bugün
- sözlük yazarlarının kombinleri6
- canımın yubari kavunu çekmesi7
- ibadethanelerin ürkünç olması7
- burası instagram değil sözlük4
- dünya asla vazgeçme günü5
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı20
- gece pencereyi açık unutup yatmak5
- adana kebap10
- true'nin acile kaldırılması2
- arkadaşlar sizce bu balık mı rihanna mı3
- her şeyi hatırlayan insan2
- eyvah karakollara düştük2
- ilk öpüştüğüm kız2
- insanın ilkel olduğunu kanıtlayan hede2
- ince memed2
- osuruktan şiirler41
- eczacının sağlıklı günler demesi2
- kimi yahudiler2
- başa dönüp aynı hataları yine ama daha iyi yapmak2
- türkiyenin ukraynaya füze satışına putin uyardı2
- tulumba tatlısı5
- irfan can kahveci4
- gece sokaklarda dolaşıp kedi ve köpekleri sevmek3
- erdoğan ve trump'ın kritik görüşmesi2
- okul kıyafeti zorunluluğu4
- kanal ayarlama 1500 lira11
- hp omnibook 5 flip 143
- ben geldim kerkenezler18
- sözlükten soğuma nedenleri17
- claudian clouds22
- devletin temeli adalettir9
- herşeye x projesi diyip rahatlıyoruz2
- açılım5
- iyi parti17
- simko315
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- velvet'in aylık geliri6
- kısır9
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- alttaki yazara motto ver15
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- 777 diyen erkolar8
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- çerçeve yasa29
- amedspor14
- küçük sürprizler yapmak5
- marmara denizi ne yapay ay yıldızlı iki ada2
kimi zaman kuşluk vaktinde aynaya baktığında çoğu kez bir şeyler görmek istemişimdir. ancak genellikle karşıma bir iki göz torbası kalmıştır elde. alabildiğince uykuya muhtaç bir o kadar da uykular ona haram. işte böyle vakitte düşüncelerle kenetlenip bir vücut olmuşken insan; yüreğine saplanır..
saplanan bir o kadar güzel ve bir o kadar derinden etkileyen ve duyguların her ne kadar aya düşsede en asil olanı, en doyulmazıdır. sevdadır, sevgidir. üzerine ne yiğitler dünyalarından olmuş ne hatunlar sırma saçlarıyla yalnızlığa hapsolmuşlardır. tüm bunları düşününce ürkmemek her ne kadar elde olmasada, ya bismillah.
bazen bir bakış başlangıcı olur, bazen sıcak bir tebessüm. heyecanı farklıdır genel tabiriyle cicim aylarıdır, bir sevdanın olmazsa olmazı. her şey o kadar güzeldir, iki tarafta yenilikten olsa gerek birbirine saygı sevgi ve önemlisi heyecanlarını koruyarak yaklaşır. yeri gelir göz kaçırmalar bile hoşnutluk verir bünyede. ama ansızın ve tadına doyamadan geçer zaman. alışkanlık ile sevgi arasındaki ince çizgiyi iyi çizilmemiş olmasından kaynaklansa gerek yahut, insan vucudunun tüm biyolojik zorluklara 40 günde alışabilmesi gerçeğiyle düz mantıkla hareket ederek vardığım beyninde alışma probleminde olsa çabuk biter. yerini kavgalara, heyecansız süprizlere, on dakika sonra atılacak mesajı tahmin etmelere kadar götürür. işbu sebeple ilişkinin tüm renkleri yavaş yavaş siyahlaşmaya bir o kadar da sıradanlaşmaya başlar. işte burada başlar yeniden sevmeyi sevebilmeyi öğrenmek. burada aslolan karşı taraftaki kişideki ortak noktaları gün yüzüne çıkartmak ve biraz daha kendinden bir şeyler bulabilmektedir. kimsenin inkar etmesine gerek olmayan kişisel egolar vardır her insanın hayatında ve mutlak suretle dürtülmesi gerekir. her ne kadar benim egolarım yok derse kişi o kadar çamura batmış ve bir o kadar da kendini kandırır olmuştur. egoyla bunun ne alakası var diyecek olursanız, ortak nokta bulma aşamasında kendi tarafında ağır basan duyguları buldukça, karşı tarafın ellerinde yetiştiğini görecek ve "ona yaşamayı dahi ben öğrettim" şeklindeki mecazi kavramlarla tatmin olacak ve bunun getirdiği daha çok bağlanma ile şevk ile dolacaksınız.
aslında lafı fazlada dallandırıp budaklandırmaya gerek yoktur. ufak çaplı gerek fiziksel gerek fikirsel değişimler reksizleşen ilişkiyi canlandırıp her geçen gün aynı kişiye tekrar aşık olma gibi bir muhteşem duyguyu sizlere hediye edeceklerdir. ha ben fiziksel değişimden ziyade fikirsel gelişime daha çok önem veriyorum dersem bunu diyen herkes gibi yalan söylemiş olur muyum ? sonuna kadar... ortasını bulup, kıvamını tutturmalısınız.
zorunlu tanım; ilişkisinin boyutu alışkanlık düzeyine gelmiş kimsenin sevdiğine tekrar aşık olması ve bu durumu keşfedip gün içinde yeniden filizlenen sevgi damlacıklarını ilan etmesidir.
saplanan bir o kadar güzel ve bir o kadar derinden etkileyen ve duyguların her ne kadar aya düşsede en asil olanı, en doyulmazıdır. sevdadır, sevgidir. üzerine ne yiğitler dünyalarından olmuş ne hatunlar sırma saçlarıyla yalnızlığa hapsolmuşlardır. tüm bunları düşününce ürkmemek her ne kadar elde olmasada, ya bismillah.
bazen bir bakış başlangıcı olur, bazen sıcak bir tebessüm. heyecanı farklıdır genel tabiriyle cicim aylarıdır, bir sevdanın olmazsa olmazı. her şey o kadar güzeldir, iki tarafta yenilikten olsa gerek birbirine saygı sevgi ve önemlisi heyecanlarını koruyarak yaklaşır. yeri gelir göz kaçırmalar bile hoşnutluk verir bünyede. ama ansızın ve tadına doyamadan geçer zaman. alışkanlık ile sevgi arasındaki ince çizgiyi iyi çizilmemiş olmasından kaynaklansa gerek yahut, insan vucudunun tüm biyolojik zorluklara 40 günde alışabilmesi gerçeğiyle düz mantıkla hareket ederek vardığım beyninde alışma probleminde olsa çabuk biter. yerini kavgalara, heyecansız süprizlere, on dakika sonra atılacak mesajı tahmin etmelere kadar götürür. işbu sebeple ilişkinin tüm renkleri yavaş yavaş siyahlaşmaya bir o kadar da sıradanlaşmaya başlar. işte burada başlar yeniden sevmeyi sevebilmeyi öğrenmek. burada aslolan karşı taraftaki kişideki ortak noktaları gün yüzüne çıkartmak ve biraz daha kendinden bir şeyler bulabilmektedir. kimsenin inkar etmesine gerek olmayan kişisel egolar vardır her insanın hayatında ve mutlak suretle dürtülmesi gerekir. her ne kadar benim egolarım yok derse kişi o kadar çamura batmış ve bir o kadar da kendini kandırır olmuştur. egoyla bunun ne alakası var diyecek olursanız, ortak nokta bulma aşamasında kendi tarafında ağır basan duyguları buldukça, karşı tarafın ellerinde yetiştiğini görecek ve "ona yaşamayı dahi ben öğrettim" şeklindeki mecazi kavramlarla tatmin olacak ve bunun getirdiği daha çok bağlanma ile şevk ile dolacaksınız.
aslında lafı fazlada dallandırıp budaklandırmaya gerek yoktur. ufak çaplı gerek fiziksel gerek fikirsel değişimler reksizleşen ilişkiyi canlandırıp her geçen gün aynı kişiye tekrar aşık olma gibi bir muhteşem duyguyu sizlere hediye edeceklerdir. ha ben fiziksel değişimden ziyade fikirsel gelişime daha çok önem veriyorum dersem bunu diyen herkes gibi yalan söylemiş olur muyum ? sonuna kadar... ortasını bulup, kıvamını tutturmalısınız.
zorunlu tanım; ilişkisinin boyutu alışkanlık düzeyine gelmiş kimsenin sevdiğine tekrar aşık olması ve bu durumu keşfedip gün içinde yeniden filizlenen sevgi damlacıklarını ilan etmesidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar