bugün
- bana gel film izleriz diyen erkek10
- günlük tutan erkek14
- açlık krizi nasıl bastırılır6
- simko317
- sarapci koala7
- sudekiray5
- günde iki paket sigara içmek3
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- hewal ebo9
- ümit özdağ6
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü6
- 36 yaş3
- akşam çayı2
- 12 eylül 19912
- can sıkıntısı2
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- kamos5
- tai lung16
- recep ivedik'in çocuklara kötü örnek olması2
- sur da sırtından vuruldu bordo bereli seçkin çil2
- sözlüğün bok olduğu gerçeği3
- ingiliz ajanları2
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- kemalizmin yıkılması4
- futbol24
- ergen milliyetçiliği2
- milliyetçilik2
- insan sevmemek2
- türk ırkçısı4
- şarkılarım dağlara4
- heybeliada ruhban okulu4
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- cansever16
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması16
- okan buruk6
- türkiye halkı3
- tom barrack4
- insan2
- hakan altun3
- kürtçülük3
- ultraslan lideri sebahattin şirin'in gözaltına alı4
- ferit kaya2
- her haltı yapıp mağdur edebiyatı yapmak2
- en güzel ciğer kebap2
- özgür özel5
- ikinci abdülhamid4
- gocunun freddy travması6
- dinsiz milliyetçilik4
- victor osimhen8
- pazar kahvaltı klasikleriniz6
bir sait faik abasiyanik öyküsü.
çaylak dönemi entry'lerinde tanımlayıcı girilmez biliyorum ama nick'imi aldığım öykü olduğundan yazayım istedim.
trifon'un öyküsü, stelyanos hrisopulos gemisi. trifon 12 yaşında bir çocuk. okula gitmiyor, arkadaşı yok, ailesi yok. dedesiyle birlikte yaşıyor. stelyanos hrisopulos. trifon sıradışı bir çocuk. sıradışı derecede sıradan bir hayat yaşıyor. tek eğlencesi, büyük eğlencesi gemiler yapıp onları yüzdürmek. günlerce uğraşıyor, güzel gemiler yapıyor.
trifon büyük bir gemi yapmaya karar veriyor. uzun süre üzerine uğraşıyor. yelkenini beyazlatmak bile günlerini alıyor. ve kocaman bir gemi yapıyor, denize girince kendi boyunda. dedesi soruyor. "adını ne koyacaksın?" "stelyanos hrisopulos koyacağım." diyor trifon. ve gemisinin adını stelyanos hrisopulos gemisi koyuyor. haftalarca onunla oynuyor. sürekli onu denizde yüzdürüyor.
mahallenin 16 çocuğu plan yapıyorlar. aralarında japon mağazalarından alınmış mükemmel gemileri olanlar da var. ama karar veriyorlar. trifon'un gemisini batıracaklar. ve gemiyi taşlayarak batırıyorlar.
trifon'un öyküsü bambaşka bir öykü. trifon'u anlatıyor abasıyanık:
"trifon toprağı sevmez, ona hürmet ederdi. çünkü birçok sevdikleri orda, onun altında, aklın durduğu bir yerde yaşıyorlardı. onun üstündeyse insanlar, beş-on para kazanmak kaygısıyla dönüp duruyorlardı. bu insanlar ne tuhaf varlıklardı. durup denize bir dakika bakmaya vakitleri olmadığını söyleyen bu insanlar... ne zevksiz mahluklardı. ve mektebe giden bu ufak çocuklar, mektebi unutup, deniz karşısında, bir gün bir gece düşünceli kalamazlardı. dersler deniz kadar güzel, deniz kadar öğretici miydi acaba? trifon, denize girmeyenlerle arkadaşlık bile etmek istemezdi." (kitabı bulamadım hatırladığım kadarıyla yazdım. hatalı yazdıysam affola.)
çaylak dönemi entry'lerinde tanımlayıcı girilmez biliyorum ama nick'imi aldığım öykü olduğundan yazayım istedim.
trifon'un öyküsü, stelyanos hrisopulos gemisi. trifon 12 yaşında bir çocuk. okula gitmiyor, arkadaşı yok, ailesi yok. dedesiyle birlikte yaşıyor. stelyanos hrisopulos. trifon sıradışı bir çocuk. sıradışı derecede sıradan bir hayat yaşıyor. tek eğlencesi, büyük eğlencesi gemiler yapıp onları yüzdürmek. günlerce uğraşıyor, güzel gemiler yapıyor.
trifon büyük bir gemi yapmaya karar veriyor. uzun süre üzerine uğraşıyor. yelkenini beyazlatmak bile günlerini alıyor. ve kocaman bir gemi yapıyor, denize girince kendi boyunda. dedesi soruyor. "adını ne koyacaksın?" "stelyanos hrisopulos koyacağım." diyor trifon. ve gemisinin adını stelyanos hrisopulos gemisi koyuyor. haftalarca onunla oynuyor. sürekli onu denizde yüzdürüyor.
mahallenin 16 çocuğu plan yapıyorlar. aralarında japon mağazalarından alınmış mükemmel gemileri olanlar da var. ama karar veriyorlar. trifon'un gemisini batıracaklar. ve gemiyi taşlayarak batırıyorlar.
trifon'un öyküsü bambaşka bir öykü. trifon'u anlatıyor abasıyanık:
"trifon toprağı sevmez, ona hürmet ederdi. çünkü birçok sevdikleri orda, onun altında, aklın durduğu bir yerde yaşıyorlardı. onun üstündeyse insanlar, beş-on para kazanmak kaygısıyla dönüp duruyorlardı. bu insanlar ne tuhaf varlıklardı. durup denize bir dakika bakmaya vakitleri olmadığını söyleyen bu insanlar... ne zevksiz mahluklardı. ve mektebe giden bu ufak çocuklar, mektebi unutup, deniz karşısında, bir gün bir gece düşünceli kalamazlardı. dersler deniz kadar güzel, deniz kadar öğretici miydi acaba? trifon, denize girmeyenlerle arkadaşlık bile etmek istemezdi." (kitabı bulamadım hatırladığım kadarıyla yazdım. hatalı yazdıysam affola.)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar