bugün
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat35
- taksiciyimbebegim5
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler4
- muslettin amca tarzı entry girmek4
- şabat şalom4
- dincilere laf anlatmakta çalışmak13
- çilekli süt içen sözlük erkeği3
- caiz ve mekruh ayrımları3
- kaçak çay18
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği6
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- yazarların kulaklık markaları5
- çilekli pasta yiyen erkek7
- galatasaray vs akp9
- whatsapp grubundan çıkarılmak9
- kız kulesi3
- fon vurgunu54
- borsa istanbul19
- biz x hocanın neferiyiz2
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur2
- en iyi çakmak markası10
- bırakılan sevgilinin yerini dolduracak şeyler5
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz6
- antalya7
- fon vurgununu unutturacak seks kaseti5
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- atatürk'ün gerçek varisi başkomutan erdoğan dır5
- çok eşlilik büyük bir sapıklıktır8
- hayatın son gününde yapılabilecekler7
- nervio bayan6
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- bir kemalist ile arkadaş olunur mu4
- from gold from dust34
- osmanlı da çok eşliliğin yaygın olmaması3
- sürekli 40 yaş üstü erkek yazarlarla uğraşmak3
- tavuk dolma5
- çirkin ayaklı kızların yaşama amacı4
- iltica22
- hristiyan hukuku2
- zengin kel erkekler neden saç ektirmiyor sorunsalı2
- tavuklu pilav13
- muzlu süt4
- akp'nin gazze bağışını fonlara aktarması5
- çemeniyle ünlü ilimiz4
- berat albayrak'a iftira atılması11
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- pastırma sıcakları3
- dido3
- mark twain2
yazdığı kitaplardan dolayı galiba kendisi dilbilimci, türkolog gibi sıfatlarla anılıyor. lakabından da anlaşılacağı gibi (bkz: türk aynştaynı) bir fizikçiydi ve kuantum gibi ileri seviye alanlarla uğraşıyordu.
tam akp'nin iktidara geleceği seçimlerden birkaç hafta önce ceviz kabuğuna konuktu. o gece benim gibi binlerce genci hayran bırakmıştı kendine. bir ara bir kağıt parçasına birşeyler yazdı ve kameraya gösterdi. kağıtta http://www.sinanoglu.net yazıyordu. "fikirlerimizi beğenen gençler bir site kurmuşlar" gibi birşeyler söyledi. ben de ertesi gün ilk iş üye oldum siteye. o geceki reklamın etkisi büyük olmuştu. kendi halinde bir forum olan site, bir anda ülke çapında toplantılar düzenleyen, kabına sığmayan bir oluşum haline gelmişti. bu süreç içinde ben de site yöneticiliğinden lider kadrosuna doğru ilerlemiştim. beş altı kişilik bir kadroyduk. arkamızda tüm türkiye'den binlerce doktor, hakim, iş adamı, üst düzey yönetici, öğrenci, öğretmen vs. vardı. tüm illerde temsilciliklerimiz vardı ve düzenli toplantılar düzenleniyordu.
dediğim gibi artık kabımıza sığmıyorduk. bir dernek kurmaya karar verdik. iç tüzüğü yazdık, yerimizi ayarladık.
sonra...
rahmetli bizi yemeğe çağırdı. ben o toplantıya katılamamıştım. şimdi hatırlamıyorum ne olduğunu ama çok önemli bir işim vardı. yemekte nasıl yaptıysa bizimkileri dernekten vazgeçirmiş. "sizi harcarlar" tarzında şeyler söylemiş. ben çok kızmıştım. küstüm, bıraktım. sonra hepsi dağıldı gitti.
o gün vazgeçmeseydik belki şimdi barajı geçebilecek, belki iktidara talip bir siyasi oluşumun aktörleriydik. belki de dediği gibi harcanacaktık, ergenekon, balyoz gibi uyduruktan davalarla hapislere düşüp çürüyecektik. bilemeyiz.
sonuçta kendi kendi yaktığı ateşi kendi elleriyle söndüren sinanoğlu öldü gitti. allah rahmet eylesin demekten başka birşey gelmez elden.
tam akp'nin iktidara geleceği seçimlerden birkaç hafta önce ceviz kabuğuna konuktu. o gece benim gibi binlerce genci hayran bırakmıştı kendine. bir ara bir kağıt parçasına birşeyler yazdı ve kameraya gösterdi. kağıtta http://www.sinanoglu.net yazıyordu. "fikirlerimizi beğenen gençler bir site kurmuşlar" gibi birşeyler söyledi. ben de ertesi gün ilk iş üye oldum siteye. o geceki reklamın etkisi büyük olmuştu. kendi halinde bir forum olan site, bir anda ülke çapında toplantılar düzenleyen, kabına sığmayan bir oluşum haline gelmişti. bu süreç içinde ben de site yöneticiliğinden lider kadrosuna doğru ilerlemiştim. beş altı kişilik bir kadroyduk. arkamızda tüm türkiye'den binlerce doktor, hakim, iş adamı, üst düzey yönetici, öğrenci, öğretmen vs. vardı. tüm illerde temsilciliklerimiz vardı ve düzenli toplantılar düzenleniyordu.
dediğim gibi artık kabımıza sığmıyorduk. bir dernek kurmaya karar verdik. iç tüzüğü yazdık, yerimizi ayarladık.
sonra...
rahmetli bizi yemeğe çağırdı. ben o toplantıya katılamamıştım. şimdi hatırlamıyorum ne olduğunu ama çok önemli bir işim vardı. yemekte nasıl yaptıysa bizimkileri dernekten vazgeçirmiş. "sizi harcarlar" tarzında şeyler söylemiş. ben çok kızmıştım. küstüm, bıraktım. sonra hepsi dağıldı gitti.
o gün vazgeçmeseydik belki şimdi barajı geçebilecek, belki iktidara talip bir siyasi oluşumun aktörleriydik. belki de dediği gibi harcanacaktık, ergenekon, balyoz gibi uyduruktan davalarla hapislere düşüp çürüyecektik. bilemeyiz.
sonuçta kendi kendi yaktığı ateşi kendi elleriyle söndüren sinanoğlu öldü gitti. allah rahmet eylesin demekten başka birşey gelmez elden.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar