bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum26
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin11
- 1 euro 53 50 tl2
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- uysaljakoben21
- ayı saldırınca yapılması gerekenler13
- gammaz olmuşum13
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- doğu türkistan'ın ülke olması2
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir6
- reha muhtar25
- gece yarısı çalan telefon7
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- samsun da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü4
- aquila bicipite8
- tutku2
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız3
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- kemal kılıçdaroğlu35
- minyon kadın siniri5
- kadınların zeka seviyesi3
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- bayrakları bayrak yapan bayrak imalatçılarıdır2
- denize sıfır bir ev sahibi olmak3
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- babaya masaj yaptırmak2
- elit olmak için gerekenler13
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak3
- gocu26
- ikinci evliliği yapanları anlayamamak21
- geceye bir söz bırak3
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- her şeyin sanalda olmadığı gerçeği2
- türkiye dünyanın 16 avrupa'nın 6 ekonomisidir2
- hayatın artık aşırı monoton gelmesi2
- eski dizileri izlemek3
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- koca2
- ona bir şey söyle16
- kel erkek3
- gey görünce gey olmaktan korkan erkek21
- turkei kıymentini bilin19
- tek arkadaşının olmaması10
- hapse düşünce hemen koğuş ağasını dövmek9
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz8
kadının toplum sürecine dahiliyeti, medya kisvesinin elleriyle bir obje olarak başladı.
ana-erkil düzene kadar gitmeyen bir tarihte bunu incelersek, kadın; reklam sektörünce dimağlara kazınmak suretiyle eskitildi/objeleştirildi. bunu yapan yalnız erkekler de değildi üstelik, kadın-erkek el ele başlattı süreci.
örnekleri hepimiz biliyor ve izliyoruz, ama kaçımız bu gözle bakıyoruz?
bir bira reklamı düşünün, ülkemizde göremeyeceğimiz bir şey tabi ki bu reklam. özellikle yurtdışı reklamlarından örnekliyorum ki lokal bir sorun olmadığını vurgulayabileyim. evet bir bira reklamı, reklamda ürün çekiciliği elbetteki dondurma, bisküvi, kek gibi bir dolu lokal reklamda gördüğümüz gibi kadın vücuduyla sağlanmış. ürünü, kadın vucüduna; kadın vücudunu ürüne benzeterek kadın tüketilesi bir materyale büründürülmüştür ve şiddet de böyle meşrulaştırılmıştır. benzer bir dolu reklama her gün tanık oluyoruz.
gelelim olayın kozmetik sektörü boyutuna.
bu boyut çok daha tehlikeli bir dönüşüme vesile olur, o da; kusursuz kadındır. bilgisayarla üretilmiş, olmayan bir kadın yaratılır ve ulaşılması gereken olarak lanse edilir. çirkin kadınlar(!)'ın ki bu kategori tüm kadınları kapsar, asla ulaşamayacağı bir güzelliktir bu. öyle ki bu kusursuz kadına, reklamda kullanılan ve kusursuz kadını üzerinden ürettikleri manken dahi ulaşamamaktadır. hal bu iken kendi reklamda gördüğü kadına benzetemeyen hatta yanına dahi yaklaşamayacak kadınlar kendilerini eksik hissetmeye başlayarak, kendi kendilerini istemsiz bir şekilde yetersiz hissederek toplum dışına iteceklerdir. eşitliği bozmanın en temel prensibi, eşit göstermek istemediğin kişilerin zihinlerine eksik olduklarını yerleştirmektir.
gelelim ülkemiz kadınlarına.
ülkemizde "kadının yeri evidir ve kocasının götünü toplamakla mükelleftir" cümlesine itimat eden kadınların oranı %74'tür. yani reklamlar hedef kitlelerine kusursuz bir şekilde ulaşmıştır.
çocuk da yaparım kariyer de cümlesi de bir reklam ürünüdür.
nil karaibrahimgil akademik olarak kadın çalışması yapmış ve bu çalışmaları tamamen götünden anlamış bir feministtir. feminizm ve kadın hareketlerinin yüz karasıdır.
o kadar ki, bir sonraki kadınsal girişimi de "kız gibi yap"tır.
bu mini klip-reklamı da tek bir bakış açısıyla inceleyecek olursak;
tek bir yaratılan kusursuz kadından bir hayli uzak olan çirkin kadın(!) kullanılmadan çekilmiş bir video olduğunu göreceksiniz. yani aslında kadınların tamamı kadın olarak kabul edilmeyen ama kadınları yücelttiği düşünülen bir tepki mini filmidir. ürünün, genital ürünü olmasından ötürü kadın götü de bol bol vurgulanarak yine bir kitle avını kadın vücudu üzerinden sağlama kaygısının güdüldüğü görülmektedir.
durumu özetleyecek olursak, bu söz yukarıda anlatmış olduğum süreçteki tüm etkenlerle beraber kadının kendi kendini pasifleştirme sürecinin unsurlarından yalnızca biridir. erkek hegemonyasına ortak olmamayı seçen kadınlar, bu tarz ürün kokan cümleleri dillerine pelesenk etmeden, yapılmak isteneni görerek hem kendilerini hem de biz erkekleri kurtaracaklardır.
ana-erkil düzene kadar gitmeyen bir tarihte bunu incelersek, kadın; reklam sektörünce dimağlara kazınmak suretiyle eskitildi/objeleştirildi. bunu yapan yalnız erkekler de değildi üstelik, kadın-erkek el ele başlattı süreci.
örnekleri hepimiz biliyor ve izliyoruz, ama kaçımız bu gözle bakıyoruz?
bir bira reklamı düşünün, ülkemizde göremeyeceğimiz bir şey tabi ki bu reklam. özellikle yurtdışı reklamlarından örnekliyorum ki lokal bir sorun olmadığını vurgulayabileyim. evet bir bira reklamı, reklamda ürün çekiciliği elbetteki dondurma, bisküvi, kek gibi bir dolu lokal reklamda gördüğümüz gibi kadın vücuduyla sağlanmış. ürünü, kadın vucüduna; kadın vücudunu ürüne benzeterek kadın tüketilesi bir materyale büründürülmüştür ve şiddet de böyle meşrulaştırılmıştır. benzer bir dolu reklama her gün tanık oluyoruz.
gelelim olayın kozmetik sektörü boyutuna.
bu boyut çok daha tehlikeli bir dönüşüme vesile olur, o da; kusursuz kadındır. bilgisayarla üretilmiş, olmayan bir kadın yaratılır ve ulaşılması gereken olarak lanse edilir. çirkin kadınlar(!)'ın ki bu kategori tüm kadınları kapsar, asla ulaşamayacağı bir güzelliktir bu. öyle ki bu kusursuz kadına, reklamda kullanılan ve kusursuz kadını üzerinden ürettikleri manken dahi ulaşamamaktadır. hal bu iken kendi reklamda gördüğü kadına benzetemeyen hatta yanına dahi yaklaşamayacak kadınlar kendilerini eksik hissetmeye başlayarak, kendi kendilerini istemsiz bir şekilde yetersiz hissederek toplum dışına iteceklerdir. eşitliği bozmanın en temel prensibi, eşit göstermek istemediğin kişilerin zihinlerine eksik olduklarını yerleştirmektir.
gelelim ülkemiz kadınlarına.
ülkemizde "kadının yeri evidir ve kocasının götünü toplamakla mükelleftir" cümlesine itimat eden kadınların oranı %74'tür. yani reklamlar hedef kitlelerine kusursuz bir şekilde ulaşmıştır.
çocuk da yaparım kariyer de cümlesi de bir reklam ürünüdür.
nil karaibrahimgil akademik olarak kadın çalışması yapmış ve bu çalışmaları tamamen götünden anlamış bir feministtir. feminizm ve kadın hareketlerinin yüz karasıdır.
o kadar ki, bir sonraki kadınsal girişimi de "kız gibi yap"tır.
bu mini klip-reklamı da tek bir bakış açısıyla inceleyecek olursak;
tek bir yaratılan kusursuz kadından bir hayli uzak olan çirkin kadın(!) kullanılmadan çekilmiş bir video olduğunu göreceksiniz. yani aslında kadınların tamamı kadın olarak kabul edilmeyen ama kadınları yücelttiği düşünülen bir tepki mini filmidir. ürünün, genital ürünü olmasından ötürü kadın götü de bol bol vurgulanarak yine bir kitle avını kadın vücudu üzerinden sağlama kaygısının güdüldüğü görülmektedir.
durumu özetleyecek olursak, bu söz yukarıda anlatmış olduğum süreçteki tüm etkenlerle beraber kadının kendi kendini pasifleştirme sürecinin unsurlarından yalnızca biridir. erkek hegemonyasına ortak olmamayı seçen kadınlar, bu tarz ürün kokan cümleleri dillerine pelesenk etmeden, yapılmak isteneni görerek hem kendilerini hem de biz erkekleri kurtaracaklardır.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
