayat sayılır mı? geceleyin yağmur yağdiginda şemsiyesiz çıkıp yağmur bitene dek sokaklarda yürüyenlerin hissettikleri nedir? ya da artık mutlu olmayacağını, mutlu olamayacağını bilen birinin geri kalan ömründe yaşayacakları nedir? ben bunlara hayat demeye korkuyorum. var mı bilen ne olduğunu? yok değil mi? susun en iyisi.. susalım. ve hatta kapatın dünyanın bütün ışıklarını. hiçbir sokak lambası dahi kalmasın ışık saçan. masa lambaları telefon ışıkları fenerler ışıklı tabelalar hepsi sönmüş olsun.
karanlığı bir kez olsun sevebilir miyiz?
durdurun ya da bu düzeni.
hepimiz aynı anda ağlayalim. gozyaslarimiz karışsın birbirine. arka planda yağmur yağmalı ve flying çalmalı bir de.. şarkının tam ortasında ayni anda en yüksek gokdelenden kendimizi bırakalım yeryüzüne. Sevdiğimizin gozlerinden birakalim kendimizi ve geldiğimiz yere kendi isteğimizle dönelim bir kez de..
anladım ki ben ölüyorum.
kendime yoldaş arıyorum.
ölüm yoldaşlığı.
aslında tüm insanlar birbirinin ölüm yoldaşıdır. ama aynı evlerde bile birbirimize o kadar uzağız ki. çok acı olan şey de kimseyi gerçekten tanıyamayacak olmamız. annemizi babamızı kardesimizi o çok sevdigimiz kadını dostum dediklerimizi.. kimseyi tanıyamayacagız.
ve en büyük yalnızlık ölümü günler sonra duyulan bir adamın yalnızlığıdır.
en büyük yalnızlığımı alın benden.
taşıyamıyorum..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar