bugün
- sözlük kızlarının kekleri15
- dantelli sütyen takan erkek5
- yesene beni diyen kız7
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek9
- ölümden korkuyor musunuz17
- illüminati ve grup sex ayinleri4
- palamut6
- sözlük kızları dertleşiyor3
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak7
- bara giden erkeğin asıl amacı12
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- ghost rider5
- artı oy alamama krizine girmek3
- seninleyken kendim olabiliyorum6
- dindarların çoğunun fakir olması2
- vombatların kakasının küp şeklinde olması3
- matrix te yaşadığımız gerçeği8
- sabahları sevilen şeyler10
- sözlükte ne değişti6
- zalbert ramstein8
- sözlük yazarları istanbul'un fethine katilsalardi3
- benim babamın siki kutu kola gibidir5
- intihar düşüncesi6
- yahudi düşmanlığı4
- ben basit bir insanım5
- akçe2
- uludağ itiraf18
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı5
- yanlış karaya çıkan recep ivedik2
- cumartesi kahvaltısı5
- sudekiray2
- cumartesi günü sözlükte takılan asosyaller4
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- ekşi sözlük8
- flört etmeyen liberter öğretmen4
- amerikan küfürleri3
- sözlüğe resim yüklenememesi3
- queen feristah15
- aşk6
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- evliliği zorlaştırmak3
- keki haddinden fazla kabaran kadın2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- bir bela geliyor28
- fusya semsiyeli yabanci20
- hava su ateş toprak3
- gocu38
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- hafızayı sildirmek7
- tulumba tatlısı6
Bir şeyin etrafını dolaşmak, ziyaret etmek, Kâbe-i Muazzama'nın çevresinde yedi kez dolaşmak. Tavafa edene "Taif", tavafa mahsus mahalle de Metaf” denir.
Hacer-i Esved'in bulunduğu köşesinden Kâbe sola alınarak ve kapısına doğru sağa gidilmek sûretiyle Kâbe'nin etrafında dönülür. Böylece her devir Hacer-i Esved'in bulunduğu köşeden baslar ve yine orada son bulur. Bu devirden her birine bir (şavt*) denir. Tavafın tamamlanabilmesi için yedi şavt yapılmalıdır.
Tavaf, hac ve umre yapanlar için önemli bir ibadettir. Allah Teâlâ'ya heyecan ile muhabbet ve ta'zimin bir nişânesidir. Mekke'nin dışından gelenler için tavaf nafile namaz kılmaktan, daha faziletlidir.
Gerek tavafa başlarken ve gerek tavaf esnasında Hacer-i Esved'in önüne geldikçe ona istikbal (karşılayış) edilir, namazda durur gibi tekbir ve tehlil ile eller Hacer-i Esved'e el sürülüp öpülür. Şayet bu mümkün olmazsa karşıdan el sürme işareti yapılır. Buna "istilâm” (selamlamak) denir. Bu hareket, kulun Allah'a yapacağı ve taat hususunda O'nunla ahidleşmesi manasına gelir. istilâm hakkındaki rivâyetler şöyledir:
Abdullah b. Sercis (r.a) şöyle demiştir: "Ben Usayl'ı (yani başının saçı dökülmüş olan) Ömer ibn Hattab (r.a)'ı Hacer-i Esved'i öperken ve şöyle söylerken gördüm: "(Ey Hacer-i Esved!) Ben senin bir taş olduğunu, kimseye ne zarar, ne de yarar sağlamayacağım çok iyi bildiğim halde seni öpüyorum. Eğer Resulullah (s.a.s)'in seni öptüğünü görmeseydim öpmezdim" (ibn Mâce, Sünen, Menasik, 2943).
Abdullah ibn Abbas'dan gelen bir rivâyet ise şöyledir:
"Resulullah (s.a.s) buyurdular: "Andolsun ki şu Hacer-i Esved kıyamet günü gören gözleri ve konuşan dili olduğu halde (mahşere) gelecek ve onu hakkıyla istilâm eden (yani Allah'a itaat ve Resulune tabi olmak üzere ziyaret eden mümin) kimseler lehine şahitlik edecektir" (ibn Mâce, Sünen, Menasik, 2944).
Salim'in babası Abdullah ibn Ömer'den gelen bir başka rivâyet de şöyledir:
"Resulullah (s.a.s) Kâbe'nin köşelerinden yalnız siyah köseyi (Hacer-i Esved'in bulunduğu köşeyi) ve Cumahlerin evlerinin tarafından o köşeyi takip eden köseyi (Rükn-i Yemanî'yi) istilâm ederdi" (ibn Mâce, Sünen, Menasik, 2946).
Tavaf esnasında tekbir, tehlil, salât ve selam getirilir (Ö. Nasuhi Bilmen, Büyük islâm ilmihali, 369).
istilâm bittiği zaman, Hacer-i Esved sola alınarak Kâbe'nin kapısına doğru sağa gidilmek suretiyle Kâbe'nin etrafında dolanılarak tavaf yapılır.
Bu aşamada Kâbe'nin istilâm edilmesi caiz olan köşelerinden bahsetmek gerekir. Bunlar Kâbe'nin güney tarafındaki dik kenarın bir kösesi olan "Rükn-i Hacer", diger köşesi de "Rükn-i Yeman"dir. Rükn-i Hacer'de "Hecer-i Esved" (veya diğer adıyla Hacer-i Es'ad) denilen ve mübarek sayılan bir taş vardır.
ilk tavafta Rükn-i Hacer'den başlamak efdaldir. Başlangıçtan sonra (yani ilk tavafta Hacer-i Esved'den başladıktan sonra) hem Rükn-i Hacer'e, hem de Rükn-i Yeman'ye istilam edilmesinde sakınca yoktur.
Tavaf'ın yapılışında söz edilmesi gereken bir husus da "hızlı yürümek" anlamına gelen "remel"dir.
Kâbe tavaf edilirken ilk üç tur (şavt) remel halinde (hızlı yürüyerek), dördüncü ve sonraki turlar normal yürüyerek yapılmalıdır. Zira Resulullah (s.a.s) (Mekke'ye geldiğinde) Kâbe'yi ilk tavaf ettiği zaman, Hacer-i Esved'den (tekrar) Hacer-i Esved'e (varıncaya) kadar (ilk) üç turda hızlıca ve (diğer) dört turda normal yürürdü (ibn Mâce, Sünen, Menasik, Had. No. 1950; Ayrıca Bkz. Malik, 364: Müslim, 1263; Buharî, 25/63; Müslim, 1261)
Hac için tavaf yapılırken sağ omuz ve kol açık tutulmalıdır. Buna "Iztıba"* denir.
Izaba, omuzlara atılan ve ihram ismi verilen örtünün ortasını sağ koltuğun altından geçirip uçlarını sol omuzun üstüne atmak ve böylece sağ pazuyu açık tutmaktır.
Tavaf 'ın kısımları
1- Farz olan tavaf: Yapılmadığı zaman yapmayanın haccının hükümsüz olduğu "tavaf-ı rükün"dür. Buna "tavaf-ı ifada" ve "Tavaf-ı ziyaret" adları da verilir.
2- Vacib olan tavaf: Bu tavaf Mekke'den ayrılırken yapılan veda tavafıdır.
3- Sünnet olan tavaf: Kudüm tavafı gibi.
Hacer-i Esved'in bulunduğu köşesinden Kâbe sola alınarak ve kapısına doğru sağa gidilmek sûretiyle Kâbe'nin etrafında dönülür. Böylece her devir Hacer-i Esved'in bulunduğu köşeden baslar ve yine orada son bulur. Bu devirden her birine bir (şavt*) denir. Tavafın tamamlanabilmesi için yedi şavt yapılmalıdır.
Tavaf, hac ve umre yapanlar için önemli bir ibadettir. Allah Teâlâ'ya heyecan ile muhabbet ve ta'zimin bir nişânesidir. Mekke'nin dışından gelenler için tavaf nafile namaz kılmaktan, daha faziletlidir.
Gerek tavafa başlarken ve gerek tavaf esnasında Hacer-i Esved'in önüne geldikçe ona istikbal (karşılayış) edilir, namazda durur gibi tekbir ve tehlil ile eller Hacer-i Esved'e el sürülüp öpülür. Şayet bu mümkün olmazsa karşıdan el sürme işareti yapılır. Buna "istilâm” (selamlamak) denir. Bu hareket, kulun Allah'a yapacağı ve taat hususunda O'nunla ahidleşmesi manasına gelir. istilâm hakkındaki rivâyetler şöyledir:
Abdullah b. Sercis (r.a) şöyle demiştir: "Ben Usayl'ı (yani başının saçı dökülmüş olan) Ömer ibn Hattab (r.a)'ı Hacer-i Esved'i öperken ve şöyle söylerken gördüm: "(Ey Hacer-i Esved!) Ben senin bir taş olduğunu, kimseye ne zarar, ne de yarar sağlamayacağım çok iyi bildiğim halde seni öpüyorum. Eğer Resulullah (s.a.s)'in seni öptüğünü görmeseydim öpmezdim" (ibn Mâce, Sünen, Menasik, 2943).
Abdullah ibn Abbas'dan gelen bir rivâyet ise şöyledir:
"Resulullah (s.a.s) buyurdular: "Andolsun ki şu Hacer-i Esved kıyamet günü gören gözleri ve konuşan dili olduğu halde (mahşere) gelecek ve onu hakkıyla istilâm eden (yani Allah'a itaat ve Resulune tabi olmak üzere ziyaret eden mümin) kimseler lehine şahitlik edecektir" (ibn Mâce, Sünen, Menasik, 2944).
Salim'in babası Abdullah ibn Ömer'den gelen bir başka rivâyet de şöyledir:
"Resulullah (s.a.s) Kâbe'nin köşelerinden yalnız siyah köseyi (Hacer-i Esved'in bulunduğu köşeyi) ve Cumahlerin evlerinin tarafından o köşeyi takip eden köseyi (Rükn-i Yemanî'yi) istilâm ederdi" (ibn Mâce, Sünen, Menasik, 2946).
Tavaf esnasında tekbir, tehlil, salât ve selam getirilir (Ö. Nasuhi Bilmen, Büyük islâm ilmihali, 369).
istilâm bittiği zaman, Hacer-i Esved sola alınarak Kâbe'nin kapısına doğru sağa gidilmek suretiyle Kâbe'nin etrafında dolanılarak tavaf yapılır.
Bu aşamada Kâbe'nin istilâm edilmesi caiz olan köşelerinden bahsetmek gerekir. Bunlar Kâbe'nin güney tarafındaki dik kenarın bir kösesi olan "Rükn-i Hacer", diger köşesi de "Rükn-i Yeman"dir. Rükn-i Hacer'de "Hecer-i Esved" (veya diğer adıyla Hacer-i Es'ad) denilen ve mübarek sayılan bir taş vardır.
ilk tavafta Rükn-i Hacer'den başlamak efdaldir. Başlangıçtan sonra (yani ilk tavafta Hacer-i Esved'den başladıktan sonra) hem Rükn-i Hacer'e, hem de Rükn-i Yeman'ye istilam edilmesinde sakınca yoktur.
Tavaf'ın yapılışında söz edilmesi gereken bir husus da "hızlı yürümek" anlamına gelen "remel"dir.
Kâbe tavaf edilirken ilk üç tur (şavt) remel halinde (hızlı yürüyerek), dördüncü ve sonraki turlar normal yürüyerek yapılmalıdır. Zira Resulullah (s.a.s) (Mekke'ye geldiğinde) Kâbe'yi ilk tavaf ettiği zaman, Hacer-i Esved'den (tekrar) Hacer-i Esved'e (varıncaya) kadar (ilk) üç turda hızlıca ve (diğer) dört turda normal yürürdü (ibn Mâce, Sünen, Menasik, Had. No. 1950; Ayrıca Bkz. Malik, 364: Müslim, 1263; Buharî, 25/63; Müslim, 1261)
Hac için tavaf yapılırken sağ omuz ve kol açık tutulmalıdır. Buna "Iztıba"* denir.
Izaba, omuzlara atılan ve ihram ismi verilen örtünün ortasını sağ koltuğun altından geçirip uçlarını sol omuzun üstüne atmak ve böylece sağ pazuyu açık tutmaktır.
Tavaf 'ın kısımları
1- Farz olan tavaf: Yapılmadığı zaman yapmayanın haccının hükümsüz olduğu "tavaf-ı rükün"dür. Buna "tavaf-ı ifada" ve "Tavaf-ı ziyaret" adları da verilir.
2- Vacib olan tavaf: Bu tavaf Mekke'den ayrılırken yapılan veda tavafıdır.
3- Sünnet olan tavaf: Kudüm tavafı gibi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar