bugün
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- betray me6
- aç uyumak10
- sevgi vs aşk9
- ayağı şiir kokan kadın5
- gece gece kokoreç gömmek7
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek10
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- bir günde 1500 kalori almak5
- sinek as'ın sözlüğe vedası19
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- ilhan irem dinleyen erkek6
- sandalet ayak bikinisidir4
- hamile fotoğrafı5
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak10
- geçmişe götüren şarkılar5
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- çin9
- açlıktan bayılmak4
- kocasakal'ın istanbul barosu başkanlığı3
- salçalı makarna10
- emevileri güzelleyen türk3
- evrende hareket nasıl oluyor5
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- sevgilinin ayağından sigara içmek2
- beyoğlu3
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- kuranda israel suresi var2
- terliksi hayvan'a hallenen ayak fetişisti2
- rojin hevin berivan rojda gülizar rojbin gülistan5
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek8
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- ümit kocasakal4
- ayak paça çorbası2
- fluoksetin hidroklorur2
- fırında tavuk4
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- moralin çok bozuk olması2
- hareket edebilen canlılar4
- sözlükteki çiftçi yazarlar3
- yaşlıların folklifte portif demesi7
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
- balık yanına en yakışan çorba9
- 1 milyon liralık soru2
- dünya5
- soyak goztepe sitesi3
- devletin galatasaray a stad yapması5
- yuzırların yumrukları3
yazar jonathan lethem'la gerçekleştirdikleri röportajda geçmişe, geleceğe dair kendisinden beklediğim incileri teker teker sıralamış:
"hep zirvedeyken durmak istedim. yavaş yavaş yok olup gitmek istemedim. bir zamanlar basarili biri olmak istemedim. asla unutulmayacak biri olmak istedim. öyle ya da böyle, her şey yolunda gibi geliyor bana şimdi. kendim için istediğim şeyi başardım."
"galiba orta yaşa geldim ve emekli olmaya hiç niyetim yok. (bob dylan şu anda tam 66 yaşında)"
"biliyorsun işte, herkes 1960'ları gözünde büyütüyor. 1960'lar tıpkı iç savaş günleri gibi. ama sen şimdi 1960 lari sahiplenen adamla konuşuyorsun. ben hiç 1960'lar benim olsun istedim mi peki? hayır. ama 1960 lar benim bana ait. kim buna karsi cikabilir? eğer istiyorsan hepsini sana veririm. al senin olsun."
"eski şarkılarımda bir şey var. katılıyorum, bir şey var! galiba benim şarkılarım, tamam belki 'white christmas' ya da 'stardust' kadar çok değil, ama yine de çok sayıda coverlandı. bes binden fazla kayıttan oluşan bir liste var elimde. onlarin yerinde olsam ben de kendi sarkilarimi coverlardim. coverlanan şarkılarımın çoğunu 1961,62, 64, 73 ve 85'te yazmıştım, hala da çalıyorum o şarkıları. baska hangi sarkicilari hatirliyorsunuz o donemden?"
"son yirmi yildir dogru duzgun bir album yapan kimseyi tanimiyorum. bu modern albümleri dinlemek korkunç, her taraf ses dolu. hicligin vokalsizligin tanimini bilmiyorlar. statik! benim şarkılarım bile, stüdyoda onları kaydettiğimiz zaman kulağa daha güzel geliyordu. cd'ler çok küçük. boyu posu, endamı yok. hatırlıyorum da, napster'dan adamın teki geldiğinde ve herkes bedava muzik dinlediginde neden olmasin ki zaten artik hicbir degeri yok diye dusunmustum."
"albumlerimin hicbirini dinlemiyorum. bu işin içindeyken, dinlediğin her şey bir replikadır. insan oynadigi filmleri neden seyreder anlamiyorum. sen kendi yazdığın kitapları mı okuyorsun?"
"diyorlar ki 'dylan asla konuşmuyor.' söylenecek ne var ki? sanatçının insanların önüne çıkmasının nedeni bu değil ki. sanatçının varoluş nedeni farklıdır. belki bir terapi grubu ya da dr phil 'nasıl gidiyor?' diye sorabilir. sert bir şekilde umursamadığımı söylemek istemiyorum. umursuyorsun hem de cok yoksa burada olmazsin zaten ama farkli bir iliski bu hafif bir sey degil."
"eğer benim hayatta bir duruşum, bir tavrım varsa, yaptığım işte, yorumculuğumda, söylediğim şarkılarda, herhangi bir düzeyde bir tarzım varsa, bunu başkasıyla karşılaştır! beni benimle karsilastirma! neil young'ı neil young'la mı karşılaştıracaksın? başka biriyle karşılaştır. beck'i kıyasla (ki beck'i severim), ya da o düzeyde kim varsa onunla."
"kabul etmek lazim yaptigin seyi ya ciddiye aliyorsundur ya da ciddi degilsindir. bu ikisini birbirine karıştıramazsın. hayat cok kisa ustelik."
"hep zirvedeyken durmak istedim. yavaş yavaş yok olup gitmek istemedim. bir zamanlar basarili biri olmak istemedim. asla unutulmayacak biri olmak istedim. öyle ya da böyle, her şey yolunda gibi geliyor bana şimdi. kendim için istediğim şeyi başardım."
"galiba orta yaşa geldim ve emekli olmaya hiç niyetim yok. (bob dylan şu anda tam 66 yaşında)"
"biliyorsun işte, herkes 1960'ları gözünde büyütüyor. 1960'lar tıpkı iç savaş günleri gibi. ama sen şimdi 1960 lari sahiplenen adamla konuşuyorsun. ben hiç 1960'lar benim olsun istedim mi peki? hayır. ama 1960 lar benim bana ait. kim buna karsi cikabilir? eğer istiyorsan hepsini sana veririm. al senin olsun."
"eski şarkılarımda bir şey var. katılıyorum, bir şey var! galiba benim şarkılarım, tamam belki 'white christmas' ya da 'stardust' kadar çok değil, ama yine de çok sayıda coverlandı. bes binden fazla kayıttan oluşan bir liste var elimde. onlarin yerinde olsam ben de kendi sarkilarimi coverlardim. coverlanan şarkılarımın çoğunu 1961,62, 64, 73 ve 85'te yazmıştım, hala da çalıyorum o şarkıları. baska hangi sarkicilari hatirliyorsunuz o donemden?"
"son yirmi yildir dogru duzgun bir album yapan kimseyi tanimiyorum. bu modern albümleri dinlemek korkunç, her taraf ses dolu. hicligin vokalsizligin tanimini bilmiyorlar. statik! benim şarkılarım bile, stüdyoda onları kaydettiğimiz zaman kulağa daha güzel geliyordu. cd'ler çok küçük. boyu posu, endamı yok. hatırlıyorum da, napster'dan adamın teki geldiğinde ve herkes bedava muzik dinlediginde neden olmasin ki zaten artik hicbir degeri yok diye dusunmustum."
"albumlerimin hicbirini dinlemiyorum. bu işin içindeyken, dinlediğin her şey bir replikadır. insan oynadigi filmleri neden seyreder anlamiyorum. sen kendi yazdığın kitapları mı okuyorsun?"
"diyorlar ki 'dylan asla konuşmuyor.' söylenecek ne var ki? sanatçının insanların önüne çıkmasının nedeni bu değil ki. sanatçının varoluş nedeni farklıdır. belki bir terapi grubu ya da dr phil 'nasıl gidiyor?' diye sorabilir. sert bir şekilde umursamadığımı söylemek istemiyorum. umursuyorsun hem de cok yoksa burada olmazsin zaten ama farkli bir iliski bu hafif bir sey degil."
"eğer benim hayatta bir duruşum, bir tavrım varsa, yaptığım işte, yorumculuğumda, söylediğim şarkılarda, herhangi bir düzeyde bir tarzım varsa, bunu başkasıyla karşılaştır! beni benimle karsilastirma! neil young'ı neil young'la mı karşılaştıracaksın? başka biriyle karşılaştır. beck'i kıyasla (ki beck'i severim), ya da o düzeyde kim varsa onunla."
"kabul etmek lazim yaptigin seyi ya ciddiye aliyorsundur ya da ciddi degilsindir. bu ikisini birbirine karıştıramazsın. hayat cok kisa ustelik."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar