bugün
- 30 ağustos zafer bayramı11
- tai lung40
- mustafa kemal atatürk6
- cem yılmaz5
- tom holland5
- 0 0 77
- menzil cemaati ne üretiyor9
- s'i l v'e r m'i s t6
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı26
- zaman insanı olgunlaştırır mı2
- gs'ye yapılan torpillere söylenmek3
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- ingilizler5
- spider man brand new day2
- türk hava yolları2
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi19
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız23
- sarapci koala73
- rafael leao31
- seri eksicimin iki entry atlaması2
- gebze fm3
- online yazar sayısında azalma2
- radyo fenerbahçe2
- sözlük yazarlarının nahları9
- ben geldim naneler8
- arkadaşlar hesabı silicem14
- güne bir atatürk sözü bırak2
- antipanik12
- salih mirzabeyoğlu5
- aleksey batrakov9
- günün sözü24
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti14
- 30 ağustos kurtuluş savaşı'nın sonu2
- fenerbahçe23
- para harcamayı sever misiniz6
- sözlüğün en sevilen yazarı37
- velvet22
- türkiye18
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi24
- türkiye ekonomide çin'i örnek almalıdır7
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
- bir şey soracağım5
- alevilerin atatürk sevgisinin abartılması4
- ülke batsa diye hergün dua eden kemalist7
- ateistlerin yaşama amacı28
- kıza aşık oldum ne yapacağım4
- kapadokya27
- galatasaray8
- melih gökçek6
- sözlük muhaliflerinin fikri yoktur9
eğer bir gün biri tutar da şu hayatı tek kelimeyle özetle derse söyleyeceğim kelimedir görelilik. evet, bir tarafıyla, bana göre süt onlara göre çikolatadır. ama tek tarafı bu değildir.
görelilik öyle sihirli bir kavram ki, tüm insan ilişkilerini açıklıyor. şimdiye kadar ne haksız bir insanla karşılaştım ne de kötü bir insanla. kötülük yaptığını düşündüğüm hemen herkes, kötülük yaptığı konuyla ilgili kendini "kurban" olarak görüyordu. benim herhangi bir konuda haksız olduğunu düşündüğüm herkes, kendince haklıydı. şimdiye kadar bir tane bile haksız insan görmemiş olmak, herhalde hayatımın en büyük eksikliğidir. özür dileyen insanlar bile, çoğu zaman, özür dilemenin kendi haklılıklarının en büyük ispatı olduğunu düşünüyorlardı. herkes kendine "göre" haklı.
bu kavramın en iyi açıklandığı kitap "kürk mantolu madonna" olsa gerek. okuyanlar bilir, iki bölümden oluşan kitapta, ilk önce, bir adamı o kadar mal, o kadar gereksiz görürüz ki ölse umrumuzda olmaz. ama ne zaman ki kitabın ikinci yarısı başlar ve biz, koskoca adamlar, ağlamaklı devam ederiz okumaya... işler değişir. kitabın ilk yarısındaki mal, o kadar güzel o kadar içli o kadar gerçek bir insandır ki, kitabın ilk yarısını okurken aklımıza gelen düşüncelerden utanırız. bu kitabı okuyup, hala, herhangi bir insanı herhangi bir zaman diliminde çözebileceğini düşünen her insan salaktır. ya kitabı okumamıştır, ya anlamamıştır ya da cidden salaktır.
nasreddin hoca, herhalde türk edebiyatının, türk kültürünün en önemli kavramıdır(insan olması şu saatten sonra hiç önemli değil). "sen de haklısın, sen de haklısın" derken hoca, espri yapmıyordu. herkes haklı. birine sinirlendiğinizde siz haklısınız, sizi sinirlendiren kişi haklı, sizi izleyen ve her ikinize de hak veren üçüncü kişi haklı.
şu görece kısa hayatımda öğrendiğim bir şey varsa o da şudur ki; hep, hiç demektir. bu amına kodumun dünyasında ya herkes haklı, ya da hiç kimse haklı değil. kararı size bırakıyorum ve sözlüğün derinliklerine bir ses daha yolluyorum.
(pişman oldum şimdi. keşke, görelilik diyen tip diye başlık açsaydım da, herkes okusaydı. herkes gibi ben de haklı olsaydım... mevzuya bak)
görelilik öyle sihirli bir kavram ki, tüm insan ilişkilerini açıklıyor. şimdiye kadar ne haksız bir insanla karşılaştım ne de kötü bir insanla. kötülük yaptığını düşündüğüm hemen herkes, kötülük yaptığı konuyla ilgili kendini "kurban" olarak görüyordu. benim herhangi bir konuda haksız olduğunu düşündüğüm herkes, kendince haklıydı. şimdiye kadar bir tane bile haksız insan görmemiş olmak, herhalde hayatımın en büyük eksikliğidir. özür dileyen insanlar bile, çoğu zaman, özür dilemenin kendi haklılıklarının en büyük ispatı olduğunu düşünüyorlardı. herkes kendine "göre" haklı.
bu kavramın en iyi açıklandığı kitap "kürk mantolu madonna" olsa gerek. okuyanlar bilir, iki bölümden oluşan kitapta, ilk önce, bir adamı o kadar mal, o kadar gereksiz görürüz ki ölse umrumuzda olmaz. ama ne zaman ki kitabın ikinci yarısı başlar ve biz, koskoca adamlar, ağlamaklı devam ederiz okumaya... işler değişir. kitabın ilk yarısındaki mal, o kadar güzel o kadar içli o kadar gerçek bir insandır ki, kitabın ilk yarısını okurken aklımıza gelen düşüncelerden utanırız. bu kitabı okuyup, hala, herhangi bir insanı herhangi bir zaman diliminde çözebileceğini düşünen her insan salaktır. ya kitabı okumamıştır, ya anlamamıştır ya da cidden salaktır.
nasreddin hoca, herhalde türk edebiyatının, türk kültürünün en önemli kavramıdır(insan olması şu saatten sonra hiç önemli değil). "sen de haklısın, sen de haklısın" derken hoca, espri yapmıyordu. herkes haklı. birine sinirlendiğinizde siz haklısınız, sizi sinirlendiren kişi haklı, sizi izleyen ve her ikinize de hak veren üçüncü kişi haklı.
şu görece kısa hayatımda öğrendiğim bir şey varsa o da şudur ki; hep, hiç demektir. bu amına kodumun dünyasında ya herkes haklı, ya da hiç kimse haklı değil. kararı size bırakıyorum ve sözlüğün derinliklerine bir ses daha yolluyorum.
(pişman oldum şimdi. keşke, görelilik diyen tip diye başlık açsaydım da, herkes okusaydı. herkes gibi ben de haklı olsaydım... mevzuya bak)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar