bugün
- ismail kartal9
- bugün ne yedin10
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi7
- yanlışlıkla erkek sikmek10
- 17 haziran 2026 gökyüzünde ay yıldız olması3
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi3
- müzik dinlemenin felsefesi2
- sürekli yorgun olan yeni gelin5
- iş verenlerin aç gözlü olması8
- kütüphane de topuklu ile dolaşan kevaşe5
- sultani bezelye2
- şu anda ne yapıyorsun19
- evlenmek için gereken minimum para5
- g72
- tepkiselbiri3
- islam düşmanlarına epstein şoku9
- intihar etmek10
- fokur fokur lubunya kaynaması6
- bugünkü bilgi ile 2000 yıl önce yaşamak3
- günlüğüne ağlayarak çaylak olduğunu yazmak2
- cristiano ronaldo3
- evlenmek yerine tek başına dünyayı gezmek3
- eşim ateist olsa 10 çocuğum da olsa onu boşarım5
- 30 lu yaşlar14
- kürtlük2
- kilo verme günlüğü2
- tutunacak tek dalı uludağ sözlük olan tip5
- kesin bilgi diye bir şey yoktur yaymayalım2
- hdp'yi meclise sokan hainler3
- ayağına kaldırım taşı bağlanan caretta caretta7
- arap emperyalizmi5
- sedat pekmez8
- bursa da navigasyonun yanlış yolu göstermesi5
- hobileriniz4
- insanların gözlem yapmaması9
- anın görüntüsü19
- fobileriniz4
- hamburger fiyatlarının iyice çığırından çıkması3
- cristiano ronaldo vs lionel messi5
- 17 haziran 2026 ingiltere hırvatistan maçı3
- keşke arab olsaydım3
- amazon prime video2
- mini etek giymiş şişman kadın2
- isim verin isim3
- sözlükte altın günü yapmak12
- türklerin anadolu'ya sıkışması4
- erkeklerin kadınsılaşması10
- 6 yaşındaki kız çocuğunun evlendirilmesi2
- abur cuburlara gelen olağanüstü zam5
- her sıkıntının sonuna eklenecek müthiş cümle3
babam memur olduğu için, çocukluğum memleketimden dolayısıyla dedemden uzakta büyüyerek geçti. dolayısıyla hiçbir zaman dedeme çok da derin bir sevgiyle bağlı olmadım.
ancak insanların genelde dedelerini ne kadar çok sevdiklerini bilirim. dedenin ölmesi başlığına bu kadar çok entry girilmesi de bunun en bariz kanıtıdır herhalde. ancak dediğim gibi benim dedemle çok da fazla vakit geçirmemiş olmam hayatımda büyük bir eksikliğe neden oldu.
mesela geçen gün bir dede ve torunun konuşmasına şahit oldum
cuma namazına gidiyordum. namaza geç kaldığımı düşündüğüm için koştura koştura camiye gittim. camiden içeri girdim sağıma soluma hiç bakmadım. tek düşüncem, ayakkabılarımı adamakıllı bir yere koyup çalınmalarını önlemekti. aynı anda yaşlı bir dedeyle şirin bir çocuk konuşuyordu. çocuk heyecanlı şekilde dedesine, "aaaaa dede şu böcek ne böceği çok
güzelmiş" dedi. dedesi de "ehehe hangi böcekmiş göremedim torunum, göster bakayım" dedi.
ikisinin de sesleri kulağa çok mutlu geliyordu. ufacık bir böcek küçücük bir çocuğu, o mutlu çocuğun mutlu olması da koskoca bir adamı, dedesini mutlu ediyordu. mutluluğun nasıl da bulaşıcı olabileceğini öğreten böcek, adeta bir mutluluk elçisiydi.
derken çocuk "şurda dedeciğim" dediği ve parmağıyla işaret ettiği an, ayağımın altında çatırt diyerekten bir şeyin ezildiğini fark ettim. içimdeki ses "yapma volkan ya yapma yapma!" nidaları atıyordu. ezmiştim küçük çocuğun tüm mutluluğunu. ayağımı kaldırdığımda yeşilli siyahlı bir cisim yere yapışmıştı. hatta bir iki tane yamulmuş bacak çırpınıyordu. o an çok güzel bir dede-torun anını mahvettiğimi fark ettim. anlamıştım artık. ben lanetliydim. hem kendi dedemle olan ilişkimi yürütememiştim hem de başka dede-torunların ilişkilerini zedeliyordum. "dedelerden ve torunlarından uzak dur." dedi içimdeki ses.
çocuk sustu ben sustum dedesi sustu. ezan başladı. hayat devam etti
ancak insanların genelde dedelerini ne kadar çok sevdiklerini bilirim. dedenin ölmesi başlığına bu kadar çok entry girilmesi de bunun en bariz kanıtıdır herhalde. ancak dediğim gibi benim dedemle çok da fazla vakit geçirmemiş olmam hayatımda büyük bir eksikliğe neden oldu.
mesela geçen gün bir dede ve torunun konuşmasına şahit oldum
cuma namazına gidiyordum. namaza geç kaldığımı düşündüğüm için koştura koştura camiye gittim. camiden içeri girdim sağıma soluma hiç bakmadım. tek düşüncem, ayakkabılarımı adamakıllı bir yere koyup çalınmalarını önlemekti. aynı anda yaşlı bir dedeyle şirin bir çocuk konuşuyordu. çocuk heyecanlı şekilde dedesine, "aaaaa dede şu böcek ne böceği çok
güzelmiş" dedi. dedesi de "ehehe hangi böcekmiş göremedim torunum, göster bakayım" dedi.
ikisinin de sesleri kulağa çok mutlu geliyordu. ufacık bir böcek küçücük bir çocuğu, o mutlu çocuğun mutlu olması da koskoca bir adamı, dedesini mutlu ediyordu. mutluluğun nasıl da bulaşıcı olabileceğini öğreten böcek, adeta bir mutluluk elçisiydi.
derken çocuk "şurda dedeciğim" dediği ve parmağıyla işaret ettiği an, ayağımın altında çatırt diyerekten bir şeyin ezildiğini fark ettim. içimdeki ses "yapma volkan ya yapma yapma!" nidaları atıyordu. ezmiştim küçük çocuğun tüm mutluluğunu. ayağımı kaldırdığımda yeşilli siyahlı bir cisim yere yapışmıştı. hatta bir iki tane yamulmuş bacak çırpınıyordu. o an çok güzel bir dede-torun anını mahvettiğimi fark ettim. anlamıştım artık. ben lanetliydim. hem kendi dedemle olan ilişkimi yürütememiştim hem de başka dede-torunların ilişkilerini zedeliyordum. "dedelerden ve torunlarından uzak dur." dedi içimdeki ses.
çocuk sustu ben sustum dedesi sustu. ezan başladı. hayat devam etti
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar