bugün
- kadir inanır ın buket saygı yı taciz etmesi13
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı21
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle19
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi12
- kiraz cicegi kolonyasi34
- yazarların en sevdiği meyve6
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi11
- yazarların en sevdiği sözler7
- corona sonrası dünya düzeni5
- john glover2
- 30 gün psikiyatri servisinde yatmak2
- sanal oyunda bir kızla seks yapmak2
- neden kadın ayağına ilgi duyulduğu sorusu8
- sözlük yazarlarının tatlıları20
- midye8
- mantra grubu6
- 10 temmuz 20265
- 1000 liralık boxer giymek5
- canım dilaram2
- fas11
- ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler6
- fransa8
- kristin kreuk2
- kürdistan5
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen17
- johnny sinsin araba vurdurması4
- uzun ilişki sürdürmenin sırları4
- sevgiliyle yapılabilecek en güzel aktivite6
- söylemek istenilenler4
- fiat 131 vs peugeot 5043
- seksting yapacak yazarlar veritabanı6
- izlenilen ilk yabancı dizi10
- ayakseverlik5
- sevilen bilgisayar oyununu üç kelime ile anlatmak3
- 2026 dünya kupası24
- sevgiliyle yemek yaparken sevişmeye başlamak6
- menemen4
- kadın yazarların kavga etmesi11
- saraca finch house25
- kuran da namazın olmaması21
- üniversiteli kızlara cinlerin musallat olması2
- futbol21
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- velvet38
- tabağında yemek bırakan erkek5
- gram altın3
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı13
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması7
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar9
- düşün ki o bunu okuyor6
nefes alıp vermeler bütünü. ya da bundan tamamen bağımsız bir şey.
hep aklıma takılan bir soru var: madem attığımız her adım bizi ölüme yaklaştırıyor, neden buna yaşamak diyoruz? bunun adı düpedüz ölmektir..
""seni görene dek ölüyordum ben. hep bir ölü olduğumu düşünmüştüm. olmasam ne olurdu diye düşünmüştüm. yoktum sanki. ya da hiç olmamıştım. birileri aniden beni soracak olsa kimse görmemişti beni. en son görüldüğüm üzerinden aylar geçmiş olmalıydı hep. ben böyle yaşıyordum işte. ölüyordum giderek..
sonra bir gün, öldüğüm önceki tüm günlerden farklı bir şekilde hissediyordum. seni görmüstüm. bir melek edasiyla yürüyordun. tenine bakan gözlerim göz olduklarının farkına yeni varmislardi. o ana dek gördüğüm her şey soyuttu. bunu fark etmiştim. kabul edemediğim yalandan nefes alıp vermelerin sonunda bir anlama dayanmasıydın sen. ben de senin hayatımın kıyısından geçip gitmene razı gelemezdim. sen ölmekte olan beni kurtaracak tek kişiydin. bunu yazınca çok bencil olduğumu hissettim. inan öyle değilim. bencil değil senden sonra ben hep sen oldum..
Gecenin bir vakti buz gibi kaldırıma oturup orada öylece gözlerimden yaşların akmasının sebebi sendin. En son ne zaman ağladim diye düşündüğümde sen vardın orada.. Sen hep hüzünlerimdeydin, oysa seni mutluluklarımda görmek isterdim.
Söylenecek sözlerin kıymeti yok artık. Zaten senden önce de yoktu. Cennetten çıkmış benim gozlerimin önünden geçip gitmiştin sadece. kimseler görmedi, kimseler anlamadı Benden başka. Sen gittin gideliyse artık ben başka bir ölü oldum, ruhuma el fatiha..""
hayat demistik. hayat içinde iki hakikat ve bir sonuç barındırıyor. doğum ve ölüm iki hakikati oluştururken bu ikisinin arasında geçen zaman da yaşam olarak anılıyor. buradaki denklemde bilinmeyense hayat. hayat nerede peki? x nerede? ya da hangi hayat bahsedilen? geceler boyunca uyuyamamışların yaşadığı hayatın tanımına uyar mı? hiçbir sevince yetişemeyenlerin yaşadığı hayat mı? Her defasında bir yere tutundum derken ellerine boşluk dolanların yaşadığı hayat mı? söylemek zorunda olduklarını kendini üzmek pahasına içine atanların yaşadıkları hayat sayılır mı? geceleyin yağmur yağdiginda şemsiyesiz çıkıp yağmur bitene dek sokaklarda yürüyenlerin hissettikleri nedir? ya da artık mutlu olmayacağını, mutlu olamayacağını bilen birinin geri kalan ömründe yaşayacakları nedir? ben bunlara hayat demeye korkuyorum. var mı bilen ne olduğunu? yok değil mi? susun en iyisi.. susalım. ve hatta kapatın dünyanın bütün ışıklarını. hiçbir sokak lambası dahi kalmasın ışık saçan. masa lambaları telefon ışıkları fenerler ışıklı tabelalar hepsi sönmüş olsun.
karanlığı bir kez olsun sevebilir miyiz?
durdurun ya da bu düzeni.
hepimiz aynı anda ağlayalim. gozyaslarimiz karışsın birbirine. arka planda yağmur yağmalı ve flying çalmalı bir de.. şarkının tam ortasında ayni anda en yüksek gokdelenden kendimizi bırakalım yeryüzüne. Sevdiğimizin gozlerinden birakalim kendimizi ve geldiğimiz yere kendi isteğimizle dönelim bir kez de..
anladım ki ben ölüyorum.
kendime yoldaş arıyorum.
ölüm yoldaşlığı.
aslında tüm insanlar birbirinin ölüm yoldaşıdır. ama aynı evlerde bile birbirimize o kadar uzağız ki. çok acı olan şey de kimseyi gerçekten tanıyamayacak olmamız. annemizi babamızı kardesimizi o çok sevdigimiz kadını dostum dediklerimizi.. kimseyi tanıyamayacagız.
ve en büyük yalnızlık ölümü günler sonra duyulan bir adamın yalnızlığıdır.
en büyük yalnızlığımı alın benden.
taşıyamıyorum..
hep aklıma takılan bir soru var: madem attığımız her adım bizi ölüme yaklaştırıyor, neden buna yaşamak diyoruz? bunun adı düpedüz ölmektir..
""seni görene dek ölüyordum ben. hep bir ölü olduğumu düşünmüştüm. olmasam ne olurdu diye düşünmüştüm. yoktum sanki. ya da hiç olmamıştım. birileri aniden beni soracak olsa kimse görmemişti beni. en son görüldüğüm üzerinden aylar geçmiş olmalıydı hep. ben böyle yaşıyordum işte. ölüyordum giderek..
sonra bir gün, öldüğüm önceki tüm günlerden farklı bir şekilde hissediyordum. seni görmüstüm. bir melek edasiyla yürüyordun. tenine bakan gözlerim göz olduklarının farkına yeni varmislardi. o ana dek gördüğüm her şey soyuttu. bunu fark etmiştim. kabul edemediğim yalandan nefes alıp vermelerin sonunda bir anlama dayanmasıydın sen. ben de senin hayatımın kıyısından geçip gitmene razı gelemezdim. sen ölmekte olan beni kurtaracak tek kişiydin. bunu yazınca çok bencil olduğumu hissettim. inan öyle değilim. bencil değil senden sonra ben hep sen oldum..
Gecenin bir vakti buz gibi kaldırıma oturup orada öylece gözlerimden yaşların akmasının sebebi sendin. En son ne zaman ağladim diye düşündüğümde sen vardın orada.. Sen hep hüzünlerimdeydin, oysa seni mutluluklarımda görmek isterdim.
Söylenecek sözlerin kıymeti yok artık. Zaten senden önce de yoktu. Cennetten çıkmış benim gozlerimin önünden geçip gitmiştin sadece. kimseler görmedi, kimseler anlamadı Benden başka. Sen gittin gideliyse artık ben başka bir ölü oldum, ruhuma el fatiha..""
hayat demistik. hayat içinde iki hakikat ve bir sonuç barındırıyor. doğum ve ölüm iki hakikati oluştururken bu ikisinin arasında geçen zaman da yaşam olarak anılıyor. buradaki denklemde bilinmeyense hayat. hayat nerede peki? x nerede? ya da hangi hayat bahsedilen? geceler boyunca uyuyamamışların yaşadığı hayatın tanımına uyar mı? hiçbir sevince yetişemeyenlerin yaşadığı hayat mı? Her defasında bir yere tutundum derken ellerine boşluk dolanların yaşadığı hayat mı? söylemek zorunda olduklarını kendini üzmek pahasına içine atanların yaşadıkları hayat sayılır mı? geceleyin yağmur yağdiginda şemsiyesiz çıkıp yağmur bitene dek sokaklarda yürüyenlerin hissettikleri nedir? ya da artık mutlu olmayacağını, mutlu olamayacağını bilen birinin geri kalan ömründe yaşayacakları nedir? ben bunlara hayat demeye korkuyorum. var mı bilen ne olduğunu? yok değil mi? susun en iyisi.. susalım. ve hatta kapatın dünyanın bütün ışıklarını. hiçbir sokak lambası dahi kalmasın ışık saçan. masa lambaları telefon ışıkları fenerler ışıklı tabelalar hepsi sönmüş olsun.
karanlığı bir kez olsun sevebilir miyiz?
durdurun ya da bu düzeni.
hepimiz aynı anda ağlayalim. gozyaslarimiz karışsın birbirine. arka planda yağmur yağmalı ve flying çalmalı bir de.. şarkının tam ortasında ayni anda en yüksek gokdelenden kendimizi bırakalım yeryüzüne. Sevdiğimizin gozlerinden birakalim kendimizi ve geldiğimiz yere kendi isteğimizle dönelim bir kez de..
anladım ki ben ölüyorum.
kendime yoldaş arıyorum.
ölüm yoldaşlığı.
aslında tüm insanlar birbirinin ölüm yoldaşıdır. ama aynı evlerde bile birbirimize o kadar uzağız ki. çok acı olan şey de kimseyi gerçekten tanıyamayacak olmamız. annemizi babamızı kardesimizi o çok sevdigimiz kadını dostum dediklerimizi.. kimseyi tanıyamayacagız.
ve en büyük yalnızlık ölümü günler sonra duyulan bir adamın yalnızlığıdır.
en büyük yalnızlığımı alın benden.
taşıyamıyorum..
Gündemdeki Haberler