bugün
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim29
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı74
- o 8 0 diyen biri vardı6
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok9
- terapi niteliğindeki şeyler10
- emre iptal kuyt ile devam2
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- türklerin özellikleri2
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar13
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir3
- sözlükte kim kimle sevgili27
- türkiye ve avrupa farkları2
- büzülmüş çizgili dudaklar2
- soğuk sabah2
- aşk10
- nervio43
- arabada sakso4
- 5 kasım 2026 meteoroloji uyarısı2
- fenerbahçeli yazarlar8
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- sözlüğün en şık erkeği12
- iyi menemenin sırrı7
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- febelilerin herşeyi abartması3
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- israil'in gazze de çadıra hava saldırısı2
- abd ara seçimlerinin f35 ve caatsa'ya etkisi2
- iyi memenin sırrı7
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- almanca bilmek5
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- kale3112 ifşa7
- siyah sütyen5
- muslettin amca14
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- sözlük kürdü55
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- aleksey batrakov27
- sözlük klasikleri12
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- anın görüntüsü32
- meme4
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız7
- galatasaray taraftarı2
sevgili dost,
bazı kuyuların suyu içilmez, acıdır. bazı kuyular derindir, görünmez suyu. bazı kuyular kördür, göremezler. benim kuyum, beni kuyum sevgili dostum öyle derindir ki, içine taş attığın zaman suyun sesini duyamazsın. bağırsan sesin geri gelmez. bakracı sarkıtsan ip yetmez.
yalnızlığın bana yakıştığını söylüyorlar. iyi duruyormuş üzerimde; renkleri sade ve uyumluymuş. dikimi kusursuzmuş. bu mahir terzinin adını öğrenmek istiyorlar. söyler miyim hiç! konfeksiyon yalnızlıklar ne güne duruyor. söyler miyim hiç!
sevgili dost,
bana bencil hareket ettiğimi söyleme sakın. insanlara güvenimi kaybettim. terzimin adını sadece deniz fenerlerine ve kızkulesi'ne verdim. galata kulesi de istedi ama reddettim onu. çünkü o her gece koynuna yabancıları alıyor. yalnızlık senin neyine dedim. neyine senin yalnızlık!
albert camus da tanıyormuş terzimi. nereden mi öğrendim? şu satırlardan :
"son yıllarda gördüklerimiz bizde bir şeyi kırdı. bu şey, insanın güvenilir; o güven ki insanlığın dilini konuştuk mu, bir başkasından insanca karşılık göreceğimize inandırdı bizi. gözlerimizin önünde yalan söylediler, insanı küçülttüler, öldürdüler, sürdüler, işkencelere soktular. ve hiçbir sefer bunu yapanları yaptıklarının kötü olduğuna inandırmak mümkün olmadı. çünkü kendilerinden emindiler. insanlar arasında sürüp giden uzun diyalog bitti."
ne gezer! çok geçmeden önüme bir karaltı çıkmış, korkan ben olmuştum. sonradan adının epictetus olduğunu öğrendiğim biri, "çocuk, nereye gidiyorsun?" diyerek beni durdurmuş, atımdan indirdikten sonra kulağıma şunları fısıldamıştı:
"yalnız kalınca çocuklar ne yaparlar? eğlenirler, çakıl taşı ve kum toplayarak küçük kubbeler yaparlar ve biraz sonra da onları yıkarlar. böylece eğlenceleri hiç eksik olmaz. onların çocukluk ya da akıl eksikliği yüzünden yaptıklarını kültür ve akıl ile yapamaz mısın? her taraf çakıl ve kum dolu. aslında içimizde inşa edecek ve yıkacak o kadar çok şey var ki! yalnızlıktan hiç şikayet etmeyelim."
demek ki yalnızlıktan şikayet ediyordum. demek içimizde inşa edip yıkacak çok şey vardı. epictetus içimizdeki haberleri görmediğinden böyle konuşuyordu. yoksa, her taşı özenle yerleştirildikten sonra çöken bunca saray ardından, "inşa edip yıkacak çok şey var!" der miydi?
sevgili dost,
epictetus ıssız bir adaya düşse yanına ne alırdı?
ya ıssız bir odaya düşse?
bazı kuyuların suyu içilmez, acıdır. bazı kuyular derindir, görünmez suyu. bazı kuyular kördür, göremezler. benim kuyum, beni kuyum sevgili dostum öyle derindir ki, içine taş attığın zaman suyun sesini duyamazsın. bağırsan sesin geri gelmez. bakracı sarkıtsan ip yetmez.
yalnızlığın bana yakıştığını söylüyorlar. iyi duruyormuş üzerimde; renkleri sade ve uyumluymuş. dikimi kusursuzmuş. bu mahir terzinin adını öğrenmek istiyorlar. söyler miyim hiç! konfeksiyon yalnızlıklar ne güne duruyor. söyler miyim hiç!
sevgili dost,
bana bencil hareket ettiğimi söyleme sakın. insanlara güvenimi kaybettim. terzimin adını sadece deniz fenerlerine ve kızkulesi'ne verdim. galata kulesi de istedi ama reddettim onu. çünkü o her gece koynuna yabancıları alıyor. yalnızlık senin neyine dedim. neyine senin yalnızlık!
albert camus da tanıyormuş terzimi. nereden mi öğrendim? şu satırlardan :
"son yıllarda gördüklerimiz bizde bir şeyi kırdı. bu şey, insanın güvenilir; o güven ki insanlığın dilini konuştuk mu, bir başkasından insanca karşılık göreceğimize inandırdı bizi. gözlerimizin önünde yalan söylediler, insanı küçülttüler, öldürdüler, sürdüler, işkencelere soktular. ve hiçbir sefer bunu yapanları yaptıklarının kötü olduğuna inandırmak mümkün olmadı. çünkü kendilerinden emindiler. insanlar arasında sürüp giden uzun diyalog bitti."
ne gezer! çok geçmeden önüme bir karaltı çıkmış, korkan ben olmuştum. sonradan adının epictetus olduğunu öğrendiğim biri, "çocuk, nereye gidiyorsun?" diyerek beni durdurmuş, atımdan indirdikten sonra kulağıma şunları fısıldamıştı:
"yalnız kalınca çocuklar ne yaparlar? eğlenirler, çakıl taşı ve kum toplayarak küçük kubbeler yaparlar ve biraz sonra da onları yıkarlar. böylece eğlenceleri hiç eksik olmaz. onların çocukluk ya da akıl eksikliği yüzünden yaptıklarını kültür ve akıl ile yapamaz mısın? her taraf çakıl ve kum dolu. aslında içimizde inşa edecek ve yıkacak o kadar çok şey var ki! yalnızlıktan hiç şikayet etmeyelim."
demek ki yalnızlıktan şikayet ediyordum. demek içimizde inşa edip yıkacak çok şey vardı. epictetus içimizdeki haberleri görmediğinden böyle konuşuyordu. yoksa, her taşı özenle yerleştirildikten sonra çöken bunca saray ardından, "inşa edip yıkacak çok şey var!" der miydi?
sevgili dost,
epictetus ıssız bir adaya düşse yanına ne alırdı?
ya ıssız bir odaya düşse?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar