bugün
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi16
- göksel in memeleri4
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı14
- kabak tatlısını sevenler8
- taksim delisi cenk3
- ismet gurbuz 20244
- 20043
- sarı teker ve avaneleri3
- 1 doların 50 tl olması3
- nervio'nun asıl benzediği ünlü6
- nervio'nun gerçek yüzü5
- kafanın çok büyük olması8
- halef dizisinin final yapması2
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom2
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- kaan girgin'in son hali2
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- nervio34
- barış alper yılmaz4
- bafra pidesi3
- yalnız çirkin asosyal erkek6
- birçok kadın evliliğini eskort hizmeti gibi yapıyo3
- bir can kurtaran tüm insanları kurtarmış gibi olur2
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- anın görüntüsü23
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- bırak kolumu acıtıyorsun4
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü6
- 2019 tasarımı4
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam6
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- duygu özaslan6
- nerdesiniz3
- ali koç3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- fenerbahçe10
- tarcanlar oto ekspertiz2
- ibrahim tatlısesin peygamber olma ihtimali4
- sokak ortasında durduk yere yarrak diye bağırmak3
- emre aydın dinlemek2
- kahtalı mıçı hayranı kız4
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- gazze de evlenen çiftin düğün fotoğrafı2
- kabak tatlısını sevmeyenler2
- timsah yürüyüşü4
- ya şeytan haklıysa5
- askerde özlenen şeyler9
- bu koyden olsam ne olacak3
- özel ders vermek4
zaman, çoktan bir kavram olmaktan çıktı. bu yalanı atanlar beraberinde ve devamında birçok şey sıkıladılar. bu yalanların ne haddi vardı ne hududu. gelişine, hatta burun vurdular kavramlara ve soktular içimize... çıkartamayacağımız bir şekile getirene kadar işlediler, işlediler... hatta işediler!
bizi, insanları kontrol edebilmek için ellerinden geleni yaptılar. her sürünün bir kurdu olduğunu öğrettiler. kah sürü olduk, kah çoban. bir düzen olmalıydı elbet, yalnız acı çekebileceğimizi bildikleri halde bizi bu oyuna ittiler. verdiklerinin, getirdiklerine bazen yetmediğini hesap edemediler. edemezlerdi de...
her bir bok ritüel oldu. onlarca, bazen yüzlerce fotokopimizi çektik, saldık çayıra kime inanıyorsa o kayıra... hiç bakamadık gözlerimize. acaba kaçımız o gözümüzün içinde bir küçülüp bir büyüyen karanlığa dikkat edip kendini gördü?
öyle "her şey bir gün dersanenin kantininde, tostumu yiyip çayın soğumasını beklerken gördüğüm kızla başladı" demeyeceğim. çünkü hiç dersaneye gitmedim. olay, hikaye, makale, deneme, artık nasıl kategorize edilirse o şey ilginç bir hal alsın diye parayı sokmayacağım araya. artık bu akılsız varlıkların bile ehemmiyet vermediği kilit mekanizması iyice saçmalamaya başladı.
kendinden başka bir şeyin anlatamadığı şeyler neydi acaba k,? o zaman, an ve bilumum türevleri? neden bu kadar acı çektiriyordu ki insana? ve aynı anda katılıyordu kendisi de... aynı anda hem mazoşist hem sadist miydi yani? nedendi bu başladığını anlamadan bitirdiğimiz törenler? nereye kadardı yada? kim dur diyecekti veya betimleyecebilecekti?
o kadar çok batmıştık ki yalana, konuşarak daha dibe gireceğimizi düşündük, düşündürdüler! gerçeğe hep bir adım kalmıştı. hakikaten neydi gerçek? yada kimin gerçeğiydi? herkes kendi gerçeğini biliyor muydu? yaşaması hiç önemli değil, var mıydı bir gerçekleri?
yarın usulca ilerler, kördür daha gözleri. (John berger)
aklıma gelmişken "yarın" da neydi?
bizi, insanları kontrol edebilmek için ellerinden geleni yaptılar. her sürünün bir kurdu olduğunu öğrettiler. kah sürü olduk, kah çoban. bir düzen olmalıydı elbet, yalnız acı çekebileceğimizi bildikleri halde bizi bu oyuna ittiler. verdiklerinin, getirdiklerine bazen yetmediğini hesap edemediler. edemezlerdi de...
her bir bok ritüel oldu. onlarca, bazen yüzlerce fotokopimizi çektik, saldık çayıra kime inanıyorsa o kayıra... hiç bakamadık gözlerimize. acaba kaçımız o gözümüzün içinde bir küçülüp bir büyüyen karanlığa dikkat edip kendini gördü?
öyle "her şey bir gün dersanenin kantininde, tostumu yiyip çayın soğumasını beklerken gördüğüm kızla başladı" demeyeceğim. çünkü hiç dersaneye gitmedim. olay, hikaye, makale, deneme, artık nasıl kategorize edilirse o şey ilginç bir hal alsın diye parayı sokmayacağım araya. artık bu akılsız varlıkların bile ehemmiyet vermediği kilit mekanizması iyice saçmalamaya başladı.
kendinden başka bir şeyin anlatamadığı şeyler neydi acaba k,? o zaman, an ve bilumum türevleri? neden bu kadar acı çektiriyordu ki insana? ve aynı anda katılıyordu kendisi de... aynı anda hem mazoşist hem sadist miydi yani? nedendi bu başladığını anlamadan bitirdiğimiz törenler? nereye kadardı yada? kim dur diyecekti veya betimleyecebilecekti?
o kadar çok batmıştık ki yalana, konuşarak daha dibe gireceğimizi düşündük, düşündürdüler! gerçeğe hep bir adım kalmıştı. hakikaten neydi gerçek? yada kimin gerçeğiydi? herkes kendi gerçeğini biliyor muydu? yaşaması hiç önemli değil, var mıydı bir gerçekleri?
yarın usulca ilerler, kördür daha gözleri. (John berger)
aklıma gelmişken "yarın" da neydi?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com