bugün
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı19
- anın görüntüsü31
- kürtsüz türkiye8
- ülkücülük vs atsızcılık vs atatürkçülük6
- uludağ sözlük yapay zeka moderatörü6
- zafer ve iyi partinin ortak adayı mansur yavaş7
- atsız milliyetçiliği vs atatürk milliyetçiliği4
- dünyanın en güzel evi3
- evliliğin anlamı8
- kadir mısıroğlu vs abdullah öcalan5
- fenerbahçe14
- fenerbahçe nin en iyi kadrosu3
- türk vatandaşı yerine eşit yurttaşlık yeni parti4
- sanayi devrimi bitene kadar uyuyoruz arkadaşlar3
- ülkücülerin gerçek yüzleri2
- hala mansur yavaş'tan medet umanlar var2
- genç atatürkçüler partisi2
- gelmiş geçmiş en iyi türkiye ligi kadrosu2
- suçluları topluma kazandırmalıyız insanı3
- washington stecanelo cerqueira2
- 16 ağustos 2026 amed erzurumspor maçı4
- sidiki cherif2
- gökten çikolata yağması2
- ford flex2
- gece vakti yolda karşılaşılan sümüklü sapık2
- süleymancılar17
- hakkı yenen türkler de dağa çıksın4
- iyi ve zafer ittifak olmalı2
- futbol taraftarlığı2
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği9
- eğitim sisteminin gizli amacı3
- sven jablonski2
- seri gizli artı oy veren melek4
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması14
- 16 ağustos 20264
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı18
- apo2
- asimilasyon harika bir şey5
- sözlükteki fenerbahçeliler10
- devşirmeler2
- ismail kartal6
- fuck pkk tişörtü2
- orta dünya da yaşamak istediğiniz yer2
- ahmet baran yazgan11
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey13
- kadın olmanın avantajları16
- pazar günü klasikleri2
- nervio22
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
bu sabah üzerine uzun süre düşündüğüm kavram.
kendimde kabullenemediğim ölçüde barındırdığımın farkına vardım, bu zamana kadar aşağılık kompleksi ile yetiştirilmiş ve el bebek büyütülmüş(aman başına iş gelir sen yapıver babası) bir birey olarak 20 yaşında bu kavramı kabullenmek geç de olsa her çözümde olduğu gibi bir başlangıcın temelini oluşturdu.
bu kelimeyi kabullenmem ise bugün sabah uçak seferime(üniversiteyi kazandığım için ailemden ayrı yaptığım ilk şehir dışı seyahatim, ve bunun vermiş olduğu rahatlık hissi) binmek için check-in yapıp ortamdaki hatunları kesmek maksadıyla bir sipere mevzi almamla başladı.uçak giriş kapısına ilk ben gelmiştim ve insanların doluşup oturmasını bekliyordum. ilk olarak 2 sıra ötemde çok tatlı bir bayan oturdu, göz göze gelmek için arada bir lavaboya gidiyor, dikkatini çekmeye -bu zamana kadar hayatıma 15'e yakın kız girmiş, bütün ilişkilerimde ilk adımı karşı tarafın atmış olması beni işin kolayına alıştırmış oldu.ve bu ilişkilerimde 4 ayı geçen yakınlığım yoktur- çalışıyordum.kızın dikkatini çekmiş olsam gerek ki benim sol çapraz koltuğuma oturdu ve bende elimdeki romanı(orhan pamuk-kafamda bir tuhaflık) okurken arada bir kızı süzüyordum.böyle 10 dakika geçtikten sonra benim yaşlarımda çocuğun biri kızın yanına tereddüt etmeden oturdu ve sohbet etmeye başladılar, ilk başta sevgilisidir ya da arkadaşı diye düşünsem de konuşmalarına kulak misafiri olduğum sırada yeni tanışan insanlar gibi muhabbet ettiklerine tanık oldum.benim 35 dakikadır telepatik yollarla etkilemeye çalıştığım kişiyi dürzünün biri(insanların tiplerini kıyaslamayı ne kadar sevmesemde evet benden daha yakışıklı değildi) tereddüt etmeden samimiyet kurabiliyorsa, ki uçaktan indikten sonra bile beraber yürüyorlardı, zaten paranoyak ve son 4 yıldır içine kapanık biri olan beni derin felsefik düşüncelere itti.o an içimde aşk acısı benzeri batan bir duygu vardı, kendimi yetersiz ve yaşamaya aciz biri olarak gören bir gözle inceliyordum.
hayatta cesaretli olduğumu gösteren ne yapmıştım acaba?
-gecenin kör saatlerinde arkadaşlarla bisiklet sürerken gelen sabahlayalım, sahil şeridini turlayalım(antalya) isteklerine babama bir söylemem lazım diye babamdan gelecek tepkilerden korktuğum için tereddütle verdiğim olur cevaplarında mı?
-yat turuna çıktığımızda 7 metrecik yüksekten götüm tırsa tırsa atlarken mi?
-lunaparklar da çok yükseğe dairesel hareketle çıkaran(impact) alete aman kolu bacağı cıvdırır aletin toros dağlarına kadar uçarız diye şaka ve içinde paranoya barındıran espriyi söylerken mi?
-uçağın boarding gate'i açılmasını beklerken bakıştığım kızla iletişim kurmak isteyip de ilk teması ondan beklerken mi?
izmir-antalya seferini bu duygularla tamamlarken içimde tortu gibi biriken bu duygulara wd-40(mekanik aletlerde pas,kir temizleyen tazyikli sıvı) sıkılmış gibi hissediyorum, bu kirin üstünden kese ile geçip zihniyetimden atmak istiyorum.
aranızda bu duyguyu aman be yavşaklığın da ne felsefesini yaptın diye düşünenler çıkar, bu zamana kadar benimde bu kavramı ete kemiğe büründürmek ve kendimi bazı zorlamalardan uzaklaştırmak için(bünyenin zor durumlara karşı kullandığı savunma mekanizması) tabir ettiğim terim buydu, yavşaklık . peki yavşak olmakla cesaretli olmak arasında ki fark nedir burada ki kız örneğinde? şu ana kadar yavşak olun, alabildiğinize rahat ve hiçbir şeyi sikine takmayan bir birey olarak yaşayın, paranoyalaranızdan uzaklaşın mesajını vermeye çalışsaydım. o kızı tavlamak için binbir çeşit muhabbet konusu(işin sorunu konu bulmakta değil, kızın sorduğun sorulara, söylediğin sözlere verecek olduğu tepkiden korkacak olmak zaten.ağır cesaret yoksunluğu belirtisi) ve telepatik yöntemler(ömer çelakıl mod) söylerdim. bu işin dışarıdan görünen tarafıdır yavşaklık.karşı tarafı hissetmeden, belli bir amaç uğruna(am,göt,ellemek), arkasında seveni varmıdır diye düşünülmeden karşı cinsle yapılan olay yavşaklıktır.-bunun hemcinsine yapılanı da vardır zira biz ona saksoculuk diyoruz, şimdi ona hiç girmeyeceğim- evet yavşaklığın içinde de cesaret vardır ama her cesaretle yapılan davranış yavşaklık değildir, bunu özellikle kendime söylüyorum. bir örnekle izah etmek gerekirse cesaret fonksiyondur, yavşaklık ise polinom.her polinom bir fonksiyon olmasına rağmen her fonksiyon bir polinom değildir.
fonksiyonlu günler perihan teyze...
kendimde kabullenemediğim ölçüde barındırdığımın farkına vardım, bu zamana kadar aşağılık kompleksi ile yetiştirilmiş ve el bebek büyütülmüş(aman başına iş gelir sen yapıver babası) bir birey olarak 20 yaşında bu kavramı kabullenmek geç de olsa her çözümde olduğu gibi bir başlangıcın temelini oluşturdu.
bu kelimeyi kabullenmem ise bugün sabah uçak seferime(üniversiteyi kazandığım için ailemden ayrı yaptığım ilk şehir dışı seyahatim, ve bunun vermiş olduğu rahatlık hissi) binmek için check-in yapıp ortamdaki hatunları kesmek maksadıyla bir sipere mevzi almamla başladı.uçak giriş kapısına ilk ben gelmiştim ve insanların doluşup oturmasını bekliyordum. ilk olarak 2 sıra ötemde çok tatlı bir bayan oturdu, göz göze gelmek için arada bir lavaboya gidiyor, dikkatini çekmeye -bu zamana kadar hayatıma 15'e yakın kız girmiş, bütün ilişkilerimde ilk adımı karşı tarafın atmış olması beni işin kolayına alıştırmış oldu.ve bu ilişkilerimde 4 ayı geçen yakınlığım yoktur- çalışıyordum.kızın dikkatini çekmiş olsam gerek ki benim sol çapraz koltuğuma oturdu ve bende elimdeki romanı(orhan pamuk-kafamda bir tuhaflık) okurken arada bir kızı süzüyordum.böyle 10 dakika geçtikten sonra benim yaşlarımda çocuğun biri kızın yanına tereddüt etmeden oturdu ve sohbet etmeye başladılar, ilk başta sevgilisidir ya da arkadaşı diye düşünsem de konuşmalarına kulak misafiri olduğum sırada yeni tanışan insanlar gibi muhabbet ettiklerine tanık oldum.benim 35 dakikadır telepatik yollarla etkilemeye çalıştığım kişiyi dürzünün biri(insanların tiplerini kıyaslamayı ne kadar sevmesemde evet benden daha yakışıklı değildi) tereddüt etmeden samimiyet kurabiliyorsa, ki uçaktan indikten sonra bile beraber yürüyorlardı, zaten paranoyak ve son 4 yıldır içine kapanık biri olan beni derin felsefik düşüncelere itti.o an içimde aşk acısı benzeri batan bir duygu vardı, kendimi yetersiz ve yaşamaya aciz biri olarak gören bir gözle inceliyordum.
hayatta cesaretli olduğumu gösteren ne yapmıştım acaba?
-gecenin kör saatlerinde arkadaşlarla bisiklet sürerken gelen sabahlayalım, sahil şeridini turlayalım(antalya) isteklerine babama bir söylemem lazım diye babamdan gelecek tepkilerden korktuğum için tereddütle verdiğim olur cevaplarında mı?
-yat turuna çıktığımızda 7 metrecik yüksekten götüm tırsa tırsa atlarken mi?
-lunaparklar da çok yükseğe dairesel hareketle çıkaran(impact) alete aman kolu bacağı cıvdırır aletin toros dağlarına kadar uçarız diye şaka ve içinde paranoya barındıran espriyi söylerken mi?
-uçağın boarding gate'i açılmasını beklerken bakıştığım kızla iletişim kurmak isteyip de ilk teması ondan beklerken mi?
izmir-antalya seferini bu duygularla tamamlarken içimde tortu gibi biriken bu duygulara wd-40(mekanik aletlerde pas,kir temizleyen tazyikli sıvı) sıkılmış gibi hissediyorum, bu kirin üstünden kese ile geçip zihniyetimden atmak istiyorum.
aranızda bu duyguyu aman be yavşaklığın da ne felsefesini yaptın diye düşünenler çıkar, bu zamana kadar benimde bu kavramı ete kemiğe büründürmek ve kendimi bazı zorlamalardan uzaklaştırmak için(bünyenin zor durumlara karşı kullandığı savunma mekanizması) tabir ettiğim terim buydu, yavşaklık . peki yavşak olmakla cesaretli olmak arasında ki fark nedir burada ki kız örneğinde? şu ana kadar yavşak olun, alabildiğinize rahat ve hiçbir şeyi sikine takmayan bir birey olarak yaşayın, paranoyalaranızdan uzaklaşın mesajını vermeye çalışsaydım. o kızı tavlamak için binbir çeşit muhabbet konusu(işin sorunu konu bulmakta değil, kızın sorduğun sorulara, söylediğin sözlere verecek olduğu tepkiden korkacak olmak zaten.ağır cesaret yoksunluğu belirtisi) ve telepatik yöntemler(ömer çelakıl mod) söylerdim. bu işin dışarıdan görünen tarafıdır yavşaklık.karşı tarafı hissetmeden, belli bir amaç uğruna(am,göt,ellemek), arkasında seveni varmıdır diye düşünülmeden karşı cinsle yapılan olay yavşaklıktır.-bunun hemcinsine yapılanı da vardır zira biz ona saksoculuk diyoruz, şimdi ona hiç girmeyeceğim- evet yavşaklığın içinde de cesaret vardır ama her cesaretle yapılan davranış yavşaklık değildir, bunu özellikle kendime söylüyorum. bir örnekle izah etmek gerekirse cesaret fonksiyondur, yavşaklık ise polinom.her polinom bir fonksiyon olmasına rağmen her fonksiyon bir polinom değildir.
fonksiyonlu günler perihan teyze...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar