bugün
- bik bik'in mutfağına konuk olmak20
- ağıza alınca rahatlatan şeyler10
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak15
- akşama ne yemek yapsam7
- ismet'in ilim fuarına katılması8
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- buz gibi balkonda tek başına oturmak3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı12
- kötü bir insan mıyım ben9
- amedspor13
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim33
- açık oylayan yazar ne demek istiyor7
- çin'de 2 çocuğunu camdan aşağıya atan cani anne7
- sözlük yazarlarının şeftalileri2
- göztepe3
- yavıdice öğreniyoruz4
- ismeti siyaset tahsiline lmu'ya göndermek2
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi16
- uludağ sözlük mobil site arayüzü2
- hatay da çürük domates satan suriyeli pazarcı6
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit7
- günün sözü8
- güncelleme sonrası oluşan gif yükleme hatası5
- nervio31
- leş kaktüsü6
- sigara içmeyince sinirlenmek4
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- sözlüğün yeni tasarımı23
- cennet çamuru5
- terapi niteliğindeki şeyler15
- anın görüntüsü26
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- sözlüğün en ılık yazarı7
- bik bik'in gerçek yüzü5
- keyif kaçıran şeyler6
- göbek marul3
- tuborg smooth2
- fon skandalı2
- samsak döveci9
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- ucuz atlatmak5
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- percy jackson and the olympians2
- açık oylayıp fava atıp takip edip mesaj atan yazar2
- akp'nin kemalistleşmesi5
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- ne bu fon vurgunu6
- gelmiş geçmiş en iyi futbolcu4
- hava durumu2
- hamas denince akla gelenler12
başkalarının onu anlaması için değil, kendisini gölgesine tanıtmak istediği için yazan bir adam.
bazı kitaplar ilk sayfadan, hatta bazen ilk cümleden aklımızı alır. birden kendimizi olayların için de, daha yeni tanıştığımız karakterlerle yüz yüze buluruz.
kör baykuş'da ilk cümleden alıp götürecek sizi.
fakat ne olay ne yer ne de zaman.
kelimeler oyun oynayacak zihninizle.
karakterler birbirine dönüşecek,
olaylar yer ve zaman dışında kalacak.
şimdiki zaman geçmiş zaman birbirine karışacak.
nedeni yok sonucu yok.
korku, ölüm, ümitsizlik;insan kaderinde yazılanlar var.
bazen kitaplarla tutunacağımızı sanırız hayata fakat daha da kaybettirir bize yolumuzu.
düşündürür, düşündürür.
çıkmaz yola sokar ve kendimizle karşılaştırır orada bizi.
insanın kendisiyle verdiği savaş, savaşların en büyüğüdür.
mağlup olan da galip olan da biz olacağız.
en gerçek savaş budur.
"ben hep, dünyada susmaktan daha iyi bir şey yoktur, butimar gibi olan insan daha iyi insandır diye düşünürüm."
*butimar bir kuştur, deniz kıyısına çöker, denizin bir gün kuruyacağını düşünür, bu tasa yüzünden de su içmez hiç.
sonsuza kadar susmak istediğimiz o anlar.
biz o anlarda hem kendimizden kaybederiz, hem de atamadığımız o yolları atarız.
dört yanımız çevrili sanırız,
unuturuz duvarları ancak biz yapar, biz yok ederiz.
kendi duvarlarımızı güçlü kılmak için, başkalarının duvarlarını yıkmadan.
başarabilirsek, özgür kılarız kendimizi.
kimdi peki sadık hidayet?
"hayat hikayemde önemli bir şey yok, başımdan ilginç olaylar geçmedi. ne yüksek bir mevki sahibiyim, ne de sağlam bir diplomam var. okulda hiç bir zaman örnek öğrenci olmadım, başarısızlıklar her yerde buldu beni. nerede çalışırsam çalışayim silik, unutulmuş bir memurdum;şefleri memnun edemedim. istifa ettim mi seviniyorlardı...bırak gitsin, yaramaz!çevrem böyle görüyordu beni, haklıydılar belki de."
ölümünden önce böyle anlatmış hayatını.9 nisan 1951 gününde evine kapandı, tertemiz giyinmiş, tıraş olmuş ve bütün delikleri açtıktan sonra gaz musluğunu açıp hayatına son vermişti.
iran'ın batılılaşma çabalarına girdiği dönemde büyüdü.
avrupada geçirdiği zaman dilimde hayat ve ölüm üzerine çalışır, yazar, çizer.
çocukken bayramda kurban kesilirken gördüğü için bir daha ömrünün sonuna kadar et yemez.
hayatını vejetaryan olarak sürdürdü.
doğu-batı yazın türlerini birbiriyle harmanladı.
iran toplumunun git gide karanlığa battığını gördükçe, kendi de karanlığa gömüldü.
toplumun ve insanların yok ettikleri, ondan da hep bir parça yok etti.
sessizce çektiği acıyla kör baykuş' u yazdı.
17 şubat 1903 ve 9 nisan 1951 arası yaşanan bir hayat.
zaman, yer ve kişiler değişiyor.
fakat bazı acılar hep aynı kalıyor.
bazı kitaplar ilk sayfadan, hatta bazen ilk cümleden aklımızı alır. birden kendimizi olayların için de, daha yeni tanıştığımız karakterlerle yüz yüze buluruz.
kör baykuş'da ilk cümleden alıp götürecek sizi.
fakat ne olay ne yer ne de zaman.
kelimeler oyun oynayacak zihninizle.
karakterler birbirine dönüşecek,
olaylar yer ve zaman dışında kalacak.
şimdiki zaman geçmiş zaman birbirine karışacak.
nedeni yok sonucu yok.
korku, ölüm, ümitsizlik;insan kaderinde yazılanlar var.
bazen kitaplarla tutunacağımızı sanırız hayata fakat daha da kaybettirir bize yolumuzu.
düşündürür, düşündürür.
çıkmaz yola sokar ve kendimizle karşılaştırır orada bizi.
insanın kendisiyle verdiği savaş, savaşların en büyüğüdür.
mağlup olan da galip olan da biz olacağız.
en gerçek savaş budur.
"ben hep, dünyada susmaktan daha iyi bir şey yoktur, butimar gibi olan insan daha iyi insandır diye düşünürüm."
*butimar bir kuştur, deniz kıyısına çöker, denizin bir gün kuruyacağını düşünür, bu tasa yüzünden de su içmez hiç.
sonsuza kadar susmak istediğimiz o anlar.
biz o anlarda hem kendimizden kaybederiz, hem de atamadığımız o yolları atarız.
dört yanımız çevrili sanırız,
unuturuz duvarları ancak biz yapar, biz yok ederiz.
kendi duvarlarımızı güçlü kılmak için, başkalarının duvarlarını yıkmadan.
başarabilirsek, özgür kılarız kendimizi.
kimdi peki sadık hidayet?
"hayat hikayemde önemli bir şey yok, başımdan ilginç olaylar geçmedi. ne yüksek bir mevki sahibiyim, ne de sağlam bir diplomam var. okulda hiç bir zaman örnek öğrenci olmadım, başarısızlıklar her yerde buldu beni. nerede çalışırsam çalışayim silik, unutulmuş bir memurdum;şefleri memnun edemedim. istifa ettim mi seviniyorlardı...bırak gitsin, yaramaz!çevrem böyle görüyordu beni, haklıydılar belki de."
ölümünden önce böyle anlatmış hayatını.9 nisan 1951 gününde evine kapandı, tertemiz giyinmiş, tıraş olmuş ve bütün delikleri açtıktan sonra gaz musluğunu açıp hayatına son vermişti.
iran'ın batılılaşma çabalarına girdiği dönemde büyüdü.
avrupada geçirdiği zaman dilimde hayat ve ölüm üzerine çalışır, yazar, çizer.
çocukken bayramda kurban kesilirken gördüğü için bir daha ömrünün sonuna kadar et yemez.
hayatını vejetaryan olarak sürdürdü.
doğu-batı yazın türlerini birbiriyle harmanladı.
iran toplumunun git gide karanlığa battığını gördükçe, kendi de karanlığa gömüldü.
toplumun ve insanların yok ettikleri, ondan da hep bir parça yok etti.
sessizce çektiği acıyla kör baykuş' u yazdı.
17 şubat 1903 ve 9 nisan 1951 arası yaşanan bir hayat.
zaman, yer ve kişiler değişiyor.
fakat bazı acılar hep aynı kalıyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com