bugün
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat27
- kaçak çay18
- dincilere laf anlatmakta çalışmak8
- çilekli pasta yiyen erkek6
- atatürk'ün gerçek varisi başkomutan erdoğan dır5
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği4
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması6
- fon vurgunu54
- nervio bayan6
- galatasaray vs akp8
- antalya6
- whatsapp grubundan çıkarılmak8
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- hayatın son gününde yapılabilecekler6
- tavuk dolma5
- bir kemalist ile arkadaş olunur mu3
- borsa istanbul19
- muzlu süt4
- çemeniyle ünlü ilimiz4
- çirkin ayaklı kızların yaşama amacı3
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- akp'nin gazze bağışını fonlara aktarması5
- podofili3
- zahter3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- yazarların kulaklık markaları2
- kürk mantolu madonna4
- muzuyla ünlü ilimiz2
- fon vurgununu unutturacak seks kaseti4
- iltica23
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz5
- tavuklu pilav13
- from gold from dust34
- tanga giyince osuramıyorsun5
- iç savaş2
- nasılsınız9
- ey benito musollini2
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- berat albayrak'a iftira atılması11
- dilek imamoğlu2
- yulaf lapası vs tost8
- ekonomi6
- pastırma sıcakları2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- kürt dizilerinin tutmaması11
- türkiye24
- sözlükten 19 yaşında hatun düşürmek isteyen erkek3
iran-tahran'da verdiği konser sonrası yaptığı teşekkür konuşması.
''50 yılı aşkın süredir haklı haksız nedenlerle Avrupa kapısında bekletilen Türkiye, şimdi de aynı ülkeler tarafından soykırımla suçlanıyor. Hepimizin bildiği gibi tarihlerinde pek çok karanlık dönem bulunan, çağlar boyunca sayısız insanlık suçunu işlemekten çekinmeyen sözde Avrupalı dostlarımız, soykırım konusunda hiçbir sicili olmayan, hatta binlerce kilometre kare topraklarında asırlarca inanç ve dil özgürlüğünü savunan şefkatli bir devlet yapısını görmezden geliyorlar. Türkiye güçlendikçe, Batının Türk ve islam korkusu ve karşıtlığı artıyor. Eğer dedikleri gibi biz soykırım yapan bir toplum olsaydık, bugün Ortadoğuda ve Balkanlarda kendi dillerini konuşan, kendi inançları içinde yaşamakta olan devletler kalır mıydı?
Önce diplomatlarımızı acımasızca katleden teröristlere kucak açan, ardından soykırım iddiası ile Türkiyeyi para ve güç karşılığında irili ufaklı devletlere şikayet eden haçlı zihniyetini yıllardır tanıyoruz, biliyoruz. Ancak son bir aydır bizi en çok yaralayan, Türkiyenin her türlü nimetinden faydalanan sözde hümanist olduklarını iddia eden, hiç utanmadan istanbulun duvarlarına Zulüm 1453de başladı diye yazan, sözde aydınların, sözde politikacıların, sözde sanatçıların ve sözde cumhuriyetçi-Atatürkçü gazetelerin Batının bu iftira kampanyasına katılmalarıdır. Pek çok tanıdık çehrenin gazete manşetleri, beyanatları ve katıldıkları eylemlerde karşımıza emperyalist güç odaklarının maşası olarak çıkmaları işgal yıllarında olduğu gibi bizi yine arkadan hançerlemeleri.
Biz zor günlerde birleşen, destanlar yazan, dünyayı şaşırtan bir milletiz. Batılı devletlerin, din adamlarının bize yaptıkları bu haksız suçlamalar bizi üzse de her sabah yeni bir başlangıçtır diyerek güç ve azimle yeni ufuklara doğru koşarız. Biz insanı severiz, kimseyi inancı için suçlamayız, mazlumun yanında oluruz. Ülkemizi işgal için gelen askerlere bile su ve ekmek verebilen, bu toprakta ölenleri kendi evlatlarımız gibi toprağımıza kabul eden bir toplum olduğumuzu unutmayalım. Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı ruhu ile bakalım yarınlara
Fotoğraf: 2014 Haziran iran-Tahran Azadi Kültür Merkezinde verdiğim Güneş Ülke Anadolu konserimin finalinde teşekkür konuşması''.
yüreğine sağlık.
''50 yılı aşkın süredir haklı haksız nedenlerle Avrupa kapısında bekletilen Türkiye, şimdi de aynı ülkeler tarafından soykırımla suçlanıyor. Hepimizin bildiği gibi tarihlerinde pek çok karanlık dönem bulunan, çağlar boyunca sayısız insanlık suçunu işlemekten çekinmeyen sözde Avrupalı dostlarımız, soykırım konusunda hiçbir sicili olmayan, hatta binlerce kilometre kare topraklarında asırlarca inanç ve dil özgürlüğünü savunan şefkatli bir devlet yapısını görmezden geliyorlar. Türkiye güçlendikçe, Batının Türk ve islam korkusu ve karşıtlığı artıyor. Eğer dedikleri gibi biz soykırım yapan bir toplum olsaydık, bugün Ortadoğuda ve Balkanlarda kendi dillerini konuşan, kendi inançları içinde yaşamakta olan devletler kalır mıydı?
Önce diplomatlarımızı acımasızca katleden teröristlere kucak açan, ardından soykırım iddiası ile Türkiyeyi para ve güç karşılığında irili ufaklı devletlere şikayet eden haçlı zihniyetini yıllardır tanıyoruz, biliyoruz. Ancak son bir aydır bizi en çok yaralayan, Türkiyenin her türlü nimetinden faydalanan sözde hümanist olduklarını iddia eden, hiç utanmadan istanbulun duvarlarına Zulüm 1453de başladı diye yazan, sözde aydınların, sözde politikacıların, sözde sanatçıların ve sözde cumhuriyetçi-Atatürkçü gazetelerin Batının bu iftira kampanyasına katılmalarıdır. Pek çok tanıdık çehrenin gazete manşetleri, beyanatları ve katıldıkları eylemlerde karşımıza emperyalist güç odaklarının maşası olarak çıkmaları işgal yıllarında olduğu gibi bizi yine arkadan hançerlemeleri.
Biz zor günlerde birleşen, destanlar yazan, dünyayı şaşırtan bir milletiz. Batılı devletlerin, din adamlarının bize yaptıkları bu haksız suçlamalar bizi üzse de her sabah yeni bir başlangıçtır diyerek güç ve azimle yeni ufuklara doğru koşarız. Biz insanı severiz, kimseyi inancı için suçlamayız, mazlumun yanında oluruz. Ülkemizi işgal için gelen askerlere bile su ve ekmek verebilen, bu toprakta ölenleri kendi evlatlarımız gibi toprağımıza kabul eden bir toplum olduğumuzu unutmayalım. Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı ruhu ile bakalım yarınlara
Fotoğraf: 2014 Haziran iran-Tahran Azadi Kültür Merkezinde verdiğim Güneş Ülke Anadolu konserimin finalinde teşekkür konuşması''.
yüreğine sağlık.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar