bugün
- yaşlandığının farkına varmak8
- clean girl akımı4
- dağ evi olmayan erkek4
- sözlük yazarı olunmaz2
- kirov reporting2
- sözlük yazarlarının kekleri4
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar4
- sözlüğün çok durgun olması6
- yaşlı izlenimi veren isimler3
- pkk silah bırakıyor diye rahatsız olan tipler2
- one by one2
- yeni partinin çerçeve yasa kararı13
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- sıcak hava vs soğuk hava6
- sigara içmeyen erkek3
- müzik dinlemek3
- baliye balayına gitme ezikliği4
- ekşi sözlük referans17
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- arkadaşlar bi bakar mısınız3
- anın görüntüsü12
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek7
- geleceğe yolculuk vs geçmişe yolculuk4
- her şeyi dramatize eden insan2
- 2000 doğumlu kızlar6
- apo piçtir piç kalacak2
- çay içen kız2
- güldür güldür vs çok güzel hareketler 22
- ekonomi16
- eşitlik mi özgürlük mü2
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- mekke anlaşması20
- arkadaşlar hesabımı sildim haberiniz olsun3
- cansever19
- ulu parti5
- türkiye11
- corona adasında bira tadımı yapacak uzman ilanı4
- evlenmeme nedenleri4
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- sakallı aşçı4
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- ingiliz ajanları5
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- merfulu11
- yazarların para ödediği yapay zekalar7
- dönen tekme atabilen sözlük yazarları7
- koko14
- burak kut4
- kod yazarken müzik dinlemek6
- çerçeve yasaya hayır diyen yeni parti vekilleri2
geçen hafta bitti bu devirde askere mi gidilir diyordum kendime ama hayat gerçekten askerde öğreniliyormuş. herkese tavsiye ediyorum. hiç yoktan o bittiği andaki his için bile gidilir. kısa dönem yapmış birisi olarak bile o kadar ironik ve tuhaf olaylar yaşadım ki:
- evet anlatıldığı gibi mantığın olmadığı bir yer askerlik. beyin gücünün hiç bir önemi yok. tamamen fiziki güce ve hamallığa dayalı.
-dışarıya nöbet tutuyorsunuz ama düşman içeride(nöbet dediysem içi boş silahla oturma). bunun biraz da askerliği izmir gibi lokum bir yerde yapmamın da etkisi fazla ama pkk lı asker çok. bunu geçtik bir de memleket milliyetçiliği hat safhada. ben memleket milliyetçisi birisi değilim ama dışarıda bir diyarbakırlı görürsem sualsiz saldırırım. o derece doldum o piçlere. yemek sırasına girmezler, kural tanımazlar, nöbet yazdı diye yazıcıyı tehdit ederler, dışarıdakinden daha iyi muamele görürler ama devlete millete söverler, olay çıkarırlar, kavga ederler, temizlik anlayışları yok, insanları birbirine düşürürler, şivelerini siktiklerim.
- araya serpiştireyim başçavuşlar ve uzman çavuşlar kadar orospu çocuğu bir rütbe yok. üst rütbeliler bunları sikiyor bunlarda er ve erbaşları. üst rütbelilerse( yüzbaşı, binbaşı vs.) işin temelinden gelen insanlar olduğu için hem görgülüler hem eğitimliler hem de mütevaziler. astsubaylar gibi iki yıllık sekreterlik okuyup yemekhanede çatal kaşık sayıp kendini mareşal makamında görmüyorlar. askeriyenin en pis adamları bu omuzunda rütbe olmayanlar. şunu gördüm ki o binbaşılar yüzbaşılar hiç bir şey yapmasa bile orada akşama kadar otursa bile orada durmalılar. onlar bizim için güvence. ben kendimi askerlik yapmış olarak saymıyorum. düşünün atış yapmadan askerliği bitirdim.
-fitne ve fesatın kol gezdiği yer askerlik. otlakçıların kol gezdiği yer askerlik. yalanın iftiranın kol gezdiği yer askerlik. dedim ki kendime: üniversitedeki çocuklar bir şey değilmiş. onlar tertemiz adamlarmış. gerçekten hayatı askerde öğrendim.
-ironik olaylar silsilesi.
"koğuşta hırsızlık yapanın parmağını keserim." diyen askerin yazıhanedeki dosyasında 8 tane kapkaç suçu olduğunu hırsızlıktan ve torbacılıktan içeride yattığını gördüm.
yeni gelen bir arkadaşla tanıştığımda nerde oturuyorsun sorusuna samsun dediğimde aldığım cevap orada ne kadar tecavüz ve 3. sayfa haberi oluyor cevabını aldım. o sırada yanımızdaki samsunlu çocuk 14 yaşında kız kaçırmış, kıza tecavüz etmiş, çocuk esirgeme kurumunda çocuğu olan birisiydi. yani o haberlere konu olan çocuk. ironiye bakar mısın?
-benim olduğum koğuşta madde kullanmayan yoktu. bonzai, kova, kaydırma, eroin vs. hiç duymadığım tabirler ve maddeleri burada gördüm. gencecik çocuklar kendilerini zehirliyor. bana da teklif eden oldu ama hiç yanaşmadım. başçavuşun sikinde değil o ayın 15 ini bekler ve yataklar gergin mi sakallar kesilmiş mi ona bakar. içeride torbacılık mı yapılıyor, bölücülük mü, askerler birbirini mi sikiyor umurlarında değil.
ha bunları görmek güzel mi değil tabiki ama türkiyenin dibini görüyorsunuz. her türden insan var gerçekten.
hepsini geçtik en büyük faydası insan ilişkileri ve sahip olduğunuz hayatın değerini görüyorsunuz. annemle telefonda konuşurken eve gidiyoruz oğlum dedi bana ben duygulandım. düşünün eve gitmek bile ne kadar basit bişey ama orada kozmik bir anlamı oluyor.
nizamiyeye doğru yürürken tezkere kağıdım elimdeydi ama çıkana kadar içimde bir korku vardı. işte askerlik böyle bir şey.
çıkınca da gözleri dolmayanı dövüyorlar. o duygu anlatılmaz yaşanır. her türk erkeğinin bir kere yaşayabileceği bir şey. mutluluk mu hüzün mü kendine acımak mı arkaya bakıp net bir cevabı yok. bulunamayacak da.
- evet anlatıldığı gibi mantığın olmadığı bir yer askerlik. beyin gücünün hiç bir önemi yok. tamamen fiziki güce ve hamallığa dayalı.
-dışarıya nöbet tutuyorsunuz ama düşman içeride(nöbet dediysem içi boş silahla oturma). bunun biraz da askerliği izmir gibi lokum bir yerde yapmamın da etkisi fazla ama pkk lı asker çok. bunu geçtik bir de memleket milliyetçiliği hat safhada. ben memleket milliyetçisi birisi değilim ama dışarıda bir diyarbakırlı görürsem sualsiz saldırırım. o derece doldum o piçlere. yemek sırasına girmezler, kural tanımazlar, nöbet yazdı diye yazıcıyı tehdit ederler, dışarıdakinden daha iyi muamele görürler ama devlete millete söverler, olay çıkarırlar, kavga ederler, temizlik anlayışları yok, insanları birbirine düşürürler, şivelerini siktiklerim.
- araya serpiştireyim başçavuşlar ve uzman çavuşlar kadar orospu çocuğu bir rütbe yok. üst rütbeliler bunları sikiyor bunlarda er ve erbaşları. üst rütbelilerse( yüzbaşı, binbaşı vs.) işin temelinden gelen insanlar olduğu için hem görgülüler hem eğitimliler hem de mütevaziler. astsubaylar gibi iki yıllık sekreterlik okuyup yemekhanede çatal kaşık sayıp kendini mareşal makamında görmüyorlar. askeriyenin en pis adamları bu omuzunda rütbe olmayanlar. şunu gördüm ki o binbaşılar yüzbaşılar hiç bir şey yapmasa bile orada akşama kadar otursa bile orada durmalılar. onlar bizim için güvence. ben kendimi askerlik yapmış olarak saymıyorum. düşünün atış yapmadan askerliği bitirdim.
-fitne ve fesatın kol gezdiği yer askerlik. otlakçıların kol gezdiği yer askerlik. yalanın iftiranın kol gezdiği yer askerlik. dedim ki kendime: üniversitedeki çocuklar bir şey değilmiş. onlar tertemiz adamlarmış. gerçekten hayatı askerde öğrendim.
-ironik olaylar silsilesi.
"koğuşta hırsızlık yapanın parmağını keserim." diyen askerin yazıhanedeki dosyasında 8 tane kapkaç suçu olduğunu hırsızlıktan ve torbacılıktan içeride yattığını gördüm.
yeni gelen bir arkadaşla tanıştığımda nerde oturuyorsun sorusuna samsun dediğimde aldığım cevap orada ne kadar tecavüz ve 3. sayfa haberi oluyor cevabını aldım. o sırada yanımızdaki samsunlu çocuk 14 yaşında kız kaçırmış, kıza tecavüz etmiş, çocuk esirgeme kurumunda çocuğu olan birisiydi. yani o haberlere konu olan çocuk. ironiye bakar mısın?
-benim olduğum koğuşta madde kullanmayan yoktu. bonzai, kova, kaydırma, eroin vs. hiç duymadığım tabirler ve maddeleri burada gördüm. gencecik çocuklar kendilerini zehirliyor. bana da teklif eden oldu ama hiç yanaşmadım. başçavuşun sikinde değil o ayın 15 ini bekler ve yataklar gergin mi sakallar kesilmiş mi ona bakar. içeride torbacılık mı yapılıyor, bölücülük mü, askerler birbirini mi sikiyor umurlarında değil.
ha bunları görmek güzel mi değil tabiki ama türkiyenin dibini görüyorsunuz. her türden insan var gerçekten.
hepsini geçtik en büyük faydası insan ilişkileri ve sahip olduğunuz hayatın değerini görüyorsunuz. annemle telefonda konuşurken eve gidiyoruz oğlum dedi bana ben duygulandım. düşünün eve gitmek bile ne kadar basit bişey ama orada kozmik bir anlamı oluyor.
nizamiyeye doğru yürürken tezkere kağıdım elimdeydi ama çıkana kadar içimde bir korku vardı. işte askerlik böyle bir şey.
çıkınca da gözleri dolmayanı dövüyorlar. o duygu anlatılmaz yaşanır. her türk erkeğinin bir kere yaşayabileceği bir şey. mutluluk mu hüzün mü kendine acımak mı arkaya bakıp net bir cevabı yok. bulunamayacak da.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar