bugün
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması6
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- çerçeve yasa30
- sokakta öpüşmek7
- türbede dua etmenin şirk olması14
- mısır'ın mekke anlaşması'na katılmaması2
- engelleyen insan kibri6
- casperlar daltonlar redkitler şirinler2
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- ben bir ceviz agacıyım6
- dilan4
- yurt dışı çıkış harcı8
- sürekli kendini öven insan6
- beyazconverse6
- apo milletvekili olursa olacaklar3
- ey sözlük ahalisi öyle aşığım ki3
- akıl verme vereceksen huzur ver6
- sözlükte kavga edilen kızın true çıkması7
- nervio hamferdi3
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor6
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması8
- arkadaşlar bakar mısınız3
- mezarlıkta ağlayan kızın asıl amacı5
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- sözlükten giden yazarların hemen unutulması2
- yumurtalı ekmeğe french toast diyen elitist2
- nakşibendi tarikatının halidi kolundanım6
- yazarların son içtiği içecek4
- satürnün halkasına imam hatip açmak6
- rüyalar aleminden ruhlar alemine geçiş3
- g i l d e d l i l y11
- sadece başlığı açacak kadar düşünebilmek4
- yumurtayı sucuklu yiyen insan kibri3
- evde fare görmek6
- biliyorum ama soylemem3
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı10
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- dump atan erkek mi olur aw4
- arkadaşlar nick altılarda kavga etmeyiniz5
- askeri imam hatip lisesi5
- insanları kuşaklara ayırmak vs burçlara ayırmak3
- arkadaşlar salam3
- dağ evi3
- ümmetçilerin apo sevgisi6
- beş parmaktan kilo analizi yapmak2
- fake hesapları ciddiye alamamak2
- sözlüğün dili olsa da konuşsa4
- 12 ağustos 20264
- hangi üye hangisiydi hepsi karıştı6
- 23 yaş3
KiTAPLARI
Başeğmediler
- DERT SOFRASINDAN BAL YEDiLER, BAŞ VERDiLER, BAŞ EĞMEDiLER...
"işte Gardiyan Muzo’nun cevabıyla beraber bana uzattığı bu alev alev yanan gazete kağıdı, hayatımın her noktasına ışık tutacak bir enerji kaynağı olmuştu sanki. Ben hücrede özgür, gardiyan dışarda esirdi. O dışarda korkudan titrerken, ben içerde zafer kazanmış orduların mağrur askeri gibi bir ileri, bir geri yürüyordum. Meşale gibi tuttuğum gazete kağıdı yanarak, ateşi elime dayanmıştı. Kalan parçayı bir hamlede hücre kapısından dışarıya fırlattım.
Artık özgürdüm. Esaret bedende değil, ruhta yaşanırdı. Dışarıda dolaşan milyonlarca esiri düşündüm. Kimi akşam sofrasına koyacağı bir rakı şişesinin, kimi bir çift yeşil gözün, kimi de bir arabanın. Maddeye esir olmuş ruh mahkûmları için yandı yüreğim. Acıdım... Onlar için duyduğum endişe bütün duygularımı bastırdı. Çıkış yolu bulunmayan bir esaret halkası kuşatmıştı insanoğlunu. Özgür esirler... Kafamda kıvılcım gibi çakan kavramlar mana itibarı ile yine allak bullak olmuştu."
Yolbaşı
- Irak Gerçeği ve Türkmenler’in Direniş Öyküsü
"Irak’ın geçmişinde çok büyük bir etkinliğe sahip olan Türkmenler bugün itibarıyla bölgede yok sayılmaya başlanmıştır. Irak yeniden yapılandırılırken ülkenin aslî unsuru olan Türkmen varlığının dışlanması mutlaka yeni problemleri beraberinde getirecek ve bu ‘oldu-bitti’ mantığı içerisinde siyaset üretenler mutlaka hüsrana uğrayacaklardır.
Yıllar boyu zulüm yurdunda yaşayan Türkmenler yine uyutulmuşluğun ve unutulmuşluğun verdiği yeni acılar içerisinde kendi kaderleriyle baş başa kaldılar. Tam bu çaresizlik anında:
-Yalnız değilsiniz, diye haykıran bir fedaî ordusu boy verdi Türkmen topraklarında.
Ülkücü Hareket diğer Türk yurtlarında olduğu gibi, çarenin tükendiği noktada esrarlı duruşuyla yine var olmuştu."
Kan Fırtınası
- AZERBAYCAN TÜRKLERiNiN SOYLU DURUŞU VE BARIŞ TAHRiPÇiSi ERMENiLER
"Orta sayfalarına kadar geldiğim kitabı kapatarak koltuk arkasındaki cebe yavaşca yerleştirdim. Uçakta boş yer yoktu. 30 Eylül 1991’de bağımsızlığını ilan eden ve emekleyen bir bebek devlet konumunda olan Azerbaycan’a seyahat eden bu insanları oldukça merak ediyordum. Yolculara bir göz attım. Herkes ayrı bir gaye ile aynı hedefe doğru hızla yol alıyordu.
Kimi cebine yüz dolar koymuş ve süslü elbiseler giyerek kuşanmış, işadamı edasıyla oraları çarpmaya gidiyor, kimi şarap ve rakı tüketimi için soydaşlarına yardım amacıyla, kimi de cinsel bereket tarlası olarak gördükleri sahada pratik yapabilmek gayesi ile yola çıkmışlardı. Düşmanlarının kanlı saldırıları yetmiyormuş gibi bir de öz ağabeylerinden ‘örtülü darbe’ yemeye hazırlanan Azerbaycan Türkleri, bu sosyal mikroplar karşısında nasıl direneceklerdi acaba?.."
Gün Doğarken
- ALTAYLAR'DAN TUNA'YA TÜRK'ÜN AYAK iZLERi
"-Sevgili Bozkurtlar, Uç Beyleri! Gazidervişlerim! Babur kimdir? Bir okuyun, araştırın. Türk’ün azmi, güç ve iradesi onun şahsında nasıl tecelli etmiş bir bakın. Yılgınlık ve yorgunluk tanımayan kanaat önderlerinin zor günlerde buhrandan sıyrılarak ne büyük destanlar yazdıklarına ve bir millete nasıl can suyu verip ayağa kaldırdıklarına yakından şahit olun. Bunalım dönemlerinde ortaya çıkıp kuvvetli bir meşale gibi ışık saçarak milletimizin yolunu aydınlatan şahsiyetleri çok iyi tanıyın. Yunus’tan, Mevlana’dan karasevdaları, Yavuz’dan deli kavgaları öğrenin.
1969 kışında buz kesen Erzurum ayazını iliklerimize kadar sarsılarak hissediyoruz. ‘Genç Ülkücüler Teşkilatı’ adı altında faaliyet gösteren ve odun-kömür yokluğundan dolayı sobası yanmayan Ocak’ta, 50 kişi kadar oldukça heyecanlı bir dinleyici topluluğu var. Hem soğuk hava hem de konuşmacının her bir kelimesi âdeta top patlaması gibi duvarda yankılanan sert sözleri, salonu yerinden oynatıyor. Herkes bu müthiş sesin ahenk ve cazibesine kapılmış, Sovyet yayılmacılığının ulaştığı tehlikeli boyutları, kendi idraki nispetinde kavramaya çalışıyordu."
Osman Batur
- VE ASRIN iBRETLi OLAYLARI
"- Hey Türk, sen bu taraftan!
Görevli memur önce Çince, anlamadığımı fark edince de ingilizce olarak seslenmişti.
Çinlinin ağzından dökülen “Türk” kelimesi bomba gibi yankılandı terminalin mermer döşemeli dar avlusunda. Yolcular ve alan çalışanları bana garip garip bakıyorlar. Sanki akıbetimi görüp de halime acıyorlarmış gibi bir halleri var. Herkes bana dönmüştü.
Ancak bu yoğun ilgi fazla uzun sürmedi. Polislerden birkaçının, işinize bakın der gibi tehdit dolu bakışları ile herkes tekrar eski vaziyetini aldı. Bir an için duraksamış olan hayat yeniden başlamıştı.
Tek başımayım… Öğlen vakti… Urumçi Havaalanı dış hatlar terminali…
Görevliler yaklaşarak beni ortalarına aldılar. Koluma uzanan gevşek eli yavaşça iterek hafif ve kontrollü bir direnç gösterdim. işe yaramıştı.
Aslında meçhul rakiplerimi kısmen de olsa küçük bir teste tabi tutmuş oluyordum."
Başeğmediler
- DERT SOFRASINDAN BAL YEDiLER, BAŞ VERDiLER, BAŞ EĞMEDiLER...
"işte Gardiyan Muzo’nun cevabıyla beraber bana uzattığı bu alev alev yanan gazete kağıdı, hayatımın her noktasına ışık tutacak bir enerji kaynağı olmuştu sanki. Ben hücrede özgür, gardiyan dışarda esirdi. O dışarda korkudan titrerken, ben içerde zafer kazanmış orduların mağrur askeri gibi bir ileri, bir geri yürüyordum. Meşale gibi tuttuğum gazete kağıdı yanarak, ateşi elime dayanmıştı. Kalan parçayı bir hamlede hücre kapısından dışarıya fırlattım.
Artık özgürdüm. Esaret bedende değil, ruhta yaşanırdı. Dışarıda dolaşan milyonlarca esiri düşündüm. Kimi akşam sofrasına koyacağı bir rakı şişesinin, kimi bir çift yeşil gözün, kimi de bir arabanın. Maddeye esir olmuş ruh mahkûmları için yandı yüreğim. Acıdım... Onlar için duyduğum endişe bütün duygularımı bastırdı. Çıkış yolu bulunmayan bir esaret halkası kuşatmıştı insanoğlunu. Özgür esirler... Kafamda kıvılcım gibi çakan kavramlar mana itibarı ile yine allak bullak olmuştu."
Yolbaşı
- Irak Gerçeği ve Türkmenler’in Direniş Öyküsü
"Irak’ın geçmişinde çok büyük bir etkinliğe sahip olan Türkmenler bugün itibarıyla bölgede yok sayılmaya başlanmıştır. Irak yeniden yapılandırılırken ülkenin aslî unsuru olan Türkmen varlığının dışlanması mutlaka yeni problemleri beraberinde getirecek ve bu ‘oldu-bitti’ mantığı içerisinde siyaset üretenler mutlaka hüsrana uğrayacaklardır.
Yıllar boyu zulüm yurdunda yaşayan Türkmenler yine uyutulmuşluğun ve unutulmuşluğun verdiği yeni acılar içerisinde kendi kaderleriyle baş başa kaldılar. Tam bu çaresizlik anında:
-Yalnız değilsiniz, diye haykıran bir fedaî ordusu boy verdi Türkmen topraklarında.
Ülkücü Hareket diğer Türk yurtlarında olduğu gibi, çarenin tükendiği noktada esrarlı duruşuyla yine var olmuştu."
Kan Fırtınası
- AZERBAYCAN TÜRKLERiNiN SOYLU DURUŞU VE BARIŞ TAHRiPÇiSi ERMENiLER
"Orta sayfalarına kadar geldiğim kitabı kapatarak koltuk arkasındaki cebe yavaşca yerleştirdim. Uçakta boş yer yoktu. 30 Eylül 1991’de bağımsızlığını ilan eden ve emekleyen bir bebek devlet konumunda olan Azerbaycan’a seyahat eden bu insanları oldukça merak ediyordum. Yolculara bir göz attım. Herkes ayrı bir gaye ile aynı hedefe doğru hızla yol alıyordu.
Kimi cebine yüz dolar koymuş ve süslü elbiseler giyerek kuşanmış, işadamı edasıyla oraları çarpmaya gidiyor, kimi şarap ve rakı tüketimi için soydaşlarına yardım amacıyla, kimi de cinsel bereket tarlası olarak gördükleri sahada pratik yapabilmek gayesi ile yola çıkmışlardı. Düşmanlarının kanlı saldırıları yetmiyormuş gibi bir de öz ağabeylerinden ‘örtülü darbe’ yemeye hazırlanan Azerbaycan Türkleri, bu sosyal mikroplar karşısında nasıl direneceklerdi acaba?.."
Gün Doğarken
- ALTAYLAR'DAN TUNA'YA TÜRK'ÜN AYAK iZLERi
"-Sevgili Bozkurtlar, Uç Beyleri! Gazidervişlerim! Babur kimdir? Bir okuyun, araştırın. Türk’ün azmi, güç ve iradesi onun şahsında nasıl tecelli etmiş bir bakın. Yılgınlık ve yorgunluk tanımayan kanaat önderlerinin zor günlerde buhrandan sıyrılarak ne büyük destanlar yazdıklarına ve bir millete nasıl can suyu verip ayağa kaldırdıklarına yakından şahit olun. Bunalım dönemlerinde ortaya çıkıp kuvvetli bir meşale gibi ışık saçarak milletimizin yolunu aydınlatan şahsiyetleri çok iyi tanıyın. Yunus’tan, Mevlana’dan karasevdaları, Yavuz’dan deli kavgaları öğrenin.
1969 kışında buz kesen Erzurum ayazını iliklerimize kadar sarsılarak hissediyoruz. ‘Genç Ülkücüler Teşkilatı’ adı altında faaliyet gösteren ve odun-kömür yokluğundan dolayı sobası yanmayan Ocak’ta, 50 kişi kadar oldukça heyecanlı bir dinleyici topluluğu var. Hem soğuk hava hem de konuşmacının her bir kelimesi âdeta top patlaması gibi duvarda yankılanan sert sözleri, salonu yerinden oynatıyor. Herkes bu müthiş sesin ahenk ve cazibesine kapılmış, Sovyet yayılmacılığının ulaştığı tehlikeli boyutları, kendi idraki nispetinde kavramaya çalışıyordu."
Osman Batur
- VE ASRIN iBRETLi OLAYLARI
"- Hey Türk, sen bu taraftan!
Görevli memur önce Çince, anlamadığımı fark edince de ingilizce olarak seslenmişti.
Çinlinin ağzından dökülen “Türk” kelimesi bomba gibi yankılandı terminalin mermer döşemeli dar avlusunda. Yolcular ve alan çalışanları bana garip garip bakıyorlar. Sanki akıbetimi görüp de halime acıyorlarmış gibi bir halleri var. Herkes bana dönmüştü.
Ancak bu yoğun ilgi fazla uzun sürmedi. Polislerden birkaçının, işinize bakın der gibi tehdit dolu bakışları ile herkes tekrar eski vaziyetini aldı. Bir an için duraksamış olan hayat yeniden başlamıştı.
Tek başımayım… Öğlen vakti… Urumçi Havaalanı dış hatlar terminali…
Görevliler yaklaşarak beni ortalarına aldılar. Koluma uzanan gevşek eli yavaşça iterek hafif ve kontrollü bir direnç gösterdim. işe yaramıştı.
Aslında meçhul rakiplerimi kısmen de olsa küçük bir teste tabi tutmuş oluyordum."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar