bugün
- filistin in ermeni soykırımını tanıması34
- türklerin soykırımdaki ustalığı15
- yazarların özlü sözleri7
- onur yürüyüşüne katılanların chpye oy vermesi6
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı10
- insan sevdiği adama şans verir3
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor14
- anın görüntüsü26
- iyi gelen ne varsa hep sensin işte4
- sözlükten giden yazarlar4
- diyarbakır kürt dili konferansı2
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- seksting4
- almanya paraguay maçını kim kazansın3
- sözlüğe güzel bir kız bırak3
- diamond bey birader koştursun kampanyası2
- dedesi chpli olduğu için chp ye oy veren insan2
- hastanedeyim ful kadınlar hasta10
- pandela11
- haram milyonların olsa yer misin2
- tamar tanrıyar'ın berat albayrak'ı tehdit etmesi8
- türklerin medeniyet kuramama nedeni15
- sosyoloji okuyan erkek4
- haletiruhiyemin müşevveş olması3
- true'nun neden böyle olması2
- bir günde 10 defa otuz bir çekmek3
- ölüm3
- sevdiğine vermeyip başkasına veren kız2
- perdelerin her zaman kapalı olması3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- en son ne yediniz6
- behzat ç replikleri2
- honda dio3
- haysenin125
- kaş aldırmaya kuaföre giden kız4
- sözlüğün aptal kaynaması16
- yapay zeka ile yazılım testi2
- tamar tanrıyar6
- ziya gökalp5
- evde makarna yapmanın maliyeti8
- mony tontana3
- aşk7
- araba kovalamayan köpek6
- grand theft auto2
- 2026 dünya kupası37
- bik bik'in mutfağına konuk olmak14
- traş oldum duşa giriyorum hangi yuzırı düşüneyim3
- mao zedong3
- sosyoloji okunur mu sorunsalı7
- arkadaşlar bakar mısınız7
bu sabah üzerine uzun süre düşündüğüm kavram.
kendimde kabullenemediğim ölçüde barındırdığımın farkına vardım, bu zamana kadar aşağılık kompleksi ile yetiştirilmiş ve el bebek büyütülmüş(aman başına iş gelir sen yapıver babası) bir birey olarak 20 yaşında bu kavramı kabullenmek geç de olsa her çözümde olduğu gibi bir başlangıcın temelini oluşturdu.
bu kelimeyi kabullenmem ise bugün sabah uçak seferime(üniversiteyi kazandığım için ailemden ayrı yaptığım ilk şehir dışı seyahatim, ve bunun vermiş olduğu rahatlık hissi) binmek için check-in yapıp ortamdaki hatunları kesmek maksadıyla bir sipere mevzi almamla başladı.uçak giriş kapısına ilk ben gelmiştim ve insanların doluşup oturmasını bekliyordum. ilk olarak 2 sıra ötemde çok tatlı bir bayan oturdu, göz göze gelmek için arada bir lavaboya gidiyor, dikkatini çekmeye -bu zamana kadar hayatıma 15'e yakın kız girmiş, bütün ilişkilerimde ilk adımı karşı tarafın atmış olması beni işin kolayına alıştırmış oldu.ve bu ilişkilerimde 4 ayı geçen yakınlığım yoktur- çalışıyordum.kızın dikkatini çekmiş olsam gerek ki benim sol çapraz koltuğuma oturdu ve bende elimdeki romanı(orhan pamuk-kafamda bir tuhaflık) okurken arada bir kızı süzüyordum.böyle 10 dakika geçtikten sonra benim yaşlarımda çocuğun biri kızın yanına tereddüt etmeden oturdu ve sohbet etmeye başladılar, ilk başta sevgilisidir ya da arkadaşı diye düşünsem de konuşmalarına kulak misafiri olduğum sırada yeni tanışan insanlar gibi muhabbet ettiklerine tanık oldum.benim 35 dakikadır telepatik yollarla etkilemeye çalıştığım kişiyi dürzünün biri(insanların tiplerini kıyaslamayı ne kadar sevmesemde evet benden daha yakışıklı değildi) tereddüt etmeden samimiyet kurabiliyorsa, ki uçaktan indikten sonra bile beraber yürüyorlardı, zaten paranoyak ve son 4 yıldır içine kapanık biri olan beni derin felsefik düşüncelere itti.o an içimde aşk acısı benzeri batan bir duygu vardı, kendimi yetersiz ve yaşamaya aciz biri olarak gören bir gözle inceliyordum.
hayatta cesaretli olduğumu gösteren ne yapmıştım acaba?
-gecenin kör saatlerinde arkadaşlarla bisiklet sürerken gelen sabahlayalım, sahil şeridini turlayalım(antalya) isteklerine babama bir söylemem lazım diye babamdan gelecek tepkilerden korktuğum için tereddütle verdiğim olur cevaplarında mı?
-yat turuna çıktığımızda 7 metrecik yüksekten götüm tırsa tırsa atlarken mi?
-lunaparklar da çok yükseğe dairesel hareketle çıkaran(impact) alete aman kolu bacağı cıvdırır aletin toros dağlarına kadar uçarız diye şaka ve içinde paranoya barındıran espriyi söylerken mi?
-uçağın boarding gate'i açılmasını beklerken bakıştığım kızla iletişim kurmak isteyip de ilk teması ondan beklerken mi?
izmir-antalya seferini bu duygularla tamamlarken içimde tortu gibi biriken bu duygulara wd-40(mekanik aletlerde pas,kir temizleyen tazyikli sıvı) sıkılmış gibi hissediyorum, bu kirin üstünden kese ile geçip zihniyetimden atmak istiyorum.
aranızda bu duyguyu aman be yavşaklığın da ne felsefesini yaptın diye düşünenler çıkar, bu zamana kadar benimde bu kavramı ete kemiğe büründürmek ve kendimi bazı zorlamalardan uzaklaştırmak için(bünyenin zor durumlara karşı kullandığı savunma mekanizması) tabir ettiğim terim buydu, yavşaklık . peki yavşak olmakla cesaretli olmak arasında ki fark nedir burada ki kız örneğinde? şu ana kadar yavşak olun, alabildiğinize rahat ve hiçbir şeyi sikine takmayan bir birey olarak yaşayın, paranoyalaranızdan uzaklaşın mesajını vermeye çalışsaydım. o kızı tavlamak için binbir çeşit muhabbet konusu(işin sorunu konu bulmakta değil, kızın sorduğun sorulara, söylediğin sözlere verecek olduğu tepkiden korkacak olmak zaten.ağır cesaret yoksunluğu belirtisi) ve telepatik yöntemler(ömer çelakıl mod) söylerdim. bu işin dışarıdan görünen tarafıdır yavşaklık.karşı tarafı hissetmeden, belli bir amaç uğruna(am,göt,ellemek), arkasında seveni varmıdır diye düşünülmeden karşı cinsle yapılan olay yavşaklıktır.-bunun hemcinsine yapılanı da vardır zira biz ona saksoculuk diyoruz, şimdi ona hiç girmeyeceğim- evet yavşaklığın içinde de cesaret vardır ama her cesaretle yapılan davranış yavşaklık değildir, bunu özellikle kendime söylüyorum. bir örnekle izah etmek gerekirse cesaret fonksiyondur, yavşaklık ise polinom.her polinom bir fonksiyon olmasına rağmen her fonksiyon bir polinom değildir.
fonksiyonlu günler perihan teyze...
kendimde kabullenemediğim ölçüde barındırdığımın farkına vardım, bu zamana kadar aşağılık kompleksi ile yetiştirilmiş ve el bebek büyütülmüş(aman başına iş gelir sen yapıver babası) bir birey olarak 20 yaşında bu kavramı kabullenmek geç de olsa her çözümde olduğu gibi bir başlangıcın temelini oluşturdu.
bu kelimeyi kabullenmem ise bugün sabah uçak seferime(üniversiteyi kazandığım için ailemden ayrı yaptığım ilk şehir dışı seyahatim, ve bunun vermiş olduğu rahatlık hissi) binmek için check-in yapıp ortamdaki hatunları kesmek maksadıyla bir sipere mevzi almamla başladı.uçak giriş kapısına ilk ben gelmiştim ve insanların doluşup oturmasını bekliyordum. ilk olarak 2 sıra ötemde çok tatlı bir bayan oturdu, göz göze gelmek için arada bir lavaboya gidiyor, dikkatini çekmeye -bu zamana kadar hayatıma 15'e yakın kız girmiş, bütün ilişkilerimde ilk adımı karşı tarafın atmış olması beni işin kolayına alıştırmış oldu.ve bu ilişkilerimde 4 ayı geçen yakınlığım yoktur- çalışıyordum.kızın dikkatini çekmiş olsam gerek ki benim sol çapraz koltuğuma oturdu ve bende elimdeki romanı(orhan pamuk-kafamda bir tuhaflık) okurken arada bir kızı süzüyordum.böyle 10 dakika geçtikten sonra benim yaşlarımda çocuğun biri kızın yanına tereddüt etmeden oturdu ve sohbet etmeye başladılar, ilk başta sevgilisidir ya da arkadaşı diye düşünsem de konuşmalarına kulak misafiri olduğum sırada yeni tanışan insanlar gibi muhabbet ettiklerine tanık oldum.benim 35 dakikadır telepatik yollarla etkilemeye çalıştığım kişiyi dürzünün biri(insanların tiplerini kıyaslamayı ne kadar sevmesemde evet benden daha yakışıklı değildi) tereddüt etmeden samimiyet kurabiliyorsa, ki uçaktan indikten sonra bile beraber yürüyorlardı, zaten paranoyak ve son 4 yıldır içine kapanık biri olan beni derin felsefik düşüncelere itti.o an içimde aşk acısı benzeri batan bir duygu vardı, kendimi yetersiz ve yaşamaya aciz biri olarak gören bir gözle inceliyordum.
hayatta cesaretli olduğumu gösteren ne yapmıştım acaba?
-gecenin kör saatlerinde arkadaşlarla bisiklet sürerken gelen sabahlayalım, sahil şeridini turlayalım(antalya) isteklerine babama bir söylemem lazım diye babamdan gelecek tepkilerden korktuğum için tereddütle verdiğim olur cevaplarında mı?
-yat turuna çıktığımızda 7 metrecik yüksekten götüm tırsa tırsa atlarken mi?
-lunaparklar da çok yükseğe dairesel hareketle çıkaran(impact) alete aman kolu bacağı cıvdırır aletin toros dağlarına kadar uçarız diye şaka ve içinde paranoya barındıran espriyi söylerken mi?
-uçağın boarding gate'i açılmasını beklerken bakıştığım kızla iletişim kurmak isteyip de ilk teması ondan beklerken mi?
izmir-antalya seferini bu duygularla tamamlarken içimde tortu gibi biriken bu duygulara wd-40(mekanik aletlerde pas,kir temizleyen tazyikli sıvı) sıkılmış gibi hissediyorum, bu kirin üstünden kese ile geçip zihniyetimden atmak istiyorum.
aranızda bu duyguyu aman be yavşaklığın da ne felsefesini yaptın diye düşünenler çıkar, bu zamana kadar benimde bu kavramı ete kemiğe büründürmek ve kendimi bazı zorlamalardan uzaklaştırmak için(bünyenin zor durumlara karşı kullandığı savunma mekanizması) tabir ettiğim terim buydu, yavşaklık . peki yavşak olmakla cesaretli olmak arasında ki fark nedir burada ki kız örneğinde? şu ana kadar yavşak olun, alabildiğinize rahat ve hiçbir şeyi sikine takmayan bir birey olarak yaşayın, paranoyalaranızdan uzaklaşın mesajını vermeye çalışsaydım. o kızı tavlamak için binbir çeşit muhabbet konusu(işin sorunu konu bulmakta değil, kızın sorduğun sorulara, söylediğin sözlere verecek olduğu tepkiden korkacak olmak zaten.ağır cesaret yoksunluğu belirtisi) ve telepatik yöntemler(ömer çelakıl mod) söylerdim. bu işin dışarıdan görünen tarafıdır yavşaklık.karşı tarafı hissetmeden, belli bir amaç uğruna(am,göt,ellemek), arkasında seveni varmıdır diye düşünülmeden karşı cinsle yapılan olay yavşaklıktır.-bunun hemcinsine yapılanı da vardır zira biz ona saksoculuk diyoruz, şimdi ona hiç girmeyeceğim- evet yavşaklığın içinde de cesaret vardır ama her cesaretle yapılan davranış yavşaklık değildir, bunu özellikle kendime söylüyorum. bir örnekle izah etmek gerekirse cesaret fonksiyondur, yavşaklık ise polinom.her polinom bir fonksiyon olmasına rağmen her fonksiyon bir polinom değildir.
fonksiyonlu günler perihan teyze...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar