bugün
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- aleksey batrakov23
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı6
- canın edirne ciğeri tavası çekmesi5
- tanımadığı kadına tokat atan adam18
- queen ravennanın aşırı güzel olması15
- kırıkkaleli olmak istemek7
- değişik meslekler4
- nükleer bomba5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı25
- damla sakızlı muhallebi2
- mazot 3 euro olabilirmiş4
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- dedenize sahip çıkar mısınız6
- okan buruk4
- yuzırların oyuncakları2
- chpkk akpkk mhpkk2
- yagmurcu çık açıkla10
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar3
- 3 kasım 2026 villarreal psg maçı2
- emre belözoğlu4
- melis babadağ'ın ayakları3
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir8
- yarın fenerbahçe liverpool maçı 20 45 te trt 1 de2
- seni içinin demir parmaklıklarından azat edeceğim3
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- 35 yaşına gelmiş hala ayaklarını yalatmamış kız2
- sözlük dedeleri6
- the elder scrolls vi3
- kablosuz mouse13
- atatürk düşmanı5
- hayvan düşmanı2
- arap götü9
- media markt'ın çinlilere satılması2
- galatasaray 2 vfb stuttgart 02
- iskilipli atıf hoca20
- durkheimın intihar teorisi6
- 9 haziran 20052
- son talika2
- cevheri güven4
- futbol14
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- gördüğü rüyayı anlatan mezhebi geniş erkek3
- sözlük kürdü55
- kale3112 tarzı entry girmek8
- öylesine bir şeyler yaz4
- yazarların akşama dair planları7
- uefa şampiyonlar ligi4
- ismet gürbüz'ün almanyada doğması2
mecburen tıraş olmak için giderdim çünkü dışarıdaki berberler pahalıydı.
bambaşka bir dünyaydı orası, her yer tel örgülerle yüksek aşılmaz duvarlarla örülüydü. askerlerin nöbet tuttuğu yerden geçerken babamın adını söylemem yetiyordu. garip bir şekilde gurur duyardım babamla çünkü herkes tanıyordu onu. o yüzden ona benzemediğimi söylemeleri hiç hoşuma gitmezdi.
yanına gittiğimde etrafımı sarardı üniformaları adamlar şakalar yaparlardı, kızlarla ilgili olurdu bu şakalar hep.
tıraş olmak için hiç sıra beklemezdim, içeri girdiğimiz an tıraş olan dahil herkes ayağa kalkardı. babam tek bir hareketiyle yerlerine oturmalarını sağlardı ve çıt çıkmazdı. yakışıklıydı sanki adım, herkesin bu şekilde seslenmesi içten içe güldürürdü beni.
sandalyeye konulan tahtayı hiç sevmezdim, büyümüştüm çünkü artık ona ne gerek vardı ki? üstelik bir de kucağına alıp oturturdu oraya beni babam. yüzüm bir anda asılırdı, bende o koltuğa yayılıp oturmak isterdim kıçımı ağrıtan o ser tahta yerine.
amerikan tıraşı her çocuğun favorisiydi. sanki tek bir saç şekli vardı hepimiz için. gözüm hep aynadan babamı izlerdi, hemen çıkmasını isterdim oradan çünkü asker abiler çok komiktiler, herşeyi biliyordular kızlarla ilgili ve babam oradayken bunları konuşamazdık. gazeteye hızlıca göz gezdiren babam yarım saat sonra döeceğini söyleyip çıktığı anda tüm o sessizlik gürültüyle gömülürdü. çok gülmemeye çalışırdım yoksa saçım yamuk kesilebilirdi. bambaşka bir dünyaydı burası. babamın herkesten güçlü olduğu, beni herkesin karşılık beklemeden sevdiği yapay bir dünyaydı ama keyifliydi. saçımın uzamasını heyecanla bekler, babamın yatmadan önce "yarın okuldan sonra gel de tıraş ol" demesiyle yatağımda gizlice sırıtırdım.
bambaşka bir dünyaydı orası, her yer tel örgülerle yüksek aşılmaz duvarlarla örülüydü. askerlerin nöbet tuttuğu yerden geçerken babamın adını söylemem yetiyordu. garip bir şekilde gurur duyardım babamla çünkü herkes tanıyordu onu. o yüzden ona benzemediğimi söylemeleri hiç hoşuma gitmezdi.
yanına gittiğimde etrafımı sarardı üniformaları adamlar şakalar yaparlardı, kızlarla ilgili olurdu bu şakalar hep.
tıraş olmak için hiç sıra beklemezdim, içeri girdiğimiz an tıraş olan dahil herkes ayağa kalkardı. babam tek bir hareketiyle yerlerine oturmalarını sağlardı ve çıt çıkmazdı. yakışıklıydı sanki adım, herkesin bu şekilde seslenmesi içten içe güldürürdü beni.
sandalyeye konulan tahtayı hiç sevmezdim, büyümüştüm çünkü artık ona ne gerek vardı ki? üstelik bir de kucağına alıp oturturdu oraya beni babam. yüzüm bir anda asılırdı, bende o koltuğa yayılıp oturmak isterdim kıçımı ağrıtan o ser tahta yerine.
amerikan tıraşı her çocuğun favorisiydi. sanki tek bir saç şekli vardı hepimiz için. gözüm hep aynadan babamı izlerdi, hemen çıkmasını isterdim oradan çünkü asker abiler çok komiktiler, herşeyi biliyordular kızlarla ilgili ve babam oradayken bunları konuşamazdık. gazeteye hızlıca göz gezdiren babam yarım saat sonra döeceğini söyleyip çıktığı anda tüm o sessizlik gürültüyle gömülürdü. çok gülmemeye çalışırdım yoksa saçım yamuk kesilebilirdi. bambaşka bir dünyaydı burası. babamın herkesten güçlü olduğu, beni herkesin karşılık beklemeden sevdiği yapay bir dünyaydı ama keyifliydi. saçımın uzamasını heyecanla bekler, babamın yatmadan önce "yarın okuldan sonra gel de tıraş ol" demesiyle yatağımda gizlice sırıtırdım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar