bugün
- herkes yatsın iyi geceler8
- oğlum çok güzel lan6
- cips olsa da yesek7
- istanbul un çok pahalı olması12
- the merich13
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak2
- aklını yitirmek4
- 1 saatte 10 bira içmek19
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- tembel ve çalışmayan insan16
- 50 tl ile rolling yapmak6
- sözlük kızlarının kombinleri20
- matbaanın gecikmesine sebep5
- ona bir şey söyle9
- velvet vs nervio19
- manifest grubu3
- horoz hayası çorbası5
- acıktım ben3
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sevgiliyle karşılıklı bira içmek2
- sevgiliyle karşılıklı cik cik diye ötüşmek2
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- yarın iş olduğu gerçeği3
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- velvet13
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- kadim kültürler4
- ilginç rüyalar2
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- bira cips6
- işini kaybetmek2
- parayla dert dinlenir2
- marc cucurella6
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- nothing more never less2
- slavko vincic15
- laptop5
- gocusuz sözlük4
- gemici düğümü2
- nervio11
- ispanya20
- aga be şarkılar5
- insan olmaya ceyrek kala13
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
kadının toplum sürecine dahiliyeti, medya kisvesinin elleriyle bir obje olarak başladı.
ana-erkil düzene kadar gitmeyen bir tarihte bunu incelersek, kadın; reklam sektörünce dimağlara kazınmak suretiyle eskitildi/objeleştirildi. bunu yapan yalnız erkekler de değildi üstelik, kadın-erkek el ele başlattı süreci.
örnekleri hepimiz biliyor ve izliyoruz, ama kaçımız bu gözle bakıyoruz?
bir bira reklamı düşünün, ülkemizde göremeyeceğimiz bir şey tabi ki bu reklam. özellikle yurtdışı reklamlarından örnekliyorum ki lokal bir sorun olmadığını vurgulayabileyim. evet bir bira reklamı, reklamda ürün çekiciliği elbetteki dondurma, bisküvi, kek gibi bir dolu lokal reklamda gördüğümüz gibi kadın vücuduyla sağlanmış. ürünü, kadın vucüduna; kadın vücudunu ürüne benzeterek kadın tüketilesi bir materyale büründürülmüştür ve şiddet de böyle meşrulaştırılmıştır. benzer bir dolu reklama her gün tanık oluyoruz.
gelelim olayın kozmetik sektörü boyutuna.
bu boyut çok daha tehlikeli bir dönüşüme vesile olur, o da; kusursuz kadındır. bilgisayarla üretilmiş, olmayan bir kadın yaratılır ve ulaşılması gereken olarak lanse edilir. çirkin kadınlar(!)'ın ki bu kategori tüm kadınları kapsar, asla ulaşamayacağı bir güzelliktir bu. öyle ki bu kusursuz kadına, reklamda kullanılan ve kusursuz kadını üzerinden ürettikleri manken dahi ulaşamamaktadır. hal bu iken kendi reklamda gördüğü kadına benzetemeyen hatta yanına dahi yaklaşamayacak kadınlar kendilerini eksik hissetmeye başlayarak, kendi kendilerini istemsiz bir şekilde yetersiz hissederek toplum dışına iteceklerdir. eşitliği bozmanın en temel prensibi, eşit göstermek istemediğin kişilerin zihinlerine eksik olduklarını yerleştirmektir.
gelelim ülkemiz kadınlarına.
ülkemizde "kadının yeri evidir ve kocasının götünü toplamakla mükelleftir" cümlesine itimat eden kadınların oranı %74'tür. yani reklamlar hedef kitlelerine kusursuz bir şekilde ulaşmıştır.
çocuk da yaparım kariyer de cümlesi de bir reklam ürünüdür.
nil karaibrahimgil akademik olarak kadın çalışması yapmış ve bu çalışmaları tamamen götünden anlamış bir feministtir. feminizm ve kadın hareketlerinin yüz karasıdır.
o kadar ki, bir sonraki kadınsal girişimi de "kız gibi yap"tır.
bu mini klip-reklamı da tek bir bakış açısıyla inceleyecek olursak;
tek bir yaratılan kusursuz kadından bir hayli uzak olan çirkin kadın(!) kullanılmadan çekilmiş bir video olduğunu göreceksiniz. yani aslında kadınların tamamı kadın olarak kabul edilmeyen ama kadınları yücelttiği düşünülen bir tepki mini filmidir. ürünün, genital ürünü olmasından ötürü kadın götü de bol bol vurgulanarak yine bir kitle avını kadın vücudu üzerinden sağlama kaygısının güdüldüğü görülmektedir.
durumu özetleyecek olursak, bu söz yukarıda anlatmış olduğum süreçteki tüm etkenlerle beraber kadının kendi kendini pasifleştirme sürecinin unsurlarından yalnızca biridir. erkek hegemonyasına ortak olmamayı seçen kadınlar, bu tarz ürün kokan cümleleri dillerine pelesenk etmeden, yapılmak isteneni görerek hem kendilerini hem de biz erkekleri kurtaracaklardır.
ana-erkil düzene kadar gitmeyen bir tarihte bunu incelersek, kadın; reklam sektörünce dimağlara kazınmak suretiyle eskitildi/objeleştirildi. bunu yapan yalnız erkekler de değildi üstelik, kadın-erkek el ele başlattı süreci.
örnekleri hepimiz biliyor ve izliyoruz, ama kaçımız bu gözle bakıyoruz?
bir bira reklamı düşünün, ülkemizde göremeyeceğimiz bir şey tabi ki bu reklam. özellikle yurtdışı reklamlarından örnekliyorum ki lokal bir sorun olmadığını vurgulayabileyim. evet bir bira reklamı, reklamda ürün çekiciliği elbetteki dondurma, bisküvi, kek gibi bir dolu lokal reklamda gördüğümüz gibi kadın vücuduyla sağlanmış. ürünü, kadın vucüduna; kadın vücudunu ürüne benzeterek kadın tüketilesi bir materyale büründürülmüştür ve şiddet de böyle meşrulaştırılmıştır. benzer bir dolu reklama her gün tanık oluyoruz.
gelelim olayın kozmetik sektörü boyutuna.
bu boyut çok daha tehlikeli bir dönüşüme vesile olur, o da; kusursuz kadındır. bilgisayarla üretilmiş, olmayan bir kadın yaratılır ve ulaşılması gereken olarak lanse edilir. çirkin kadınlar(!)'ın ki bu kategori tüm kadınları kapsar, asla ulaşamayacağı bir güzelliktir bu. öyle ki bu kusursuz kadına, reklamda kullanılan ve kusursuz kadını üzerinden ürettikleri manken dahi ulaşamamaktadır. hal bu iken kendi reklamda gördüğü kadına benzetemeyen hatta yanına dahi yaklaşamayacak kadınlar kendilerini eksik hissetmeye başlayarak, kendi kendilerini istemsiz bir şekilde yetersiz hissederek toplum dışına iteceklerdir. eşitliği bozmanın en temel prensibi, eşit göstermek istemediğin kişilerin zihinlerine eksik olduklarını yerleştirmektir.
gelelim ülkemiz kadınlarına.
ülkemizde "kadının yeri evidir ve kocasının götünü toplamakla mükelleftir" cümlesine itimat eden kadınların oranı %74'tür. yani reklamlar hedef kitlelerine kusursuz bir şekilde ulaşmıştır.
çocuk da yaparım kariyer de cümlesi de bir reklam ürünüdür.
nil karaibrahimgil akademik olarak kadın çalışması yapmış ve bu çalışmaları tamamen götünden anlamış bir feministtir. feminizm ve kadın hareketlerinin yüz karasıdır.
o kadar ki, bir sonraki kadınsal girişimi de "kız gibi yap"tır.
bu mini klip-reklamı da tek bir bakış açısıyla inceleyecek olursak;
tek bir yaratılan kusursuz kadından bir hayli uzak olan çirkin kadın(!) kullanılmadan çekilmiş bir video olduğunu göreceksiniz. yani aslında kadınların tamamı kadın olarak kabul edilmeyen ama kadınları yücelttiği düşünülen bir tepki mini filmidir. ürünün, genital ürünü olmasından ötürü kadın götü de bol bol vurgulanarak yine bir kitle avını kadın vücudu üzerinden sağlama kaygısının güdüldüğü görülmektedir.
durumu özetleyecek olursak, bu söz yukarıda anlatmış olduğum süreçteki tüm etkenlerle beraber kadının kendi kendini pasifleştirme sürecinin unsurlarından yalnızca biridir. erkek hegemonyasına ortak olmamayı seçen kadınlar, bu tarz ürün kokan cümleleri dillerine pelesenk etmeden, yapılmak isteneni görerek hem kendilerini hem de biz erkekleri kurtaracaklardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar