bugün
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- nükleer bomba7
- aleksey batrakov23
- hayırlı ramazanlar uludağ sözlük3
- queen ravennanın aşırı güzel olması15
- tanımadığı kadına tokat atan adam17
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı6
- damla sakızlı muhallebi4
- canın edirne ciğeri tavası çekmesi5
- emre belözoğlu6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı25
- kırıkkaleli olmak istemek7
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak2
- öylesine bir şeyler yaz5
- muslettin amca4
- yagmurcu çık açıkla10
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- dedenize sahip çıkar mısınız6
- değişik meslekler4
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir8
- iskilipli atıf hoca20
- kablosuz mouse13
- 392
- arda güler'in ankara'da doğması3
- mazot 3 euro olabilirmiş4
- okan buruk4
- arap götü9
- sözlük dedeleri6
- sözlük kürdü55
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar3
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- atatürk düşmanı5
- melis babadağ'ın ayakları3
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- seni içinin demir parmaklıklarından azat edeceğim3
- favlayan yazarın asıl amacı12
- the elder scrolls vi3
- durkheimın intihar teorisi6
- kale3112 tarzı entry girmek8
- chpkk akpkk mhpkk2
- 3 kasım 2026 villarreal psg maçı2
- yuzırların oyuncakları2
- cevheri güven4
- yazarların akşama dair planları7
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- doların 50 tl olması7
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- yarın fenerbahçe liverpool maçı 20 45 te trt 1 de2
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- merhaba hoşgeldiniz! nasıl yardımcı olabilir im?
- merhaba, bir ekmek alabilir miyim?
- köy ekmeğ i, yayla ekmeği, tam buğdaylı ekmek...
- normal ekmek
- beyaz ekmek mi?
- evet lütfen
- başka bir isteğiniz var mı?
- yok teşekkür ederim.
- dilimlememi ister misiniz?
- gerek yok.
- 85 kuruş, kasaya ödüyorsunuz. teşekkür ederiz, afiyet olsun
- sağolun.
- ne vardı?
- bir normal ekmek vardı.
- beyaz ekmek mi?
- evet.
- 85 kuruş.
- buyurun.
- başka bir şey var mıydı?
- hayır.
- üzümlü kurabiyemizinden tatmak ister misiniz?
- teşekkür ederim istemiyorum.
- 15 kuruş para üstünüz.
- teşekkür ederim,
- beyefendi fişinizi unuttunuz.
- teşekkür ederim.
- biz teşekkür ederiz, afiyet olsun.
evet sadece 1 ekmek aldım ve bu kadar diyaloğa girdim. olması gereken; ekmeği alırsın, parasını verirsin gider evine yersin. bu kadar soru niye? hem bakkaldaki özgürlüğün de yok burada.bakkalda ekmekleri ellersin, kıtır olanını seçer gazetenin arasına sıkıştırırsın. paranın üstüyle ne alacağına karar verirken gofretleri-kekleri karıştırırsın.ama bunlar senin düşünmene izin bile vermiyorlar, sanki senin yerine tüm olasılıkları düşünmüşler ve senin düşünerek zaman kaybetmeni istemiyorlar.biz sizin yerinize düşündük, seçenekleriniz şunlar, sadece karar verin. bir de önce kağıt ambalaja, ardından naylon torbaya koyuyorlar ekmeği sanki eve giderken açıp kenarlarını koparmayalım diye. yasak bir şey taşıyormuşsun hissi veriyor insana bu durum. bu nedenle buranın konsept fikri muhtemelen bir anneye ait olabilir. bir de senden sonra gelen kişiye de aynı cümleleri aynı ses tonuyla kuruyorlar ya, sıradan hissediyorsun kendini. devam eden sürecin bir parçası. halbuki bakkalın her gelen müşteriyi karşılama biçimi ve muhabbeti ayrıdır, kimini ismiyle karşılar, kimini tuttuğu takımın adını anarak, kimini ise takma adıyla veya argo bir kelimeyle.kendini özel hissettirir bu durum. ama artık ekmeği bu tarz yerlerden, mutfak alışverişlerini ise süpermarketlerden yapıyoruz mecburen,miktar olarak daha fazla diyolağa girmemize rağmen iletişimimiz daha da zayıflıyor.bakkal diye bir şey kalmadı çünkü, onların bıraktıkları köşe başlarını sadece küçük bir camdan alışveriş yapabildiğiniz, içine bile giremediğiniz büfeler kaptı.
- merhaba, bir ekmek alabilir miyim?
- köy ekmeğ i, yayla ekmeği, tam buğdaylı ekmek...
- normal ekmek
- beyaz ekmek mi?
- evet lütfen
- başka bir isteğiniz var mı?
- yok teşekkür ederim.
- dilimlememi ister misiniz?
- gerek yok.
- 85 kuruş, kasaya ödüyorsunuz. teşekkür ederiz, afiyet olsun
- sağolun.
- ne vardı?
- bir normal ekmek vardı.
- beyaz ekmek mi?
- evet.
- 85 kuruş.
- buyurun.
- başka bir şey var mıydı?
- hayır.
- üzümlü kurabiyemizinden tatmak ister misiniz?
- teşekkür ederim istemiyorum.
- 15 kuruş para üstünüz.
- teşekkür ederim,
- beyefendi fişinizi unuttunuz.
- teşekkür ederim.
- biz teşekkür ederiz, afiyet olsun.
evet sadece 1 ekmek aldım ve bu kadar diyaloğa girdim. olması gereken; ekmeği alırsın, parasını verirsin gider evine yersin. bu kadar soru niye? hem bakkaldaki özgürlüğün de yok burada.bakkalda ekmekleri ellersin, kıtır olanını seçer gazetenin arasına sıkıştırırsın. paranın üstüyle ne alacağına karar verirken gofretleri-kekleri karıştırırsın.ama bunlar senin düşünmene izin bile vermiyorlar, sanki senin yerine tüm olasılıkları düşünmüşler ve senin düşünerek zaman kaybetmeni istemiyorlar.biz sizin yerinize düşündük, seçenekleriniz şunlar, sadece karar verin. bir de önce kağıt ambalaja, ardından naylon torbaya koyuyorlar ekmeği sanki eve giderken açıp kenarlarını koparmayalım diye. yasak bir şey taşıyormuşsun hissi veriyor insana bu durum. bu nedenle buranın konsept fikri muhtemelen bir anneye ait olabilir. bir de senden sonra gelen kişiye de aynı cümleleri aynı ses tonuyla kuruyorlar ya, sıradan hissediyorsun kendini. devam eden sürecin bir parçası. halbuki bakkalın her gelen müşteriyi karşılama biçimi ve muhabbeti ayrıdır, kimini ismiyle karşılar, kimini tuttuğu takımın adını anarak, kimini ise takma adıyla veya argo bir kelimeyle.kendini özel hissettirir bu durum. ama artık ekmeği bu tarz yerlerden, mutfak alışverişlerini ise süpermarketlerden yapıyoruz mecburen,miktar olarak daha fazla diyolağa girmemize rağmen iletişimimiz daha da zayıflıyor.bakkal diye bir şey kalmadı çünkü, onların bıraktıkları köşe başlarını sadece küçük bir camdan alışveriş yapabildiğiniz, içine bile giremediğiniz büfeler kaptı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar