bugün
- g'i l d'e d l'i l y9
- dişçiye gitmek8
- ben geldim kerkenezler18
- her yere geç kalan insan modeli3
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız12
- mrbeast3
- kızların keko erkek seviyoruz demesi3
- kaylee hottle2
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması5
- 31 çekmek gühamıdır öğrenciyim3
- özelde fingirdeşen yazarlar14
- velvet36
- fetö siyasete nasıl sızdı2
- habire1233
- evliliğin aslında bir çıkar ilişkisi olması2
- yatakta kitap okumak2
- uykum var diye yatağa geçiş saatlerce reels izlemk2
- yeni parti14
- bisiklet sürerken götü deldirip ibne olan erkek5
- hiç sevgilisi olmamış insan4
- insanın kendini çok değerli zannetmesi11
- dos erecto don thales2
- kız arkadaşa alınabilecek hediyeler4
- daniel ortega2
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak10
- escorta giden erkek4
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç12
- basit bir hayat istemek9
- konfor alanına yapışıp kalmak6
- istanbul un çok pahalı olması27
- kabataş olayı görüntüleri27
- velvet geceleri napıyor sorunsalı9
- herkesin aynı filmi izlemesi garip2
- her gece yatmadan önceki son mastürbasyon6
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri8
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı60
- 2026 dünya kupası19
- aklın fikrin sekse çalışması6
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız8
- yazarların özledikleri şeyler7
- seçilen karpuzun neden ben anlatsana demesi5
- çekirgeleri kim gönderdi7
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- hangi manifest kızısın12
- en sevilmeyen ev işleri14
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması7
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası10
- insan sevmeyen insan5
şaibeli ve hileli bu sistemin ne sertifikasyonu ne de bağımsız denetimi varmış,
http://www.radikal.com.tr...-kanitini-buldum-1195251/
Hiç tatava yapmayın, oturun inceleyin. Gayet açık ve teknik bir güvenlik açığından söz ediyorum.
2004’ten beri şaibeli olduğu çeşitli defalar konu edilmiş, iddialar ortaya atılmıştı. Hatta bu nedenle milletvekilleri soru önergesi vermiş ama sorularına doğrudan bir cevap alamamıştı. Ben şimdi size hem o cevabı sunacağım hem de bu cevabın ne manaya geldiğini… Ama yavaş yavaş… Adım adım…
Konumuz Seçsis. Açılımı, Bilgisayar Destekli Seçmen Kütüğü Sistemi. Nedir derseniz, seçim sonuçlarının girildiği bir yazılım ve veri bankası diye özetleyebilirim.
Şöyle çalışıyor: Diyelim ki istanbul Beşiktaş'taki sandıklar sayıldı. Görevli ilçe seçim kuruluna gidip elindeki tutanağı taratıyor ve karşısına çıkan Seçsis ekranına oy oranlarını yazıyor. O Seçsis ekranını, karanlık tarafları birbirine yapışık iki ayna olarak düşünün. Bir yüzü sandık sorumlusunun karşısına çıkıyor, o da o yüze yani ekrana sonucu giriyor. Diğer yüz ise Seçsis'in yetkili teknik adamına bakıyor. Şimdi bu bilgiyi aklınızda tutun.
* * *
Seçsis'in yetkili teknik adamı kimdir, onu anlatayım.
Seçsis'in patronu Adalet Bakanlığı. Nasıl yani derseniz, basbayağı cevabını verebilirim. Çünkü Seçsis, Adalet Bakanlığı'nın kontrolündeki UYAP'ın (Ulusal Yargı Ağı) bir parçası. UYAP koca bir dolap ise Seçsis onun içinde bir çekmece. Dolayısıyla UYAP'ı yöneten ve Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen 100 civarındaki bilgi işlem personeli Seçsis'ten de sorumlu.
Biraz önce anlattığım çift taraflı aynanın diğer tarafında işte bu bilgi işlemciler oturuyor. Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen bilgi işlemciler. Hani seçimlerden kısa süre önce tamamı cemaatçi oldukları iddiasıyla değiştirilen bilgi işlemciler. Yerlerine kimlerin getirildiğini açıklamaya hacet görmüyorum.
Şimdi normal şartlarda eğer elimizdeki sağlam ve ‘geriye dönük hesap verebilir’ bir yazılım ise verilerin girildiği tarif ettiğim ekranın karşısında kimin oturduğunun hiçbir önemi olmazdı. Çünkü veriler değiştirilemez, değiştirilse de bağımsız bir üçüncü taraf tarafından tespit edilebilirdi.
* * *
Peki Seçsis böyle bir yazılım mı? Hayır. Neden? Çünkü Seçsis yazılımının UYSM (Ulusal Yazılım Sertifikasyon Merkezi) sertifikasyonu yok. Bu iddia 2004’ten itibaren çeşitli defalar dile getirilmiş, lakin somut belgeyle kanıtlanamamıştı. Çünkü soru YSK’ya sorulmuştu. YSK ise genellikle muhalefet milletvekillerinden gelen sorulara cevap vermeyi reddediyordu. Yakın zamanda bu Sezgin Tanrıkulu’nun geçen yıl ekim ayında da Oktay Ekşi’nin başına gelmişti. Ekşi’nin sorusu tam da Seçsis’in güvenilirliği ile ilgiliydi ama 15 gün içinde cevaplanması gereken önergesine hâlâ yanıt bulamadı.
Fakat Teknoparkta görev yapan ve bankaların kullandığı yazılım sistemlerinin güvenliği konusunda uzmanlaşmış bir mühendis farklı bir yol izledi. Bilgi Edinme Kanunu'nu kullandı ve iTÜ’ye bağlı UYSM'ye iki soru gönderdi. BiR: Seçsis sisteminin UYSM tarafından sertifikasyonu var mıdır? iKi: Yazılımda kullanılan kriptoloji donanımı nedir?
Cevap geldi. BiR: Seçsis'in UYSM sertifikasyonu yoktur. iKi: Seçsis’in kriptolojisi hakkında bilgimiz yoktur.
iTÜ Rektörlüğü tarafından onaylı bu belgeyle yetinmeyip UYSM’yi arayıp ilgili yüksek mühendise bizzat sordum, bir kez daha… Seçsis'in sertifikasyonu var mı? Cevap: Hayır yok. Tarafımıza böyle bir talep dahi ulaşmamıştır.
* * *
Defalarca teyit etmeye çalıştığım bu bilginin önemi nedir? Eğer devlete ait bir yazılımın sertifikasyonu yoksa -ki bu yazılımlara sertifikasyon verme yetkisi sadece UYSM'ye aittir- istenilen oynama yapılabilir. Şöyle örnek vereyim: Seçsis'i bir kutu olarak düşünün. Bugün içine 2 adet elma koyun. Yarın kutuya sorun, kaç elma var? Sertifikasyonu olan bir kutu mutlaka ama mutlaka 2 elma yanıtını verecektir. Sertifikasyonu olmayan bir kutuya ise içindeki elma sayısına 2 daha ekleyerek cevap ver komutunu verebilirsiniz ve hiç kimse bunu denetleyemez.
Bu basit anlatımdan da çözülebileceği gibi Seçsis’in arkasındaki kimseler girilen seçim sonuçlarını istedikleri gibi değiştirebilir, bu değişiklik üçüncü bir parti tarafından takip edilemez ve sonuçlar YSK’daki yargıçlara, bu yargıçların hiçbir bilgisi olmadan, onaylatılabilir. Korkunç bir olay!
Eminim adım adım titizlikle anlatmaya çalıştığım bu tablonun vahametini anlamazdan gelip AK Partinin zaferini kendilerine yediremeyenler bahane peşinde türünden bir tatava çıkaranlar olacaktır. Hiç tatava yapmayın, oturun inceleyin. Gayet açık ve teknik bir güvenlik açığından söz ediyorum. En büyük demokrasi kriteri sandık olan bir ülkede en azından bunun güvenliğinin sağlanması, ilgili yazılımın sertifikasyonunun olması gerekir. 14 yerde seçimlerin yenilenmesi ve Ankara'daki sonuçlarla ilgili şüpheler bile bu meseleye eğilme zorunluluğunu gösteriyor. Hele de önümüzde çok önemli bir cumhurbaşkanı seçimi varken…
NOT 1: ABD ve birçok Avrupa ülkesi Seçsis benzeri yazılımları kullanmaktan vazgeçti. O yüzden seçim sonuçlarının açıklanması çok daha uzun sürüyor ama hilesi hurdası en aza indirgenmiş oluyor. NOT 2: Teknoparktaki ve UYSM’deki mühendislerin isimleri ve ilgili belgeler bende saklıdır anlayacağınız sebeplerden ötürü.
http://www.radikal.com.tr...-kanitini-buldum-1195251/
Hiç tatava yapmayın, oturun inceleyin. Gayet açık ve teknik bir güvenlik açığından söz ediyorum.
2004’ten beri şaibeli olduğu çeşitli defalar konu edilmiş, iddialar ortaya atılmıştı. Hatta bu nedenle milletvekilleri soru önergesi vermiş ama sorularına doğrudan bir cevap alamamıştı. Ben şimdi size hem o cevabı sunacağım hem de bu cevabın ne manaya geldiğini… Ama yavaş yavaş… Adım adım…
Konumuz Seçsis. Açılımı, Bilgisayar Destekli Seçmen Kütüğü Sistemi. Nedir derseniz, seçim sonuçlarının girildiği bir yazılım ve veri bankası diye özetleyebilirim.
Şöyle çalışıyor: Diyelim ki istanbul Beşiktaş'taki sandıklar sayıldı. Görevli ilçe seçim kuruluna gidip elindeki tutanağı taratıyor ve karşısına çıkan Seçsis ekranına oy oranlarını yazıyor. O Seçsis ekranını, karanlık tarafları birbirine yapışık iki ayna olarak düşünün. Bir yüzü sandık sorumlusunun karşısına çıkıyor, o da o yüze yani ekrana sonucu giriyor. Diğer yüz ise Seçsis'in yetkili teknik adamına bakıyor. Şimdi bu bilgiyi aklınızda tutun.
* * *
Seçsis'in yetkili teknik adamı kimdir, onu anlatayım.
Seçsis'in patronu Adalet Bakanlığı. Nasıl yani derseniz, basbayağı cevabını verebilirim. Çünkü Seçsis, Adalet Bakanlığı'nın kontrolündeki UYAP'ın (Ulusal Yargı Ağı) bir parçası. UYAP koca bir dolap ise Seçsis onun içinde bir çekmece. Dolayısıyla UYAP'ı yöneten ve Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen 100 civarındaki bilgi işlem personeli Seçsis'ten de sorumlu.
Biraz önce anlattığım çift taraflı aynanın diğer tarafında işte bu bilgi işlemciler oturuyor. Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen bilgi işlemciler. Hani seçimlerden kısa süre önce tamamı cemaatçi oldukları iddiasıyla değiştirilen bilgi işlemciler. Yerlerine kimlerin getirildiğini açıklamaya hacet görmüyorum.
Şimdi normal şartlarda eğer elimizdeki sağlam ve ‘geriye dönük hesap verebilir’ bir yazılım ise verilerin girildiği tarif ettiğim ekranın karşısında kimin oturduğunun hiçbir önemi olmazdı. Çünkü veriler değiştirilemez, değiştirilse de bağımsız bir üçüncü taraf tarafından tespit edilebilirdi.
* * *
Peki Seçsis böyle bir yazılım mı? Hayır. Neden? Çünkü Seçsis yazılımının UYSM (Ulusal Yazılım Sertifikasyon Merkezi) sertifikasyonu yok. Bu iddia 2004’ten itibaren çeşitli defalar dile getirilmiş, lakin somut belgeyle kanıtlanamamıştı. Çünkü soru YSK’ya sorulmuştu. YSK ise genellikle muhalefet milletvekillerinden gelen sorulara cevap vermeyi reddediyordu. Yakın zamanda bu Sezgin Tanrıkulu’nun geçen yıl ekim ayında da Oktay Ekşi’nin başına gelmişti. Ekşi’nin sorusu tam da Seçsis’in güvenilirliği ile ilgiliydi ama 15 gün içinde cevaplanması gereken önergesine hâlâ yanıt bulamadı.
Fakat Teknoparkta görev yapan ve bankaların kullandığı yazılım sistemlerinin güvenliği konusunda uzmanlaşmış bir mühendis farklı bir yol izledi. Bilgi Edinme Kanunu'nu kullandı ve iTÜ’ye bağlı UYSM'ye iki soru gönderdi. BiR: Seçsis sisteminin UYSM tarafından sertifikasyonu var mıdır? iKi: Yazılımda kullanılan kriptoloji donanımı nedir?
Cevap geldi. BiR: Seçsis'in UYSM sertifikasyonu yoktur. iKi: Seçsis’in kriptolojisi hakkında bilgimiz yoktur.
iTÜ Rektörlüğü tarafından onaylı bu belgeyle yetinmeyip UYSM’yi arayıp ilgili yüksek mühendise bizzat sordum, bir kez daha… Seçsis'in sertifikasyonu var mı? Cevap: Hayır yok. Tarafımıza böyle bir talep dahi ulaşmamıştır.
* * *
Defalarca teyit etmeye çalıştığım bu bilginin önemi nedir? Eğer devlete ait bir yazılımın sertifikasyonu yoksa -ki bu yazılımlara sertifikasyon verme yetkisi sadece UYSM'ye aittir- istenilen oynama yapılabilir. Şöyle örnek vereyim: Seçsis'i bir kutu olarak düşünün. Bugün içine 2 adet elma koyun. Yarın kutuya sorun, kaç elma var? Sertifikasyonu olan bir kutu mutlaka ama mutlaka 2 elma yanıtını verecektir. Sertifikasyonu olmayan bir kutuya ise içindeki elma sayısına 2 daha ekleyerek cevap ver komutunu verebilirsiniz ve hiç kimse bunu denetleyemez.
Bu basit anlatımdan da çözülebileceği gibi Seçsis’in arkasındaki kimseler girilen seçim sonuçlarını istedikleri gibi değiştirebilir, bu değişiklik üçüncü bir parti tarafından takip edilemez ve sonuçlar YSK’daki yargıçlara, bu yargıçların hiçbir bilgisi olmadan, onaylatılabilir. Korkunç bir olay!
Eminim adım adım titizlikle anlatmaya çalıştığım bu tablonun vahametini anlamazdan gelip AK Partinin zaferini kendilerine yediremeyenler bahane peşinde türünden bir tatava çıkaranlar olacaktır. Hiç tatava yapmayın, oturun inceleyin. Gayet açık ve teknik bir güvenlik açığından söz ediyorum. En büyük demokrasi kriteri sandık olan bir ülkede en azından bunun güvenliğinin sağlanması, ilgili yazılımın sertifikasyonunun olması gerekir. 14 yerde seçimlerin yenilenmesi ve Ankara'daki sonuçlarla ilgili şüpheler bile bu meseleye eğilme zorunluluğunu gösteriyor. Hele de önümüzde çok önemli bir cumhurbaşkanı seçimi varken…
NOT 1: ABD ve birçok Avrupa ülkesi Seçsis benzeri yazılımları kullanmaktan vazgeçti. O yüzden seçim sonuçlarının açıklanması çok daha uzun sürüyor ama hilesi hurdası en aza indirgenmiş oluyor. NOT 2: Teknoparktaki ve UYSM’deki mühendislerin isimleri ve ilgili belgeler bende saklıdır anlayacağınız sebeplerden ötürü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar