bugün
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- ikinci defa askere gitmek7
- tai lung42
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- bir kızla dalga geçmek6
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- millet dediğin2
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- en sevmediğin insan tipleri7
- gizli hesap6
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- mavi göz7
- claudian clouds22
- geceye bir mesaj birak2
- özbek kadınlar14
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- sözlük whatsapp grupları13
- herkesin tavsiye verdiği insan4
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- friedrich hegel la bi cay icek12
- bulunduğun koşullarda mutlu olmak3
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- uludağ itiraf10
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- islam'ın hak dini olması6
- türkiye bölünebilir mi2
- sarapci koala47
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- gece vardiyası yazarlar4
- namazın amacı6
- melissa vargas7
- türk halkını uyuşturma itemleri2
- akrep3
- gecenin geç saatlerinde entry girmek2
- karı gibi erkek3
- rennie2
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- kahverengi gözlü olmak4
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- yalnız ölmek4
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- anın görüntüsü25
- demokrasinin meşruiyet sorunu5
işte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve onun resulüne itaat ederse Allah onu, altından nehirler akan cennetlere, orada sürekli kalıcılar halinde, sokar. işte bu, en büyük başarıdır. Kim de Allah'a ve onun resulüne isyan eder, Allah'ın sınırlarını da aşarsa, Allah onu, içinde sürekli kalıcı olarak ateşe sokar. Artık onun için yere batırıcı bir azap vardır
Nisa 13/14
"işte bunlar Allah'ın sınırlarıdır" şeklinde çevrilen ifadenin Arapçası "Tilke hududu(A)llah". Yani çeviride bir hata/kasıt yok. Hudut kelimesi Türkçe'ye de geçmiş bir kelimedir. Sınır kelimesinin ise ne anlama geldiği herkesçe malum. Aşılmaması gereken bir nokta, bir çit, bir değer Yani bu oranlar sadece birer sınır ve asıl olan bu sınır değerlerini aşmadan onlara yaklaşmak Dolayısıyla bu oranların mutlak olduğunu iddia etmenin hiçbir temeli yok
Şimdi sorun şu: Yukarıdaki ayetlerde geçen emir kelimesiyle aşağıdaki ayetlerde geçen sınır kelimesi birbiriyle nasıl bağdaşır? Aslında yanıt çok basit: Allahın emri olan şey bu sınırlara riayet etmek! Bu sınırlara riayet etmek ise onları aşmamak ve onlara mümkün olduğunca yaklaşmak ile olur. Yani emrin ne olduğunu anlamak için önce aşağıdaki ayetlere bakmak ve sonra dönüp emri buna göre değerlendirmek gerekiyor. Kısacası Allahın emri olan şey mirasçılar arasında ayrım yapmayarak verilen oranları birer sınır olarak alıp bunlara uymak! (Ama sonuçta bunların sınır olduğunu unutmamak şartıyla!)
Bu sınır olgusunun bu şekilde ifade edilmesinin de bazı sebepleri var: Örneğin 2den fazla kadın ise 2/3 olarak verilen oran, en fazla 2/3 ya da 2/3e kadar olarak verilebilir ve böylece bunun bir üst limit olduğu açıkça ortaya konabilirdi. Ancak bu durumda neler olacağını tahmin etmek güç değil. Bu tarz bir ifadeden istifade eden birileri mirasçı 3 kıza 2/3 oranında pay vermek yerine 1/10 ya da belki hiç pay vermeyebilirdi. Dolayısıyla Nisa/11 ve 12de en fazla 2/3 ya da 2/3e kadar tarzında ifadelerin kullanılmaması anlamlıdır.
O halde asıl olan bu oranlara mümkün olduğunca uymaya ve yaklaşmaya (!) çalışmaktır. Ancak sonuçta bunlar bir sınırdır. Yani mutlak oranlar değildir. Matematikteki limit kavramının buna çok benzer olduğunu bilenler bilirler. Bilmeyenler bilenlerden sorsun öğrensin!
Ne ilginçtir ki mirasla ilgili ayetler bize bu oranların mutlak olmadığı çıkarımını yaptırabilecek şekilde devam ediyor. Tabii bir inkârcıyı bu bile ikna etmeye yetmez. O bunu kelime oyunu olarak görecektir. Kuranın bu çıkarımı yapabilmemize imkân vermesini ise ya hiç değerlendirmeyecek ya da sadece şans olarak değerlendirecektir. Bunun farkındayız. Ama önemli olan bizim aklımızın huzur bulması.
Nisa 13/14
"işte bunlar Allah'ın sınırlarıdır" şeklinde çevrilen ifadenin Arapçası "Tilke hududu(A)llah". Yani çeviride bir hata/kasıt yok. Hudut kelimesi Türkçe'ye de geçmiş bir kelimedir. Sınır kelimesinin ise ne anlama geldiği herkesçe malum. Aşılmaması gereken bir nokta, bir çit, bir değer Yani bu oranlar sadece birer sınır ve asıl olan bu sınır değerlerini aşmadan onlara yaklaşmak Dolayısıyla bu oranların mutlak olduğunu iddia etmenin hiçbir temeli yok
Şimdi sorun şu: Yukarıdaki ayetlerde geçen emir kelimesiyle aşağıdaki ayetlerde geçen sınır kelimesi birbiriyle nasıl bağdaşır? Aslında yanıt çok basit: Allahın emri olan şey bu sınırlara riayet etmek! Bu sınırlara riayet etmek ise onları aşmamak ve onlara mümkün olduğunca yaklaşmak ile olur. Yani emrin ne olduğunu anlamak için önce aşağıdaki ayetlere bakmak ve sonra dönüp emri buna göre değerlendirmek gerekiyor. Kısacası Allahın emri olan şey mirasçılar arasında ayrım yapmayarak verilen oranları birer sınır olarak alıp bunlara uymak! (Ama sonuçta bunların sınır olduğunu unutmamak şartıyla!)
Bu sınır olgusunun bu şekilde ifade edilmesinin de bazı sebepleri var: Örneğin 2den fazla kadın ise 2/3 olarak verilen oran, en fazla 2/3 ya da 2/3e kadar olarak verilebilir ve böylece bunun bir üst limit olduğu açıkça ortaya konabilirdi. Ancak bu durumda neler olacağını tahmin etmek güç değil. Bu tarz bir ifadeden istifade eden birileri mirasçı 3 kıza 2/3 oranında pay vermek yerine 1/10 ya da belki hiç pay vermeyebilirdi. Dolayısıyla Nisa/11 ve 12de en fazla 2/3 ya da 2/3e kadar tarzında ifadelerin kullanılmaması anlamlıdır.
O halde asıl olan bu oranlara mümkün olduğunca uymaya ve yaklaşmaya (!) çalışmaktır. Ancak sonuçta bunlar bir sınırdır. Yani mutlak oranlar değildir. Matematikteki limit kavramının buna çok benzer olduğunu bilenler bilirler. Bilmeyenler bilenlerden sorsun öğrensin!
Ne ilginçtir ki mirasla ilgili ayetler bize bu oranların mutlak olmadığı çıkarımını yaptırabilecek şekilde devam ediyor. Tabii bir inkârcıyı bu bile ikna etmeye yetmez. O bunu kelime oyunu olarak görecektir. Kuranın bu çıkarımı yapabilmemize imkân vermesini ise ya hiç değerlendirmeyecek ya da sadece şans olarak değerlendirecektir. Bunun farkındayız. Ama önemli olan bizim aklımızın huzur bulması.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar