bugün
- seksting yapacak yazarlar veritabanı5
- tabağında yemek bırakan erkek5
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi7
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle14
- kiraz cicegi kolonyasi33
- sözlük yazarlarının tatlıları20
- sevgiliyle yemek yaparken sevişmeye başlamak5
- su içen kız3
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi7
- düşün ki o bunu okuyor6
- izlenilen ilk yabancı dizi10
- boş yapan yazar3
- en çok öğrenmek istediğiniz diller3
- dördüncü yakup3
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması7
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar7
- uçak gemisini batıran ilk kişi3
- bitiremediği yemeği paketleten erkek modeli4
- suç ve ceza kitabını alıp okumamak3
- imf büyüme beklentisi3
- kadın yazarların kavga etmesi11
- sözlükçülerin müzik zevklerini anlatan şarkılar4
- uludağ sözlük erkeklerinin çok tipsiz olması5
- anal sex yapan kadın5
- erdal özyağcıların küçük zamparalığı3
- türklerin paradan çok itibara önem vermesi4
- am frekansı4
- fransa mı kazansın fas mı2
- yeni 31 çekmiş erkek tatlılığı4
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen15
- denize girmek6
- şaban oğlu şaban filminde elması çalan kişi3
- mehmet okuyan2
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı8
- fusya semsiyeli yabanci18
- kuran da namazın olmaması21
- askerde günde iki kere duş alan erkek12
- sözlük kızlarının libidosu4
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler15
- ayakları ters bir kadına alınabilecek hediye4
- sözlükte kavga olunca çok üzülmek5
- aydın da polise direnen garip kadın4
- fantastic four3
- tek şarkı ile müzik zevkini anlat8
- 2026 2027 sezonu trendyol süper lig fikstür çekimi3
- her gün aynı yemeği bıkmadan yiyebilen insan9
- velvet37
- şoför nebahat filmindeki gececi neşet2
- yıkamazlar beni3
sevgiliye açık mektup 1
güzel bir dostluk vardı aramızda. zaten güzel bir dostluk için birbirimizi iyi tanımak gerekiyordu, tanıyorduk az çok ama sınırları da çizmek gerekiyordu. bu şekildede eminim çok uzun süren bi dostluğumuz olacaktı. denyoluk bende ki bu sınırları aştım. senden hoşlandığımı söyledim.
bu durumda ben seni severken sende sorumluluk duygusuna kapıldın. sonuncusu senden hoşlandığını söyleyen diğer arkadaşlarınla aynı kefeye koyup benide öyle algıladın. istemeden garipsiyorum.
ilk zamanlarda düşünüyordum. acaba benim hakkımda ne düşünüyor, acaba ona senden hoşlanıyorum desem beni nasıl anlar? acaba fesat mı düşünecek? yoksa benim tipimden mi hoşlanmıyor ?....
böyle konustuktan sonra eve gelip günün analizini yapınca soruyorum kendime neden böyle yapıyorum diye. bir .ok çıkmıyor.
kanaat getirdim ki en baştan söylememek gerekirdi. sana senden hoşlanıyorum dememem gerekirdi. daha önceden söylediğim için, bok ettim arkadaşlığımızı dostluğumuzu. ama ettim bir kere. söyledim yani.
sana senden hoşlandığımı söylediğim de bana arkadaşlığımızı riske atmamaız gerektiğinden bahsettin, bende sana unutacağımı söyledim. kendimi kandırdım, arkadaş olmak için çaba gösterdim, olmuyor ... koyim diyip tavırlarımı değiştirdim. bir arkadaşla nasıl konusulur gibi değilde bir sevgili ile nasıl konusulur, kelimelerini seçerek kullanmaya başladım, belki fikri değişir diye. yanlış çok şey yaptım. senin her arkadaşça tavrını yanlış algıladım. tekrar yakınlaşmaya çalıştım.
artık bu safhadan sonra zaten arkadaşlıkta kalmıyor, hiç bişey kalmıyor. ben rahatsız oluyorum, seni benden sorumlu bıraktığım için rahatsız oluyorum(garip bi cümle oldu ).
buluşmalarımızda sana dokunurken bile temkinli davranıyorum. sana dokunmam bir başkasına dokunmam gibi gelmiyor artık bana. daha farklı geliyor. hani fark etme diye arkadaş gibi davranıyorum ya ondan sanırım..
birbirimize laubali hareket yapınca kahkaha atıyordum. tepişince, itişince ehi ehi diyordum. şu an ise o günleri özlüyorum. ulen neden söyledim seni seviyorum diye. bırak ne güzel arkadaştık. şimdi ise salak salak triplere giriyorum. kendi kendime alınıyorum.
birde bazı .öt erkekler vardır. sen söylemiştin çünki. heh bunuda söyliyim hiç çıkmıyorlar aklımdan. böyle arkadaşındır, takılırsın, eğlenirsin gezersin tozarsın felan. sonra beklenmedik bir andan böyle gelir senden hoşlandığını söylerler. hay ... koyim yaa dersin. nereden çıktı şimdi bu dersin. ama fazla iplemezsin. dersinki geçer bunlar arkadaşım geçer, anlık geliyor bunlar sana. şehvet duygusundan söylemişsindir...
hakikatten de göttür bunlar. durduk yere ne hiç ettin dimi arkadaşlığı. insan arkadaşı için öyle dermi? koca arkadaşlığını bitirmeyi riske atacak şeyler söyler mi? anlık gelip geçici şey için öyle der mi ? bana gelip geçici olduğunu söylemiştin....
ya gelip geçici değilse ?
tee yukarda dedimya sınırları başta ben aştım diye.
en başta hatayı ben yaptım ki sana açılmışım. hakikatten arkadaşlığımızı riske atarak çıkmış ağzımdan. şimdi ise sadece hayıflanıyorum. madem açılmışım adam gibi açılayım dimi? böyle gelip geçici gibi algılanırsın sonra. şeklinde hayıflanıyorum, başka bir bok yok. belki bu yazdıklarımdan da pişman olacam ama rahatladım iyimi. böyle yazarak konusuyorum ya, kimse karışmıyor ya o çok süper oluyor. yanlış mı yazdım siliyorum baştan yazıyorum. düzeltme şansım oluyor. keşke konuşmalarımıda hafızamdan silebilesem dimi. yok a. koyim olmuyor, silinmiyor.
neticede bu yazdıklarımda sakın ama sakın kendinde bişey arama.
samimi olarak söylüyorum kendinde bir şey arama. komple kendi götlüğümden kaynaklanan bir durum. senden hoşlandığımı sadece an gelip söylediğim bişey olmadığını bil diye dedim. hakikatten hoşlandığım için dedim.
eee sonuç ne dimi. onu diyorsun. hakkaten bir sonuca bağlamak lazım. geleceğim nokta şu ki,
iki arkadaş arasında güzelşeyler olabilir. hayal ettiğin sonuçlara ulaşırsın, hatta süper olur. ama olmuyorsa karşındakini kaybedersin ve dostluk olmuyor. bunu söylemesem ne sen rahat edecektin nede ben.
seni seviyorum
sağlıcakla.
güzel bir dostluk vardı aramızda. zaten güzel bir dostluk için birbirimizi iyi tanımak gerekiyordu, tanıyorduk az çok ama sınırları da çizmek gerekiyordu. bu şekildede eminim çok uzun süren bi dostluğumuz olacaktı. denyoluk bende ki bu sınırları aştım. senden hoşlandığımı söyledim.
bu durumda ben seni severken sende sorumluluk duygusuna kapıldın. sonuncusu senden hoşlandığını söyleyen diğer arkadaşlarınla aynı kefeye koyup benide öyle algıladın. istemeden garipsiyorum.
ilk zamanlarda düşünüyordum. acaba benim hakkımda ne düşünüyor, acaba ona senden hoşlanıyorum desem beni nasıl anlar? acaba fesat mı düşünecek? yoksa benim tipimden mi hoşlanmıyor ?....
böyle konustuktan sonra eve gelip günün analizini yapınca soruyorum kendime neden böyle yapıyorum diye. bir .ok çıkmıyor.
kanaat getirdim ki en baştan söylememek gerekirdi. sana senden hoşlanıyorum dememem gerekirdi. daha önceden söylediğim için, bok ettim arkadaşlığımızı dostluğumuzu. ama ettim bir kere. söyledim yani.
sana senden hoşlandığımı söylediğim de bana arkadaşlığımızı riske atmamaız gerektiğinden bahsettin, bende sana unutacağımı söyledim. kendimi kandırdım, arkadaş olmak için çaba gösterdim, olmuyor ... koyim diyip tavırlarımı değiştirdim. bir arkadaşla nasıl konusulur gibi değilde bir sevgili ile nasıl konusulur, kelimelerini seçerek kullanmaya başladım, belki fikri değişir diye. yanlış çok şey yaptım. senin her arkadaşça tavrını yanlış algıladım. tekrar yakınlaşmaya çalıştım.
artık bu safhadan sonra zaten arkadaşlıkta kalmıyor, hiç bişey kalmıyor. ben rahatsız oluyorum, seni benden sorumlu bıraktığım için rahatsız oluyorum(garip bi cümle oldu ).
buluşmalarımızda sana dokunurken bile temkinli davranıyorum. sana dokunmam bir başkasına dokunmam gibi gelmiyor artık bana. daha farklı geliyor. hani fark etme diye arkadaş gibi davranıyorum ya ondan sanırım..
birbirimize laubali hareket yapınca kahkaha atıyordum. tepişince, itişince ehi ehi diyordum. şu an ise o günleri özlüyorum. ulen neden söyledim seni seviyorum diye. bırak ne güzel arkadaştık. şimdi ise salak salak triplere giriyorum. kendi kendime alınıyorum.
birde bazı .öt erkekler vardır. sen söylemiştin çünki. heh bunuda söyliyim hiç çıkmıyorlar aklımdan. böyle arkadaşındır, takılırsın, eğlenirsin gezersin tozarsın felan. sonra beklenmedik bir andan böyle gelir senden hoşlandığını söylerler. hay ... koyim yaa dersin. nereden çıktı şimdi bu dersin. ama fazla iplemezsin. dersinki geçer bunlar arkadaşım geçer, anlık geliyor bunlar sana. şehvet duygusundan söylemişsindir...
hakikatten de göttür bunlar. durduk yere ne hiç ettin dimi arkadaşlığı. insan arkadaşı için öyle dermi? koca arkadaşlığını bitirmeyi riske atacak şeyler söyler mi? anlık gelip geçici şey için öyle der mi ? bana gelip geçici olduğunu söylemiştin....
ya gelip geçici değilse ?
tee yukarda dedimya sınırları başta ben aştım diye.
en başta hatayı ben yaptım ki sana açılmışım. hakikatten arkadaşlığımızı riske atarak çıkmış ağzımdan. şimdi ise sadece hayıflanıyorum. madem açılmışım adam gibi açılayım dimi? böyle gelip geçici gibi algılanırsın sonra. şeklinde hayıflanıyorum, başka bir bok yok. belki bu yazdıklarımdan da pişman olacam ama rahatladım iyimi. böyle yazarak konusuyorum ya, kimse karışmıyor ya o çok süper oluyor. yanlış mı yazdım siliyorum baştan yazıyorum. düzeltme şansım oluyor. keşke konuşmalarımıda hafızamdan silebilesem dimi. yok a. koyim olmuyor, silinmiyor.
neticede bu yazdıklarımda sakın ama sakın kendinde bişey arama.
samimi olarak söylüyorum kendinde bir şey arama. komple kendi götlüğümden kaynaklanan bir durum. senden hoşlandığımı sadece an gelip söylediğim bişey olmadığını bil diye dedim. hakikatten hoşlandığım için dedim.
eee sonuç ne dimi. onu diyorsun. hakkaten bir sonuca bağlamak lazım. geleceğim nokta şu ki,
iki arkadaş arasında güzelşeyler olabilir. hayal ettiğin sonuçlara ulaşırsın, hatta süper olur. ama olmuyorsa karşındakini kaybedersin ve dostluk olmuyor. bunu söylemesem ne sen rahat edecektin nede ben.
seni seviyorum
sağlıcakla.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar