bugün
- sözlük kızlarının kekleri13
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak7
- ölümden korkuyor musunuz17
- yesene beni diyen kız5
- sözlük yazarları istanbul'un fethine katilsalardi3
- bara giden erkeğin asıl amacı11
- benim babamın siki kutu kola gibidir5
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- matrix te yaşadığımız gerçeği8
- keki haddinden fazla kabaran kadın3
- sözlükte ne değişti6
- ben basit bir insanım5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı5
- zalbert ramstein8
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek6
- uludağ itiraf18
- intihar düşüncesi6
- sözlüğe resim yüklenememesi3
- flört etmeyen liberter öğretmen4
- cumartesi kahvaltısı5
- cumartesi günü sözlükte takılan asosyaller4
- aşk6
- vombatların kakasının küp şeklinde olması2
- ghost rider3
- evliliği zorlaştırmak3
- yahudi düşmanlığı3
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- hava su ateş toprak3
- queen feristah15
- anneanne3
- insan olmaya ceyrek kala11
- idealizm vs materyalizm2
- at eti yiyen gay2
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- bir kadından hoşlanmak4
- bugün ne oldu6
- iki yapay zekanın sohbeti2
- hafızayı sildirmek7
- bir bela geliyor28
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu39
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- işiniz gücünüz yok mu11
- seninleyken kendim olabiliyorum4
- sevgiliyle kavga etmeyi özlemek2
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- yazarların cuma akşamı planları4
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- merhaba hoşgeldiniz! nasıl yardımcı olabilir im?
- merhaba, bir ekmek alabilir miyim?
- köy ekmeğ i, yayla ekmeği, tam buğdaylı ekmek...
- normal ekmek
- beyaz ekmek mi?
- evet lütfen
- başka bir isteğiniz var mı?
- yok teşekkür ederim.
- dilimlememi ister misiniz?
- gerek yok.
- 85 kuruş, kasaya ödüyorsunuz. teşekkür ederiz, afiyet olsun
- sağolun.
- ne vardı?
- bir normal ekmek vardı.
- beyaz ekmek mi?
- evet.
- 85 kuruş.
- buyurun.
- başka bir şey var mıydı?
- hayır.
- üzümlü kurabiyemizinden tatmak ister misiniz?
- teşekkür ederim istemiyorum.
- 15 kuruş para üstünüz.
- teşekkür ederim,
- beyefendi fişinizi unuttunuz.
- teşekkür ederim.
- biz teşekkür ederiz, afiyet olsun.
evet sadece 1 ekmek aldım ve bu kadar diyaloğa girdim. olması gereken; ekmeği alırsın, parasını verirsin gider evine yersin. bu kadar soru niye? hem bakkaldaki özgürlüğün de yok burada.bakkalda ekmekleri ellersin, kıtır olanını seçer gazetenin arasına sıkıştırırsın. paranın üstüyle ne alacağına karar verirken gofretleri-kekleri karıştırırsın.ama bunlar senin düşünmene izin bile vermiyorlar, sanki senin yerine tüm olasılıkları düşünmüşler ve senin düşünerek zaman kaybetmeni istemiyorlar.biz sizin yerinize düşündük, seçenekleriniz şunlar, sadece karar verin. bir de önce kağıt ambalaja, ardından naylon torbaya koyuyorlar ekmeği sanki eve giderken açıp kenarlarını koparmayalım diye. yasak bir şey taşıyormuşsun hissi veriyor insana bu durum. bu nedenle buranın konsept fikri muhtemelen bir anneye ait olabilir. bir de senden sonra gelen kişiye de aynı cümleleri aynı ses tonuyla kuruyorlar ya, sıradan hissediyorsun kendini. devam eden sürecin bir parçası. halbuki bakkalın her gelen müşteriyi karşılama biçimi ve muhabbeti ayrıdır, kimini ismiyle karşılar, kimini tuttuğu takımın adını anarak, kimini ise takma adıyla veya argo bir kelimeyle.kendini özel hissettirir bu durum. ama artık ekmeği bu tarz yerlerden, mutfak alışverişlerini ise süpermarketlerden yapıyoruz mecburen,miktar olarak daha fazla diyolağa girmemize rağmen iletişimimiz daha da zayıflıyor.bakkal diye bir şey kalmadı çünkü, onların bıraktıkları köşe başlarını sadece küçük bir camdan alışveriş yapabildiğiniz, içine bile giremediğiniz büfeler kaptı.
- merhaba, bir ekmek alabilir miyim?
- köy ekmeğ i, yayla ekmeği, tam buğdaylı ekmek...
- normal ekmek
- beyaz ekmek mi?
- evet lütfen
- başka bir isteğiniz var mı?
- yok teşekkür ederim.
- dilimlememi ister misiniz?
- gerek yok.
- 85 kuruş, kasaya ödüyorsunuz. teşekkür ederiz, afiyet olsun
- sağolun.
- ne vardı?
- bir normal ekmek vardı.
- beyaz ekmek mi?
- evet.
- 85 kuruş.
- buyurun.
- başka bir şey var mıydı?
- hayır.
- üzümlü kurabiyemizinden tatmak ister misiniz?
- teşekkür ederim istemiyorum.
- 15 kuruş para üstünüz.
- teşekkür ederim,
- beyefendi fişinizi unuttunuz.
- teşekkür ederim.
- biz teşekkür ederiz, afiyet olsun.
evet sadece 1 ekmek aldım ve bu kadar diyaloğa girdim. olması gereken; ekmeği alırsın, parasını verirsin gider evine yersin. bu kadar soru niye? hem bakkaldaki özgürlüğün de yok burada.bakkalda ekmekleri ellersin, kıtır olanını seçer gazetenin arasına sıkıştırırsın. paranın üstüyle ne alacağına karar verirken gofretleri-kekleri karıştırırsın.ama bunlar senin düşünmene izin bile vermiyorlar, sanki senin yerine tüm olasılıkları düşünmüşler ve senin düşünerek zaman kaybetmeni istemiyorlar.biz sizin yerinize düşündük, seçenekleriniz şunlar, sadece karar verin. bir de önce kağıt ambalaja, ardından naylon torbaya koyuyorlar ekmeği sanki eve giderken açıp kenarlarını koparmayalım diye. yasak bir şey taşıyormuşsun hissi veriyor insana bu durum. bu nedenle buranın konsept fikri muhtemelen bir anneye ait olabilir. bir de senden sonra gelen kişiye de aynı cümleleri aynı ses tonuyla kuruyorlar ya, sıradan hissediyorsun kendini. devam eden sürecin bir parçası. halbuki bakkalın her gelen müşteriyi karşılama biçimi ve muhabbeti ayrıdır, kimini ismiyle karşılar, kimini tuttuğu takımın adını anarak, kimini ise takma adıyla veya argo bir kelimeyle.kendini özel hissettirir bu durum. ama artık ekmeği bu tarz yerlerden, mutfak alışverişlerini ise süpermarketlerden yapıyoruz mecburen,miktar olarak daha fazla diyolağa girmemize rağmen iletişimimiz daha da zayıflıyor.bakkal diye bir şey kalmadı çünkü, onların bıraktıkları köşe başlarını sadece küçük bir camdan alışveriş yapabildiğiniz, içine bile giremediğiniz büfeler kaptı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar