bugün
- sözlük kızlarının kekleri24
- günün sözü14
- kürdistan8
- hintlilerin savaşırken inek inek diye bağırması5
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- baba oğul bisiklet5
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi3
- dantelli sütyen takan erkek12
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması4
- kefir patlaması3
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması4
- peynir helvası5
- erkek erkeğe buluşmaya giderken parfüm sıkan erkek6
- güzel olduğunuzu nasıl anlarsınız6
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız2
- ölümsüzlük var4
- sözlükte ki gay başlıkları5
- kıvırcık ali dinlerken varoluşsal sancılar çekmek2
- sen dost ararsan koş mevlana ya5
- yesene beni diyen kız9
- neme lazım diyen erkek6
- türk açılımı5
- dindarların çoğunun fakir olması7
- nil karaibrahimgil dinleyen erkek5
- sözlükten kız kaçırmak2
- erkekle kadının arkadaş olması5
- etli biber dolması3
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- ölümden korkuyor musunuz17
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı8
- ayı dövmenin aslında zor olmaması12
- uludağ sözlük ün bugları3
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak8
- bugünün cumartesi günü olması2
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam3
- kekini yerim senin diyen erkek3
- mehdi'nin türkiye'yi en ileri götüreceği gerçeği3
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu4
- filenin sultanları'nın siklenmemesi4
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- islamda namaz yoktur35
- sütyen kelimesindeki süt3
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek9
- allah ım verdiğini kimse engelleyemez2
- soğan çuvalını sırtlarken sevgiliye yakalanmak2
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması3
- renault toros4
- festivalde iskender kapışan sözlük erkeği2
- klip çekmesinler diye boş fabrikaya köpek bağlamak3
mecburen tıraş olmak için giderdim çünkü dışarıdaki berberler pahalıydı.
bambaşka bir dünyaydı orası, her yer tel örgülerle yüksek aşılmaz duvarlarla örülüydü. askerlerin nöbet tuttuğu yerden geçerken babamın adını söylemem yetiyordu. garip bir şekilde gurur duyardım babamla çünkü herkes tanıyordu onu. o yüzden ona benzemediğimi söylemeleri hiç hoşuma gitmezdi.
yanına gittiğimde etrafımı sarardı üniformaları adamlar şakalar yaparlardı, kızlarla ilgili olurdu bu şakalar hep.
tıraş olmak için hiç sıra beklemezdim, içeri girdiğimiz an tıraş olan dahil herkes ayağa kalkardı. babam tek bir hareketiyle yerlerine oturmalarını sağlardı ve çıt çıkmazdı. yakışıklıydı sanki adım, herkesin bu şekilde seslenmesi içten içe güldürürdü beni.
sandalyeye konulan tahtayı hiç sevmezdim, büyümüştüm çünkü artık ona ne gerek vardı ki? üstelik bir de kucağına alıp oturturdu oraya beni babam. yüzüm bir anda asılırdı, bende o koltuğa yayılıp oturmak isterdim kıçımı ağrıtan o ser tahta yerine.
amerikan tıraşı her çocuğun favorisiydi. sanki tek bir saç şekli vardı hepimiz için. gözüm hep aynadan babamı izlerdi, hemen çıkmasını isterdim oradan çünkü asker abiler çok komiktiler, herşeyi biliyordular kızlarla ilgili ve babam oradayken bunları konuşamazdık. gazeteye hızlıca göz gezdiren babam yarım saat sonra döeceğini söyleyip çıktığı anda tüm o sessizlik gürültüyle gömülürdü. çok gülmemeye çalışırdım yoksa saçım yamuk kesilebilirdi. bambaşka bir dünyaydı burası. babamın herkesten güçlü olduğu, beni herkesin karşılık beklemeden sevdiği yapay bir dünyaydı ama keyifliydi. saçımın uzamasını heyecanla bekler, babamın yatmadan önce "yarın okuldan sonra gel de tıraş ol" demesiyle yatağımda gizlice sırıtırdım.
bambaşka bir dünyaydı orası, her yer tel örgülerle yüksek aşılmaz duvarlarla örülüydü. askerlerin nöbet tuttuğu yerden geçerken babamın adını söylemem yetiyordu. garip bir şekilde gurur duyardım babamla çünkü herkes tanıyordu onu. o yüzden ona benzemediğimi söylemeleri hiç hoşuma gitmezdi.
yanına gittiğimde etrafımı sarardı üniformaları adamlar şakalar yaparlardı, kızlarla ilgili olurdu bu şakalar hep.
tıraş olmak için hiç sıra beklemezdim, içeri girdiğimiz an tıraş olan dahil herkes ayağa kalkardı. babam tek bir hareketiyle yerlerine oturmalarını sağlardı ve çıt çıkmazdı. yakışıklıydı sanki adım, herkesin bu şekilde seslenmesi içten içe güldürürdü beni.
sandalyeye konulan tahtayı hiç sevmezdim, büyümüştüm çünkü artık ona ne gerek vardı ki? üstelik bir de kucağına alıp oturturdu oraya beni babam. yüzüm bir anda asılırdı, bende o koltuğa yayılıp oturmak isterdim kıçımı ağrıtan o ser tahta yerine.
amerikan tıraşı her çocuğun favorisiydi. sanki tek bir saç şekli vardı hepimiz için. gözüm hep aynadan babamı izlerdi, hemen çıkmasını isterdim oradan çünkü asker abiler çok komiktiler, herşeyi biliyordular kızlarla ilgili ve babam oradayken bunları konuşamazdık. gazeteye hızlıca göz gezdiren babam yarım saat sonra döeceğini söyleyip çıktığı anda tüm o sessizlik gürültüyle gömülürdü. çok gülmemeye çalışırdım yoksa saçım yamuk kesilebilirdi. bambaşka bir dünyaydı burası. babamın herkesten güçlü olduğu, beni herkesin karşılık beklemeden sevdiği yapay bir dünyaydı ama keyifliydi. saçımın uzamasını heyecanla bekler, babamın yatmadan önce "yarın okuldan sonra gel de tıraş ol" demesiyle yatağımda gizlice sırıtırdım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar