bugün
- osuruktan şiirler37
- kanal ayarlama 1500 lira9
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- velvet'in aylık geliri6
- yeni anayasa3
- devletin temeli adalettir5
- mini elbise4
- sözlükten soğuma nedenleri17
- şeytanın insanlardan ders alması4
- bir daha doğmayacak olmak4
- küçük sürprizler yapmak5
- mini etek karşıtı seküler2
- türbanı yasaklayan mallar2
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- beyaz tenli gotik kız3
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- ben geldim kerkenezler18
- gerdek gecesinde sevişmek zorunda mıyız3
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener3
- claudian clouds22
- çocukluğun son günü3
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- yazarların özel mesaj sayıları5
- iyi parti17
- cem yılmaz'dan daha komik olmak2
- kısır9
- tai lung4
- türbanlı bir kadınla evlenir misiniz2
- bir gün uludağda kapanacak3
- yobazlık belirtileri2
- karınıza haşema giydirir misiniz2
- 777 diyen erkolar8
- uludağ sözlükte yazma hevesini kaybetmek3
- herkesi yakalayan falcı yalanları2
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- simko315
- normal taklidi yapmak4
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- bugün ne oldu2
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- akrep burcu kini8
- gollumun gözü yüzükte6
- hayatının başrolünü başkasına vermek3
- gece yolda sessizce yürüyen esrarengiz adam2
aslen iktisatçı olmasına rağmen, şu sıralar sıkmabaşın savunusu için tv'lere çağrılan demirbaş öğretim üyesi. nereyi açsam hoca almış eline sazı, yok efem özgürlük, yok efem devlet, millet, üniversite lafları ile karşımda.
natık olduğuna şüphe yok, dolu dolu konuşuyor, ağzı dolu manasına. herkese, her yerde, her dem özgürlük diye bir akort yapmış, çalıyor ha babam çalıyor.
"özgürlüklerin bu kadar abartılması ileride götümüze girerse ne olur? aha afganistan!" ya da "hangi özgürlük, hangi sınırda, diğerinin alanına girer, bunu nasıl belirleyeceğiz" sorusuna yanıtı ise açık, "özgürlükleri verin, asayiş bozulursa, devlet gereğini yapar, türkiye afganistan değildir".
devlet erkinin, hâli hazırdaki hükümetin elinde bulunduğu kimse tarafından hatırlatılmıyor, geçmişte de gereğini yapmamışlardı, ileride de yapmaları için sağlam bir gerekçe yok. bi allah'ın kulu da çıksın, sorsun şu soruyu diye bakınıyorum ama olmuyor. karşısına oturttukları insanlarda genelde "laiklik elden gidiyooooo!" dan başkaca bir şey söylemediklerinden dolayı, ortak tartışma ekseni diye bir şey oluşmuyor. her iki tarafta kopuyor gidiyor. geriye ise güzel laf eden insanlar haklı imiş gibi bir intiba uyanıyor ki bu da natık hocamızın en büyük cephanesi, biteceğe de benzemiyor.
"devlet gereğini yapmaz ise nedir ne değildir?"
aslında üç aşağı beş yukarı yanıtı tahmin ediyor insan. "o zaman senin devlete güvenin kalmamış, tartışacak bir şey yok" denilecek muhtemelen, ardından da şu gelir o durumda, "rastgele bir akp'li belediye seçip binasına girelim, en az 5 tane türbanlı belediye çalışanı göreceğiz, gelecekten bahsetmiyorum, aha şimdiki durum bu, anayasa erkini aldıktan sonra ne olacak? başlarına taş mı düşecek? vahiy mi inecek? bunlar mı gereğini yapacak?, yapma hocam etme"...bundan sonrasını tahmin edemiyorum işte. "ben onlara da karşıyım" diyebilir ki güzel bir haydaaaa!! tepkisi için ideal durumdur.
bir başka natığın da türkiye'nin başbakan'ı olduğunu görünce insanın sofist olası geliyor. "ne söylediğin değil nasıl söylediğin önemli" lafına çok değer veriyoruz anlaşılan, gereğinden fazla!
natık olduğuna şüphe yok, dolu dolu konuşuyor, ağzı dolu manasına. herkese, her yerde, her dem özgürlük diye bir akort yapmış, çalıyor ha babam çalıyor.
"özgürlüklerin bu kadar abartılması ileride götümüze girerse ne olur? aha afganistan!" ya da "hangi özgürlük, hangi sınırda, diğerinin alanına girer, bunu nasıl belirleyeceğiz" sorusuna yanıtı ise açık, "özgürlükleri verin, asayiş bozulursa, devlet gereğini yapar, türkiye afganistan değildir".
devlet erkinin, hâli hazırdaki hükümetin elinde bulunduğu kimse tarafından hatırlatılmıyor, geçmişte de gereğini yapmamışlardı, ileride de yapmaları için sağlam bir gerekçe yok. bi allah'ın kulu da çıksın, sorsun şu soruyu diye bakınıyorum ama olmuyor. karşısına oturttukları insanlarda genelde "laiklik elden gidiyooooo!" dan başkaca bir şey söylemediklerinden dolayı, ortak tartışma ekseni diye bir şey oluşmuyor. her iki tarafta kopuyor gidiyor. geriye ise güzel laf eden insanlar haklı imiş gibi bir intiba uyanıyor ki bu da natık hocamızın en büyük cephanesi, biteceğe de benzemiyor.
"devlet gereğini yapmaz ise nedir ne değildir?"
aslında üç aşağı beş yukarı yanıtı tahmin ediyor insan. "o zaman senin devlete güvenin kalmamış, tartışacak bir şey yok" denilecek muhtemelen, ardından da şu gelir o durumda, "rastgele bir akp'li belediye seçip binasına girelim, en az 5 tane türbanlı belediye çalışanı göreceğiz, gelecekten bahsetmiyorum, aha şimdiki durum bu, anayasa erkini aldıktan sonra ne olacak? başlarına taş mı düşecek? vahiy mi inecek? bunlar mı gereğini yapacak?, yapma hocam etme"...bundan sonrasını tahmin edemiyorum işte. "ben onlara da karşıyım" diyebilir ki güzel bir haydaaaa!! tepkisi için ideal durumdur.
bir başka natığın da türkiye'nin başbakan'ı olduğunu görünce insanın sofist olası geliyor. "ne söylediğin değil nasıl söylediğin önemli" lafına çok değer veriyoruz anlaşılan, gereğinden fazla!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar