bugün
- beni özleyenler elime mum diksin14
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık8
- hırvatistan5
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması8
- sümer dili3
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- yuzır ismet gurbuzi hazretleri4
- kadir mısıroğlu3
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım8
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı2
- diyetteyken kitap okumak2
- iq testi4
- bey biraderler beydirler3
- 2026 ağustos ayı nasıl geçecek3
- ayak bileğine dövme yaptıran erkek2
- fransa5
- ispanya5
- portekiz5
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek5
- arkadaşlar yeni ağırlıklarım nasıl3
- volvo v702
- arkadaşlar naber ya4
- yunanistan29
- inşaat gürültüsü4
- slip mayo giyen erkek4
- her gördüğünü jandarmaya ihbar eden köylü3
- en köylü özelliğiniz4
- türk ateisti7
- beynin dopamin salgılamaması3
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri2
- la diyen kadın3
- ioçk'nın müziği4
- nervio ile travertenlere gitmek4
- erkeklerden hoşlanan erkek3
- arkadaşlar bu ne kitabı yahu2
- yanık akrep dumanı çekmek5
- ali vefa7
- zorunlu eğitim7
- sözlük çok bozdu3
- sidretü l münteha4
- çomar müzikleri3
- en son aldığınız iltifat14
- metrobüs2
- sobayla konuşan delinin peşinden gitmek2
- tiroidli hanım3
- mayışı çekmek3
- gürsel tekin'in kılıçdaroğlu'na rest çekmesi2
- benkimki11
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- küresel gelince trollerde olan gerginlik hissi2
- merhaba hoşgeldiniz! nasıl yardımcı olabilir im?
- merhaba, bir ekmek alabilir miyim?
- köy ekmeğ i, yayla ekmeği, tam buğdaylı ekmek...
- normal ekmek
- beyaz ekmek mi?
- evet lütfen
- başka bir isteğiniz var mı?
- yok teşekkür ederim.
- dilimlememi ister misiniz?
- gerek yok.
- 85 kuruş, kasaya ödüyorsunuz. teşekkür ederiz, afiyet olsun
- sağolun.
- ne vardı?
- bir normal ekmek vardı.
- beyaz ekmek mi?
- evet.
- 85 kuruş.
- buyurun.
- başka bir şey var mıydı?
- hayır.
- üzümlü kurabiyemizinden tatmak ister misiniz?
- teşekkür ederim istemiyorum.
- 15 kuruş para üstünüz.
- teşekkür ederim,
- beyefendi fişinizi unuttunuz.
- teşekkür ederim.
- biz teşekkür ederiz, afiyet olsun.
evet sadece 1 ekmek aldım ve bu kadar diyaloğa girdim. olması gereken; ekmeği alırsın, parasını verirsin gider evine yersin. bu kadar soru niye? hem bakkaldaki özgürlüğün de yok burada.bakkalda ekmekleri ellersin, kıtır olanını seçer gazetenin arasına sıkıştırırsın. paranın üstüyle ne alacağına karar verirken gofretleri-kekleri karıştırırsın.ama bunlar senin düşünmene izin bile vermiyorlar, sanki senin yerine tüm olasılıkları düşünmüşler ve senin düşünerek zaman kaybetmeni istemiyorlar.biz sizin yerinize düşündük, seçenekleriniz şunlar, sadece karar verin. bir de önce kağıt ambalaja, ardından naylon torbaya koyuyorlar ekmeği sanki eve giderken açıp kenarlarını koparmayalım diye. yasak bir şey taşıyormuşsun hissi veriyor insana bu durum. bu nedenle buranın konsept fikri muhtemelen bir anneye ait olabilir. bir de senden sonra gelen kişiye de aynı cümleleri aynı ses tonuyla kuruyorlar ya, sıradan hissediyorsun kendini. devam eden sürecin bir parçası. halbuki bakkalın her gelen müşteriyi karşılama biçimi ve muhabbeti ayrıdır, kimini ismiyle karşılar, kimini tuttuğu takımın adını anarak, kimini ise takma adıyla veya argo bir kelimeyle.kendini özel hissettirir bu durum. ama artık ekmeği bu tarz yerlerden, mutfak alışverişlerini ise süpermarketlerden yapıyoruz mecburen,miktar olarak daha fazla diyolağa girmemize rağmen iletişimimiz daha da zayıflıyor.bakkal diye bir şey kalmadı çünkü, onların bıraktıkları köşe başlarını sadece küçük bir camdan alışveriş yapabildiğiniz, içine bile giremediğiniz büfeler kaptı.
- merhaba, bir ekmek alabilir miyim?
- köy ekmeğ i, yayla ekmeği, tam buğdaylı ekmek...
- normal ekmek
- beyaz ekmek mi?
- evet lütfen
- başka bir isteğiniz var mı?
- yok teşekkür ederim.
- dilimlememi ister misiniz?
- gerek yok.
- 85 kuruş, kasaya ödüyorsunuz. teşekkür ederiz, afiyet olsun
- sağolun.
- ne vardı?
- bir normal ekmek vardı.
- beyaz ekmek mi?
- evet.
- 85 kuruş.
- buyurun.
- başka bir şey var mıydı?
- hayır.
- üzümlü kurabiyemizinden tatmak ister misiniz?
- teşekkür ederim istemiyorum.
- 15 kuruş para üstünüz.
- teşekkür ederim,
- beyefendi fişinizi unuttunuz.
- teşekkür ederim.
- biz teşekkür ederiz, afiyet olsun.
evet sadece 1 ekmek aldım ve bu kadar diyaloğa girdim. olması gereken; ekmeği alırsın, parasını verirsin gider evine yersin. bu kadar soru niye? hem bakkaldaki özgürlüğün de yok burada.bakkalda ekmekleri ellersin, kıtır olanını seçer gazetenin arasına sıkıştırırsın. paranın üstüyle ne alacağına karar verirken gofretleri-kekleri karıştırırsın.ama bunlar senin düşünmene izin bile vermiyorlar, sanki senin yerine tüm olasılıkları düşünmüşler ve senin düşünerek zaman kaybetmeni istemiyorlar.biz sizin yerinize düşündük, seçenekleriniz şunlar, sadece karar verin. bir de önce kağıt ambalaja, ardından naylon torbaya koyuyorlar ekmeği sanki eve giderken açıp kenarlarını koparmayalım diye. yasak bir şey taşıyormuşsun hissi veriyor insana bu durum. bu nedenle buranın konsept fikri muhtemelen bir anneye ait olabilir. bir de senden sonra gelen kişiye de aynı cümleleri aynı ses tonuyla kuruyorlar ya, sıradan hissediyorsun kendini. devam eden sürecin bir parçası. halbuki bakkalın her gelen müşteriyi karşılama biçimi ve muhabbeti ayrıdır, kimini ismiyle karşılar, kimini tuttuğu takımın adını anarak, kimini ise takma adıyla veya argo bir kelimeyle.kendini özel hissettirir bu durum. ama artık ekmeği bu tarz yerlerden, mutfak alışverişlerini ise süpermarketlerden yapıyoruz mecburen,miktar olarak daha fazla diyolağa girmemize rağmen iletişimimiz daha da zayıflıyor.bakkal diye bir şey kalmadı çünkü, onların bıraktıkları köşe başlarını sadece küçük bir camdan alışveriş yapabildiğiniz, içine bile giremediğiniz büfeler kaptı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar