bugün
- hiçbir servet zamanı satın alamaz13
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz5
- zorunlu eğitim11
- balık etli kızların zayıflardan daha çekici olması2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle15
- sebahattin şirin14
- velvet5
- sonbahar2
- çerçeve yasa22
- çalışmak özgürlük müdür5
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak7
- cıvık çift5
- ey insan4
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- cin2
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı8
- sözlükte kadın yazar olması5
- blackberry6
- apo piçtir piç kalacak12
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- kalp krizi8
- bu saatte yemek yemek4
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- canınız sıkılınca ne yapıyorsunuz4
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler8
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı7
- sözlük prenseslerinin fotoğrafları4
- arkadaşlar ben şişman miyim4
- ekşi sözlük referans18
- anın görüntüsü15
- profilini gizli tutma nedeni9
- tenis oynayan erkek4
- romelu lukaku7
- hepinizin agzina biber surcem7
- su tabancasından su içen çocuk4
- sözlüğün kapanması4
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- beşer esad kardeşi ve kuzeninin ölüm cezası3
- mony tontana3
- türk milletine kurulan pusu7
- eski türkiye5
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- mel melin palavra sıkması7
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi7
- true'nun sözlüğe küsmesi6
- estetik ameliyat olan kişiyi ziyaret etmek3
- yeni partinin çerçeve yasa kararı14
- burçlara inanmak3
- vize dolandırıcılarına 6 ilde operasyon2
şampiyonluk yolunda emin adımlarla ilerleyen takımım. aynı zamanda dünkü gençlerbirliği maçında şike yapmakla itham edilen takımım. (bkz: 16 mayıs 2015 galatasaray gençlerbirliği maçı)
baştan söyleyeyim, şike vardır veya yoktur demiyorum bu maçta. kulübümün yöneticilerine de o kadar güvenmiyorum açıkçası. ama maçtan cımbızla alınmış pozisyonlar üzerinden şike tartışması yapılıyor olması, hem de bu muhabbetin "tarlaları sürüp" yine ceza almayan bir başkanın takımı tarafından yapılması cidden mide bulandırıcı. aziz yıldırımcı değil de, fenerbahçeli olanlara sözüm yok. başımızın üstünde yerleri var, gelsinler konuşalım, tartışalım.
kaleci elini bilerek çekmiş diyorlar. yahu adam ters ayakta yakalanmış. bak yalan yok, golü ilk gördüğümde arkadaşa da şunu söyledim: "eyvah, çok şaibeli bir gol oldu bu". ve eğer ki galatasaray kulübü şike yapmışsa, kesinlikle de savunmam. çünkü bu sezon her kim şike yapmışsa, bu kesinlikle hükümetin el atmasıyla oluşabilecek bir şey. mevcut yönetimin de bu konudaki tavrını biliyoruz zaten. ama pozisyona dönecek olursak, kaleci ters ayakta yakalandığı için topa uzanamıyor. zaten sizin iddia ettiğiniz gibi rahat bir şekilde topa uzanabilse, ters ayakta yakalanmanın hiç bir dezavantajı olmaz ki. haa, ama iyi bir kalecinin o pozisyonu çıkarması gerekir. onda haklısınız. zaten iyi bir kalecinin topu ıska geçip yasine gol pası da vermemesi gerekir. ama bu pozisyonları cımbızlarsanız, her maçta her takım şike yapmış olabilir. mesela sinan bolat da kornerde kaleyi bomboş bir şekilde rakip oyuncuya teslim etmişti. sinan da mı şike yaptı?
ya da son saniyelerde stancunun pozisyonu... yahu umut bulutun kaçırdığı pozisyon ondan milyon kere daha net bir pozisyon. stancunun pozisyonunda top yere çarpıp havalanıyor. semih ıska geçmiş, yani bir sürpriz faktörü de var. havalanan topa stancu nasıl vuracağını tam olarak tasarlayamıyor, top henüz havalanmamışken vursa kesin gol. ama havalanınca işi zorlaşıyor. neticede bu adamın ibrahimoviç gibi havadaki topa uçan tekme atamadığını da hatırlatmak isterim. öyle birisi olsa zaten en başta kendisini bırakmazdık değil mi?
hakeme gelirsek, kesinlikle çok kötü maç yönetti. melonun çok net iki sarısını es geçti. ama burada da şunu söylemek zorundayım. birinci pozisyonda melo sarıyı görse, bundan sonra daha dikkatli oynamak durumunda kalırdı herhalde. benzer pozisyonlar karşı taraf lehine de kart verilmeden es geçildi. tellese çift ayak dalınan bir pozisyon var mesela, direk kırmızı. yan hakemin de gözünün önünde oluyor. o pozisyonlara kırmızı verilmesinin bir sebebi var. her maçta çift ayakla tırpan gibi rakibini biçmeye kalkarsan, her sene bir tane futbolcunun futbol hayatını bitirirsin. çift ayak dalıyor ve top iki metre uzağında. net kırmızı. bu tip maçlarda bu tarz pozisyonlarda yumuşak davranmayacaksın. neyse vereceksin kartını. ver meloya da kırmızıyı, o harekete de... bu kadar fazla konuşulmazdın. umutun pozisyonu da penaltı bana göre. arkadan müdahale var ve bu penaltı değilse eğer, o zaman umuta sarı kart vermen lazım. kısacası hakemler çok tartışmalı kararlar verdiler bu maçta. maçın akışını da düzgün yönetemediler. o kadar sert pozisyonlarda kartlarını kullanmazsan, senin ligin de futbol ligi değil güreş ligi olur sonunda.
yani demem o ki, pozisyonlara bakarak direk, bu maçta şike var demek doğru bir tavır değil. şike yapılmışsa, bu maçtan önce ayarlanmıştır. oraya bakmak lazım. maça bakarak şike tespit edilmez, olsa olsa şaibe tespit edilir, şüphelenilebilir. açık konuşayım, bu maç o açıdan incelenmeye değer. maçın öncesinde gbli topçularla bizim yöneticilerin teması olmuş mu, olmuşsa nasıl olmuş? ne olmuş, ne bitmiş? neler konuşmuşlar, herhangi para alış verişleri olmuş mu vs bu tarz incelemelerde bulunulmalı. aziz yıldırım sağ olsun hepimiz vakıfız artık bu tarz şeylere. ama sırf pozisyonlara bakarak şike olmuş diyemezsiniz. elbette o zaman gsliler de sizin maçlarınızdaki pozisyonları konuşacaklardır. biliyorum, "gözlerimizle görüyoruz işte" diyorsunuz. ama unutmayın ki görme işlemi gözlerde değil, beyinde gerçekleşir. o pozisyonları siz kendi algınıza göre gördünüz ve yorumladınız. mesela ben bir galatasaraylı olarak umutun pozisyonunu umutun kazmalığı olarak gördüm. siz ise rakibin saçma sapan ofsayt taktiği olarak gördünüz. bunlar normal. anormal olan elde yeterli veri olmadan doğrudan ithamda bulunmak.
maalesef bu mevzu sadece futbolumuz için geçerli değil. her alanda var bu. insanımız şüphe ile delili birbirine karıştırıyor. bir odaya girdiniz, yerde cansız bir şekilde yatmakta olan bir kadın ve karşısında da öylece dikilmekte olan bir adam gördünüz. bu, adamın kadını öldürdüğüne bir delil değildir. sadece şüphelenmek için yeterli bir sebeptir. ama maalesef biz adamı direk asmaya meyilliyiz. haa, yok eğer gerçekten suçlu olduğu anlaşılırsa bu sefer de bazılarımız sırf adama kurdukları yakınlıktan dolayı onu savunmak ve yaptıklarını meşrulaştırmak derdine düşüyorlar. bu ikisinin arasında bir yerlerde durmak lazım. aksi halde adaletten yana değil, kendinizden taraf olmuş olursunuz.
baştan söyleyeyim, şike vardır veya yoktur demiyorum bu maçta. kulübümün yöneticilerine de o kadar güvenmiyorum açıkçası. ama maçtan cımbızla alınmış pozisyonlar üzerinden şike tartışması yapılıyor olması, hem de bu muhabbetin "tarlaları sürüp" yine ceza almayan bir başkanın takımı tarafından yapılması cidden mide bulandırıcı. aziz yıldırımcı değil de, fenerbahçeli olanlara sözüm yok. başımızın üstünde yerleri var, gelsinler konuşalım, tartışalım.
kaleci elini bilerek çekmiş diyorlar. yahu adam ters ayakta yakalanmış. bak yalan yok, golü ilk gördüğümde arkadaşa da şunu söyledim: "eyvah, çok şaibeli bir gol oldu bu". ve eğer ki galatasaray kulübü şike yapmışsa, kesinlikle de savunmam. çünkü bu sezon her kim şike yapmışsa, bu kesinlikle hükümetin el atmasıyla oluşabilecek bir şey. mevcut yönetimin de bu konudaki tavrını biliyoruz zaten. ama pozisyona dönecek olursak, kaleci ters ayakta yakalandığı için topa uzanamıyor. zaten sizin iddia ettiğiniz gibi rahat bir şekilde topa uzanabilse, ters ayakta yakalanmanın hiç bir dezavantajı olmaz ki. haa, ama iyi bir kalecinin o pozisyonu çıkarması gerekir. onda haklısınız. zaten iyi bir kalecinin topu ıska geçip yasine gol pası da vermemesi gerekir. ama bu pozisyonları cımbızlarsanız, her maçta her takım şike yapmış olabilir. mesela sinan bolat da kornerde kaleyi bomboş bir şekilde rakip oyuncuya teslim etmişti. sinan da mı şike yaptı?
ya da son saniyelerde stancunun pozisyonu... yahu umut bulutun kaçırdığı pozisyon ondan milyon kere daha net bir pozisyon. stancunun pozisyonunda top yere çarpıp havalanıyor. semih ıska geçmiş, yani bir sürpriz faktörü de var. havalanan topa stancu nasıl vuracağını tam olarak tasarlayamıyor, top henüz havalanmamışken vursa kesin gol. ama havalanınca işi zorlaşıyor. neticede bu adamın ibrahimoviç gibi havadaki topa uçan tekme atamadığını da hatırlatmak isterim. öyle birisi olsa zaten en başta kendisini bırakmazdık değil mi?
hakeme gelirsek, kesinlikle çok kötü maç yönetti. melonun çok net iki sarısını es geçti. ama burada da şunu söylemek zorundayım. birinci pozisyonda melo sarıyı görse, bundan sonra daha dikkatli oynamak durumunda kalırdı herhalde. benzer pozisyonlar karşı taraf lehine de kart verilmeden es geçildi. tellese çift ayak dalınan bir pozisyon var mesela, direk kırmızı. yan hakemin de gözünün önünde oluyor. o pozisyonlara kırmızı verilmesinin bir sebebi var. her maçta çift ayakla tırpan gibi rakibini biçmeye kalkarsan, her sene bir tane futbolcunun futbol hayatını bitirirsin. çift ayak dalıyor ve top iki metre uzağında. net kırmızı. bu tip maçlarda bu tarz pozisyonlarda yumuşak davranmayacaksın. neyse vereceksin kartını. ver meloya da kırmızıyı, o harekete de... bu kadar fazla konuşulmazdın. umutun pozisyonu da penaltı bana göre. arkadan müdahale var ve bu penaltı değilse eğer, o zaman umuta sarı kart vermen lazım. kısacası hakemler çok tartışmalı kararlar verdiler bu maçta. maçın akışını da düzgün yönetemediler. o kadar sert pozisyonlarda kartlarını kullanmazsan, senin ligin de futbol ligi değil güreş ligi olur sonunda.
yani demem o ki, pozisyonlara bakarak direk, bu maçta şike var demek doğru bir tavır değil. şike yapılmışsa, bu maçtan önce ayarlanmıştır. oraya bakmak lazım. maça bakarak şike tespit edilmez, olsa olsa şaibe tespit edilir, şüphelenilebilir. açık konuşayım, bu maç o açıdan incelenmeye değer. maçın öncesinde gbli topçularla bizim yöneticilerin teması olmuş mu, olmuşsa nasıl olmuş? ne olmuş, ne bitmiş? neler konuşmuşlar, herhangi para alış verişleri olmuş mu vs bu tarz incelemelerde bulunulmalı. aziz yıldırım sağ olsun hepimiz vakıfız artık bu tarz şeylere. ama sırf pozisyonlara bakarak şike olmuş diyemezsiniz. elbette o zaman gsliler de sizin maçlarınızdaki pozisyonları konuşacaklardır. biliyorum, "gözlerimizle görüyoruz işte" diyorsunuz. ama unutmayın ki görme işlemi gözlerde değil, beyinde gerçekleşir. o pozisyonları siz kendi algınıza göre gördünüz ve yorumladınız. mesela ben bir galatasaraylı olarak umutun pozisyonunu umutun kazmalığı olarak gördüm. siz ise rakibin saçma sapan ofsayt taktiği olarak gördünüz. bunlar normal. anormal olan elde yeterli veri olmadan doğrudan ithamda bulunmak.
maalesef bu mevzu sadece futbolumuz için geçerli değil. her alanda var bu. insanımız şüphe ile delili birbirine karıştırıyor. bir odaya girdiniz, yerde cansız bir şekilde yatmakta olan bir kadın ve karşısında da öylece dikilmekte olan bir adam gördünüz. bu, adamın kadını öldürdüğüne bir delil değildir. sadece şüphelenmek için yeterli bir sebeptir. ama maalesef biz adamı direk asmaya meyilliyiz. haa, yok eğer gerçekten suçlu olduğu anlaşılırsa bu sefer de bazılarımız sırf adama kurdukları yakınlıktan dolayı onu savunmak ve yaptıklarını meşrulaştırmak derdine düşüyorlar. bu ikisinin arasında bir yerlerde durmak lazım. aksi halde adaletten yana değil, kendinizden taraf olmuş olursunuz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar