bugün
- ortada bir yolsuzluk olmaması17
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- melih gökçek soruşturması ne oldu21
- yağmurdan nefret etmek9
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları22
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- yağmuru romantik bulan tip2
- 28 eylül 2026 deniz göktaş'ın ilk duruşması5
- sırbistan da vucic'in istifası3
- romanya53
- fatma betülleri doyurmak3
- sürü psikolojisinin felsefi temeli2
- sözlüğün meme platformuna dönmesi8
- bir arabuluculuk yöntemi olarak arkadan sarılmak2
- alfabede j harfi neden var3
- bolu da zimmet soruşturması 9 gözaltı2
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi15
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis9
- albea var mı abi düşük kilometreli6
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı3
- heyt bey'nin fon olayından para kazanmış olması7
- street fighter3
- fırtınalı hava3
- anadolu üniversitesi2
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz24
- nihat genç5
- fırtınalı havada denize açılan geri zekalılar2
- patrona sigorta yap diye yalvarmak2
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur34
- gül döktüm yollarına2
- flört uygulamasında eşleşme algoritması4
- adam yine kazanacak3
- meme yalarken düşünülen şeyler5
- fatma betül sayan kaya39
- almanya25
- matkabın var mı diye mesaj atan kız4
- türkiye24
- otel odası10
- karton toplayan çocuk16
- dünya61
- yazarların yağmurlu havada yaptıkları2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- sözlük kızlarının ojeleri16
- sözlükteki ayakçılar10
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli14
- işsiz2
- vietnam da gençleştirme ameliyatı olan adam9
- kadınların sapık olması10
- yüksek enflasyon3
- nick vermeden bir yazara seslen14
KiTAPLARI
Başeğmediler
- DERT SOFRASINDAN BAL YEDiLER, BAŞ VERDiLER, BAŞ EĞMEDiLER...
"işte Gardiyan Muzo’nun cevabıyla beraber bana uzattığı bu alev alev yanan gazete kağıdı, hayatımın her noktasına ışık tutacak bir enerji kaynağı olmuştu sanki. Ben hücrede özgür, gardiyan dışarda esirdi. O dışarda korkudan titrerken, ben içerde zafer kazanmış orduların mağrur askeri gibi bir ileri, bir geri yürüyordum. Meşale gibi tuttuğum gazete kağıdı yanarak, ateşi elime dayanmıştı. Kalan parçayı bir hamlede hücre kapısından dışarıya fırlattım.
Artık özgürdüm. Esaret bedende değil, ruhta yaşanırdı. Dışarıda dolaşan milyonlarca esiri düşündüm. Kimi akşam sofrasına koyacağı bir rakı şişesinin, kimi bir çift yeşil gözün, kimi de bir arabanın. Maddeye esir olmuş ruh mahkûmları için yandı yüreğim. Acıdım... Onlar için duyduğum endişe bütün duygularımı bastırdı. Çıkış yolu bulunmayan bir esaret halkası kuşatmıştı insanoğlunu. Özgür esirler... Kafamda kıvılcım gibi çakan kavramlar mana itibarı ile yine allak bullak olmuştu."
Yolbaşı
- Irak Gerçeği ve Türkmenler’in Direniş Öyküsü
"Irak’ın geçmişinde çok büyük bir etkinliğe sahip olan Türkmenler bugün itibarıyla bölgede yok sayılmaya başlanmıştır. Irak yeniden yapılandırılırken ülkenin aslî unsuru olan Türkmen varlığının dışlanması mutlaka yeni problemleri beraberinde getirecek ve bu ‘oldu-bitti’ mantığı içerisinde siyaset üretenler mutlaka hüsrana uğrayacaklardır.
Yıllar boyu zulüm yurdunda yaşayan Türkmenler yine uyutulmuşluğun ve unutulmuşluğun verdiği yeni acılar içerisinde kendi kaderleriyle baş başa kaldılar. Tam bu çaresizlik anında:
-Yalnız değilsiniz, diye haykıran bir fedaî ordusu boy verdi Türkmen topraklarında.
Ülkücü Hareket diğer Türk yurtlarında olduğu gibi, çarenin tükendiği noktada esrarlı duruşuyla yine var olmuştu."
Kan Fırtınası
- AZERBAYCAN TÜRKLERiNiN SOYLU DURUŞU VE BARIŞ TAHRiPÇiSi ERMENiLER
"Orta sayfalarına kadar geldiğim kitabı kapatarak koltuk arkasındaki cebe yavaşca yerleştirdim. Uçakta boş yer yoktu. 30 Eylül 1991’de bağımsızlığını ilan eden ve emekleyen bir bebek devlet konumunda olan Azerbaycan’a seyahat eden bu insanları oldukça merak ediyordum. Yolculara bir göz attım. Herkes ayrı bir gaye ile aynı hedefe doğru hızla yol alıyordu.
Kimi cebine yüz dolar koymuş ve süslü elbiseler giyerek kuşanmış, işadamı edasıyla oraları çarpmaya gidiyor, kimi şarap ve rakı tüketimi için soydaşlarına yardım amacıyla, kimi de cinsel bereket tarlası olarak gördükleri sahada pratik yapabilmek gayesi ile yola çıkmışlardı. Düşmanlarının kanlı saldırıları yetmiyormuş gibi bir de öz ağabeylerinden ‘örtülü darbe’ yemeye hazırlanan Azerbaycan Türkleri, bu sosyal mikroplar karşısında nasıl direneceklerdi acaba?.."
Gün Doğarken
- ALTAYLAR'DAN TUNA'YA TÜRK'ÜN AYAK iZLERi
"-Sevgili Bozkurtlar, Uç Beyleri! Gazidervişlerim! Babur kimdir? Bir okuyun, araştırın. Türk’ün azmi, güç ve iradesi onun şahsında nasıl tecelli etmiş bir bakın. Yılgınlık ve yorgunluk tanımayan kanaat önderlerinin zor günlerde buhrandan sıyrılarak ne büyük destanlar yazdıklarına ve bir millete nasıl can suyu verip ayağa kaldırdıklarına yakından şahit olun. Bunalım dönemlerinde ortaya çıkıp kuvvetli bir meşale gibi ışık saçarak milletimizin yolunu aydınlatan şahsiyetleri çok iyi tanıyın. Yunus’tan, Mevlana’dan karasevdaları, Yavuz’dan deli kavgaları öğrenin.
1969 kışında buz kesen Erzurum ayazını iliklerimize kadar sarsılarak hissediyoruz. ‘Genç Ülkücüler Teşkilatı’ adı altında faaliyet gösteren ve odun-kömür yokluğundan dolayı sobası yanmayan Ocak’ta, 50 kişi kadar oldukça heyecanlı bir dinleyici topluluğu var. Hem soğuk hava hem de konuşmacının her bir kelimesi âdeta top patlaması gibi duvarda yankılanan sert sözleri, salonu yerinden oynatıyor. Herkes bu müthiş sesin ahenk ve cazibesine kapılmış, Sovyet yayılmacılığının ulaştığı tehlikeli boyutları, kendi idraki nispetinde kavramaya çalışıyordu."
Osman Batur
- VE ASRIN iBRETLi OLAYLARI
"- Hey Türk, sen bu taraftan!
Görevli memur önce Çince, anlamadığımı fark edince de ingilizce olarak seslenmişti.
Çinlinin ağzından dökülen “Türk” kelimesi bomba gibi yankılandı terminalin mermer döşemeli dar avlusunda. Yolcular ve alan çalışanları bana garip garip bakıyorlar. Sanki akıbetimi görüp de halime acıyorlarmış gibi bir halleri var. Herkes bana dönmüştü.
Ancak bu yoğun ilgi fazla uzun sürmedi. Polislerden birkaçının, işinize bakın der gibi tehdit dolu bakışları ile herkes tekrar eski vaziyetini aldı. Bir an için duraksamış olan hayat yeniden başlamıştı.
Tek başımayım… Öğlen vakti… Urumçi Havaalanı dış hatlar terminali…
Görevliler yaklaşarak beni ortalarına aldılar. Koluma uzanan gevşek eli yavaşça iterek hafif ve kontrollü bir direnç gösterdim. işe yaramıştı.
Aslında meçhul rakiplerimi kısmen de olsa küçük bir teste tabi tutmuş oluyordum."
Başeğmediler
- DERT SOFRASINDAN BAL YEDiLER, BAŞ VERDiLER, BAŞ EĞMEDiLER...
"işte Gardiyan Muzo’nun cevabıyla beraber bana uzattığı bu alev alev yanan gazete kağıdı, hayatımın her noktasına ışık tutacak bir enerji kaynağı olmuştu sanki. Ben hücrede özgür, gardiyan dışarda esirdi. O dışarda korkudan titrerken, ben içerde zafer kazanmış orduların mağrur askeri gibi bir ileri, bir geri yürüyordum. Meşale gibi tuttuğum gazete kağıdı yanarak, ateşi elime dayanmıştı. Kalan parçayı bir hamlede hücre kapısından dışarıya fırlattım.
Artık özgürdüm. Esaret bedende değil, ruhta yaşanırdı. Dışarıda dolaşan milyonlarca esiri düşündüm. Kimi akşam sofrasına koyacağı bir rakı şişesinin, kimi bir çift yeşil gözün, kimi de bir arabanın. Maddeye esir olmuş ruh mahkûmları için yandı yüreğim. Acıdım... Onlar için duyduğum endişe bütün duygularımı bastırdı. Çıkış yolu bulunmayan bir esaret halkası kuşatmıştı insanoğlunu. Özgür esirler... Kafamda kıvılcım gibi çakan kavramlar mana itibarı ile yine allak bullak olmuştu."
Yolbaşı
- Irak Gerçeği ve Türkmenler’in Direniş Öyküsü
"Irak’ın geçmişinde çok büyük bir etkinliğe sahip olan Türkmenler bugün itibarıyla bölgede yok sayılmaya başlanmıştır. Irak yeniden yapılandırılırken ülkenin aslî unsuru olan Türkmen varlığının dışlanması mutlaka yeni problemleri beraberinde getirecek ve bu ‘oldu-bitti’ mantığı içerisinde siyaset üretenler mutlaka hüsrana uğrayacaklardır.
Yıllar boyu zulüm yurdunda yaşayan Türkmenler yine uyutulmuşluğun ve unutulmuşluğun verdiği yeni acılar içerisinde kendi kaderleriyle baş başa kaldılar. Tam bu çaresizlik anında:
-Yalnız değilsiniz, diye haykıran bir fedaî ordusu boy verdi Türkmen topraklarında.
Ülkücü Hareket diğer Türk yurtlarında olduğu gibi, çarenin tükendiği noktada esrarlı duruşuyla yine var olmuştu."
Kan Fırtınası
- AZERBAYCAN TÜRKLERiNiN SOYLU DURUŞU VE BARIŞ TAHRiPÇiSi ERMENiLER
"Orta sayfalarına kadar geldiğim kitabı kapatarak koltuk arkasındaki cebe yavaşca yerleştirdim. Uçakta boş yer yoktu. 30 Eylül 1991’de bağımsızlığını ilan eden ve emekleyen bir bebek devlet konumunda olan Azerbaycan’a seyahat eden bu insanları oldukça merak ediyordum. Yolculara bir göz attım. Herkes ayrı bir gaye ile aynı hedefe doğru hızla yol alıyordu.
Kimi cebine yüz dolar koymuş ve süslü elbiseler giyerek kuşanmış, işadamı edasıyla oraları çarpmaya gidiyor, kimi şarap ve rakı tüketimi için soydaşlarına yardım amacıyla, kimi de cinsel bereket tarlası olarak gördükleri sahada pratik yapabilmek gayesi ile yola çıkmışlardı. Düşmanlarının kanlı saldırıları yetmiyormuş gibi bir de öz ağabeylerinden ‘örtülü darbe’ yemeye hazırlanan Azerbaycan Türkleri, bu sosyal mikroplar karşısında nasıl direneceklerdi acaba?.."
Gün Doğarken
- ALTAYLAR'DAN TUNA'YA TÜRK'ÜN AYAK iZLERi
"-Sevgili Bozkurtlar, Uç Beyleri! Gazidervişlerim! Babur kimdir? Bir okuyun, araştırın. Türk’ün azmi, güç ve iradesi onun şahsında nasıl tecelli etmiş bir bakın. Yılgınlık ve yorgunluk tanımayan kanaat önderlerinin zor günlerde buhrandan sıyrılarak ne büyük destanlar yazdıklarına ve bir millete nasıl can suyu verip ayağa kaldırdıklarına yakından şahit olun. Bunalım dönemlerinde ortaya çıkıp kuvvetli bir meşale gibi ışık saçarak milletimizin yolunu aydınlatan şahsiyetleri çok iyi tanıyın. Yunus’tan, Mevlana’dan karasevdaları, Yavuz’dan deli kavgaları öğrenin.
1969 kışında buz kesen Erzurum ayazını iliklerimize kadar sarsılarak hissediyoruz. ‘Genç Ülkücüler Teşkilatı’ adı altında faaliyet gösteren ve odun-kömür yokluğundan dolayı sobası yanmayan Ocak’ta, 50 kişi kadar oldukça heyecanlı bir dinleyici topluluğu var. Hem soğuk hava hem de konuşmacının her bir kelimesi âdeta top patlaması gibi duvarda yankılanan sert sözleri, salonu yerinden oynatıyor. Herkes bu müthiş sesin ahenk ve cazibesine kapılmış, Sovyet yayılmacılığının ulaştığı tehlikeli boyutları, kendi idraki nispetinde kavramaya çalışıyordu."
Osman Batur
- VE ASRIN iBRETLi OLAYLARI
"- Hey Türk, sen bu taraftan!
Görevli memur önce Çince, anlamadığımı fark edince de ingilizce olarak seslenmişti.
Çinlinin ağzından dökülen “Türk” kelimesi bomba gibi yankılandı terminalin mermer döşemeli dar avlusunda. Yolcular ve alan çalışanları bana garip garip bakıyorlar. Sanki akıbetimi görüp de halime acıyorlarmış gibi bir halleri var. Herkes bana dönmüştü.
Ancak bu yoğun ilgi fazla uzun sürmedi. Polislerden birkaçının, işinize bakın der gibi tehdit dolu bakışları ile herkes tekrar eski vaziyetini aldı. Bir an için duraksamış olan hayat yeniden başlamıştı.
Tek başımayım… Öğlen vakti… Urumçi Havaalanı dış hatlar terminali…
Görevliler yaklaşarak beni ortalarına aldılar. Koluma uzanan gevşek eli yavaşça iterek hafif ve kontrollü bir direnç gösterdim. işe yaramıştı.
Aslında meçhul rakiplerimi kısmen de olsa küçük bir teste tabi tutmuş oluyordum."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar