bugün
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- 186 boyundaki erkek7
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- nervionun mavi gözleri11
- kolye142
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- teselli vermek5
- diksiyon4
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek3
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- yer yön hafızası sıfır olan insan3
- etek tıraşı4
- ofis pornosu4
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- bana isminizi bahşeder misiniz4
- sexting3
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak4
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- hem tipi hem fiziği iyi olan kadın3
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- engineer284
- migren2
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- bir insanı değiştirebileceğini sanmak2
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü4
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- sineklikle sinek öldürmek3
- 900000 tlye otomatik vites araba önerileri3
- iffet2
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- istanbul13
- durduk yere sinirlenmek3
- beyaz önlük altından yayılan dişçi öfkesi3
- cep telefonu22
- bik bik'in kraliçe olması10
- bu kupon tutar mı sorunsalı3
- fransa11
- bira sigara cips ve radyo dörtlüsü3
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek3
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- nokia20
- mesihin inişi4
- ona bir şey söyle10
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- ismet gurbuz'un zorla tırnaklarını kesmek4
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi6
antakyalıyım ya, 50 sonları, 60 başları çok fayton vardı. antakya lisesinde ingilizce hocası merhum validem; her sabah okula faytonla giderdi. arasıra bende binerdim.
motorlıu araç pek yoktu o vakitler. tek tük özel bir iki otomobil. bir de yazlık güneş sinemasının yanıbaşında bir taksi durağı vardı. kanatlı taksi durağıydı ismi yanılmıyorsam.
çevre sayfiyelere müşteri taşırlardı. harbiyeye, belene, samandağına, arsuza falan.
zamanla motorlu araç yoğunluğu artınca fayton taşımacılığı haliyle ağır ağır müzelik oldu.
belki civar sayfiye yerlerinde, istanbul adaları misali turistik hüvviyetli faytonculuk hala vardır, olabilir.
iskenderun livası, özellikle iskenderun Demir Çelik kompleksinin inşasından sonra çok göç aldı. kalabaliklaştı, eğri büğrü yapılar, yerini rastgele inşa edilen büyük yapılara; bıraktı yerini. şehirleşme iyi kötü böyle sonuçlar veriyor ülkemizde. Medine kutsaldır ama şehirleşme bizde biraz deli saçması ve plansız.
Antakyada kurbatlar vardı. kadınları dövmeli olurdu. alınlarında, yaşmakları arasından fark edilirdi. eşek yüküyle kendilerince ticaretin bir parçasıydılar. yaz günleri yeşil demetler halinde taze nohut satarlardı. hambilmenani diye anılırdı sattıkları taze nohutlar. yeşil kabuklu. bir de up uzun boylarda şeker kamışı. kah çiğneye kah somura tüketilirdi ağızda.
kasaplarda etler çengele asılı, orta yerde öylece. buzdolabı yoktu henüz o yıllarda. evlerde tel dolapları. bazı evlerde derin kuyular.
1962 ye kadar yaşadım memleketimde; severek. şimdi eski halinden uzakta olsa özlüyorum oraları ne yalan söyleyeyim.
1962 de geldiğim istanbul da şu an geldiğimden o kadar farklı ki.
evet medeniyet medine kökenli bir kavram; iyi kötü yaşamaya mecbur olduğumuz biraz insafsız ilerleme.
yeşil ne yazık ki grileşir. bu kaçınılmaz ama;. düşünün 1 milyon ya var ya yok geldiğim şehriyar istanbul bugün 20 milyonlara dolu dizgin.
hadi.
motorlıu araç pek yoktu o vakitler. tek tük özel bir iki otomobil. bir de yazlık güneş sinemasının yanıbaşında bir taksi durağı vardı. kanatlı taksi durağıydı ismi yanılmıyorsam.
çevre sayfiyelere müşteri taşırlardı. harbiyeye, belene, samandağına, arsuza falan.
zamanla motorlu araç yoğunluğu artınca fayton taşımacılığı haliyle ağır ağır müzelik oldu.
belki civar sayfiye yerlerinde, istanbul adaları misali turistik hüvviyetli faytonculuk hala vardır, olabilir.
iskenderun livası, özellikle iskenderun Demir Çelik kompleksinin inşasından sonra çok göç aldı. kalabaliklaştı, eğri büğrü yapılar, yerini rastgele inşa edilen büyük yapılara; bıraktı yerini. şehirleşme iyi kötü böyle sonuçlar veriyor ülkemizde. Medine kutsaldır ama şehirleşme bizde biraz deli saçması ve plansız.
Antakyada kurbatlar vardı. kadınları dövmeli olurdu. alınlarında, yaşmakları arasından fark edilirdi. eşek yüküyle kendilerince ticaretin bir parçasıydılar. yaz günleri yeşil demetler halinde taze nohut satarlardı. hambilmenani diye anılırdı sattıkları taze nohutlar. yeşil kabuklu. bir de up uzun boylarda şeker kamışı. kah çiğneye kah somura tüketilirdi ağızda.
kasaplarda etler çengele asılı, orta yerde öylece. buzdolabı yoktu henüz o yıllarda. evlerde tel dolapları. bazı evlerde derin kuyular.
1962 ye kadar yaşadım memleketimde; severek. şimdi eski halinden uzakta olsa özlüyorum oraları ne yalan söyleyeyim.
1962 de geldiğim istanbul da şu an geldiğimden o kadar farklı ki.
evet medeniyet medine kökenli bir kavram; iyi kötü yaşamaya mecbur olduğumuz biraz insafsız ilerleme.
yeşil ne yazık ki grileşir. bu kaçınılmaz ama;. düşünün 1 milyon ya var ya yok geldiğim şehriyar istanbul bugün 20 milyonlara dolu dizgin.
hadi.
Gündemdeki Haberler