bugün
- sözlükten soğuma nedenleri14
- arkadaşlar neden beni kimse sevmiyor5
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi6
- hamburger date5
- simko316
- ben geldim kerkenezler3
- pizza yemek7
- claudian clouds19
- kısır3
- mehdi aleyhisselam3
- sözlük ırkçıları8
- üniversite mezunu işsiz3
- akrep burcu kini5
- ghosting3
- sahibinden com salakları3
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- iyi parti13
- halife mehdi ismet2
- onun adı ismettir mehdiyeti kısmettir2
- burçlara inanan insanlar oy kullanmalı mı5
- pareidolia sayesinde tüm örüntüleri görmek2
- aleksey batrakov11
- nihayet gonca nerede sorusu2
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- cinler musallat istatistiği7
- diego moreira2
- tribündeki küçük fenerbahçeliyi kurtaran komiser3
- çerçeve yasa35
- delilik ruhu anti christ'tan gelir3
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- akıl hastalıkları bölümünde yatmak3
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler31
- amedspor14
- alttaki yazara motto ver16
- eski sevgili nerede ne yapıyor5
- hastanede sadece size denk gelen habis tesadüfler2
- pkk'ya küfür edince sinirlenen ülkücü8
- günün sözü4
- flört uygulamalarının yalan dolan olması4
- ozempic2
- aşk2
- erkek dediğin içinde gezdirir mutlu eder3
- bebek katili öcalan11
- osuruktan şiirler22
- where is my mind vs creep3
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı13
- deniz zeyrek3
- kendini değersizleştiren insan8
- sözlük yazarları neli kahve içiyor6
- 25 kare teknigi2
hayırlı etuuular arkadaşlar...
Bir zamanlar bir prens varmış. Bu prens evlenmek istiyormuş, ama evleneceği kişi gerçek bir prenses olmalıymış. Böyle birini bulmak için bütün dünyayı dolaşmış, ama çok büyük bir hayal kırıklığına uğramış. Çünkü, karşısına çıkan prenseslerin hakiki olup olmadığını bir türlü anlayamıyormuş. Hep eksik bir şeyler bir şeyler oluyormuş. Sonunda üzüntü ve umutsuzluk içinde yurduna dönmüş. Bir gece korkunç bir fırtına çıkmış; şimşekler çakıyor, gök gürlüyor, bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor, kıyametler kopuyormuş. Derken sarayın kapısı çalınmış, yaşlı kral gidip kapıyı açmış. Fakat, o da ne kapıda, yağmurdan ve fırtınadan perişan olmuş bir zavallı bir kız duruyormuş. Üstelik her tarafından sular akan, tepeden tırnağa sırılsıklam olmuş bu kızgerçek bir prenses olduğunu söylüyormuş. “Eh, anlarız bakalım!” diye düşünmüş yaşlı kraliçe, ama kimseye bir şey söylememiş. Yatak odasına gitmiş, yere bir bezelye tanesi koymuş. Bu bezelye tanesinin üzerine yirmi tane döşek, döşeklerin üzerine de yirmi tane kaz tüyü yatak koymuş. Gece olunca prenses bu yatakta yatmış. Sabah olunca kıza, gece nasıl uyuduğunu sormuşlar. “Ah, korkunç bir şeydi!” demiş prenses. “Bütün gece gözümü bile kırpmadım! Allah bilir ne vardı yatak ta! Sert bir şeyin üstünde yatmışım gibi, her yerim çürüdü, mosmor kesildi! Gerçekten berbattı!” Böylece anlaşılmış ki, yirmi döşek ve yirmi kaz tüyü yatağın altındaki bezelye tanesini hissedecek kadar nazlı, narin olduğuna göre, bu prenses hakiki bir prensestir! Prens onunla evlenmiş.
dini bütün bir yazar.
Bir zamanlar bir prens varmış. Bu prens evlenmek istiyormuş, ama evleneceği kişi gerçek bir prenses olmalıymış. Böyle birini bulmak için bütün dünyayı dolaşmış, ama çok büyük bir hayal kırıklığına uğramış. Çünkü, karşısına çıkan prenseslerin hakiki olup olmadığını bir türlü anlayamıyormuş. Hep eksik bir şeyler bir şeyler oluyormuş. Sonunda üzüntü ve umutsuzluk içinde yurduna dönmüş. Bir gece korkunç bir fırtına çıkmış; şimşekler çakıyor, gök gürlüyor, bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor, kıyametler kopuyormuş. Derken sarayın kapısı çalınmış, yaşlı kral gidip kapıyı açmış. Fakat, o da ne kapıda, yağmurdan ve fırtınadan perişan olmuş bir zavallı bir kız duruyormuş. Üstelik her tarafından sular akan, tepeden tırnağa sırılsıklam olmuş bu kızgerçek bir prenses olduğunu söylüyormuş. “Eh, anlarız bakalım!” diye düşünmüş yaşlı kraliçe, ama kimseye bir şey söylememiş. Yatak odasına gitmiş, yere bir bezelye tanesi koymuş. Bu bezelye tanesinin üzerine yirmi tane döşek, döşeklerin üzerine de yirmi tane kaz tüyü yatak koymuş. Gece olunca prenses bu yatakta yatmış. Sabah olunca kıza, gece nasıl uyuduğunu sormuşlar. “Ah, korkunç bir şeydi!” demiş prenses. “Bütün gece gözümü bile kırpmadım! Allah bilir ne vardı yatak ta! Sert bir şeyin üstünde yatmışım gibi, her yerim çürüdü, mosmor kesildi! Gerçekten berbattı!” Böylece anlaşılmış ki, yirmi döşek ve yirmi kaz tüyü yatağın altındaki bezelye tanesini hissedecek kadar nazlı, narin olduğuna göre, bu prenses hakiki bir prensestir! Prens onunla evlenmiş.
dini bütün bir yazar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar