bugün
- muhallebici açıyoruz isim önerileri11
- queen ravenna adlı yazar9
- 29 eylül 2026 mhk başkanı'nın gözaltına alınması8
- kendisiyle övünen insanlar12
- ne kadar yaşlısın16
- ihtiyacı olmadığı halde alışveriş yapan insan4
- nokia 3310 denince akla gelenler11
- trt tarafsız olmalı13
- özelden küfür eden sözlük kızı4
- fatma betül sayan kaya50
- fon olaylarında adı geçen şahıslar4
- teoman çamaşır5
- nahl suresi 10 ayet2
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- asrın soygunu21
- eti üç harfli portakal jöleli bisküvi4
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı36
- istanbul şu an hafif yağmurlu 18 derece4
- rastgele yazarlara mesaj atıp küfretmek4
- morkstar8
- nokia 6600 denince akla gelenler5
- türkiye29
- sevgili6
- bu nasıl hava lan7
- sonbahardaki yaprak dökülmesi3
- futbol14
- frankyfourfingers4
- insanlardan tiksinmek3
- italya13
- sen milyar sen milyon3
- malum kesimin her şeyi yemesi4
- pandeladestroyer2
- manyak bey birader döner mi sorusu2
- vergi vermenin ahlaki tartışması3
- sigara böreği5
- parayı alıp istifa etmek2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- asuman krause vs acun ilıcalı2
- uefa uluslar ligi4
- koyu saç açık ten4
- kavga havasında olmak3
- 0 0 7 bey birader2
- from gold from dust6
- uludağ itiraf4
- zulzula cin kabilesi5
- istanbul un havasının deli bir kadın gibi olması4
- asuman krause3
- sürekli mağdur edebiyatı yapan insanlar2
- fetöcüler bir konuda haklılardı2
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
Tanrının gösterip de vermemesidir.
ilk kez tren garına girdiğimde gördüm onu. Rayların dibinde telefonla konuşuyordu. Yüzündeki ifade çok mutsuzdu. Ben "intihar falan mı edecek acaba bu gerizekalı" diye düşünürken göz göze geldik. Konuşmayı bırakmış, beni kesiyordu bense sadece ona doğru yürüyordum.
Sonra sola dönüp, içeri girdim. Biletimi aldım. Dışarı çıkmak için kapıyı açtığımda ilk gördüğüm oydu. Kapının sol tarafında dikiliyordu. Ben de sağ tarafa geçip bir sigara yaktım. Defalarca göz göze geliyorduk hatta bazen gülümsüyordum bile ama ikimizde de konuşacak cesaret yoktu. ikinci sigaramı içerken de durum aynıydı.
Üçüncüyü yaktığım sırada gara bir adam girdi, sol kolunun yarısı kesilmişti. ikimiz de ona acıyarak bakıyorken göz göze geldik ve "içim bir kötü oluyor böyle şeyleri görünce" dedi. Ben de aynı durumun bende de olduğunu söyledim. Gülümsedi. Çok tatlı oluyordu gülümsediği zaman. Ardından muhabbete devam ettik. Nerede yaşıyorsun, neden buraya geldin, kaç yaşındasın tarzı klasik sorular soruyorken "neden bu kadar sigara içiyorsun" dedi. Verecek cevap bulamadım, "Sen kullanmıyorsun galiba" dedim. En güzel gülümseyişiyle "yok kullanmıyorum, ben temiz çocuğum" dedi. Ah sen temiz çocuksun da ben temiz kız değilim dedim ama içimden.
Hala küçük gülümseyişlerimize devam ederken tren geldi. Yanına oturmamı teklif etti ancak bu mümkün değildi. Tren ineceğimiz yere geldiği zaman yanıma yaklaşıp "seni bulacağım bekle beni. Nasıl olacak bilmiyorum ama bulacağım. Sosyal medyadan falan belki. Bu arada adın ne?" dedi. "Zombi, senin adın ne?" dedim. "Burak" dedi. Yalnız burakcığım sosyal me diyorken o çoktan rayların öbür tarafına geçmişti. Sosyal medya kullanmıyorum beni nah bulursun tarzı şeyler söyleyecektim ama olmadı. Söylesem de olmazdı zaten. Sonuçta o düzgün bir türk genciydi ben ise pisliğin tekiydim.
işte Tanrı bir milyonuncu kez göstermişti ama vermeyi bırak elletmemişti bile bu sefer.
ilk kez tren garına girdiğimde gördüm onu. Rayların dibinde telefonla konuşuyordu. Yüzündeki ifade çok mutsuzdu. Ben "intihar falan mı edecek acaba bu gerizekalı" diye düşünürken göz göze geldik. Konuşmayı bırakmış, beni kesiyordu bense sadece ona doğru yürüyordum.
Sonra sola dönüp, içeri girdim. Biletimi aldım. Dışarı çıkmak için kapıyı açtığımda ilk gördüğüm oydu. Kapının sol tarafında dikiliyordu. Ben de sağ tarafa geçip bir sigara yaktım. Defalarca göz göze geliyorduk hatta bazen gülümsüyordum bile ama ikimizde de konuşacak cesaret yoktu. ikinci sigaramı içerken de durum aynıydı.
Üçüncüyü yaktığım sırada gara bir adam girdi, sol kolunun yarısı kesilmişti. ikimiz de ona acıyarak bakıyorken göz göze geldik ve "içim bir kötü oluyor böyle şeyleri görünce" dedi. Ben de aynı durumun bende de olduğunu söyledim. Gülümsedi. Çok tatlı oluyordu gülümsediği zaman. Ardından muhabbete devam ettik. Nerede yaşıyorsun, neden buraya geldin, kaç yaşındasın tarzı klasik sorular soruyorken "neden bu kadar sigara içiyorsun" dedi. Verecek cevap bulamadım, "Sen kullanmıyorsun galiba" dedim. En güzel gülümseyişiyle "yok kullanmıyorum, ben temiz çocuğum" dedi. Ah sen temiz çocuksun da ben temiz kız değilim dedim ama içimden.
Hala küçük gülümseyişlerimize devam ederken tren geldi. Yanına oturmamı teklif etti ancak bu mümkün değildi. Tren ineceğimiz yere geldiği zaman yanıma yaklaşıp "seni bulacağım bekle beni. Nasıl olacak bilmiyorum ama bulacağım. Sosyal medyadan falan belki. Bu arada adın ne?" dedi. "Zombi, senin adın ne?" dedim. "Burak" dedi. Yalnız burakcığım sosyal me diyorken o çoktan rayların öbür tarafına geçmişti. Sosyal medya kullanmıyorum beni nah bulursun tarzı şeyler söyleyecektim ama olmadı. Söylesem de olmazdı zaten. Sonuçta o düzgün bir türk genciydi ben ise pisliğin tekiydim.
işte Tanrı bir milyonuncu kez göstermişti ama vermeyi bırak elletmemişti bile bu sefer.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar