kromozomcusizofren

bölünen bir ülkeydi gidişin

esaret değil gölgesizlik

tutkunluk sadece mısralara

bildiğim birkaç notadan süzdüğüm sesin

züppe bir güneşsin

salak bir yakamoz

romantik dakikalarca sevip sevişerek tükettiğimsin

sen ne dersen de

inlemelerimde kaybolmaktı tek istediğin

ve inleyişlerinde gözlerimi oymak

yok öyle aşk denen dipsizlik

yakışıksız iki cümleyle ıslatmak değil kuytu, tenha, ucube karanlığını

boğulduğum terin değil, nefesin

mezarlık gülleri kadarsın

sevilmek zorunda kalan

ne sahibinin işine yarayan

ne de koklayamayanın şehvetine ortak olan

hadi gül şimdi, bu kadarı yeter mi?
© copyright 2005 - 2026