bugün
- habire1219
- silvermist9
- türkiye solunun en büyük sorunu6
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın8
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- dinler tarihi5
- karşıyaka dan bayraklı ya yürümek4
- sersem herif4
- hoşlandığın kızın komünist çıkması4
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- habire12nin çaylak olması3
- atrahasis3
- sarapci koala63
- tribünlerde apoya küfür edilmesinin yasaklanması6
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- motorine 8 24 tl zam gelmesi5
- mantı8
- maşa ile koca ayı online3
- imbat3
- çikolatalı kek4
- deli sikince yapılabilecek çılgınlıklar3
- bostanlı dan karşıyaka ya sahil boyu koşmak3
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı8
- şeyhine sakso çekip şeriat isteyen tip7
- ben sizin anonim11
- renkli rüyalar oteli2
- mavibahçe alışveriş merkezi2
- akpartililerin apo sevdası5
- sözlükte kıskançlık oluyor hissi7
- hoşgörü paradoksu2
- ben geldim naneler12
- basmane tren garı2
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci6
- menderes in tarihi cami kıyımı2
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar9
- sonbaharda yapılacak en iyi şey5
- allah'ın homo sapiensi çamurdan yaratması4
- beni ne kadar seviyorsunuz4
- necip fazıl kısakürek3
- insan olmaya ceyrek kala15
- alsancaktan kordona çıkmak2
- üçkuyular dan çeşme ye bisiketle gitmek2
- şeriatçıların konserleri yasaklatması6
- kıskançlık krizi geçiren kadına yapılacak müdahale8
- sözlüğü ateşe vermek2
- vexillarius the slayer6
- slip mayo giyen erkek5
- ahmet davutoğlu'na soruşturma açılması10
- sevgiliyle girilmiş en saçma tartışmalar7
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
antakyalıyım ya, 50 sonları, 60 başları çok fayton vardı. antakya lisesinde ingilizce hocası merhum validem; her sabah okula faytonla giderdi. arasıra bende binerdim.
motorlıu araç pek yoktu o vakitler. tek tük özel bir iki otomobil. bir de yazlık güneş sinemasının yanıbaşında bir taksi durağı vardı. kanatlı taksi durağıydı ismi yanılmıyorsam.
çevre sayfiyelere müşteri taşırlardı. harbiyeye, belene, samandağına, arsuza falan.
zamanla motorlu araç yoğunluğu artınca fayton taşımacılığı haliyle ağır ağır müzelik oldu.
belki civar sayfiye yerlerinde, istanbul adaları misali turistik hüvviyetli faytonculuk hala vardır, olabilir.
iskenderun livası, özellikle iskenderun Demir Çelik kompleksinin inşasından sonra çok göç aldı. kalabaliklaştı, eğri büğrü yapılar, yerini rastgele inşa edilen büyük yapılara; bıraktı yerini. şehirleşme iyi kötü böyle sonuçlar veriyor ülkemizde. Medine kutsaldır ama şehirleşme bizde biraz deli saçması ve plansız.
Antakyada kurbatlar vardı. kadınları dövmeli olurdu. alınlarında, yaşmakları arasından fark edilirdi. eşek yüküyle kendilerince ticaretin bir parçasıydılar. yaz günleri yeşil demetler halinde taze nohut satarlardı. hambilmenani diye anılırdı sattıkları taze nohutlar. yeşil kabuklu. bir de up uzun boylarda şeker kamışı. kah çiğneye kah somura tüketilirdi ağızda.
kasaplarda etler çengele asılı, orta yerde öylece. buzdolabı yoktu henüz o yıllarda. evlerde tel dolapları. bazı evlerde derin kuyular.
1962 ye kadar yaşadım memleketimde; severek. şimdi eski halinden uzakta olsa özlüyorum oraları ne yalan söyleyeyim.
1962 de geldiğim istanbul da şu an geldiğimden o kadar farklı ki.
evet medeniyet medine kökenli bir kavram; iyi kötü yaşamaya mecbur olduğumuz biraz insafsız ilerleme.
yeşil ne yazık ki grileşir. bu kaçınılmaz ama;. düşünün 1 milyon ya var ya yok geldiğim şehriyar istanbul bugün 20 milyonlara dolu dizgin.
hadi.
motorlıu araç pek yoktu o vakitler. tek tük özel bir iki otomobil. bir de yazlık güneş sinemasının yanıbaşında bir taksi durağı vardı. kanatlı taksi durağıydı ismi yanılmıyorsam.
çevre sayfiyelere müşteri taşırlardı. harbiyeye, belene, samandağına, arsuza falan.
zamanla motorlu araç yoğunluğu artınca fayton taşımacılığı haliyle ağır ağır müzelik oldu.
belki civar sayfiye yerlerinde, istanbul adaları misali turistik hüvviyetli faytonculuk hala vardır, olabilir.
iskenderun livası, özellikle iskenderun Demir Çelik kompleksinin inşasından sonra çok göç aldı. kalabaliklaştı, eğri büğrü yapılar, yerini rastgele inşa edilen büyük yapılara; bıraktı yerini. şehirleşme iyi kötü böyle sonuçlar veriyor ülkemizde. Medine kutsaldır ama şehirleşme bizde biraz deli saçması ve plansız.
Antakyada kurbatlar vardı. kadınları dövmeli olurdu. alınlarında, yaşmakları arasından fark edilirdi. eşek yüküyle kendilerince ticaretin bir parçasıydılar. yaz günleri yeşil demetler halinde taze nohut satarlardı. hambilmenani diye anılırdı sattıkları taze nohutlar. yeşil kabuklu. bir de up uzun boylarda şeker kamışı. kah çiğneye kah somura tüketilirdi ağızda.
kasaplarda etler çengele asılı, orta yerde öylece. buzdolabı yoktu henüz o yıllarda. evlerde tel dolapları. bazı evlerde derin kuyular.
1962 ye kadar yaşadım memleketimde; severek. şimdi eski halinden uzakta olsa özlüyorum oraları ne yalan söyleyeyim.
1962 de geldiğim istanbul da şu an geldiğimden o kadar farklı ki.
evet medeniyet medine kökenli bir kavram; iyi kötü yaşamaya mecbur olduğumuz biraz insafsız ilerleme.
yeşil ne yazık ki grileşir. bu kaçınılmaz ama;. düşünün 1 milyon ya var ya yok geldiğim şehriyar istanbul bugün 20 milyonlara dolu dizgin.
hadi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar